İnfografik
← Ünite 2
Türkçe Biçim Bilgisi

Ünite 2: Kelime Türleri

Kelime Türleri - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 53
Tanrılar Çıldırmış Olmalı Filmi ve Tıkırtı Dilleri
1980 yılında çekilen filmde gökten düşen kola şişesiyle başlayan süreç, Afrika'daki bazı toplulukların tıkırtı sesleriyle iletişim kurduğunu göstermiştir. Dilbilimsel araştırmalar, bu tıkırtı seslerinin 10.000 yıldan da eski bir zamanda ortaya çıktığını ve günümüzde 120.000 kişinin bu seslerle konuştuğunu ortaya koymaktadır.
Khoisan Dil Ailesi Sınıflandırması
1960'lı yıllarda dilbilimci Joseph Greenberg, tüm tıkırtı dillerini 'Khoe' çoban topluluğu ve 'San' avcı-toplayıcılarından esinlenerek 'Khoisan Dil Ailesi' adı altında toplamıştır. Günümüz tarihsel dilbilimcileri ise bu sınıflandırmaya karşı çıkarak Khoisan'ı daha sıkı çözümleme yöntemleriyle birkaç farklı gruba ayırmaktadır.
Hadzane Dili ve Benzersizliği
1995 yılında Bonny Sands, tıkırtılı konuşanların çoğunluğundan 2000 kilometre uzakta, Tanzanya'da yaşayan 1000 kadar Hadzabe insanının konuştuğu Hadzane dilini incelemiştir. Bu dilin bilinen hiçbir dil ailesiyle akrabalığı bulunamamış, bu da ya farklı bir kökene sahip olduğunu ya da çok eski ortak bir tıkırtı dilinden geldiğini göstermiştir.
Hadzabeler ve Sanlar Arasındaki Genetik Ayrışma
Maryland Üniversitesi'nden genetik bilimci Sarah Tishkoff ve ekibi, Hadzabeler ile Sanların mitokondriyal DNA'larını incelemiştir. Gen dizilişleri, bu iki grubun geçmişin çok erken bir aşamasında yollarını ayırdığını ve yakın zamanda kuzeye ya da güneye göç etmediklerini kanıtlamıştır.

