İnfografik
← Ünite 1
Türkçe Biçim Bilgisi

Ünite 1: Temel Kavramlar

Temel Kavramlar - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 18
Aydın Köksal'ın Bilgisayar Terimleri
Prof. Dr. Aydın Köksal, 2010 yılında bilgisayar teknolojisiyle ilgili Türkçe karşılık ihtiyacını karşılamak amacıyla 'bilgisayar', 'yazılım' ve 'donanım' gibi bugün dilimizde yaygın olarak kullanılan pek çok kelimeyi türetmiştir.
TDK'nın 'Selfie' Karşılığı Çalışması
Türk Dil Kurumu, akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla hayatımıza giren 'selfie' kelimesi için halktan ve uzmanlardan gelen yüzlerce öneriyi değerlendirmiş, Bilim Kurulu toplantısı sonucunda kelimenin Türkçe karşılığını 'özçekim' olarak belirlemiştir.
Cem Yılmaz'ın 'Selfie' Önerisi
Komedyen Cem Yılmaz, yeni filmi 'Pek Yakında'nın çekimleri öncesinde ekibiyle birlikte çektiği pozu Twitter'da 'Selfie-Kendikem' etiketiyle paylaşarak TDK'nın kelime arayışına esprili bir katkı sunmuştur.
Eski Türkçe Kel-tür- ve Getir- İlişkisi
Günlük dilde sıkça kullanılan 'getir-' fiili, köken olarak Eski Türkçe dönemindeki 'kel-tür-' yapısına dayanmakta olup, zamanla eklenme sürecinde uğradığı ses değişimleri nedeniyle ilk bakışta kök olarak tanınmaz hale gelmiştir.

Anahtar Kavramlar

Bağımsız biçimbirimCümlede tek başına kullanılabilen, başka bir ögeye ihtiyaç duymayan ve sözlüklerde tanımı yapılmış olan en küçük anlam birimleridir. Metindeki örneklere göre 'ev', 'el', 'gel-' ve 'fakat' kelimeleri bağımsız biçimbirimlerdir.
Bağımlı biçimbirimTek başına kullanılamayan, ancak başka bir bağımsız biçimbirimle birlikte ortaya çıkabilen ve dilbilgisi kitaplarında ek olarak yer alan birimlerdir. Metinde geçen '-miz', '-de', '-dir' ve '-yor' bağımlı biçimbirim örnekleridir.
Altbiçimbirim (Alomorf)Biçimbirimlerin kullanımda sesbilgisel ortama göre somutlaşan farklı biçimleridir. Örneğin çoğul biçimbirimi olan -lAr morfeminin Türkçede '-lar' ve '-ler' olmak üzere iki alomorfu bulunmaktadır.
Biçimcik (Morph)Batı dillerindeki 'morph' teriminin Türkçe biçimbilgisi çalışmalarındaki karşılığıdır. Altbiçimbirimlerin her biri birer biçimcik olarak değerlendirilmektedir.
KökYapım eki almamış, anlamlı veya işlevli daha küçük parçalara ayrılamayan en küçük dil birimidir. Türkçe kökenli olabileceği gibi yabancı dillerden de kopyalanmış olabilir; örneğin 'yıldız', 'ev', 'aç'.
GövdeBir kök veya gövdeye yapım eki getirilerek türetilmiş olan yeni kelimelerdir. Geleneksel dilbilgisinde yapım eki almış kelimeleri ifade eder; örneğin 'başlangıç', 'gözlü', 'Ankaralı'.
EnklitikEk olmadıkları halde ek gibi davranan; ünlü ve ünsüz uyumlarına uyan ancak eklerden farklı olarak vurgulanamayan dil birlikleridir. Metne göre '-mA', '-dA', '-di' ve '-le' enklitiktir.
Nedensizlik ilkesiSaussure'ün dilbilime kazandırdığı tespittir; kelime ile gösterdiği kavram arasında mantıksal, açıklanabilir bir nedensel ilişki bulunmaz. Örneğin 'ağaç' sesi ile gerçek hayattaki ağaç nesnesi arasında doğal bir bağ yoktur.
Yansıma kelime (Onomatopoeia)Doğadaki seslerin taklidiyle oluşan ve ses yapısı ile gösterilen kavram arasında kısmi bir ilişki bulunan sözcüklerdir. Metindeki örneklere göre 'tak', 'fokur fokur', 'cik cik' ve 'miyav' yansıma kelimelerdir.
Tasviri fiil (Yardımcı fiil / İki ögesi fiil olan birleşik fiil)İki fiilin birleşmesiyle oluşan ve ikinci fiilin birinci fiilin anlamını tezlik, sürerlik veya yeterlilik gibi yönlerden değiştirdiği birleşik fiillerdir. Örnek olarak 'bakadur-', 'şaşıp kal-', 'alıver-' verilebilir.
KopyalamaLars Johanson'ın alıntı ve ödünçleme terimleri yerine önerdiği, başka dillerden kelime alma sürecidir. Alıcı dil, kaynak dildeki orijinalin kopyasını alır ve kendi kurallarına uyarlar; örneğin 'selfie', 'internet'.
KırpmaKelimelerin harf veya hecelerinin tamamı yerine bir bölümünün alınarak kısaltılması suretiyle yeni kelime üretme yoludur. Metinde kısaltma türleri arasında ele alınmıştır.
Anlam kopyalamasıDilde var olan bir kelimenin anlamının, yabancı bir dildeki eşdeğerinin etkisiyle genişletilerek yeni anlamlar içermesini sağlayan söz yapım tekniğidir. Örneğin 'yıldız' kelimesine 'meşhur' anlamının yüklenmesi.
Tür değiştirmeBazı kelimelerin yapılarında hiçbir yapısal ek değişikliği olmaksızın farklı sözdizimsel işlevlerde kullanılabilmesidir. Örneğin 'güzel' kelimesinin 'güzel kız' (sıfat) veya 'Güzel konuşuyor' (zarf) şeklinde kullanılması.
Sözlükbirim (Lexeme)Sözlüklerde tanımlanan, kaç kelimeden oluştuğuna bakılmaksızın belli bir anlamı karşılayan veya işlev gören maddelerdir. 'Üzüm üzüme baka baka kararır' gibi kalıp sözler de sözlükbirim kabul edilebilir.
Yaklaşma fiiliİki ögesi fiil olan birleşik fiiller içerisinde yer alan ve ekin (-ayaz-) 'hata yapmak, yanılmak, az kalsın olmak' anlamı kattığı yapıdır. Metindeki örneğe göre 'düşeyazdım'.
Tezlik fiiliTasviri fiiller içinde yer alan, -iver ekiyle kurulan ve eylemin çabucak gerçekleştirildiğini bildiren yapısal birleşik fiildir. Örnek olarak 'alıver', 'gelverdi'.

