
Sultan III. Ahmed Han, Rus kralının ihanetini ve İstanbul'a göz diktiğini öğrendikten sonra gayrete gelerek saadetli Kırım Hanı Devlet Giray Han'ı Ramazan ayının ortalarında İstanbul'daki divan toplantısına davet etmiş ve sefer kararı almıştır.
Rumeli ve Anadolu'da yaşayan Rum kefereleri ve rahipleri, Moskova Çarı'nın ayaklandığını, İstanbul'u alacağını ve Türklerin vaktinin dolduğunu söyleyerek reâyâyı kandırmış, gizlice Ruslara bağlılık senedi vererek isyan hazırlığı yapmışlardır.
Ünitede işlenen 'Keyfiyet-i Rûsiyye' adlı XVIII. yüzyıl Osmanlı Türkçesi metninin orijinal yazma nüshası Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'nde 1627 numarada muhafaza edilmektedir.
Rusya'nın genişleme siyasetini, Deli Petro'nun faaliyetlerini ve Kafkasya, Karadeniz sınırlarını anlatan Seyyid Ahmed Hırsovavî'ye ait eser, Topkapı Sarayı Müzesi Yeni Yazmalar Kitaplığı'nda 627 numarada yer almaktadır.
Moskova Kralı ile ittifak eden çevreler, Boğdan beyi olan Kantemiroğlu'nu Boğdan, Bender, Babadağı, İsakçı, Silistire havalisine kral nasbetmiş, Edirne'ye ise Şeremetoğlu'nu kral atayarak batıl usullerle taç ve elbiseler giydirmişlerdir.
Ünitede tanıtılan ve 1688-1704 yılları arasındaki olayları ihtiva eden Anonim Tevârîh-i Âl-i Osman eseri, çağdaşlarına göre oldukça sade bir üslupla kaleme alınmış olup Abdülkadir Özcan tarafından 2000 yılında neşredilmiştir.
Koca Nişancı Celalzâde Mustafa Çelebi'den Ragıp Paşa'ya kadar gelen reisülküttabların biyografilerini içeren eser, daha çok 'Sefînetü’r-rü’esâ' adıyla şöhret bulmuş ve Süleymaniye Kütüphanesi'nde müellif hattıyla korunmaktadır.
XVIII. asrın son çeyreğinde Anapa Kalesi'ne gönderilen Ferah Ali Paşa'nın kâtibi Hâşim Efendi tarafından yazılan eser, 1781-1785 yılları arasındaki olayları, kalenin inşasını ve çevredeki kavimlerin durumunu anlatır.
Şeyhülislamın Rusya üzerine sefer yapılmasının caiz olduğuna dair fetva vermesi üzerine, o gün İstanbul'da bulunan Venedik elçisi (balyoz) derhal kale hapsine mahkûm edilmiştir.
Tarihçi Dolter'in ifadelerine göre Deli Petro, Çin Devleti ile dostluk ve musâlaha antlaşması yapmış olmasına rağmen, Osmanlı Devleti'nin yıkılacağı ve enkazı üzerine kendi haşmet sarayını kuracağı hayaliyle Osmanlı ile anlaşma yapmamıştır.
Padişah III. Ahmed Han, Şevval ayının beşinci günü Kırım Hanı'na kılıç, kaftan, sorguç ve büyük ihsanlar vererek, kapıcılar kethüdası ağayı da yanına katıp Kırım başkentine büyük bir hürmetle göndermiştir.