Yüksek verimli bir süt sığırı, meme bezlerinde sadece 1 litre süt sentezleyebilmek için yaklaşık 400 litre kanı meme dokusundan devri daim ettirmek zorundadır. Bu devasa hücresel ve organ-sistem faaliyeti vücutta çok yüksek miktarda metabolik ısı üretimine yol açar.
Yüksek süt verimine sahip kültür ırkı sığırlar, metabolik ısı üretimleri çok yüksek olduğu için 25 °C gibi nispeten düşük görünen çevre sıcaklıklarının üzerinde bile sıcaklık stresine girmeye başlarlar. Buna karşın sıcağa dayanıklı Bos indicus sığırlarında bu sınır 35 °C'dir.
Barınak içi nispi nem seviyesinin tüm çiftlik hayvanları için %60-65 civarında tutulması istenir. Nem bu sınırın altına düştüğünde yem, altlık ve dışkı tozlaşarak solunum yolu mukozalarına zarar verir; bu sınırın üzerine çıktığında ise evaporatif serinlemeyi engelleyerek sıcaklık stresini tetikler.
Uzun süreli (kronik) stresörlere maruz kalan hayvanlarda böbreküstü bezlerinden sürekli kortizol salgılanır. Kortizol hormonu, bağışıklık sisteminin hücrelerini ve savunma mekanizmalarını baskılayarak hayvanları enfeksiyonlara, akciğer yangısına (pnömoni) ve ölümlere karşı tamamen savunmasız hale getirir.
Sağım esnasında ineklerin korkutulması veya barınakta köpek havlaması gibi ani stresörler, sütün indirilmesini sağlayan oksitosin hormonunun salgılanmasını bloke eder. Bunun sonucunda süt meme loblarında hapsolur ve dışarıya sağılamaz.