Anahtar Kavramlar

Biçim Bilgisi (Morfoloji)Kelimelerin yapısını, köklerini, eklerini ve kelime türetme yollarını inceleyen dilbilgisi dalıdır. Türkçe eklemeli bir dil olduğu için biçim bilgisi kelimelerin ek alarak cümledeki işlevlerini üstlenmesinde temel rol oynar. Örnek: 'ev-ler-imiz-den' sözcüğündeki eklerin tahlili biçim bilgisinin konusudur.
Açık Kelime TürleriSayıca çok fazla olan ve yapım ekleri veya birleşmelerle yeni kelimelerin türetilmesine son derece elverişli olan kelime gruplarıdır. İsimler, sıfatlar, zarflar ve fiiller Türkçede açık kelime türlerini oluşturur. Örnek: 'Güzellik', 'hızlıca' gibi kelimeler bu açık sınıftan türetilmiştir.
Kapalı Kelime TürleriSayıca az olan ve yeni kelime üretmeye elverişli olmayan, değişimleri çok daha sınırlı ve yavaş gerçekleşen dilbilgisel birimlerdir. Sayılar, zamirler, ünlemler, bağlaçlar ve edatlar kapalı grubu oluşturur. Örnek: 'Ve', 'ama', 'ben' sözcükleri kapalı sınıftadır.
Basit KelimeHerhangi bir yapım eki almamış, sadece kökten ibaret olan veya anlam değişikliği yaratmayan çekim eklerinden birini almış kelimelerdir. Kök hâlindeki bu sözcükler yapı bakımından sadedir. Örnek: 'Anne', 'yol', 'geldim', 'sana' sözcükleri basittir.
Türemiş KelimeBir kök veya gövdeye yapım eki eklenmesi suretiyle ortaya çıkmış, anlamı veya türü değişmiş olan kelimelerdir. Yapım ekleri vasıtasıyla yeni kavramlar karşılar. Örnek: 'Yolcu', 'bencil', 'başkan' kelimeleri türemiş sözcüklerdir.
Birleşik KelimeEn az iki kelimenin birleşmesiyle, dilin söz dizimi ve biçim bilgisi kurallarından yararlanılarak yeni anlamları ifade etmek üzere oluşturduğu yapıdır. Örnek: 'Gecekondu', 'çekyat', 'albeni' kelimeleri birleşik yapılıdır.
Somut İsimBeş duyumuzdan en az biriyle algılanabilen, görülebilir veya ölçülebilir bir fiziksel yapısı olan varlıkları karşılayan isimlerdir. Örnek: 'Gözlük', 'şişe', 'el', 'ağaç' somut isimlerdir.
Soyut İsimFiziksel olarak dokunulamayan, gözle görülemeyen, bir şekle büründürülmesi güç olan duygu, düşünce ve kavramları bildiren isimlerdir. Örnek: 'Güzellik', 'inanç', 'sevgi' soyut isimlerdir.
Özel İsimDoğrudan tek bir varlığı, belirli bir şehri, dili, kişiyi veya kurumu gösteren ve diğer benzerlerinden ayıran isimlerdir. Yazımda ilk harfleri büyük yazılır. Örnek: 'Türkiye', 'Ankara', 'Mehmet' özel isimlerdir.
Tür İsmi (Cins İsim)Benzer nitelikteki varlıkların ortak adını bildiren, genel anlam taşıyan isimlerdir. Özel isimlerin aksine her seferinde farklı bir tekil nesneyi genel türü içinde karşılar. Örnek: 'Kavak', 'ceylan', 'bahçe' tür isimleridir.
Niteleme SıfatıBir ismin gösterdiği varlığın özünde olan bir niteliği ya da onunla ilgili kalıcı/geçici bir özelliği gösteren ve derecelendirilebilen sıfatlardır. Örnek: 'Güzel çocuk', 'yeşil yaprak' tamlamalarındaki 'güzel' ve 'yeşil' niteleme sıfatıdır.
Belirtme SıfatıNesnelerin özünde olmayan bir özelliği işaret, sayı, soru veya belgisizlik yoluyla belirten; niteleme sıfatlarından farklı olarak derecelendirilemeyen sıfatlardır. Örnek: 'Bu kitap', 'iki çocuk' ifadelerinde 'bu' ve 'iki' belirtme sıfatıdır.
Zarf (Belirteç)Herhangi bir çekim eki almadan bir fiili, sıfatı veya başka bir zarfı zaman, yer, durum, miktar gibi yönlerden niteleyen isim soylu kelimelerdir. Örnek: 'Hızlı koşuyor' cümlesinde 'hızlı' kelimesi durum zarfıdır.
Zamir (Adıl)İsim olmadıkları hâlde cümle içinde isimlerin, isim öbeklerinin ve hatta cümlelerin yerini tutabilen, işlevce geniş ama sayıca kapalı gruptaki kelimelerdir. Örnek: 'Ali geldi' yerine 'O geldi' denildiğinde 'o' kişi zamiridir.
Dönüşlülük ZamiriTürkçede şahıs zamirlerinden farklı olarak çekimde iyelik ekleri alan ve cümlede anlamı pekiştirerek ilgili kişiyi vurgulayan 'kendi' sözcüğüdür. Örnek: 'Kendim', 'kendileri' sözcükleri dönüşlülük zamiridir.
Fiil (Eylem)Anlamca hareket, oluş, kılış gösteren, çekim ekleri alarak cümlelerin yüklemi olabilen veya fiilimsilerle taban oluşturan kelime türüdür. Örnek: 'Koş-', 'sev-', 'al-' sözcükleri fiil kökleridir.
BağlaçTek başlarına nesneye işaret etmeyen, sözlük anlamından ziyade dilbilgisel işleve sahip olan; kelimeleri, öbekleri veya cümleleri birbirine bağlayan görevli kelimelerdir. Örnek: 'Ekmek ile süt' ifadesindeki 'ile' veya 've' bağlaçtır.
Edat (İlgeç / Son Takı)Tek başına cümle ögesi olamayan, isim soylu kelimelerin yalın veya durum ekli biçimleriyle birleşerek anlamı güçlendiren ve söz dizimsel ilişkileri kuran son takılardır. Örnek: 'Sabaha dek', 'senin için' ifadelerindeki 'dek' ve 'için' edattır.

Diğer Önemli Bilgiler

Tıkırtı Seslerinin Avcılıktaki İşlevi

John Marshall ve Alec Knight, av peşindeyken iletişim için yalnızca tıkırtı sesleri kullanmanın çok işe yaradığını belirtmektedir. Normal konuşma sesleri hayvanları ürkütüp kaçırırken, tıkırtı sesleri kuru çayırların çıkardığı hışırtıları andırdığı için avın ürkme olasılığını azaltmaktadır.

Anadolu Ağızlarında Sayı Gelişim İpuçları

Türkçede ondalık sayıların oluşumunda onluk ve birlik arasında toplama ilişkisi vardır (seksen < sekiz on). Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde rastlanan 'sekzen' ve 'dokuzan' gibi ağız biçimleri, bu tarihsel gelişimin günümüzdeki canlı kalıntıları ve ipuçları olarak dikkat çekmektedir.

