Özet
← Ünite 6

Ünite 6: Çarlığın Yıkılışı-Bolşevik Devrimi — Konu Anlatımı

Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium

1Devrim Öncesi Sosyal ve Siyasi Huzursuzluklar (1900'lerin Başı)

20. yüzyılın başlarında Çarlık Rusyası, mutlakiyetçi ve otokratik yapısıyla toplumsal talepleri karşılamaktan uzaktı. Ülke genelinde artan işçi grevleri, köylü ayaklanmaları ve aydınların muhalefeti sert polis tedbirleri ve sürgünlerle bastırılmaya çalışılıyordu. Özellikle Rus olmayan azınlıklara -Lehlere, Türk-Müslümanlara ve Finlilere- yönelik baskılar artmış, Finlandiya bir Rus eyaleti haline getirilirken Yahudilere yönelik pogromlar (katliamlar) hız kazanmıştı. 1903 yılında Kişinev'de binlerce Yahudi'nin öldürülmesi ve mallarının yağmalanması rejimin şiddet politikasının somut bir göstergesiydi.

Bu dönemde devrimci fikirler yeraltı örgütleri vasıtasıyla yayılıyor, Gürcü Cugaşvili (Stalin) gibi isimler Bakü'de petrol işçilerini örgütlüyordu. Petersburg, Moskova ve Harkov gibi büyük şehirlerde hükümet aleyhine gösteriler ve grevler çığ gibi büyüyordu. Çarlık rejimi bu toplumsal patlamaları önlemek amacıyla gizli servis (Ohranka) aracılığıyla kontrollü işçi sendikaları kurdurarak işçileri ekonomik taleplerle tatmin edip siyasetten uzak tutmaya çalıştı; ancak bu provokatif çabalar kontrolden çıkacaktı.

1904 yılında Japonya ile başlayan savaş, başta milliyetçilik propagandasıyla geçici bir yatışma sağlasa da, ordunun art arda aldığı ağır yenilgiler huzursuzluğu katbekat artırdı. Uzak Doğu'daki Trans-Sibirya demiryolunun stratejik önemi ve Port Arthur limanındaki çekişmeler iki devleti savaşın eşiğine getirmişti. Karada ve denizde yaşanan devasa çatışmalar Rusya'nın askeri ve idari zafiyetlerini gözler önüne serdi.

2Japon-Rus Savaşı (1904-1905) ve Sonuçları

1903 yılında Trans-Sibirya demiryolunun tamamlanmasıyla Çin'in Port Arthur limanına dayanan Ruslar, Japonya'yı tedirgin etmişti. Şubat 1904'te Japonya'nın savaş ilanıyla başlayan süreç, Birinci Dünya Savaşı'ndan önceki en büyük kara ve deniz savaşlarına sahne oldu. Mançurya'da ve Vladivostok çevresinde cereyan eden şiddetli çarpışmalarda Rus orduları ağır darbeler aldı; Laoyan ve Mukden yakınlarında yüz binlerce asker kaybıyla geri çekilmek zorunda kalındı.

Savaşın en utanç verici krizlerinden biri 27 Mayıs 1905'te yaşandı. Baltık'tan yola çıkarak son ümit olarak gönderilen Rus donanması, Japon Amirali Togo tarafından Tsuşima mevkiinde neredeyse tamamen imha edildi. Toplamda 400 bin civarında ölü, yaralı ve esir veren Rusya, ülke içindeki ayaklanmaları bastırmak için 250-300 bin askerini içeride tutmak zorunda kaldığından savaşa devam edemedi.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Theodore Roosevelt'in arabuluculuğuyla Eylül 1905'te Portsmouth'ta imzalanan barış antlaşması ile Rusya büyük bir prestij kaybına uğradı. Bu galibiyet Japonya'nın modern askeri altyapısını dünyaya kanıtlarken, Rus istihbaratının düşmanı küçümseme hatasının ve askeri yetersizliğinin faturası çok ağır oldu.

31905 İhtilali ve Kanlı Pazar Olayı

Savaş yenilgisi ve içerideki ekonomik bunalım halkı harekete geçirdi. Papaz Georgi Gabon'un öncülüğünde kurulan Petersburg Fabrikaları İşçileri Derneği, ekonomik ve siyasi hak taleplerini Çar'a doğrudan iletmek amacıyla bir yürüyüş planladı. 22 Ocak 1905'te sayıları 200 bini bulan işçi kalabalığı, ellerinde haçlar ve Çar'ın portreleriyle Kış Sarayı'na doğru yürüyüşe geçti.

