← Ünite 4
İletişime Giriş

Ünite 4: İletişim Araştırmalarının Tarihsel Gelişimi

1922 - Robert E. Park ve Göçmen Basını
Chicago Okulu sosyologlarından Robert E. Park, 1922 yılında yayımladığı 'The Immigrant Press and Its Control' adlı eserinde, göçmen toplulukların çıkardığı gazeteleri incelemiştir. Park, bu basının sadece bir haber kaynağı olmadığını, göçmenlerin yeni topluma entegre olmalarını ve kimliklerini koruyarak toplumsal bütünleşmeyi sağlamalarını kolaylaştıran sosyolojik bir araç olduğunu kanıtlamıştır.
1927 - Lasswell'in Propaganda Analizi
Harold D. Lasswell, 1927'de yayımlanan 'Propaganda Technique in the World War' adlı klasik eserinde, I. Dünya Savaşı'nda devletlerin kitleleri mobilize etmek için kullandığı sistematik ikna yöntemlerini incelemiştir. Bu çalışma, iletişimin bilimsel yöntemlerle analiz edilebileceğini göstererek siyaset bilimi ile iletişim araştırmaları arasında kopmaz bir bağ kurmuştur.
1938 - Dünyalar Savaşı Radyo Paniği
Orson Welles'in 30 Ekim 1938'de CBS Radyosu'nda H.G. Wells'in romanından uyarlayarak sunduğu 'War of the Worlds' (Dünyalar Savaşı) yayını, milyonlarca dinleyicinin gerçek bir uzaylı istilası yaşandığına inanarak panikle sokaklara dökülmesine yol açmıştır. Hadley Cantril'in 1940'ta kitaplaştırdığı bu olay, medyanın kitleler üzerindeki 'doğrudan ve güçlü etkileri' olduğu inancını ampirik olarak tartışmaya açmıştır.
1944 - Erie County Seçim Araştırması
Paul Lazarsfeld, Bernard Berelson ve Hazel Gaudet'nin 1940 ABD başkanlık seçimleri sırasında Erie County'de yürüttükleri ve 1944'te 'The People's Choice' adıyla yayımladıkları araştırma, medya etkileri tarihinde dönüm noktasıdır. Araştırma, medyanın seçmen tercihlerini doğrudan değiştiremediğini, kararlarda yüz yüze iletişimin ve kanaat önderlerinin çok daha etkili olduğunu ortaya koyarak 'sınırlı etkiler' dönemini başlatmıştır.

