
Avrupa'da saf laisist ayrılma modelinin en önemli iki temsilcisi Fransa ve Türkiye'dir. Fransa'da kilise ile devlet ayrımı 1905'te gerçekleştirilmiş, laiklik ilkesi 1945'te kabul edilmiştir. Türkiye'de ise hilafetin 1924'te kaldırılması ve 1937'de laikliğin anayasaya girmesiyle tarihsel-öncü nitelikte seküler bir model evrilmiştir.
İran'da gerçekleşen İslam devrimi, Şii İslam'ın Tanrı'nın işaretlerini okuma yetkisine sahip olduğu kabul edilen Ayetullah kavramına ve özerk bir clerucus sınıfına sahip olmasıyla doğrudan ilişkilidir. Bu durum, Sünni hilafet geleneğinden farklı olarak İran'a özgü bir toplumsal dinamik oluşturmuştur.
Weber, Hristiyan çileciliğinin bunu hedeflemediği halde ortaya çıkardığı sermaye birikimi ve çalışma etiği ile kapitalizmin ruhuna hizmet etmesini paradoksal bulmuştur. Püriten rahip Baxter'ın çalışmayı emreden ve müsrif tüketimi sınırlayan vaazları modern kapitalist zihniyetin doğuşunu tetiklemiştir.
Lenski'nin Detroit'te çocukların eğitiminde ebeveynlerin öngördüğü değerler üzerine yaptığı araştırmada, Katolikler arasında 'itaat', Protestanlar arasında ise 'entelektüel bağımsızlık' ve 'geleceğe yönelme' değerlerinin baskın olduğu tespit edilmiştir.
Şerif Mardin'e göre, Türkiye'de Cumhuriyet rejimi sırasında da ümmet hissiyatı din meselelerinde gücünü kaybetmemiştir. Yeni rejimin din karşısında tamamen dışlayıcı olmadığı, aksine İslam'ın sınıfsız toplum yaratma idealine dayanarak ümmete benzer bir toplumsal hissiyatı toplum bağı olarak sürdürdüğü belirtilmiştir.
Pace'nin Luhmann'ın sistem teorisinden ilham alan iletişimsel yaklaşımına göre peygamberler birer 'evet, ama' kişisidir. Kehf suresinde uykudakilerin sayısı örneğinde olduğu gibi, önceki inanç sistemlerini kısmen olumlar ve yeni sosyal çevrenin gereksinimlerine göre yeni açıklamalar getirirler.
Türkiye'de zorunlu askerlik hizmetinin bütün sosyal sınıflardan erkeklere uygulanması İslam dininin eşitlik ruhuna uygun bulunurken; ordunun laikliğin en güçlü savunucusu olması, Türk tarihinde sekülerleşmenin 1700'lerde toprak kayıplarına çare arayan ordu kurumunda başlamış olmasıyla açıklanmaktadır.