Özet
← Ünite 11

Ünite 11: Sofist Düşünceyi Açığa Çıkaran Nedenler — Konu Anlatımı

Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium

1Sofistlerin Tarihsel Konumu ve Tanımları

Sofistler, genel bir kabul olarak M.Ö. 450 yılından itibaren ortaya çıkan ve o dönemin koşullarında yüksek eğitim talebini karşılayan profesyonel eğitimciler olarak tanımlanmaktadır. Tarihsel süreçte Ksenophanes gibi isimler tarafından 'her isteyene para karşılığında bilgelik satanlar' biçiminde eleştirilmiş olsalar da, onlar belirli bir felsefi okul kurmaktan ziyade toplumsal koşulların değişimiyle doğan pratik işlerde yol göstericiliğe duyulan ihtiyaçtan meslek üretmiş öğretmenlerdir.

Sofistlerin ortaya çıktığı dönem Hellen Uygarlığı için köklü bir dönüşüm periyodudur. Bu durum, Charles Dickens'ın Fransız Devrimi sonrasını betimlediği çelişkili ve dinamik dönem tasvirleriyle büyük bir benzerlik gösterir. Sosyo-politik değişim ile epistemolojik değişim tarihi bu bağlamda doğrudan çakışmakta ve sofist düşünme biçimi bu çakışma momentinden beslenmektedir.

Doğa felsefesinin ardından kendiliğinden doğan 'epistemolojik boşluk', sofistlerin ortaya çıkışındaki temel problem-durumunu oluşturur. Bu boşluk sadece bilgi teorisiyle sınırlı kalmamış, derhal sosyo-politik alana sirayet ederek sofist problematiği yaşamsal ve kaçınılmaz kılmiştır.

2Sofist Düşüncenin Ortaya Çıkışında Etkili Olan Dışsal Nedenler

Sofist düşüncenin doğuşunda ekonomik, politik ve kültürel dönüşümleri içeren dışsal nedenler belirleyici bir rol oynamıştır. M.Ö. 700'ler ve öncesinde Hellen Uygarlığı'nın temel ekonomik faaliyeti tarım üzerine kuruluyken, M.Ö. 700-500 aralığında ticaret ekonomisi baskın hale gelmiş ve bu durum toplumsal yapıları kökten sarsmıştır.

Politik alanda ise M.Ö. 700'lerde hâkimiyet tamamen toprak soylularının elindeyken, M.Ö. 600'lerden itibaren gelişen deniz ticareti ve tarım dışı üretim sayesinde tüccarlar, zanaatçılar ve üreticilerden oluşan yeni bir toplumsal sınıf yükselişe geçmiştir. Bu yeni sınıf, toprak soylularıyla politik bir mücadeleye girmiş ve M.Ö. 5. yüzyılda demokrasiye giden yolu açmıştır.

Bu ekonomik ve politik çatışma kültürel alanda da yansımasını bulmuş, eski düzenin ilahi kaynaklı aşkıncı dünya kavrayışı ile yeni düzenin eşitlikçi, sözleşmeci ve dünyevi ahlak teorilerini üreten içkinci dünya kavrayışı arasında derin bir mücadele yaşanmıştır.

3Sofist Düşüncenin Ortaya Çıkışında Etkili Olan İçsel Nedenler

Dönemin düşünce yapısının iç unsurlarından kaynaklanan nedenleri anlamak için Antik Yunan düşüncesinin genel seyrine bakmak gerekir. Sokrates-öncesi dönemde hâkim düşünce tamamen 'doğa' yani varlık, oluş ve devinim üzerine odaklanmıştı; bu dönemin filozofları aynı zamanda matematikçi, astronom ve biyolog konumundaydı.

Karl Popper'ın vurguladığı üzere, felsefenin varlığı çözülmeye çalışılan ciddi problemlere dayanır. Bu bağlamda, problem odaklı bakıldığında insanın hemen ilk problem olarak ortaya çıkmadığı, önce doğa felsefesiyle teorik bir aşamadan geçildiği görülmektedir.

İnsanların kendi bilgi yetilerini (akıl, zihin, duyular) tanımlayabilmesi ve güç/sınırlarını öğrenebilmesi için öncelikle bu yetilerini eşya üzerinde yeterli süre kullanmış olmaları gerekiyordu. Bu sürecin sonunda ise epistemolojik boşluk vakası kendisini dayatmıştır.

4Epistemoloji ve Ontoloji İlişkisi

Epistemolojiye dair sorular doğa filozoflarının gündemine zamanla ve sınırlı biçimde girmiştir. Sürecin sonunda ise epistemolojik boşluk problemi kaçınılmaz olarak ortaya çıkmıştır. Bilginin ve temsilin doğası üzerine yapılan bu tartışmalar ontoloji ile epistemoloji arasındaki öncelik sonralık ilişkisini yeniden masaya yatırmıştır.

Ian Hacking'in ifadelerinden yola çıkarak belirtmek gerekirse, dil bir temsile 'bu gerçektir' denmesiyle başlar ve gerçeklik antropomorfik bir yaratıdır. Gerçeklik insan dilinden önce de vardir, ancak onun 'gerçeklik' olarak kavramsallaştırılması temsile göre ikincildir.

Bu bakış açısı epistemolojinin ontolojiye öncelenmesi anlamına gelir; önce temsillerin yapımı gelir, ardından bu temsillerin doğru ya da yanlış, gerçek ya da sahte şeklinde yargılanması söz konusu olur ve nihayetinde dünya anlam kazanır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250