← Ünite 8 Ünite 8: Metinler — Kelime Bul Tanımı oku, kavramı harf harf bul. 22 kelime var.
1 / 22 0 doğru
Piyade ve süvari ocaklarında görev yapan askeri zümreyi ve bu ocakların komutanlarını kapsayan kariyer yoludur. Serdarlık ve kumandanlık gibi en yüksek askeri makamlar beylerbeyi ve vezirlere bu sistem üzerinden tevzi edilirdi.
-
Q W E R T Y U I O P Ğ Ü
A S D F G H J K L Ş İ
Z X C V B N M Ö Ç
İpucu
Hutbe ve Sikke — Bir hükümdarın bağımsızlığının ve egemenliğinin en temel iki göstergesidir; ••• kendi adına okunması ve paranın (•••) kendi adına basılması o ülkenin pâdişâhına itaat edildiğini simgeler. Metinde Sultan Mehmed Gazî'nin Trabzon seferi sonrasında fethedilen yerlerde ••• kendi adına tescillediği belirtilmektedir.Adâvet — İki kişi veya devlet arasında ortaya çıkan düşmanlık, husumet ve kin durumunu ifade eden bir kavramdır. Metinde Osmanlı ve Mısır sultanları arasında elçi gönderilme adetinin terk edilmesi ve Dulkadır Beyliği üzerindeki hâkimiyet mücadeleleri ••• temel sebepleri olarak gösterilmiştir.Fedâî — Belli tehlikeli bir görevi veya suikastı gerçekleştirmek üzere gözü kara bir şekilde ölüme razı olarak gönderilen kimselere verilen isimdir. Metinde Mısır Sultanı Hoşkadem'in Dulkadıroğlu Mekkî Arslan Bey'i ortadan kaldırmak için Elbistan'a ••• gönderdiği anlatılmaktadır.Bürke (Kuyu / Su Birkeleri) — Çöl ve yol güzergâhlarında hacıların ve kervanların su ihtiyacını karşılamak üzere açılan su havuzları veya kuyulardır. Metinde Sultan Mehmed'in Mekke yolundaki harap brikeleri onarmak için vakıflar kurup çöl Araplarına para gönderdiği, ancak Mısırlıların bu faaliyete hile gözüyle bakarak engel olduğu anlatılmaktadır.Hâdimü'l-Haremeyn — Mekke ve Medine'nin hizmetkârı anlamına gelen ve Osmanlı padişahlarının İslam dünyasındaki kutsal topraklara gösterdiği hürmeti ve üstlendiği koruyuculuk görevini belirten unvandır. Metinde Mısır ile ilişkilerin bozulmasından sonra Mısır sultanına yazılan mektuplarda hitap tarzının 'Sultan-ı •••' yerine '•••' olarak değiştirildiği belirtilmektedir.Tarîk-ı Mülkiye — Osmanlı devlet teşkilatındaki dört ana kariyer yolundan biri olup, mülkî idare ve yöneticilik alanında yükselmeyi ifade eder. Devşirme çocuklarının sarayda eğitilerek süvari bölüklerine çıkarılması ve buradan sancakbeyliği ile beylerbeyliğine atanması bu sınıfın temel gelişim hattıdır.Tarîk-ı İlmiye — Medreselerde eğitim alarak müderrislik mertebesine ulaşan ve uzun yıllar ilim öğrettikten sonra kadılık, kazaskerlik ve şeyhülislamlık makamlarına yükselen ilim ve din adamları sınıfıdır. Osmanlı devlet teşkilatındaki dört temel memuriyet yolundan ikincisidir.Tarîk-ı Kalemiye — Merkezi devlet bürolarında hâcegânlık unvanıyla görev yapan ve defterdarlık, nişancılık, reisülküttaplık gibi en üst düzey bürokratik makamlara (manâsıb-ı sitte) kadar yükselen sivil bürokrasi sınıfıdır.Tarîk-ı Seyfiye — Piyade ve süvari ocaklarında görev yapan askeri zümreyi ve bu ocakların komutanlarını kapsayan kariyer yoludur. Serdarlık ve kumandanlık gibi en yüksek askeri makamlar beylerbeyi