Özet
← Ünite 8

Ünite 8: Ergonomi — Konu Anlatımı

Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium

1Ergonomi Kavramı, Tanımı ve Tarihsel Gelişimi

Ergonomi terimi, kökenini antik Yunanca'da 'iş' anlamına gelen 'ergon' ve 'yasa' veya 'doktrin' anlamına gelen 'nomos' kelimelerinin birleşiminden almaktadır. Bu etimolojik dayanakla ergonomi, çalışan bireyin doğasına uyumlu iş ve çalışma ortamı tasarımı üzerine odaklanmış bilimsel bir disiplindir. Temel felsefesi, işin insana göre tasarlanması ve insanın fiziksel, fizyolojik ve psikolojik sınırlarına saygı duyulmasıdır.

Alternatif bir ifadeyle ergonomi, bir dizi önleyici tedbirin uygulanması suretiyle, çalışanların fiziksel bütünlüğünün korunmasının yanı sıra, onların fiziksel, fizyolojik ve psikolojik kapasitelerine en uygun çalışma koşullarının sağlanmasını ve nihayetinde işçi refahının optimize edilmesini amaçlamaktadır. Bu disiplin, insanı teknolojinin ve iş süreçlerinin merkezine yerleştirerek, insanın sistem içindeki rolünü ve güvenliğini en üst düzeye çıkarmaya çalışır.

Ergonomiyi iş biliminin bir alt disiplini olarak insanlarla ilgili anatomik, fizyolojik, psikolojik, sosyolojik ve teknik bilgilerden yararlanarak insan işinin yapılabilirlik ve dayanılabilirlik sınırlarının belirlenmesi için yöntemler geliştiren bir bilim dalı olarak tarif etmek de mümkündür. Ergonomi, gerek çalışma koşulları ve gerekse verimliliği iyileştirmeye yönelik olarak işin nicelik ya da nitelik bakımından incelenmesi şeklinde de tanımlanır.

Ergonominin temel görevleri arasında çalışma ortamlarına yönelik aydınlatma, hava ve gürültü koşullarına ilişkin olarak en iyi ortamı geliştirmek, sıcak ortamlarda fiziksel iş yükünü azaltmak, çalışma pozisyonlarını geliştirmek ve bazı hareketlerde çaba derecesini azaltmak yer alır. Ayrıca göstergelerin okunmasında işçilerin psikoduygusal görevlerini kolaylaştırmak, doğal ve alışılmış reflekslerin daha iyi kullanılmasını sağlamak, gereksiz bilgileri anımsama çabasını önlemek ile makine kollarının çalıştırılmasını ve denetimlerini kolaylaştırmak da bu görevler arasındadır.

2Ergonominin Amaçları ve Uğraş Alanları

Ergonominin temel amaçları geniş bir yelpazede ele alınır. Bu amaçların başında işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması, iş gücü kayıplarının önlenmesi, yorulmanın ve iş stresinin azaltılması, iş kazaları ve mesleki risklerin en aza indirilmesi ile verimlilik ve kalitenin yükseltilmesi gelmektedir. Ergonomi, gürültü, renk ve ışık etüdü yapar, çalışma ve dinlenme sürelerinin belirlenmesine katkıda bulunur.

Ergonominin birinci amacı insan-makine birleşiminin verimliliğini ve iş güvenliğini artırmaktır. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde, insan unsurunun göz ardı edilmesini ortadan kaldırarak makine ve sistemlerin insanın kullanımına en uygun şekilde tasarlanmasını hedefler. Bu sayede hem üretim süreçlerindeki hatalar azalır hem de çalışanın iş doyum düzeyi yükselir.

Ergonominin uğraş alanları ise insan-makine sistemine ilişkin fiziksel konular, insan-makine sistemine ilişkin kavramsal konular, iş yeri tasarımı ve iş alanı yerleşimi, fiziksel çevre, psikolojik çevre ile görev tasarımı, seçme ve eğitme başlıklarından oluşur. Bu alanların her biri, çalışanın iş ortamındaki konforunu ve güvenliğini doğrudan etkileyen kritik bileşenlerdir.