Anahtar Kavramlar

Pseudo-environment (Sözde Çevre)Walter Lippmann tarafından geliştirilen, insanların dünyayı doğrudan kendi deneyimleriyle değil, medyanın onlara sunduğu imgeler, semboller ve kurgulanmış haritalar üzerinden algılamasını ifade eden kavramdır.
Kültür EndüstrisiFrankfurt Okulu düşünürleri Adorno ve Horkheimer'in geliştirdiği, kitle iletişim araçları eliyle kültürün standartlaştırılarak ticari bir meta haline getirilmesini ve bu yolla kitlelerin eleştirel düşünme yetilerinin zayıflatılmasını açıklayan kavramdır.
İki Aşamalı Akış ModeliColumbia Okulu'nun seçim araştırmalarında bulguladığı, medya mesajlarının kitlelere doğrudan ulaşmak yerine, önce bilgiyi süzüp yorumlayan kanaat önderlerine ulaştığını, onlardan da daha az aktif olan kitlelere aktarıldığını savunan modeldir.
İzleyici Emtiası (Audience Commodity)Dallas Smythe tarafından ortaya atılan, kitle iletişim araçlarının asıl işlevinin içerik satmak değil, programlar aracılığıyla topladığı izleyici kitlesinin dikkatini ve zamanını reklamverenlere satmak olduğunu savunan ekonomi politik kavramdır.
Kodlama / Kod Açımlama (Encoding / Decoding)Stuart Hall'un geliştirdiği, medya metinlerinin üretim aşamasında egemen ideolojilerle kodlandığını, ancak alımlama aşamasında izleyicilerin kendi kültürel bağlamlarına göre bu kodları egemen, müzakereli veya muhalif biçimde açımlayabileceğini belirten modeldir.
Sembolik Yok Etme (Symbolic Annihilation)Gaye Tuchman'ın feminist medya çalışmaları kapsamında kullandığı, kadınların kitle iletişim araçlarında ya tamamen görünmez kılınmasını ya da önemsizleştirilerek kalıplaşmış geleneksel roller içinde temsil edilmesini ifade eden kavramdır.
Kullanımlar ve Doyumlar YaklaşımıElihu Katz ve Jay Blumler ile özdeşleşen, odağı 'medyanın insanlara ne yaptığından' ziyade 'insanların medyayla ne yaptığına' çeviren, izleyicilerin kişisel ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılamak için medyayı bilinçli seçtiğini savunan kuramdır.
Ağ ToplumuManuel Castells'in dijitalleşme çağını tanımlamak için kullandığı, toplumsal, ekonomik ve siyasal örgütlenme biçimlerinin artık dikey hiyerarşilerden ziyade mikroçip tabanlı bilgi teknolojileriyle desteklenen esnek ağlar üzerinden yürüdüğünü belirten kavramdır.
Katılımcı KültürHenry Jenkins tarafından geliştirilen, yeni medya araçları sayesinde kullanıcıların pasif tüketiciler olmaktan çıkıp, içerik üretimine, kolektif zekaya ve hayran topluluklarına aktif olarak dahil olduğu kültürel yapıyı ifade eden kavramdır.
Gözetim KapitalizmiShoshana Zuboff'un ortaya koyduğu, dijital platformların kullanıcıların çevrimiçi davranışsal verilerini rızasızca toplayıp, işleyip, gelecekteki davranışları tahmin etmek ve yönlendirmek üzere pazarladığı yeni bir kapitalist birikim modelidir.
Dijital Bölünme (Digital Divide)Jan van Dijk'in kavramsallaştırdığı, toplumdaki farklı sosyo-ekonomik, coğrafi veya yaş grupları arasında dijital teknolojilere erişim, bu teknolojileri kullanma becerisi ve onlardan yararlanma düzeyinde görülen eşitsizliklerdir.
Kültürel EmperyalizmHerbert Schiller tarafından savunulan, gelişmiş Batılı ülkelerin küresel medya ve iletişim ağlarını kontrol ederek kendi kültürel değerlerini, tüketim kalıplarını ve yaşam tarzlarını az gelişmiş ülkelere dayatması ve kültürel bağımlılık yaratması sürecidir.
Çevreyi GözetimHarold Lasswell'in iletişimin toplumsal işlevleri arasında tanımladığı, medyanın toplum içi ve dışı gelişmeleri, tehlikeleri veya fırsatları takip ederek kitleleri bilgilendirme ve uyarma görevidir.
Sayısal Etnografi (Dijital Etnografi)Çevrimiçi toplulukların, sosyal ağların ve dijital platformlardaki kullanıcı pratiklerinin, geleneksel etnografik yöntemlerin dijital ortama uyarlanmasıyla derinlemesine incelenmesini sağlayan nitel araştırma yöntemidir.
AuraWalter Benjamin'in sanat eserlerinin teknik olarak yeniden üretilmesi bağlamında kullandığı, bir sanat eserinin biricikliğini, özgünlüğünü, şimdi ve buradalığını temsil eden mistik atmosferdir.

Diğer Önemli Bilgiler

1947 - Söylentinin Yayılım Psikolojisi

Gordon Allport ve Leo Postman'ın 1947 tarihli 'The Psychology of Rumor' adlı eseri, söylenti ve dedikoduların kulaktan kulağa yayılırken nasıl biçim değiştirdiğini psikolojik deneylerle incelemiştir. Çalışma, dışsal bir uyarıcı olan söylentinin bireysel algı süzgeçlerinden geçerken nasıl törpülendiğini, detayların nasıl elendiğini ve çarpıtıldığını ortaya koymuştur.

1948 - Lasswell Formülü

Harold D. Lasswell, 1948 yılında yayımladığı makalesinde iletişimi 'Kim, neyi, hangi kanaldan, kime, hangi etkiyle?' (Who, says what, in which channel, to whom, with what effect?) sorularıyla formüle etmiştir. Bu beş soruluk doğrusal model, iletişim araştırmalarını kaynak, içerik, kanal, izleyici ve etki analizi olmak üzere beş temel uzmanlık alanına bölerek kurumsallaştırmıştır.