ve vezirlere bu sistem üzerinden tevzi edilirdi.Manâsıb-ı Sitte — Kalemiye sınıfına mensup bürokratların yükselebileceği altı büyük ve en üst düzey memurluğu (nişancılık, defterdarlık, reisülküttaplık vb.) ifade eden terimdir.Bâd-ı Hevâ — Kesin bir tımara veya sabit bir gelir kaynağına bağlı olmaksızın, çeşitli idari uygulamalar ve cezaî vergiler yoluyla elde edilen rastgele ve geçici gelirlerdir. Bozulan tımar sistemi sonrasında tımarlı sipahilerin geçim kaynağı haline gelmiştir.Müsâdere — Devletin, suçlu görülen veya servetini haksız yollarla edindiği tespit edilen memurların ve zenginlerin mal varlığına el koyması işlemidir. Metinde bozulma döneminde valilerin zenginleri çeşitli bahanelerle suçlayıp ••• giriştiği anlatılmaktadır.Levend ve Sekbân — Osmanlı'nın duraklama ve bozulma dönemlerinde tımar sisteminin aksaması üzerine beylerbeyleri ve sancakbeyleri tarafından toplanan, başıboş ve yaramaz kişilerden oluşan yeni seküler silahlı birliklerdir. Celâlî isyanlarının temel kaynağını oluşturmuşlardır.Tâun (Veba) — Tarih boyunca kitleler halinde ölümlere yol açan, bulaşıcı ve ölümcül iltihaplı salgın hastalıktır. 1227 yılında Mısır'dan İzmir'e ve oradan İstanbul'a sıçrayan ••• salgını, sur içinde binlerce kişinin ölümüne sebep olmuştur.Tehaffuz — Salgın hastalıklardan ve tehlikelerden korunmak amacıyla alınan tedbirler, karantina uygulamaları ve kişinin kendini dış dünyadan izole etmesidir. Metinde veba salgını sırasında evlerine kapanarak bu kurallara uyanların hastalıktan korunduğu vurgulanmaktadır.Bekâr Odaları — Büyük şehirlerde, özellikle İstanbul ve Galata'da tek başına yaşayan kimselerin ve yeniçeri ocaklarına bağlı bazı başıboş kişilerin barındığı, zaman zaman eşkıyalık ve fuhuş yuvasına dönüştüğü için yıkılan odalardır. Melekgirmez Sokağı'ndaki odalar buna örnektir.Hâc Emîrliği — Hac mevsiminde hacıların güvenliğini sağlamak, ibadetlerin düzenli yapılmasını organize etmek üzere devlet tarafından üst düzey bir devlet adamına (vezire) verilen şerefli ve itibarlı bir görevdir.Pâye — Bir memuriyetin fiilen yürütülmesinden ziyade, o görevin unvanının, derecesinin ve haklarının kişiye onursal olarak verilmesidir. Metinde Hacı Halil Efendi'ye Rumeli kazaskerliği ••• verildiği örneklenmiştir.Hâcegân — Divan-ı Hümâyûn bürolarının ve devletin önemli merkez dairelerinin üst yönetiminde bulunan kıdemli bürokrat ve kâtiplere verilen unvandır.Murahhas — Devletler arası müzakerelerde, barış görüşmelerinde veya diplomatik konferanslarda ülkesini temsil etmek üzere tam yetkiyle gönderilen temsilci, ••• azadır.Mürâfaa Dîvânı — Osmanlı'da mahkeme işlerinin, taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlıkların ve davaların görüldüğü divan toplantısıdır. Rumeli kazaskeri Alî-zâde'nin sadaret kaymakamı ile burada tartışarak toplantıyı terk ettiği belirtilmiştir.Arpalık — Yüksek düzeydeki devlet memurlarına, ulemaya veya ilmiye sınıfı mensuplarına merkezî maaşlarına ek olarak geçimlerini sağlamak amacıyla tahsis edilen ek gelir ve tuka mülkleridir.⚑ Bu kavramlarda hata var