← Ünite 5
İletişime Giriş

Ünite 5: İletişim Kuramlarına Giriş

Relation Gazetesi (1605)
Johann Carolus tarafından Strasbourg'da çıkarılan ve dünya tarihinin ilk düzenli basılı gazetesi olarak kabul edilen yayındır. Kitle iletişim araçlarının başlangıcını simgeler ancak bu araçlar üzerine sistematik araştırmaların başlaması için 20. yüzyılın kitle toplumunun oluşması gerekmiştir.
Payne Fonu Araştırmaları (1929-1932)
ABD'de sinemanın çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerini inceleyen 13 kapsamlı ampirik çalışmadan oluşur. Araştırma sonuçları, filmlerin çocukların tutum, uyku düzeni ve davranışları üzerinde son derece güçlü etkilere sahip olduğunu ortaya koyarak dönemin 'güçlü etkiler' varsayımını ampirik olarak desteklemiştir.
Dünyalar Savaşı Radyo Paniği (1938)
30 Ekim 1938'de Orson Welles'in H.G. Wells'in romanından uyarladığı radyo tiyatrosu yayınıdır. Dinleyicilerin en az bir milyonunun Marslıların dünyayı gerçekten işgal ettiğini sanarak paniklemesi, medyanın kitleler üzerindeki anlık ve sarsıcı gücünün en somut tarihsel örneği olarak literatüre geçmiştir.
People's Choice Araştırması (1940)
Lazarsfeld, Berelson ve Gaudet tarafından Ohio eyaletinin Erie kentinde başkanlık seçimleri sırasında yürütülen panel çalışmasıdır. Medyanın doğrudan oy değiştirme etkisinin çok zayıf olduğunu, asıl etkisinin mevcut tercihleri pekiştirmek olduğunu bularak 'sınırlı etkiler' dönemini başlatmıştır.

Anahtar Kavramlar

KuramHerhangi bir toplumsal olayı ya da olguyu, onun gelişimini, nedenlerini ve sonuçlarını bir bütünlük içinde açıklayan, bilimsel, sistemli ve sınanabilir fikirler bütünüdür.
Kitle ToplumuSanayileşme ve kentleşme süreciyle ortaya çıkan, geleneksel yerel bağların zayıfladığı, bireylerin birbirinden yalıtıldığı ve toplumsal deneyimin medya üzerinden kurulduğu modern toplum biçimidir.
Sihirli Mermi / Hipodermik İğneMedya mesajlarının birbirinden yalıtılmış, savunmasız izleyiciler üzerinde doğrudan, anında, tek yönlü ve evrensel etkiler yarattığını savunan erken dönem iletişim modelidir.
Kanaat Önderiİki aşamalı akış modelinde, medya mesajlarını ilk alan, yorumlayan ve kendi sosyal çevrelerindeki daha az aktif bireylere aktararak onların tutumlarını etkileyen kişidir.
İki Aşamalı AkışMedya mesajlarının önce aktif kanaat önderlerine ulaştığını, ardından bu önderler aracılığıyla kişilerarası iletişim kanallarıyla daha geniş kitlelere yayıldığını öngören modeldir.
Pekiştirme (Reinforcement)Kitle iletişim araçlarının bireylerin mevcut tutum ve davranışlarını değiştirmekten ziyade, var olan inanç ve tercihlerini destekleyip güçlendirmesi etkisidir.
Gündem Belirleme (Agenda-Setting)Medyanın haber seçimleri ve vurgularıyla kamuoyunun ne hakkında düşüneceğini ve hangi konuları önemli algılayacağını belirleme gücünü açıklayan kuramdır.
Suskunluk SarmalıBireylerin dışlanma korkusuyla, savundukları fikirlerin azınlıkta olduğunu algıladıklarında sessiz kalmayı tercih etmeleri ve bu durumun egemen görüşü daha da baskın hale getirmesi sürecidir.
Medya Sistemi BağımlılığıToplumsal kriz, değişim ve belirsizlik dönemlerinde bireylerin bilgi edinmek ve dünyayı anlamlandırmak için medyaya olan bağımlılıklarının ve dolayısıyla medyanın etkisinin artması durumudur.
Kullanımlar ve DoyumlarOdağı medyanın insanlara ne yaptığından insanların ihtiyaçlarını karşılamak için medyayla ne yaptığına kaydıran, izleyiciyi aktif ve amaçlı kabul eden yaklaşımdır.
Yeniliklerin YayılmasıEverett Rogers tarafından geliştirilen, yeni fikir, teknoloji ve pratiklerin bir toplumsal sistemin üyeleri arasında belirli kanallarla zaman içinde nasıl yayıldığını açıklayan modeldir.
Kültürel EmperyalizmGelişmiş ülkelerin ürettiği medya içeriklerinin ve kültürel formatların, gelişmekte olan ülkelerin yerel kültürlerini ve üretim alanlarını tahrip ederek onları bağımlı kılması sürecidir.
Kültür EndüstrisiFrankfurt Okulu tarafından geliştirilen, geç kapitalizmde kültürel ürünlerin standartlaştırılarak ticari metalara dönüştürülmesini ve kitlelerin rızasını üretmesini açıklayan kavramdır.
HegemonyaAntonio Gramsci'den esinlenen, egemen sınıfların rıza, uzlaşı ve kültürel liderlik yoluyla, ezilen sınıfların sağduyusunu kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmesi sürecidir.
Kodlama / KodaçımlamaStuart Hall'un, medya metinlerinin üretilirken belirli ideolojik kodlarla kurulduğunu (kodlama), izleyiciler tarafından ise kendi sosyal konumlarına göre çözümlendiğini (kodaçımlama) savunan modelidir.
Çok Anlamlılık (Polysemy)Bir medya metninin tek bir sabit anlama sahip olmaması, farklı izleyiciler tarafından kendi toplumsal konumlarına göre birden çok şekilde yorumlanabilmesi özelliğidir.
İzleyici MetasıDallas Smythe'nin geliştirdiği, reklam destekli ticari medya sistemlerinde asıl satılan ürünün içerik değil, izleyicilerin satın alınan dikkat süresi ve zamanı olduğunu savunan kavramdır.
Propaganda ModeliHerman ve Chomsky'nin, haber medyasının sahiplik, reklam, kaynaklar, flak ve ideoloji gibi beş yapısal filtreden geçerek egemen sınıfların rızasını ürettiğini savunan modelidir.
Yankı Odası (Echo Chamber)Dijital platformlarda algoritmik kürasyon sonucu bireylerin yalnızca kendi görüşlerini destekleyen içeriklerle karşılaşması ve farklı seslerden yalıtılması durumudur.
Seçici Maruz KalmaBireylerin kendi inanç, tutum ve değerleriyle uyumlu olan medya mesajlarını bilinçli veya bilinçsiz olarak seçmesi ve uyumsuz olanlardan kaçınması eğilimidir.
Ağlı Gündem BelirlemeDijital çağda gündemin tek yönlü değil; haber kurumları, algoritmalar, sosyal medya platformları ve kullanıcıların karşılıklı etkileşimiyle çok katmanlı kurulması sürecidir.

