İnfografik
← Ünite 8
Sosyolojiye Giriş

Ünite 8: Hukuk, Suç, Eğitim ve Toplum

Hukuk, Suç, Eğitim ve Toplum - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 228
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (1948)
Madde 26'da eğitimi temel insan hakları arasında tanımlamıştır. En azından ilköğretimin parasız ve zorunlu olmasının yanı sıra teknik ve mesleki öğretim ile yükseköğretimde de fırsat eşitliği sağlanmasının önemine dikkat çekmiştir.
Cesare Lombroso ve Biyolojik Kriminoloji
1870'lerde suçlu tiplerinin anatomik özelliklerle saptanabileceğini öne sürmüştür. Kafatası ve alının biçimi, çene büyüklüğü gibi fiziksel özelliklerin insanlığın ilkel formlarına geri dönüşü temsil ettiğini ve suçun doğuştan olduğunu iddia etmiştir.
Anzilotti ve Hukuk Sosyolojisi (1892)
İtalyan hukukçu D. Anzilotti, 'Sociologia Juridica' terimini ilk defa 1892 yılında kullanmıştır. Bu yeni bilim dalının görevini hukuki olayların ampirik olarak incelenmesi şeklinde tanımlamıştır.
T.C. Anayasası Madde 42
Bireylerin eğitim ve öğretim hakkına vurgu yaparak, ilköğretimin kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunlu ve devlet okullarında parasız olduğunu belirtmektedir. Bu düzenleme eğitim hukukunun ulusal yasal zeminini oluşturur.

