Selvini-Palazzoli, Boscolo, Cecchin ve Prata tarafından 1980 yılında geliştirilen bu model; seans öncesi hipotez oluşturma, dairesel sorgulama ve ekip arkası tartışmalarıyla aile terapisine yeni bir boyut kazandırmıştır.
Murray Bowen, 1966 yılındaki çalışmasında iki kişilik sistemlerin yüksek kaygı anlarında istikrarsızlaştığını ve dengeyi sağlamak için kaçınılmaz olarak üçgenler oluşturduğunu ortaya koymuştur.
Epstein, 1995 yılında yaptığı araştırmada aile şemalarının, bireylerin diğer aile üyeleri ve ilişkilerin doğası hakkında zihinlerinde taşıdıkları bilişsel inanç yapıları olduğunu savunmuştur.
Minuchin ve Nichols, 1993 yılında aile haritalamasının danışmanlar için ailenin demografik şeklini ve gelişimsel standartlarını gösteren hayati bir değerlendirme aracı olduğunu belirtmişlerdir.
Aaron T. Beck, 1976 yılında yayınladığı eserle bilişsel terapinin temellerini atmış, bu ilkeler daha sonra aile danışmanlığında otomatik düşünceler ve şemaların incelenmesinde kullanılmıştır.
Kerr ve Bowen, 1988 yılında yaptıkları ortak çalışmada tüm insanların hayatta kalabilmek için başlangıçta diğerlerine bağımlı olduğunu ve benlik farklılaşmasının bu bağımlılıktan kurtulma derecesi olduğunu açıklamışlardır.
Weeks ve L'abate, 1982 yılında aile terapisinde kullanılan paradoksal müdahaleleri, semptom reçete etme ve yeniden çerçeveleme başlıkları altında sistematik hale getirmişlerdir.
İbrahim Ethem Özgüven, 2000 yılında yayınladığı çalışmasında yapısal aile danışmanlığının temel amacının eşlerin desteği ve alt sistemlerin sağlıklı işlemesiyle sınırların güçlendirilmesi olduğunu vurgulamıştır.
Serap Nazlı, 2014 yılındaki çalışmasında aile içindeki gücü, otoriteyi ve sorumlulukları yerine getirme kapasitesi olarak tanımlamış ve ilişkilerin bu güç savaşı üzerinden şekillendiğini belirtmiştir.
Michael Nichols, 2013 yılında süreç sorularının aile üyelerini sakinleştirmek, tepkisel kaygılarını azaltmak ve onları otomatik tepkiler yerine düşünmeye sevk etmek için tasarlandığını açıklamıştır.
Milan ekibi, 1980 yılında yayınladıkları makalede seansların beş aşamadan oluştuğunu, seans ortasında ekibin 40 dakikalık bir tartışma molası vererek müdahaleyi tasarladığını belgelemiştir.