3Ergonominin Kapsamı, Çok Disiplinli Yapısı ve Temel Bilgi Alanları

Ergonomik yaklaşımın çok disiplinli özelliği, çok farklı insan boyutları ile ilişkili olması anlamına gelir ve güncel çalışma paradigmaları ile teknolojik gelişmeler ışığında faaliyet alanını genişletmiştir. Ergonomi, başta mühendislik (endüstri mühendisliği), biyomekanik, fizyoloji, tıp bilimleri (meslek hastalıkları), psikoloji (bilişsel bilimler), sosyoloji, antropometri, istatistik, epidemiyoloji, yönetim bilimleri ve iş yasaları gibi birçok disiplinden faydalanır.

Uygulamalı niteliğinin bir sonucu olarak ergonomik yaklaşım, daha çok, iş yeri veya çevrenin insanlara uyarlanması sonucunu doğurur. Ergonominin görevi, insana yönelik bir iş düzenlemesinin temel bilgilerini sağlamaktır. Böylece işin insana ve insanın işe uyumu için gerekli koşulları belirler. İşin insana uyumu; çalışılan yerin ve üretim araçlarının analizi ve düzenlenmesi, iş çevresinin analizi ve düzenlenmesi ile iş organizasyonunun analizi ve düzenlenmesi ögelerinden oluşur.

İnsanın işe uyumunda dikkate alınması gereken ögeler ise kişinin işin içeriğine bireysel yatkınlığı, yani personel planlaması ve işe yerleştirme yapılırken yaş, cinsiyet ve bedensel yapının dikkate alınması, iş öğretimi ve işe alıştırma gibi hususlardır. Ergonominin kapsamında yer alan temel bilgi alanları arasında antropometri, fizyoloji, psikoloji, enformasyon, organizasyon ve iş güvenliği bulunur. Bu alanlar, çalışanın fiziksel ve zihinsel sağlığını korumak için entegre bir şekilde çalışır.

4Ergonomide Çevre Faktörleri ve Yönetimi

Ergonomik açıdan çevresel faktörlerin dikkate alınmaması, iş kazaları, üretkenlik düşüşü, tükenmişlik ve meslek hastalıkları gibi ciddi sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle iş ortamlarının sistematik biçimde değerlendirilmesi ve çevresel koşulların insan biyolojisine uygun hale getirilmesi kritik önem taşımaktadır. Çevresel faktörler arasında gürültü, aydınlatma, termal konfor, hava kalitesi, titreşim, renk ve mekânsal düzenleme ile zararlı ve kimyasal maddeler yer alır.

Gürültü, çalışma ortamında olduğu kadar çalışma ortamı dışında da insanı rahatsız eden çevresel bir faktördür. Ses, insanı rahatsız edecek düzeye ulaştığında gürültü olarak adlandırılır. İş yerlerinde çevresel gürültü, işitme sağlığı üzerinde doğrudan etkili olmanın ötesinde, dikkat dağınıklığı, stres, iletişim zorlukları ve bilişsel performans düşüklüğü gibi etkiler yaratır. Ergonomik gürültü yönetimi; mekanik kaynaklı seslerin izolasyonu, gürültü emici malzemelerin kullanımı, işitme koruyucu ekipman temini ve etkin gürültü ölçüm sistemleriyle sağlanır.

Aydınlatma, görsel performans ve psikolojik konfor açısından en önemli çevre faktörlerinden biridir. Yetersiz ya da aşırı aydınlatma; görsel yorgunluk, baş ağrısı, dikkat dağınıklığı ve iş kazalarına yol açabilir. Algılamanın %80 ile 90'ı en temel duyu organı olan göz kanalıyla gerçekleşir. Termal konfor ise vücut ısısının dengede tutulması açısından belirleyicidir. Ortam sıcaklığı, nem oranı, hava akımı, giyilen kıyafet ve iş yükü termal konforu etkileyen ana unsurlardır.

