Acil durumlarda yüksek anksiyete yaşayan hasta yakınları, zamanı normalden çok daha yavaş akıyor gibi algılarlar. Bu durum, sağlık çalışanlarının yavaş müdahale ettiği veya kendilerini kasten beklettiği algısına yol açarak öfkeyi tetikler.
Öfkeli veya saldırgan davranışlar sergileyen bir hasta yakını ile iletişim kurarken, sağlık çalışanının kendi güvenliğini sağlamak amacıyla bireyin özel alanına girmeden güvenli beden mesafesini koruması hayati önem taşır.
Acil servislerde çocuklara yapılacak enjeksiyon gibi ağrılı işlemler öncesinde 'hiç acımayacak' şeklinde yalan söylenmemelidir. Çocuklar yalanı çabuk fark eder ve bu durum sağlık çalışanına olan güveni tamamen yok eder.
Acil servise sevdiği bir oyuncak, biberon veya battaniye ile getirilen çocukların bu eşyaları elinden alınmamalıdır. Tanıdık nesneler ve yüzler, çocuğun yabancı ortamda yaşadığı korku ve anksiyeteyi önemli ölçüde azaltır.
Ergenlik dönemindeki çocuk hastaların cinsel kimlik gelişimleri hassas olduğundan, acil müdahalelerde mahremiyetlerine en az yetişkinler kadar saygı gösterilmeli ve giysileri çıkarılırken mutlaka gerekçesi açıklanmalıdır.
Yaşlılık döneminde derinin incelmesi ve kemik yoğunluğunun azalması gibi fiziksel değişimlerin yanı sıra görme ve işitme kayıpları sık yaşanır. Bu nedenle yaşlı hastayla iletişime geçmeden önce duyusal engeli olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Bilinç bulanıklığı (konfüzyon) yaşayan hastaların beyinlerindeki bilgi işleme süreci yavaşlar. Bu hastalara yöneltilen basit soruların ardından, cevap verebilmeleri için kendilerine normalden çok daha fazla süre tanınmalıdır.