Çar II. Nikolay'ın şehri terk etmesine rağmen sarayı koruyan askerlerin kalabalığa ateş açması sonucu 500'den fazla kişi öldü, binlerce kişi yaralandı. Rusya tarihine 'Kanlı Pazar' olarak geçen bu katliam, halkın Çara olan inancını tamamen bitirerek onları sosyalistlerin saflarına itti ve 1905 İhtilali'nin fitilini ateşledi. Ülke genelinde demiryolları durdu, su ve elektrikler kesildi.

Olayların önüne geçemeyen Çar, önce danışma meclisi niteliğinde bir Duma kurulacağını duyursa da bu yeterli olmadı. Sonbahardaki genel grev dalgası karşısında 30 Ekim 1905 Manifestosu'nu yayınlamak zorunda kaldı. Bu fermanla söz, basın, toplantı hürriyeti tanındı, demokratik oy hakkı verildi ve Duma'nın yasa yapıcı (teşrii) bir parlamento olacağı ilan edildi.

4Rusya Türklerinin Milli Mücadelesi ve Kongreler

1905 İhtilali'nin getirdiği görece özgürlük ortamı, yüzyıllardır baskı altında yaşayan Rusya Türklerinin de örgütlenmesine zemin hazırladı. Abdürreşid İbrahim'in 1895'te yazdığı 'Çoban Yıldızı' (Çulpan) adlı kaçak broşür, otokratik çarlığa hücum eden ve Türkleri hak aramaya çağıran ilk siyasi belge olarak tarihe geçti. Müslümanlar nüfuslarının 30-40 milyon civarında olduğunu, dini ve kültürel haklarda eşitlik istediklerini yüksek sesle dile getirmeye başladılar.

15 Ağustos 1905'te Nijni Novgorod'daki (Mekerce) Mekerce Fuarı sırasında 'Gustav Struve' adlı gemide gizli olarak toplanan Rusya Müslümanları, ilk büyük kongrelerini gerçekleştirdiler. Kafkasyalı, Tatar, Kırım ve Türkistanlı temsilcilerin katıldığı bu toplantıda, eğitimde birlik, kültürel haklar ve Ruslarla tam eşitlik kararları alındı. Bu birliktelik 'Müslüman İttifakı' (İttifak) hareketinin temelini attı.

İkinci kongre 13-23 Ocak 1906'da Petersburg'da toplanarak nizamnameyi kabul etti ve Kadet (Meşrutiyetçi Demokratlar) Partisi ile işbirliği kararı aldı. 16-21 Ağustos 1906'daki Üçüncü Kongre ise ilk resmi ve açık kongre oldu. Abdullah Apanay ve Alimcan Barudi gibi isimlerin öncülüğünde eğitim reformları, müftülüklerin halk tarafından seçilmesi ve edebi Türkçenin okullarda okutulması gibi hayati kararlar hayata geçirildi.

5Devlet Dumaları Dönemi ve Türk Mebuslar (1906-1917)

1906 yılında açılan I. Devlet Duma'sı, köylülerin ve Kadetlerin ağırlıkta olduğu, ancak tecrübesizlik ve aşırı talepler nedeniyle yalnızca 72 gün süren bir deneyim oldu. Çar'ın Duma'yı dağıtması üzerine 180 mebus Finlandiya'ya giderek 'Viborg Bildirisi'ni yayınladı ve pasif direniş çağrısı yaptı; bu bildiriyi imzalayanlar arasında Türk mebuslar da vardı. II. Duma (1907) ise daha sol eğilimli olması nedeniyle yine kısa sürede Stolıpin'in baskısıyla feshedildi.

Başbakan Stolıpin'in 3 Haziran 1907'de çıkardığı yeni seçim kanunu ile Türklerin, işçilerin ve köylülerin temsil hakkı büyük ölçüde kısıtlandı; Türkistan ve Bozkır eyaletlerindeki yerli halk seçme hakkından tamamen mahrum bırakıldı. Buna rağmen III. (1907-1912) ve IV. (1912-1917) Dumalarda kurulan 'Müslüman Fraksiyonu', Sadri Maksudi ve Ali Merdan Topçubaşı gibi liderlerin öncülüğünde ana dilde eğitim, din hürriyeti ve toprak sorunlarını savunmaya devam etti.

Stolıpin'in toprak reformu (Mir sisteminin kaldırılarak küçük çiftliklere geçilmesi) sonucunda Sibirya ve Kazakistan'a yapılan Rus göçleri hızlandı. Toprakları gasbedilen Türk halkı ekonomik olarak zor durumda bırakıldı. IV. Duma dönemi ise 1914'te I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla tamamen savaş ekonomisine ve olağanüstü hal uygulamalarına teslim oldu.