Anahtar Kavramlar

SapmaBelirli bir sosyal grubun beklentilerine ve normlarına uygun olmayan eylemleri ifade eden genel bir kavramdır. Örneğin, hız sınırını aşmak veya geleneksel kıyafet kurallarına uymamak birer sapma davranışı olarak değerlendirilebilir.
SuçToplumda yasalarla belirlenmiş kuralların ihlal edilmesi durumunu anlatan ve hukuki yaptırımları olan dar kapsamlı bir eylemdir. Örneğin, hırsızlık yapmak veya adam öldürmek doğrudan birer suç erijimidir.
AnomiSosyal düzenin bozulması, normların geçerliliğini yitirmesi ve kuralsızlık durumunu ifade eden sosyolojik bir kavramdır. Örneğin, hızlı kentleşme süreçlerinde eski normların yetersiz kalması bireylerde anomiye yol açar.
SosyalleşmeBireyin bir sosyal gruba katılması ve o grupta geçerli olan normları, rolleri ve değerleri öğrenip benimsemesi sürecidir. Örneğin, bir çocuğun aile içinde ve okulda toplumun kurallarını öğrenmesi sosyalleşmedir.
NormÖdül ve ceza sistemiyle ortaya çıkan, bireylerin tutum ve davranışlarının sınırlarını belirleyen kültürel kurallardır. Örneğin, trafik kurallarına uymak veya büyüklere saygı göstermek sosyal normlardır.
DeğerBir toplum ya da grupta istenir ve doğru olana ilişkin ideal ilkeleri tanımlayan özgürlük ve eşitlik gibi prensiplerdir. Örneğin, kürtaj veya adalet üzerine yapılan tartışmalar temel değerlere ilişkin tartışmalardır.
Eğitim HukukuEğitim kurumlarında uygulanan ve eğitimi düzenleyen hukuk kurallarını bilimsel olarak inceleyerek sistemli bir biçimde açıklamayı hedefleyen bilim dalıdır. Örneğin, T.C. Anayasası 42. maddesi eğitim hukukunun zeminini oluşturur.
Sosyal KontrolSosyal normlara itaati sağlamak ve bunlardan sapmaları önlemeye çalışan esasların bütününü ifade eder. Örneğin, polisin asayişi sağlaması veya mahkemelerin ceza vermesi birer sosyal kontrol mekanizmasıdır.
Resmi NormYasa, yönetmelik, genelge ve kurul kararı gibi önceden cezaları belirlenmiş resmi ve yazılı kurallardır. Örneğin, ceza kanunundaki maddeler resmi normlara örnektir.
Resmi Olmayan NormYazılı olmayan ve ihlali durumunda kınama, alay etme veya dışlama gibi yaptırımlarla karşılaşılan kurallardır. Örneğin, topluluk içinde görgü kurallarına uymamak bu kapsamdadır.
Antizipatorik SosyalleşmeBir grubun üyesi olmayan ancak o gruba girmek isteyen bireylerin o gruptaki değer ve kuralları öğrenip benimsemesidir. Örneğin, üniversiteyi kazanmadan önce üniversiteli gibi davranmaya çalışmak.
Eğitim SosyolojisiEğitim ile toplum arasındaki ilişkileri ve etkileşimleri sosyolojik yöntemlerle inceleyen bilim dalıdır. Örneğin, okulların toplumsal tabakalaşma ve fırsat eşitliği ile ilişkisini incelemesi.
Yapısal-İşlevselci YaklaşımToplumların varlıklarını sürdürmek için bazı kurumlara ihtiyaç duyduğunu ve kurumların uyumlu bir bütünlük oluşturduğunu savunan yaklaşımdır. Örneğin, okulun toplumsallaşma işlevini yerine getirmesi.
Etiketleme TeorisiBir eylemin başkaları tarafından sapma olarak algılanıp etiketlendiğinde sapmaya dönüştüğünü savunan etkileşimci kuramdır. Örneğin, suça karışmış bir çocuğa 'suçlu' damgası vurulması.
Birincil SapmaBireyin henüz resmi olarak sapkın diye etiketlenmeden önce gerçekleştirdiği, sonuçları nispeten önemsiz olan başlangıçtaki kural ihlalleridir. Örneğin, öğrencinin bir dersi asması.
İkincil SapmaBireyin toplumsal tepkiyi ve yaftayı kabullenerek kendisini sapkın görmesi ve sapma davranışını sürdürmesidir. Örneğin, alkolik olarak damgalanan kişinin bu kimliği benimseyip içmeye devam etmesi.
Beyaz Yakalı SuçlarToplumun varlıklı kesimlerine mensup bireylerin mesleki faaliyetleri sırasında işledikleri suçlardır. Örneğin, vergi kaçırma, zimmete para geçirme veya menkul kıymet sahtekarlığı.
Örgütlü SuçKaçakçılık, uyuşturucu ticareti ve haraç alma gibi yasadışı faaliyetleri yürütmek için şiddet tehdidiyle organize olmuş suç türüdür. Örneğin, uluslararası uyuşturucu çetelerinin faaliyetleri.
SibersuçBilgi teknolojileri ve telekomünikasyon sistemleri kullanılarak işlenen dijital suç türleridir. Örneğin, kredi kartı sahtekarlığı, siber taciz veya elektronik fon transferlerine müdahale.
Nötralizasyon TeknikleriSykes ve Matza'nın geliştirdiği, suçluların suç işlerken suçluluk duygusunu bastırmak için kullandıkları bahanelerdir. Örneğin, 'araba çalmak sadece ödünç almaktır' diyerek durumu hafifletmek.
Genel Gerilim KuramıAgnew'in geliştirdiği, çocukları suça iten nedenin olumsuz bireyler arası ilişkiler ve amaçların engellenmesinden kaynaklanan gerilim olduğunu savunan kuramdır. Örneğin, ekonomik sıkıntılar veya aile içi baskı.
Kaçış KuramıBireylerin kendilerini kötü, yetersiz ve değersiz hissetme gibi olumsuz duygulardan kaçabilmek için suça yönelmesini açıklayan teoridir. Örneğin, imkansız standartlar yüzünden bunalan bireyin suça yönelmesi.
Farklılaşmış Birlik YaklaşımıSutherland'ın öne sürdüğü, suçun diğer sosyal olgular gibi birincil gruplar içinde etkileşim yoluyla öğrenildiğini savunan teoridir. Örneğin, suç çetesine katılan bir gencin suç tekniklerini öğrenmesi.
Kısmi Sosyalleşmeİçine girilecek bir sosyal grubun beklediği rol davranışlarının ve kurallarının yalnızca bir kısmının öğrenilip benimsenmesidir. Örneğin, yeni işe başlayan birinin iş yerindeki bazı kuralları henüz tam öğrenememesi.

Diğer Önemli Bilgiler

Emniyet Genel Müdürlüğü 2010 Raporu

2009-2010 asayiş olaylarını karşılaştıran rapora göre kaçakçılık ve sahtecilik 3 kat artarken kapkaç olaylarında %80 düşüş yaşanmıştır. 2010'da 135 bin ev/iş yeri soyulmuş, 13 bin araba çalınmış ve bin 219 kişi cinayete kurban gitmiştir.

Prof. Dr. Cihat Özönder'in Kültür ve Suç Araştırması

15 ülkeyi 3 kültürel grupta inceleyerek suç oranlarını karşılaştırmıştır. İsveç 100 bin kişide 12.836 suç oranıyla en yüksek çıkarken, Osmanlı kültürünün egemen olduğu Türkiye 110.02 oranla en az suç işlenen ülkeler arasında yer almıştır.