Diğer Önemli Bilgiler

Why We Fight Deneyleri (1949)

Carl Hovland ve ekibinin II. Dünya Savaşı sırasında Amerikan askerleri üzerinde yaptığı deneysel çalışmadır. Ordu tanıtım ve propaganda filmlerinin askerlerin bilgi düzeyini artırdığı ancak savaşa yönelik genel tutum ve savaşma motivasyonlarını değiştirmede yetersiz kaldığını bularak sınırlı etki tezini desteklemiştir.

Personal Influence Çalışması (1955)

Elihu Katz ve Paul Lazarsfeld tarafından Illinois eyaletinin Decatur kentinde kadınların tüketici ve moda tercihleri üzerine yapılan araştırmadır. İki aşamalı akış hipotezini doğrudan sınamış ve kişisel tartışmaların medya mesajlarından çok daha etkili olduğunu ampirik olarak kanıtlamıştır.

The Passing of Traditional Society (1958)

Daniel Lerner'ın Ortadoğu ülkelerini kapsayan ve Türkiye örneğini de içeren modernleşme çalışmasıdır. Kentleşme, okuryazarlık, medya takibi ve siyasal katılım arasında doğrusal bir ilişki kurarak kitle iletişim araçlarının geleneksel toplumları modernleştirmedeki rolünü savunmuştur.

Kitle İletişimi ve Ulusal Kalkınma (1964)

Wilbur Schramm'ın kitle iletişim araçlarının az gelişmiş ülkelerdeki ekonomik ve toplumsal kalkınma planlarına nasıl eklemlenebileceğini inceleyen, UNESCO destekli öncü çalışmasıdır. İletişimi kalkınmayı hızlandıran kurumsal bir yardımcı olarak konumlandırmıştır.

