Bağımsız biçimbirimCümlede tek başına kullanılabilen, başka bir ögeye ihtiyaç duymayan ve sözlüklerde tanımı yapılmış olan en küçük anlam birimleridir. Metindeki örneklere göre 'ev', 'el', 'gel-' ve 'fakat' kelimeleri bağımsız biçimbirimlerdir.
Bağımlı biçimbirimTek başına kullanılamayan, ancak başka bir bağımsız biçimbirimle birlikte ortaya çıkabilen ve dilbilgisi kitaplarında ek olarak yer alan birimlerdir. Metinde geçen '-miz', '-de', '-dir' ve '-yor' bağımlı biçimbirim örnekleridir.
Altbiçimbirim (Alomorf)Biçimbirimlerin kullanımda sesbilgisel ortama göre somutlaşan farklı biçimleridir. Örneğin çoğul biçimbirimi olan -lAr morfeminin Türkçede '-lar' ve '-ler' olmak üzere iki alomorfu bulunmaktadır.
Biçimcik (Morph)Batı dillerindeki 'morph' teriminin Türkçe biçimbilgisi çalışmalarındaki karşılığıdır. Altbiçimbirimlerin her biri birer biçimcik olarak değerlendirilmektedir.
KökYapım eki almamış, anlamlı veya işlevli daha küçük parçalara ayrılamayan en küçük dil birimidir. Türkçe kökenli olabileceği gibi yabancı dillerden de kopyalanmış olabilir; örneğin 'yıldız', 'ev', 'aç'.
GövdeBir kök veya gövdeye yapım eki getirilerek türetilmiş olan yeni kelimelerdir. Geleneksel dilbilgisinde yapım eki almış kelimeleri ifade eder; örneğin 'başlangıç', 'gözlü', 'Ankaralı'.
EnklitikEk olmadıkları halde ek gibi davranan; ünlü ve ünsüz uyumlarına uyan ancak eklerden farklı olarak vurgulanamayan dil birlikleridir. Metne göre '-mA', '-dA', '-di' ve '-le' enklitiktir.
Nedensizlik ilkesiSaussure'ün dilbilime kazandırdığı tespittir; kelime ile gösterdiği kavram arasında mantıksal, açıklanabilir bir nedensel ilişki bulunmaz. Örneğin 'ağaç' sesi ile gerçek hayattaki ağaç nesnesi arasında doğal bir bağ yoktur.
Yansıma kelime (Onomatopoeia)Doğadaki seslerin taklidiyle oluşan ve ses yapısı ile gösterilen kavram arasında kısmi bir ilişki bulunan sözcüklerdir. Metindeki örneklere göre 'tak', 'fokur fokur', 'cik cik' ve 'miyav' yansıma kelimelerdir.
Tasviri fiil (Yardımcı fiil / İki ögesi fiil olan birleşik fiil)İki fiilin birleşmesiyle oluşan ve ikinci fiilin birinci fiilin anlamını tezlik, sürerlik veya yeterlilik gibi yönlerden değiştirdiği birleşik fiillerdir. Örnek olarak 'bakadur-', 'şaşıp kal-', 'alıver-' verilebilir.
KopyalamaLars Johanson'ın alıntı ve ödünçleme terimleri yerine önerdiği, başka dillerden kelime alma sürecidir. Alıcı dil, kaynak dildeki orijinalin kopyasını alır ve kendi kurallarına uyarlar; örneğin 'selfie', 'internet'.
KırpmaKelimelerin harf veya hecelerinin tamamı yerine bir bölümünün alınarak kısaltılması suretiyle yeni kelime üretme yoludur. Metinde kısaltma türleri arasında ele alınmıştır.
Anlam kopyalamasıDilde var olan bir kelimenin anlamının, yabancı bir dildeki eşdeğerinin etkisiyle genişletilerek yeni anlamlar içermesini sağlayan söz yapım tekniğidir. Örneğin 'yıldız' kelimesine 'meşhur' anlamının yüklenmesi.
Tür değiştirmeBazı kelimelerin yapılarında hiçbir yapısal ek değişikliği olmaksızın farklı sözdizimsel işlevlerde kullanılabilmesidir. Örneğin 'güzel' kelimesinin 'güzel kız' (sıfat) veya 'Güzel konuşuyor' (zarf) şeklinde kullanılması.
Sözlükbirim (Lexeme)Sözlüklerde tanımlanan, kaç kelimeden oluştuğuna bakılmaksızın belli bir anlamı karşılayan veya işlev gören maddelerdir. 'Üzüm üzüme baka baka kararır' gibi kalıp sözler de sözlükbirim kabul edilebilir.
Yaklaşma fiiliİki ögesi fiil olan birleşik fiiller içerisinde yer alan ve ekin (-ayaz-) 'hata yapmak, yanılmak, az kalsın olmak' anlamı kattığı yapıdır. Metindeki örneğe göre 'düşeyazdım'.
Tezlik fiiliTasviri fiiller içinde yer alan, -iver ekiyle kurulan ve eylemin çabucak gerçekleştirildiğini bildiren yapısal birleşik fiildir. Örnek olarak 'alıver', 'gelverdi'.