Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium
Soğuk Savaş, II. Dünya Savaşı'nın hemen ardından ABD ve SSCB önderliğinde iki kutuplu bir dünya yaratarak yaklaşık 45 yıl sürmüştür. 1985 yılında Konstantin Çernenko’nun ölümüyle SSCB'nin başına gelen Mihail Gorbaçov, ülkedeki tıkanmışlığı aşmak amacıyla 'Glasnost' (açıklık) ve 'Perestroika' (yeniden yapılandırma) politikalarını uygulamaya koymuştur. Bu politikalar, başlangıçta sistemi canlandırmayı amaçlasa ਵੀ, ülkede uzun süredir bastırılmış olan milliyetçilik, serbest piyasa ve demokrasi taleplerini serbest bırakarak sistemin çöküşünü hızlandırmıştır.
Gorbaçov yönetimi, 1986'daki 27. Kongre ile açık eleştirinin önünü açmış, 1988'deki Parti Konferansı ile çok adaylı seçim sistemini ve Halk Temsilcileri Meclisi'nin kurulmasını sağlayarak Komünist Parti'nin yönetimdeki tekelini sarsmıştır. 5 Şubat 1990'da Komünist Parti anayasa değişikliği yaparak tek parti yönetiminden vazgeçtiğini duyurmuştur. Ancak bu demokratikleşme dalgası, Baltık ülkeleri başta olmak üzere tüm birlik cumhuriyetlerinde bağımsızlık çığlıklarının yükselmesine engel olamamıştır.
16 Mart 1991'de düzenlenen referandumda eşit egemen devletler federasyonu oylanmış, Estonya, Letonya, Litvanya, Gürcistan, Ermenistan ve Moldova süreci boykot etmiştir. 12 Haziran 1991'de Boris Yeltsin’in Rusya Federasyonu Başkanı seçilmesiyle merkezî otorite büyük bir darbe almıştır. 19 Ağustos 1991'deki başarısız komünist darbe girişiminin ardından Estonya, Letonya, Litvanya, Ukrayna, Belarus ve Azerbaycan peş peşe bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir.
Aralık 1991'de Almatı'da bir araya gelen cumhuriyetler Bağımsız Devletler Topluluğu'nu (BDT) kurmuş ve SSCB'nin uluslararası hak ve varlığını Rusya Federasyonu'nun devralmasını kararlaştırmışlardır. 25 Aralık 1991'de Mihail Gorbaçov'un istifa edip Kremlin'deki Sovyet bayrağını indirerek yerine üç renkli Rus bayrağını çekmesiyle süper güç SSCB resmen tarih sahnesinden silinmiştir.
Gorbaçov'un reformları, SSCB'nin Doğu Avrupa'daki uydu devletleri üzerinde kurduğu hegemonik kontrolün zayıflamasına yol açmış ve 1989 yılında kıtada rejim değişikliklerini beraberinde getiren halk ihtilalleri patlak vermiştir. Çekoslovakya'da 1968'deki Prag Baharı'nın ardından 1977'de yayımlanan 'Charter 77' bildirisi aydın muhalefetin temelini oluşturmuş, 1989 sonundaki gösteriler sonucunda Vaclav Havel devlet başkanlığına getirilmiş ve ülke 1992'de Çek Cumhuriyeti ile Slovakya olarak barışçıl bir şekilde ikiye ayrılmıştır.
Polonya'da 1980 yılında Gdansk tersanelerinde Lech Walesa liderliğinde kurulan 'Dayanışma Sendikası' (Solidarnose) komünist rejime karşı işçi direnişinin simgesi olmuştur. Hükümetle yapılan müzakereler sonucunda 1990'da yapılan seçimleri Walesa kazanmış ve Polonya'da komünist dönem sona ermiştir. Doğu Almanya'da ise binlerce vatandaşın batı büyükelçiliklerine sığınması ve Leipzig'deki gösteriler üzerine rejim çözülmüş, 14 Ocak 1990'dan itibaren Berlin Duvarı yıkılarak 3 Ekim 1990'da Almanya resmen birleşmiştir.
Romanya dışındaki Doğu Bloku ülkelerinde geçişler nispeten az sancılı olurken, Romanya lideri Nicolae Ceausescu'nun halkın ekonomik sıkıntılarına ve özgürlük taleplerine karşı baskıcı ve umursamaz tutumu kanlı bir devrime yol açmıştır. Temeşvar ve Bükreş'teki katliamların ardından halkın saraya yürümesiyle Ceausescu ve eşi Elena helikopterle kaçmış, kısa sürede yakalanarak 25 Aralık 1989'da askeri mahkeme kararıyla kurşuna dizilmişlerdir.
Bulgaristan'da Todor Jivkov'un istifasıyla başlayan süreçte ülkedeki Türk azınlığa yönelik baskılar ve rejim karşıtı gösteriler yön değiştirmiş, çok partili hayata geçilmiştir. Baltık cumhuriyetleri (Estonya, Letonya, Litvanya) ile Belarus, Ukrayna ve Moldova da kendi egemenlik deklarasyonlarını yayımlayarak SSCB kalıntısı sistemden kopmuş ve tam bağımsız ulus devletler haline gelmişlerdir.
Mareşal Tito’nun 1980’deki ölümünden sonra federal yapının bağları zayıflamış, 1987’de Sırbistan Komünist Partisi liderliğine gelen Sırp milliyetçisi Slobodan Miloseviç’in 'Büyük Sırbistan' ideali kanlı iç savaşların fitilini ateşlemiştir. 1991'de Slovenya ve Hırvatistan'ın bağımsızlık ilanları üzerine Yugoslav ordusu harekete geçmiş, kısa sürede Makedonya ve Bosna-Hersek de bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir.
