Mülkilik İlkesiSomut hukuki olayın taraflarının vatandaşlık bağına bakılmaksızın, olayın vuku bulduğu ülke yasalarının ve mahkemelerinin yetkili olmasını ifade eden temel ilkedir. Devlet egemenliğinin doğrudan bir sonucu olan bu ilke Türk Ceza Kanunu'nun 8. maddesinde düzenlenmiştir. Örneğin Antalya'da Rus ve Ukrayna vatandaşları arasında çıkan bir kavgada Türk mahkemelerinin yetkili olması bu ilkeye dayanır.
Şahsilik İlkesiYargılama yetkisinin veya uygulanacak normun belirlenmesinde tarafların vatandaşlık bağının esas alındığı ilkedir. Failin vatandaşlığı esas alındığında 'faile göre şahsilik', mağdurun vatandaşlığı esas alındığında ise 'mağdura göre şahsilik' olarak adlandırılır. Bir Türk vatandaşının İspanya'da işlediği suçtan dolayı Türkiye'ye döndüğünde TCK m. 11 uyarınca yargılanabilmesi faile göre şahsilik ilkesinin bir örneğidir.
Koruma İlkesiBir devlete, kendi varlığına, güvenliğine veya evrensel nitelikteki değerlerine yönelik suçları nerede ve kim tarafından işlenmiş olursa olsun cezalandırma yetkisi tanıyan ilkedir. Türk Ceza Kanunu m. 12/1 ve m. 13/1-b hükümleri bu ilkenin normatif karşılığıdır. Örneğin bir yabancının Berlin'deki Türk Elçiliğine saldırması durumunda Türkiye'nin yargılama yetkisinin bulunması koruma ilkesine dayanır.
Evrensellik İlkesiİnsanlığın ortak değerlerini hedef alan ağır suçların faillerinin cezasız kalmasını önlemek amacıyla, suçun işlendiği yer ve faillerin vatandaşlığından bağımsız olarak tüm devletlere yargılama yetkisi veren ilkedir. TCK m. 13 kapsamındaki soykırım ve insanlığa karşı suçlar bu ilkenin yansımasıdır. Yargılama yapılması genellikle Adalet Bakanı'nın talebi şartına bağlanmıştır.
Açık İlgaBir hukuk kuralının, yürürlüğe giren başka bir hukuk kuralının metninde açıkça belirtilmek suretiyle yürürlükten kaldırılması durumudur. Bu şekilde yürürlükten kaldırılan kanun veya maddeler hukuken 'mülga' olarak adlandırılır. Yeni kanunun son maddelerinde yer alan '... sayılı kanun yürürlükten kaldırılmıştır' ifadesi açık ilgaya örnektir.
Zımnî İlgaSonradan yürürlüğe giren bir hukuk normunun, önceki düzenlemeyle aynı konuyu kapsaması ve onunla çelişmesi nedeniyle eski kuralı açıkça belirtmeksizin hükümsüz kılmasıdır. Bu durumda birden fazla kural yürürlükte gibi görünse de uyuşmazlık yeni kurala göre çözümlenir. Örneğin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle 2886 sayılı kanunun bazı hükümlerinin geçerliliğini yitirmesi zımni ilgadır.
Derhal Uygulama İlkesiBir hukuk kuralının usulüne uygun olarak yürürlüğe girdiği andan itibaren gerçekleşen tüm olay ve işlemlere uygulanmasını ifade eden ana kuraldır. Geçmişe yürüme yasağının tabii bir sonucu olan bu ilkede, maddi hukuk kuralları için olayın meydana geldiği tarih, usul kuralları için ise usul işleminin yapıldığı tarih esas alınır.
Lehe Kanunun Geçmişe YürümesiSuçun işlendiği tarihten sonra yürürlüğe giren yeni ceza normunun failin lehine sonuçlar doğurması halinde, geçmişte işlenen fiile uygulanması esasıdır (TCK m. 7/2). Maddi ceza hukuku kurallarında ve zamanaşımı, erteleme gibi belirli alanlarda geçerli olan bu kural, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar gözetilir.
İleriye Yürüme İlkesiBir hukuk kuralının yürürlükten kalktıktan sonra dahi, kendi yürürlük dönemi içerisinde gerçekleşmiş olan olaylara uygulanmaya devam etmesidir. Türk ceza hukukunda (TCK m. 7/4) süreli ve geçici kanunlar bakımından kabul edilmiştir. Yürürlük süresi biten olağanüstü dönem kanunlarındaki ihlallerin cezasız kalmaması için uygulanır.
Yasama SorumsuzluğuMilletvekillerinin Meclis çalışmalarındaki oy, söz ve düşüncelerinden, bunları Meclis dışında açıklamalarından dolayı ömür boyu ve mutlak olarak cezai sorumluluktan muaf olmalarını sağlayan kurumdur (Anayasa m. 83/1). Hukuki niteliği şahsi cezasızlık sebebi olup Meclis kararıyla kaldırılamaz, ancak tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Yasama DokunulmazlığıMilletvekillerine görev süreleri boyunca isnat edilen suçlar nedeniyle tutuklanma, sorgulanma ve yargılanma gibi muhakeme işlemlerine karşı geçici koruma sağlayan mekanizmadır (Anayasa m. 83/2). Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce başlanmış Anayasa m. 14 durumları hariç tutulmuş olup TBMM kararıyla kaldırılabilir.
Diplomatik Dokunulmazlık1961 tarihli Viyana Sözleşmesi uyarınca elçiler, diplomatik personel ve ailelerine tanınan; bulundukları ev sahibi devletin yargı, ceza, arama, gözaltı ve vergi uygulamalarından muaf olmalarını sağlayan uluslararası bağışıklıktır. Bu kişilerin konutları, evrakları ve diplomatik çantaları dokunulmaz niteliktedir.
Somut Norm DenetimiBir davaya bakmakta olan yerel mahkemenin, uygulayacağı kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünü Anayasaya aykırı görmesi veya tarafların aykırılık iddiasını ciddi bulması üzerine konuyu Anayasa Mahkemesine taşıması usulüdür (Anayasa m. 152). Doğrudan açılan iptal davası olan 'soyut norm denetiminden' (m. 150) bu yönüyle ayrılır.