MacBride Raporu (1980)

UNESCO bünyesinde Sean MacBride başkanlığındaki komisyon tarafından hazırlanan 'Many Voices, One World' (Çok Sesli Tek Dünya) başlıklı rapordur. Küresel haber akışındaki Batı tekelini eleştirmiş, daha dengeli, adil ve çoğulcu bir Yeni Dünya Enformasyon ve İletişim Düzeni (NWICO) önermiştir.

1996 Telekomünikasyon Yasası

ABD'de yürürlüğe giren ve iletişim endüstrilerinde deregülasyonu (serbestleşmeyi) sağlayan yasadır. Bu yasa, kamu politikalarının yerine piyasa rasyonalitesini koyarak 1990'lar boyunca devasa medya holdinglerinin birleşmesine ve mülkiyet yoğunlaşmasına (konglomerasyon) zemin hazırlamıştır.

The Nationwide Audience (1980)

David Morley tarafından yapılan ve İngiliz Kültürel Çalışmaları'nın dönüm noktası olan alımlama araştırmasıdır. Aynı televizyon programını izleyen farklı sınıfsal ve mesleki grupların, kendi toplumsal konumlarına göre nasıl tamamen farklı ve müzakereci/karşıt okumalar ürettiğini ampirik olarak göstermiştir.

1965 Almanya Genel Seçimleri

Elisabeth Noelle-Neumann'ın 'Suskunluk Sarmalı' kuramını geliştirmesine ilham veren seçimlerdir. Seçim öncesi anketlerde baş başa görünen partilerden birinin, son düzlükte 'kazanacak taraf' algısının güçlenmesiyle oylarını dramatik şekilde artırmasını, kararsızların sessiz kalma eğilimiyle açıklamıştır.

Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü (1923)

Almanya'nın Frankfurt kentinde kurulan ve 'Frankfurt Okulu' olarak anılan eleştirel düşünce merkezidir. Marksist teoriyi kültür, ideoloji ve kitle iletişimi ekseninde yeniden yorumlayarak modern kapitalizmin rıza üretim mekanizmalarını deşifre eden çalışmalara imza atmıştır.

Decatur Araştırması Bulgusu

Katz ve Lazarsfeld'in çalışmasında, farklı alanlardaki kanaat önderliği arasında neredeyse hiç örtüşme olmadığı bulunmuştur. Örneğin, bir kadının moda konusunda kanaat önderi olması, onun pazarlama veya kamu işleri konusunda da lider olacağını öngörmeye yetmemektedir.

Bernard C. Cohen'in Saptaması (1963)

Gündem belirleme kuramının temelini oluşturan ünlü tespittir: 'Basın insanlara ne düşüneceklerini söylemede başarılı olamasa da ne hakkında düşüneceklerini söylemede olağanüstü başarılıdır.' Bu saptama medyanın bilişsel düzeydeki güçlü etkisini özetler.

Sınavda Dikkat Et

  • Sihirli Mermi / Hipodermik İğne modelinin 'tek yönlü', 'doğrudan' ve 'geribildirimsiz' olduğunu unutma; sınavda bu özellikler üzerinden soru gelebilir.
  • People's Choice (1940) araştırmasının 'tutum değiştirme' değil, 'pekiştirme' ve 'aktivasyon' etkisi bulduğunu aklında tut; bu ayrım sınavlarda sıkça sorgulanır.
  • İki Aşamalı Akış modelinde medyanın doğrudan kitleye değil, önce 'kanaat önderlerine' ulaştığını ve etkinin dolaylı olduğunu unutma.
  • Gündem Belirleme kuramının 'ne düşüneceğimizi değil, ne hakkında düşüneceğimizi' belirlediği yönündeki Bernard Cohen saptaması sınavların klasik soru adayıdır.
  • Suskunluk Sarmalı'ndaki temel itici gücün 'yalıtılma/dışlanma korkusu' olduğunu bil; psikolojik arka planı sorulabilir.
  • Stuart Hall'un Kodlama/Kodaçımlama modelindeki üç okuma konumunu (egemen, müzakereci, karşıt) ve alımlama analizindeki David Morley'nin 'The Nationwide Audience' çalışmasını birbiriyle ilişkilendirerek çalış.
  • Dallas Smythe'nin 'izleyici metası' kavramını gördüğünde, ticari medyada asıl satılan şeyin izleyicinin dikkati ve zamanı olduğunu hatırla.
  • Modernleşme kuramcıları (Lerner, Schramm, Rogers) ile Kültürel Emperyalizm/Bağımlılık kuramcıları arasındaki Batı merkezcilik çatışmasına ve MacBride Raporu'nun dengeli akış talebine dikkat et.