Bosna-Hersek'te Müslüman Boşnak ve Hırvatların bağımsızlık kararına karşı Sırpların başlattığı saldırılar, II. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da görülen en büyük soykırım ve katliamlara sahne olmuştur. 1995 yılı Temmuz ayında Srebrenitsa'da binlerce Boşnak Sırp kuvvetlerince katledilmiş, NATO'nun Ağustos 1995'te başlattığı hava harekâtı ve ABD'nin arabuluculuğunda 21 Kasım 1995'te imzalanan Dayton Antlaşması ile savaş sonlandırılmıştır.
Kosova'da Sırbistan'ın 1989'da özerkliği kaldırması ve Arnavutlara yönelik baskıları 1998'de silahlı çatışmalara dönüşmüştür. Sırp katliamları ve barış görüşmelerinin sonuçsuz kalması üzerine NATO, 24 Mart 1999'da Belgrad'ı ve Sırp mevzilerini bombalayarak müdahale etmiş, BM geçici yönetiminin ardından Kosova 17 Şubat 2008'de bağımsızlığını ilan etmiştir.
Yugoslavya'nın dağılma süreci sonunda Slovenya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan ve Kosova bağımsız devletler olarak haritadaki yerlerini almış, bölgedeki etnik ve siyasi dengeler kalıcı olarak değişmiştir.
Soğuk Savaş döneminde SSCB ve Varşova Paktı'na karşı kurulan NATO, Doğu Bloku'nun çöküşünden sonra güvenlik boşluğunu doldurmak ve nükleer silahlara sahip Rusya ile diğer tehditleri sınırlandırmak amacıyla genişleme stratejisi izlemiştir. 1999, 2004, 2009, 2017 ve 2020 yıllarındaki genişleme dalgalarıyla eski Varşova Paktı üyeleri ve Doğu Avrupa ülkeleri NATO çatısı altında birleşmişlerdir.
Avrupa Toplulukları, 7 Şubat 1992'de imzalanan Maastricht Anlaşması ile Avrupa Birliği'ne (AB) dönüşmüş, ekonomik ve para birliği, ortak dış politika ve adalet alanlarında bütünleşme derinleştirilmiştir. 1993 Kopenhag Zirvesi'nde aday ülkeler için siyasi, ekonomik ve müktesebat kriterleri belirlenmiş, 2004 ve 2007 yıllarındaki devasa genişlemelerle Doğu Avrupa ülkeleri birliğe dâhil edilmiştir.
İngiltere'nin AB ile yaşadığı egemenlik devri tartışmaları ve göçmen meselesi gibi kaygılar, 23 Haziran 2016'da yapılan referandumda halkın %51.9 oranında ayrılık kararı vermesine yol açmıştır. 'Brexit' olarak adlandırılan süreç sonunda Birleşik Krallık, 31 Ocak 2020 tarihinde resmen AB'den ayrılmıştır.
NATO ve AB'nin eski Sovyet coğrafyasını ve Doğu Avrupa'yı içine alan genişleme hamleleri, geleneksel etki alanlarını kaybetmek istemeyen Rusya Federasyonu ile Batı dünyası arasında sert bir jeopolitik rekabetin ve krizlerin yaşanmasına zemin hazırlamıştır.
Gürcistan'da 2003 yılındaki 'Gül Devrimi' ile iktidara gelen Batı yanlısı Mihail Saakashvili yönetimi, Abhazya ve Güney Osetya özerk bölgelerindeki ayrılıkçıları kontrol altına almak istemiş, Rusya'nın desteğini alan bu bölgelerle gerilim tırmanmıştır. Ağustos 2008'de yaşanan Rus-Gürcü Savaşı sonucunda Rusya, Abhazya ve Güney Osetya'nın bağımsızlığını resmen tanıdığını ilan etmiştir.
Ukrayna'da 2013'ün sonunda Yanukoviç'in AB ortaklık anlaşmasını askıya almasıyla başlayan 'Euromaidan' protestoları, devlet başkanının Rusya'ya kaçmasıyla sonuçlanmıştır. Bu gelişme üzerine Putin yönetimi, Mart 2014'te Kırım'ı ilhak etmiş, Sivastopol ile birlikte Rusya'nın federal bölgesi yapmıştır; ancak bu ilhak uluslararası toplum ve BM tarafından tanınmamıştır.
Rusya Federasyonu, 21 Şubat 2022'de Ukrayna içindeki ayrılıkçı Donetsk ve Luhansk bölgelerinin bağımsızlığını tanımış ve 24 Şubat 2022 sabahı geniş çaplı bir askerî harekât başlatarak Rusya-Ukrayna Savaşı'nı ateşlemiştir. Moldova sınırındaki Transdinyester bölgesi de benzer şekilde Rus desteğiyle tek taraflı bağımsızlık ilan etmiş ve çözülemeyen dondurulmuş sorunlar arasında yerini almıştır.
Yunanistan ile Makedonya arasında uzun yıllar süren isim krizi, 14 Haziran 2018'deki anlaşmayla ülkenin adının 'Kuzey Makedonya' olarak değiştirilmesiyle çözülmüştür. Öte yandan, Doğu Bloku'nun çöküşü sonrasında bölgesel işbirliğini artırmak amacıyla Türkiye'nin öncülüğünde Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİT) kurulmuş, AGİK ise 1994 Budapeşt Zirvesi ile Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'na (AGİT) dönüştürülmüştür.