5Psikososyal Ortamın Ergonomik Boyutu ve Meslek Hastalıkları

Güncel ergonomi yaklaşımları, çevresel faktörler arasında psikososyal çevrenin de dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. İş yerinde stres yaratan etmenler, sosyal izolasyon, kontrol eksikliği ve örgütsel adaletsizlik gibi durumlar tükenmişlik sendromu, iş doyumsuzluğu ve performans düşüklüğü gibi sonuçlara yol açabilir. Psikososyal çevreyi iyileştirmek için katılımcı yönetim uygulamaları, iş yükü dengelemesi ve sosyal destek sistemleri geliştirilmelidir.

Çalışma koşulları ve ortamının uygunsuzluğundan kaynaklanabilecek sağlık sorunları, yani meslek hastalıkları, ergonominin temel uğraş alanlarındandır. Meslek hastalıkları, iş ortamında fiziksel, kimyasal veya biyolojik etkenlere maruz kalma sonucu ortaya çıkan sağlık sorunları ya da işyeri ortamında bulunan faktörlerin etkisi ile meydana gelen hastalıkların ortak adıdır. Meslek hastalıkları, mesleğe özgü olmalarıyla ayırt edilirler ve iş yerinde alınacak önlemlerle önlenebilir niteliktedirler.

Başlıca meslek hastalığına neden olan faktörler fiziksel faktörler (gürültü, titreşim, aydınlatma, iklimlendirme), kimyasal faktörler, biyolojik faktörler, psikososyal faktörler (iş yükü, stres, iş organizasyonu ve ilişkiler) olarak sıralanabilir. Meslek hastalığına yakalanmış olan bir çalışan, hastalığın daha fazla ilerlemesini önlemek amacıyla derhal iş yeri ortamından uzaklaştırılmalı ve gerekli tıbbi, çevresel ve kişisel koruyucu tedbirler alınmalıdır.

6Çalışma Yeri Düzenlemesi ve Antropometri

Çalışma yerinin ergonomik düzenlenmesi beş ana başlık altında incelenir: antropometrik, fizyolojik, psikolojik, enformasyon tekniğine dayalı ve güvenlik tekniğine (İSG) dayalı çalışma yeri düzenlemesidir. Çalışma yeri düzenlenirken vücut duruşları (postür) büyük önem taşır. Çalışma yaşamında oturma ve ayakta olmak üzere iki temel postür şekli değerlendirilir. Sürekli aynı pozisyonda kalmak yerine, işin elverdiği ölçüde oturarak ve ayakta durarak dönüşümlü çalışma teşvik edilmelidir.

Antropometri, insan vücudunun boyutları ile ilgilenen özel bir bilim dalı olup Yunanca'da 'insan' anlamında kullanılan 'anthropos' ve 'ölçüm' anlamında kullanılan 'metron' kelimelerinden türetilmiştir. Antropometri, insan vücut ölçüleri ve vücut hareketlerinin mekanik yönleri ile bu hareketlerin frekans ve sınırları gibi insan vücut özellikleri ile uğraşır. Tasarlanacak sisteme veya mekâna ilişkin donanım, aygıt ve yakın çevrenin tasarlanmasında vücut ölçülerinin bilimsel yöntemlerle saptanmasını amaçlar.

Antropometrik tasarımlarda kullanılmak üzere üç farklı veri türü geliştirilmiştir: statik antropometri, dinamik (fonksiyonel) antropometri ve kuvvetsel antropometri. Statik antropometri, insan vücudunun sabit pozisyonlardaki boyutlarının ölçülmesiyle elde edilen verilerdir. Dinamik antropometri, insanın hareket hâlindeki vücut ölçülerinin bulgularını verir. Kuvvetsel antropometri ise insan vücudu üzerindeki yüklerin mekanik analizini yapmada kullanılır ve eklemlerin üzerine aşırı yük binmesini engellemeyi amaçlar.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250