6I. Dünya Savaşı ve 1916 Orta Asya İsyanları

Rusya'nın 1914 Ağustos'unda Almanya ve Avusturya-Macaristan'a karşı I. Dünya Savaşı'na girmesi, başlangıçta milli bir heyecan yaratsa da kısa sürede ekonomik çöküntüye yol açtı. Fabrikaların orduya çalışması, tarımda işçi kıtlığı, enflasyon ve gıda fiyatlarındaki astronomik artışlar halkı perişan etti. Savaşın getirdiği en büyük facialardan biri de Orta Asya'da yaşandı.

Savaşta büyük kayıplar veren Rus hükümeti, daha önce askerlikten muaf tuttuğu Türkistan ve Kazakistan'daki Müslümanlardan siper kazma ve yol yapımı gibi geri hizmetler için 500 bin işçi (asker) toplama kararı aldı. Zaten ellerindeki toprakların %75'inin Rus göçmenlere verilmesi, ağır vergiler ve hayvanların zorla ucuza kapatılması nedeniyle bilenen halk bu fermana karşı büyük bir isyan başlattı.

Özbekistan (Çizah), Kırgızistan (Semireçie/Pişpek) ve Kazakistan'da (Turgay) patlak veren isyanlar, Rus askeri birlikleri ve Kozaklar tarafından son derece kanlı bir şekilde bastırıldı. Köyler yakıldı, yüz binlerce insan katledildi. Katliamdan kaçan 300 bin kadar Kazak ve Kırgız Çin'e (Doğu Türkistan) sığınmak zorunda kaldı; Türkistan nüfusu bu dönemde 1 milyondan fazla azaldı.

7Şubat Devrimi (1917) ve Geçici Hükümet Dönemi

Savaşın yarattığı kıtlık, can kayıpları ve Orta Asya katliamları Şubat 1917'de bardağı taşıran son damla oldu. Petrograd ve Moskova'da yüz binlerce işçinin katıldığı devasa grevler ve gösteriler patlak verdi. Askerlerin de isyancılara katılması üzerine Çar II. Nikolay kontrolü tamamen kaybetti.

26 Şubat'ta Duma'yı dağıtma emri veren Çar, mebusların direnişiyle karşılaştı. 2 Mart 1917'de Çar II. Nikolay tahttan feragat ederek yerini kardeşi Mihail'e bıraktı, ancak Mihail de tahtı reddedince 303 yıllık Romanov sülalesi sona erdi. Knez L'vov başkanlığında 'Geçici Hükümet' kurulurken, diğer tarafta işçi ve asker temsilcilerinden oluşan 'Petrograd Sovyeti' iktidara ortak oldu.

Geçici Hükümet döneminde basın ve konuşma hürriyeti getirildi, siyasi mahkumlar serbest bırakıldı. Bu esnada Mayıs 1917'de Moskova'da toplanan Bütün Rusya Müslümanları Kurultayı, 900'ü aşkın delegeyle (112 kadın delege dahil) Türk boylarının haklarını tartıştığı en büyük platform oldu. Ancak Geçici Hükümetin savaşa devam etme ısrarı ve ekonomik sorunları çözememesi ülkeyi yeni bir kaosa sürükledi.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250

8Ekim (Bolşevik) Devrimi ve Sonrası

Geçici Hükümetin otoritesini sarsan en önemli unsur, halkın bıktığı I. Dünya Savaşı'nı bitirmeyi reddetmesiydi. Alman hükümetinin desteğiyle mühürlü trenle İsviçre'den Rusya'ya dönen Lenin ve Trotskiy liderliğindeki Bolşevikler, 'Barış, Ekmek, Toprak' sloganıyla kitleleri arkalarına aldılar.

Savaş yorgunu ordunun ve halkın desteğini kazanan Bolşevikler, 25 Ekim 1917'de düzenledikleri silahlı ayaklanma ile Geçici Hükümet'i devirerek iktidarı ele geçirdiler. Başbakan Kerenski'nin direniş çabaları sonuçsuz kaldı ve yurt dışına kaçmak zorunda kaldı.

Bolşevik Devrimi; Brest-Litovsk Antlaşması'yla Rusya'nın savaştan çekilmesine, Ukrayna, Finlandiya ve Kafkasya gibi çevre bölgelerin bağımsızlık mücadelesine girişmesine ve 3-4 yıl sürecek kanlı bir iç savaş dönemi ile Sovyetler Birliği'nin kurulmasına giden yolu açtı.