1949 - Matematiksel İletişim Modeli

Claude Shannon ve Warren Weaver, 1949 yılında telekomünikasyon mühendisliği problemleri için geliştirdikleri 'Matematiksel İletişim Modeli'ni sunmuşlardır. Bilgi aktarımını kaynak, verici, kanal, gürültü, alıcı ve hedef doğrusal hattında açıklayan bu model, daha sonra sosyal bilimciler tarafından iletişimin teknik ve gürültü boyutunu açıklamak için yaygınca benimsenmiştir.

1964 - Birmingham Çağdaş Kültürel Çalışmalar Merkezi

İngiltere'de 1964 yılında kurulan Birmingham Çağdaş Kültürel Çalışmalar Merkezi (CCCS), iletişim araştırmalarında çığır açmıştır. Richard Hoggart, Raymond Williams ve Stuart Hall gibi isimlerin öncülük ettiği merkez, elit kültür anlayışını reddederek popüler kültürü, gençlik altkültürlerini ve medyanın hegemonik yapısını nitel yöntemlerle incelemiştir.

1980 - Nationwide İzleyici Araştırması

David Morley'nin 1980 yılında yayımlanan 'The Nationwide Audience' adlı çalışması, Stuart Hall'un kodlama/kod açımlama kuramının ilk büyük ampirik uygulamasıdır. Morley, farklı sosyo-ekonomik ve sendikal geçmişe sahip grupların aynı televizyon programını tamamen farklı şekillerde yorumladığını göstererek izleyicinin aktif ve bağlamsal doğasını kanıtlamıştır.

2013 - Arap Baharı ve Sosyal Medya

Philip N. Howard ve Muzammil M. Hussain'in 2013 tarihli 'Democracy's Fourth Wave?' adlı çalışmaları, Arap Baharı sürecinde dijital medyanın rolünü analiz etmiştir. Çalışma, Twitter ve Facebook gibi platformların muhalif örgütlenmede, sansürü aşmada ve küresel kamuoyu oluşturmada nasıl kritik birer alternatif iletişim kanalı haline geldiğini somut verilerle ortaya koymuştur.

Türkiye'de Basın ve Sermaye İlişkisi (1985)

Raşit Kaya'nın 1985 yılında yayımlanan 'Türkiye'de Basın ve İktidar' adlı eseri, Türkiye'deki iletişim araştırmalarında eleştirel ekonomi politik yaklaşımın en önemli köşe taşlarından biridir. Kaya, Türk basınının tarihsel gelişimini, holdingleşme süreçlerini ve siyasi iktidarlarla olan karşılıklı bağımlılık ilişkilerini ekonomik yapılar üzerinden analiz etmiştir.

Sınavda Dikkat Et

  • Lippmann'ın 'pseudo-environment' (sözde çevre) kavramını doğrudan medyanın zihnimizde oluşturduğu kurgusal dünya ile eşleştirin; sınavlarda tanım sorusu olarak sıkça gelir.
  • Lasswell'in ünlü beşli formülünün ('Kim, neyi, hangi kanaldan...') sırasını ve unsurlarını ezberleyin; doğrusal iletişim modellerinin temelidir.
  • Lazarsfeld'in 'iki aşamalı akış' modelini görür görmez 'kanaat önderleri' ve 'sınırlı etkiler' kavramlarını arayın; bu üçlü her zaman bir bütündür.
  • Frankfurt Okulu (Adorno, Horkheimer) ile ampirik Columbia Okulu (Lazarsfeld) arasındaki farkı iyi kavrayın; biri eleştirel/ideolojik, diğeri pozitivist/etki odaklıdır.
  • Stuart Hall'un 'kodlama/kod açımlama' modelindeki üç okuma biçimini (egemen, müzakereli, muhalif) mutlaka bilin; izleyicinin aktifliğini açıklayan en popüler sınav konusudur.
  • Dallas Smythe'ın 'izleyici emtiası' kavramını reklamcılık ve medyanın ekonomi politiği ile ilişkilendirin; medyanın asıl sattığı şeyin izleyicinin kendisi olduğunu unutmayın.