TDK Yazım Kuralları ve Özel İsimlerde Çok Anlamlılık

Ağrı (il/dağ) ve Van (il/göl) gibi birden çok gösterleni olan özel isimlerde çok anlamlılığı önlemek için Yazım Kılavuzu düzenlemeler yapmıştır. Tek başına şehirleri gösteren bu kelimelerin yanına dağ veya göl anlamı eklendiğinde ikinci kelimeler de büyük yazılmaktadır (Ağrı Dağı, Van Gölü).

Kısaltmaların Kalıcı İsimlere Dönüşmesi

Kısaltmalar söz dizimi ve biçim bilgisi bakımından diğer kelimelerden farklı davranmazlar ancak zaman içinde dilin yapı taşlarına katılarak kalıcı isimlere dönüşebilirler. SGK, TÜBİTAK, İLESAM, TÖMER ve POS (Point of Sales Terminal) cihazı kelimesindeki 'pos' bu duruma somut örneklerdir.

Almanca ve Türkçede Dilbilgisel Cinsiyet Farkı

Almanca gibi dillerde doğal cinsiyetle ilgisi olmayan dilbilgisel cinsiyet (eril, dişil, nötr) vardır (der Tisch, die Tasche, das Mädchen). Türkçede ise dilbilgisel cinsiyet bulunmamaktadır; bazı sözcükler doğal cinsiyeti gösterse de dilbilgisine yansımaz, cinsiyet ayrımı gerekirse 'kadın/erkek' sıfatları kullanılır.

Damin Dili ve Avustralya Aborijinleri

Afrika dışında bilinen tek tıkırtılı dil, Avustralya'daki Aborijinlerin yalnızca erkekliğe adım atma törenlerinde kullandıkları ve günümüzde soyu tükenmiş olan 'Damin' adlı özel dildir.

Zamir Köklerindeki Tarihsel Değişim

Türkçede 'o' zamirinden sonra gelen 'n' ögesi, zamirin 'n' eki almış bugünkü hâli değil, eski dönemlerdeki yalın biçimi olan 'ol-' kökünün yuvarlaklaşmış halidir (onda, oradan kelimelerindeki yapı bu kök değişiminden kaynaklanır).

Türkçenin Sondan Eklemeli Yapısı

Türkçe, eklemeli dillerin en bilinen örneklerinden biridir. Kelime kök ve gövdelerine getirilen ekler aracılığıyla yeni sözcükler türetilir ve dilbilgisel ilişkiler kurulur. Çok uzun kelimelerde bile ek sınırları oldukça şeffaf ve anlaşılırdır (Ankara-lı-laş-tır-ama-dık-lar-ımız-dan).

Almancada Serpik Ekler ve Ara Ekler

Bazı dillerde kelime yapısında farklı kurallar görülür. Örneğin Almancada geçmiş zaman yapımında kelimenin hem başına hem sonuna gelen parçalı ekler (serpik ekler) veya bazı birleşik kelimelerin arasına giren ara ekler (interfix) bulunmaktadır.

Sınavda Dikkat Et

  • Güzel kelimesi gibi bazı sözcüklerin ek almadan veya biçimi değişmeden söz dizimindeki pozisyonuna göre isim, sıfat veya zarf olabileceğini (tür değiştirme) unutmayın; soru köklerinde bu konuya sıkça yer verilir.
  • Çekimlenebilen kelime türleri (isim, sayı, zamir, fiil) ile çekimlenemeyen kelime türlerini (sıfat, zarf, bağlaç, edat, ünlem) birbirine karıştırmayın; sınavda bu sınıflandırma sıkça sorulur.
  • Açık kelime türlerinin (isim, sıfat, zarf, fiil) yapım ekleriyle yeni kelime üretmeye elverişli olduğunu, kapalı kelime türlerinin ise (sayı, zamir, ünlem, bağlaç, edat) bu özelliğe sahip olmadığını aklınızda tutun.
  • Sıfatların derecelendirilebildiğini (daha güzel, en güzel) ve pekiştirilebildiğini (mosmor), buna karşılık belirtme sıfatlarının ve isimlerin bu özellikleri taşımadığını iyi kavrayın.
  • Zarfların adlaşamadığını ve mutlaka bir fiili, sıfatı veya başka bir zarfı nitelemesi gerektiği kuralını unutmayın; niteleme sıfatları ise tamlananı düştüğünde isimleşebilir.
  • Bağlaçlar ile edatların temel farkını gözden kaçırmayın: Bağlaçlar kelime ve cümleleri birbirine bağlayan işlevsel birimlerken, edatlar isimlerin çeşitli durum ekleriyle birleşerek anlamsal ilişkiler kuran son takılardır.