İnfografik
← Ünite 5
Osmanlı Türkçesine Giriş 1

Ünite 5: Yazım

Meninski'nin Grammatica Turcica Eseri (1680)
Franciszek Meninski tarafından 1680 yılında yazılan bu eser, XVII. yüzyıl Osmanlı Türkçesi konuşma dilinin ses özelliklerini Latin harfli çeviriyazılarla sunar. Eserde düzlük-yuvarlaklık uyumunun bu yüzyılda tamamlandığına dair çok sayıda kanıt ve 'bırakmak' kelimesinin 'braķmaķ' şeklindeki telaffuz kayıtları yer alır.
Viguier'nin Gramer Kitabı (1790)
M. Viguier tarafından 1790 yılında İstanbul'da basılan 'Éléments de la Langue Turque' adlı eser, XVIII. yüzyıl sonu Osmanlı Türkçesinin ses yapısını belgeler. Eserde, Türkçe kelime başında çift ünsüz bulunamayacağı kuralı tartışılırken 'bırakmak' kelimesinin halk arasındaki 'buraķmak' söyleyişi kaydedilmiştir.
Şimdiki Zaman Eki '-yor'un XVII. Yüzyıl Biçimi
Dönemin çeviriyazılı metinlerine göre, şimdiki zaman eki olan '-yor' XVII. yüzyılda henüz tam kalıplaşmamış olup, dar-ince ünlü barındıran '-yür' (geliyür, bakayürüm) şeklinde kullanılmaktaydı. Bu durum ekin 'yörür' yardımcı fiilinden evrildiğini kanıtlar.
Güftelerdeki Yapay Söyleyiş Geleneği
Osmanlı imlasında eklerin tek biçimli yazılmasından (etmekde, esdikce vb.) kaynaklanan bozuk okuma dili, meşk usulüyle nesilden nesile aktarılarak günümüz klasik Türk müziği ses sanatçılarının telaffuzlarında hala yaşatılmaktadır.

Anahtar Kavramlar

Tek DoruklulukTürkçe hecelerde seslerin kapalıdan en açığa (ünlüye) doğru yükselip, ardından tekrar en kapalıya doğru inmesiyle oluşan düzenliliktir. Bu kurala göre hecede tek bir zirve (ünlü) bulunur.
Çift Doruklu Heceİçinde kapalılıktan sonra yeniden açılmaya yol açan bir ses sıralanması barındıran ve Türkçe'nin ses sistemine aykırı olan hece yapısıdır. Arapça 'kabr' (kabir) kelimesi bu yapıya klasik bir örnektir.
Ahenk Durgusu (Sekte)Şiir okunurken ahengi ve ölçüyü korumak amacıyla hece öbeklerinin veya kelimelerin birbirinden ayrıldığı duraklama noktasıdır.
GövdeBir kelime kökünün en az bir yapım eki alarak genişlemiş, yeni bir anlam kazanmış ancak henüz çekim eki almamış yalın halidir. 'Göz-lük' kelimesi bir gövdedir.
TabanKelimelerin yapım eki almış veya almamış, birleşik ya da alıntı fark etmeksizin çekim eki almamış olan her türlü yalın ve sözlük halidir.
Büyük Ünlü UyumuTürkçe bir kelimenin ilk hecesindeki ünlünün kalınlık veya incelik durumuna göre, sonraki hecelerdeki ünlülerin de aynı nitelikte (kalın veya ince) olması kanunudur.
Küçük Ünlü UyumuTürkçe kelimelerde ünlülerin düzlük-yuvarlaklık ve darlık-genişlik bakımından gösterdiği uyumdur. Bu uyum nedeniyle Türkçe kelimelerin ilk hecesi dışındaki hecelerde 'o, ö' sesleri bulunamaz.
Okuma DiliOsmanlı Türkçesi döneminde alfabenin yetersizliği ve imlanın donuklaşması nedeniyle, okur-yazarların yazılı metne sıkı sıkıya bağlı kalarak geliştirdikleri, konuşma dilinden farklı ve ses uyumları bozulmuş ikincil dildir.
TonlulaşmaTürkçe kelimelerin sonundaki tonsuz patlamalı ünsüzlerin (p, ç, t, k), iki ünlü arasında veya belirli seslerden sonra kaldıklarında tonlu karşılıklarına (b, c, d, ğ) dönüşmesi olayıdır.
Ünsüz UyumuKelime kök veya gövdesinin son sesindeki ünsüzün tonluluk-tonsuzluk durumuna göre, gelen ekin ilk ünsüzünün de aynı tonda benzeşerek gelmesi kanunudur.

Diğer Önemli Bilgiler

Arapça ve Farsça Kelimelerin İmla Korunumu

Osmanlı Türkçesi yazımının en temel kuralı, dile giren Arapça ve Farsça kelimelerin kaynak dildeki orijinal harf ve yazılış şekillerinin hiçbir değişikliğe uğratılmadan aynen korunmasıdır.

Kef (ك) Harfinin Yazımdaki Çok İşlevliliği

Osmanlı alfabesinde 'kef' harfi hem ince 'k' sesini hem de tonlu 'g' sesini temsil etmekteydi. Bu ortak kullanım nedeniyle, kelime sonundaki 'k' sesinin iki ünlü arasında 'g/ğ' sesine dönüşmesi (tonlulaşması) yazıda takip edilememiştir.

Osmanlı Nesrinin Klasik Dönem Dönüşümü

XV. yüzyılın ikinci yarısı ile XVI. yüzyılın ilk yarısı Osmanlı Türkçesinde bir ara dönemdir. II. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim çağlarında dil bir araç olarak görülüp sade tutulmuşken, sonrasında 'fesahat' kaygısıyla yabancı kelimeler öne çıkmış ve konuşma dilinden kopuk bir okuma dili doğmuştur.

Sınavda Dikkat Et

  • Arapça ve Farsça kelimelerin orijinal yazılışlarının asla değiştirilmediğini unutma; bu kural Osmanlı imlasının temel taşıdır.
  • Türkçe kelimelerin başında 'ğ, l, m, n, r, z' seslerinin bulunmayacağını bilmek, kelime kökeni sorularında doğrudan eleme yapmanı sağlar.
  • Osmanlı imlasında eklerin çoğunlukla tek biçimli (donmuş) yazıldığını, bu yüzden 'başta' kelimesinin 'başda' şeklinde yazıldığını aklında tut.
  • Küçük ünlü uyumu gereği Türkçe kelimelerin ilk hecesi dışında 'o, ö' sesleri bulunamaz; ancak '-yor' eki bu kuralın en önemli istisnasıdır.
  • Kef (ك) harfinin çok işlevli olduğunu, hem 'k', hem 'g', hem de genizsi 'n' sesini temsil ettiğini sınavda mutlaka dikkate al.
  • Aruz ölçüsünde kelimelerin bölünebildiğini, hece ölçüsünde ise duraklarda kelime bölünmesinin kusur sayıldığını unutma.