Diğer Önemli Bilgiler

Oltu Taşı ve Anlam Özgüllüğü

Erzurum'un Oltu ilçesinde çıkarılan kıymetli bir taş olan 'Oltu taşı', coğrafi kökenini ve taş kelimesinin anlamını bilenler için sıradan bir tamlama gibi görünse de, yer adını bilmeyenler için yeni bir anlam kazanmış bir birleşik kelimedir.

Nurullah Ataç'ın Dilsel Yaratıcılığı

Nurullah Ataç, Türkçenin kök ve türetme imkanlarını kullanarak dilimize 'yanıtlamak', 'yöresellik', 'devinme', 'yazın', 'sorun' ve 'doğa' gibi bugün aktif olarak kullanılan pek çok kelime kazandırmıştır.

Ferdinand de Saussure ve Yapısalcılık

İsviçreli dilbilimci ve yapısal dilbilimin kurucusu Saussure, kelime ile gösterdiği kavram arasında nedensel bir ilişki olmadığını, varlıkların neden öyle adlandırıldığının açıklanabilir bir gerekçesinin bulunmadığını kanıtlamıştır.

Lars Johanson'ın Kopyalama Teorisi

Dil ilişkileri üzerine çalışmalar yapan Lars Johanson, alıntı ve ödünçleme terimlerinin geçicilik hissi uyandırdığı gerekçesiyle, alıcı dilin orijinalin bir kopyasını alıp kendi kurallarına uyarladığını belirten 'kopyalama' terimini önermiştir.

Eski Türkçe bodag ve Boya Kelimesi

Bugün eş sesli olan 'boya' (isim) ve 'boya-' (fiir) kökleri eş zamanlı incelemede aynı görünse de, tarihsel dönemlerde sırasıyla Eski Türkçe 'bodag' ve 'boda' şeklindeyken sondaki -g sesinin düşmesiyle eş sesli hale gelmiştir.

Tüken- ve Tüket- Fiillerinin Tarihsel Kökeni

Türkçede dönüşlülük ekli 'tüken-' ve ettirgen ekli 'tüket-' fiilleri bulunmasına rağmen günümüzde yalın haldeki 'tüke-' fiili kullanılmamaktadır; ancak bu iki türevin varlığı geçmişte 'tüke-' kökünün bulunduğunu kanıtlamaktadır.

Hanımeli Birleşik Kelimesinin Yapısı

İki kelime ve bir ekten oluşan 'hanımeli' sözcüğü, öge oluşturan kelimelerin tek başına anlamlarıyla tamamen açıklanamayan, bağımsız bir sözlükbirim olarak kabul edilip Türk Dil Kurumu Sözlüğü'ne dahil edilmiştir.

Kaplumbağa Kelimesinin Kaynaşması

Halk dilinde zamanla seslerin aşınması ve kaynaşmasıyla oluşan birleşik kelimelerden biri olan 'kaplumbağa', tarihsel süreçte 'kaplu(m) baka' yapısının ses değişikliklerine uğramasıyla bugünkü biçimini almıştır.

Sınavda Dikkat Et

  • Sınavlarda bağımlı ve bağımsız biçimbirim ayrımına dikkat edin; ekler bağımlı (dilbilgisel), kökler ise bağımsız (sözlüksel) biçimbirimdir.
  • Altbiçimbirim (alomorf) sorularında -lAr (lar/ler) ve -DX (dı/di/tu vb.) değişken ek gösterimlerinin anlamlarını iyi ezberleyin.
  • Saussure'ün nedensizlik ilkesini unutmayın; kelimeler ile gösterdikleri kavramlar arasında mantıksal bir bağ yoktur (yansıma kelimeler istisnadır).
  • Enklitiklerin ek olmadıkları halde ek gibi uyumlara uyduğunu ancak eklerden farklı olarak vurgulanamadığını ve ayrı yazılabildiğini karıştırmayın.
  • Tasviri fiillerin (iki ögesi de fiil olan birleşik fiiller) 'fiil + zarf-fiil + yardımcı fiil' kuralıyla oluştuğunu soru çözerken göz önünde bulundurun.
  • Lars Johanson'ın 'kopyalama' terimini alıntı/ödünçleme yerine önerdiğini ve alıcı dilin kurallarına tabi olduğunu sınavda hatırlayın.
  • Vurgunun yeri değiştirilerek anlamı değişen sözcüklere (artık/ARtık, yalnız/yalNIZ) yönelik AOF sınavlarında soru gelme olasılığı yüksektir.