Kelime grupları, bazı duygu ya da düşünceleri tek başına karşılayamayan kelimeler yerine cümlede tek kelime gibi yer alan birden fazla kelimenin kurallı bir şekilde bir araya gelmesiyle oluşur. Bu yapılar, anlam dünyamızdaki ayrıntıları ifade etmemizi sağlayan temel dil unsurlarıdır.
Örneğin tek başına kullanılan 'ağaç' kelimesi, bu kelimenin hangi özelliklere sahip bir ağacı ifade ettiğini net bir şekilde belirtmez. Kelimeyi daha ayrıntılı ve net kılmak için kelime gruplarından faydalanılır.
Bu bölümde, birden fazla kelimeden oluşarak cümlede tek bir ögeyi karşılayan kelime gruplarından ünlem grubu, edat grubu ve bağlama grubu detaylı olarak ele alınmakta, tanımları, yapıları ve metinlerden alınmış örnekler incelenmektedir.
Ünlemler, duyguların ya da doğada insan sesi dışındaki seslerin yansımalarıdır. İfadeleri ses yapılarına dayanır; his ve heyecanlar ile tabiattaki seslerin ses halindeki tezahürleridir (âh, vah, eyvah, ay, vay, oy, of, öf, püf, oh, pat, küt, miyav, tıs vb.).
Ünlem özelliğindeki kelimeler bir isim unsuru ile birlikte kullanıldıklarında ünlem grubu oluşur. Günay Karaağaç, ünlem grubunu bir kısaltma öbeği olarak sınıflandırmakta ve çeşitli duyguları bildiren anlatımlar, konuşmalara özgü kabul/ret yapıları, selamlaşma, seslenme, soru bildirme ve bağımsız hitaplar olmak üzere 6 gruba ayırmaktadır.
Ünlem grubu, bir ünlem edatı ve bir isimden oluşan duygu veya sesleniş belirten kelime grubudur. Yapısında bir ünlem ve bir isim unsurunun birleşmesi esastır; ancak edebi eserlerde isim unsurunun veya ünlem edatının söylenmediği kullanımlar, hatta titremlemeler de görülebilir.
Ünlem grubunda birden fazla ünlem veya birden fazla isim unsuru yer alabilir. Bu grup tek başına anlam taşıyan bir unsur olmadığından cümlede yargı, bildirme veya olma ifade etmez; eksiz bağlanan bir kelime grubudur ve vurgu ünlem üzerindedir.
Ünlem grubu diğer kelime grupları içinde yer almaz, ancak bazı kelime grupları ünlem grubunun isim unsuru olabilir. (Örn: 'Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!')
Cümlede sadece konuşanın duruşu veya duygusu ile ilgili bilgi vermek üzere yer aldığından cümlenin yargısına etki etmez. Bu sebeple çoğu dilbilimci tarafından 'cümle dışı unsur' olarak nitelendirilir.
Bununla birlikte, ünlem grubu aktarma cümlesi olarak kullanılmışsa cümlede nesne görevinde bulunabilir. Ayrıca zarf-fiil eki almış bir fiille (örneğin 'diye' fısıldadı) kullanıldığında cümlede zarf görevini üstlenebilir.
Edat, tek başına anlamı olmayan, sadece gramer görevi olan dil birimidir. Anlamı olan çekimli kelimelerle kullanılır ve onları anlam bakımından destekler; ek almayan bir yardımcı kelime unsurudur.
Edatlar ünlem edatları, bağlama edatları ve son çekim edatları olmak üzere üçe ayrılır. Bu türler içinde son çekim edatları, isim unsuru ile bir araya gelerek edat grubunu oluşturur. Nurettin Demir ve Emine Yılmaz bu grubu 'sontakı grupları' adıyla sınıflandırmıştır.
Edat grubu; yalın, yaklaşma, uzaklaşma ve ilgi durumunda bulunan bir ismin bir son çekim edatı ile bir araya gelmesiyle oluşur (örn: Türk milleti için, sonsuza kadar, düne kadar, senden başka).
Edat grubunda isim unsuru cins isim, zamir veya bir kelime grubundan oluşabilir. Zamirle kurulmuşsa zamir mutlaka çekim eki alır (ancak istisnaları da vardır). Edat grubunda vurgu, birinci unsur olan isim unsuru üzerindedir.
Edat grubunun isim unsuru zarf-fiil grubu olabilir ('Yola çıkalı beri uyuyor...'). Ayrıca edat grubu, isim-fiil grubunun veya sıfat-fiil grubunun unsuru olarak görev yapabilir.
Edat grubu sıfat tamlamasında tamlayan unsur olabileceği gibi, cümlede zarf görevinde de sıklıkla kullanılır ('...mikrofilmlerle Harvard’a gitmişti').
Cümlede zarf görevinin yanı sıra edat grubu doğrudan yüklem olarak da kullanılabilir ('Makine yağı için.', 'Venedik’teki tören ne içindi?'). İsim çekim eki alan edatlar ise edat görevinden çıkıp isim görevine geçer (senin gibisi, bu kadarı vb.).
Bağlama edatları; küçük dil birliklerini, kelimeleri, kelime gruplarını ve cümleleri şekil veya anlam bakımından birbirine bağlayan unsurlardır. Bağlama grubu, bağlama edatlarından olan sıralama edatları ile kullanıma giren kelime grubudur.
Bağlama grubunun unsurları birbirine denk özellik taşır; bu grupta asıl ve yardımcı unsur yoktur. Yapısı en zayıf kelime grubudur ve isim unsurları birbirleriyle yer değiştirebilir ('Ayşe ile Sibel' / 'Sibel ile Ayşe').
Tek edatlı kelime gruplarında bağlama edatı iki isim unsurunun ortasında yer alırken, çok edatlı gruplarda araya virgül konur ve son iki isim arasında 've' kullanılır. Anlamı pekiştirmek için 've de' biçimi de tercih edilebilir.
Ayrıca 'ama', 'fakat' gibi cümle başı edatları, 'değil' isim bildirmesi ve tekrarlanan bağlama edatları (hem... hem..., ne... ne...) de bağlama grubu oluşturabilir. Vurgu bu grubu oluşturan unsurlar üzerindedir.
Bağlama grubunun ilk isim ögesi unvan grubu olabilir. Ayrıca bu grup, isim tamlamasının tamlayanı, sıfat tamlamasının isim veya sıfat unsuru, iyelik grubunun tamlananı, ünlem grubunun isim unsuru veya edat grubunun isim unsuru olarak görev yapabilir.
Cümle içerisindeki görevleri açısından bağlama grubu; özne ('M. Kemal Paşa ve davetliler...'), nesne ('...ayakkabılarını ve ardından da çoraplarını çıkardı'), yer tamlayıcısı, zarf veya yüklem görevlerinde kullanılabilir.
Tarihsel köken olarak 've' bağlacı Arapça, 'ile' ise Türkçe kökenli son çekim edatından evrilmiştir. 've' bağlama edatı Türkçe cümle yapısında kesinlikle cümle başında kullanılmaz, bu kullanım Batı dillerinden çeviri etkisiyle yaygınlaşmıştır.