Durkheim'ın 'İntihar' Eseri ve Anomi

Normsuzluk ve kuralsızlık anlamına gelen anomi kavramını ilk kez Fransız sosyolog Emile Durkheim 'İntihar' adlı eserinde kullanmıştır. Bireylerin hangi normu ölçüt alacağını bilemediği düzensizlik durumunu tanımlamıştır.

Sheldon ve Glueck'in Fiziksel Yapı Çalışması

Fiziksel yapı ile suç eylemleri arasında neden-sonuç ilişkisi bulguladıklarını iddia etmişlerdir. Tıknaz ve yuvarlak yapıya sahip bireylerin daha etkin, saldırgan ve suça eğilimli olduklarını öne sürmüşlerdir.

Snider'ın Şirket Suçları Analizi

Gelişmiş endüstri toplumlarında şirket suçlarının, cinayet veya hırsızlık gibi sokak suçlarından hem ekonomik hem de can kaybı anlamında çok daha zararlı olduğunu kanıtlamıştır. İş kazaları ve çevre kirliliğinden ölenlerin sayısı cinayetlerden katbekat fazladır.

Cömertler ve Kar (2007) Yatay Kesit Analizi

Türkiye'nin 81 ilinin 2000 yılı verilerini inceleyerek işsizlik, göç, kişi başına gelir, gelişmişlik indeksi ve şehirleşme oranının suç oranını pozitif yönde etkilediğini, yoksulluk göstergesi olan yeşil kartlı oranının ise negatif etkilediğini tespit etmişlerdir.

Edwin Lemert ve İki Sapma Türü

1912-1996 yılları arasında yaşayan Edwin Lemert, sapmanın temelinde toplumsal tepki olduğunu vurgulayarak sapmayı birincil sapma (başlangıçtaki kuralsızlıklar) ve ikincil sapma (yaftayı kabullenme) olarak iki gruba ayırmıştır.

Travis Hirschi ve Dört Sosyal Bağ

Sosyal kontrol yaklaşımının önemli ismi Hirschi, bireyleri topluma bağlayan ve yasaya uymaya yönlendiren dört bağın varlığını savunmuştur: Bağlanma, adama, içerilme ve inanç. Bu bağlar zayıfladığında suçluluk ortaya çıkar.

Otto Pollak ve Kadın Suçları

Kadınların erkeklerden daha suça eğilimli olduğunu ancak ev içi alanlarda suç işleme fırsatına sahip oldukları için suçlarını gizlemekte ve bildirmeme eğiliminde başarılı olduklarını öne sürmüştür.

Sutherland ve Farklılaşmış Birlik Teorisi

Chicago ekolünden gelen Sutherland, suçun diğer sosyal olgular gibi biyolojik olmadığını, birincil gruplar içinde etkileşim ve iletişim süreci sonucunda öğrenildiğini savunmuştur.

Theriot ve Arkadaşları (2005) Okul Suçları Araştırması

Okullarda en çok karşılaşılan sapma durumlarını lakap takma, dışlama, fiziksel itme/saldırma, iftira atma, malına el koyma, tehdit etme ve cinsel istismar olarak sıralamışlardır.

Sınavda Dikkat Et

  • Hukuk sosyolojisinin kurucusu veya isim babasının İtalyan hukukçu D. Anzilotti (1892, 'Sociologia Juridica') olduğunu unutmayın; sık sorulan bir tarih ve isim detaydır.
  • Anomi kavramının ilk kez Emile Durkheim tarafından 'İntihar' adlı eserinde normsuzluk ve kuralsızlık anlamında kullanıldığını karıştırmayın.
  • Sapma ve suç kavramlarının kapsamını iyi ayırt edin: Sapma çok daha geniş bir kavramdır ve suç davranışlarını da kendi içinde kapsar.
  • Cesare Lombroso'nun biyolojik kriminoloji yaklaşımı ile doğuştan suçluluk tezini savunduğunu, psikolojik yaklaşımların ise zihinsel durumlar ve ilk yaşlardaki anne sevgisi yoksunluğuna odaklandığını unutmayın.
  • Travis Hirschi'nin sosyal kontrol teorisindeki dört bağı (bağlanma, adama, içerilme, inanç) sınavda şıklarında arayacak şekilde ezberleyin.
  • Edwin Lemert'in 'birincil' ve 'ikincil' sapma ayrımını iyi kavrayın; ikincil sapmada bireyin yaftayı kabullenerek suç kariyerine devam ettiği vurgulanır.
  • Eğitim ile suç arasında genel olarak ters yönlü bir ilişki (eğitim arttıkça suç azalır) kabul edilse de, beyaz yakalı suçlarda eğitim düzeyinin yüksek olduğunu göz ardı etmeyin.