Sınavdan düşük not alan bir öğrencinin 'Ben aptalım' şeklindeki hatalı düşüncesi, içe kapanma ve dersi dinlememe davranışına yol açar. Bu durum, bilişsel davranışçı yaklaşımın duygu-düşünce-davranış döngüsünü somutlaştıran klasik bir okul örneğidir.
Okul sosyal hizmeti uygulamasında uzman, engelli kardeşi olan ve ekonomik güçlük çeken bir ailenin evde bakım yardımından yararlanmadığını tespit ederek, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile aile arasında bağlantı kurucu rol üstlenmiştir.
Türkiye'de yürütülen çok sayıda sosyal politikaya rağmen, kız çocuklarının eğitim hakkından mahrum kalması önemli bir sorun alanıdır. Okul sosyal hizmeti, bu eşitsizlikle mücadele etmek için aile bilincini artırma ve makro düzeyde savunuculuk yapma görevini üstlenir.
İhmal ve istismar riski altındakiler, bedensel veya ruhsal hastalığı olanlar, engelliler, göç deneyimi bulunanlar ve sosyoekonomik düzeyi çok düşük ailelerden gelen çocuklar okul sosyal hizmetinin öncelikli hizmet grupları arasında yer alır.
Okulun olanaklarının yetersiz kaldığı durumlarda uzman; sosyal sorumluluk projeleri yürüten şirketler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, sağlık kurumları ve hibe sağlayan kuruluşlar gibi dış paydaşları harekete geçirir.
Uzman, öğrencinin sadece okul içi beyanlarıyla yetinmeyip, çocuğun yaşam koşullarını yerinde görmek amacıyla ev ve çevre ziyaretleri gerçekleştirerek resmi sosyal inceleme raporu hazırlar.
Kriz yaratan durumlar karşısında okul personelinin nasıl davranacağını ve krizlerin nasıl yönetileceğini önceden belirleyen, öğrencilerin psikososyal iyilik halini korumayı amaçlayan kurumsal eylem planıdır.
Öğrenciyle yapılan görüşmelerdeki bilgilerin saklanması etik bir zorunluluktur; ancak çocuğun hayatını tehdit eden istismar, intihar riski veya ağır ihmal gibi durumlarda gizlilik ilkesi müracaatçının yüksek yararı gözetilerek sınırlandırılabilir.