KolonyalizmGüçlü devletlerin anavatanları dışındaki bölgelerde ticaret, politika ve din unsurlarını hâkim kılmak amacıyla kurdukları ekonomik ve siyasi egemenliktir. Tarihsel olarak sömürgeciliğin en eski adıdır; örneğin Eskiçağ'da Fenikeliler ve Yunanlar tarafından akdeniz çevresinde koloniler kurularak başlatılmıştır.
EmperyalizmÜstün askeri güce ve ileri teknolojiye sahip gelişmiş devletlerin, az gelişmiş ülkelerin zenginlik kaynakları ve halkı üzerinde ekonomik ve siyasi tahakküm kurmasıdır. Metinde belirtildiği üzere, 1850'lerden sonra kullanılmaya başlanan bu kavram, farklı insan topluluklarına hükmetme ve toprak genişletme anlamı taşır.
Oryantalizm (Şarkiyatçılık)Batı dışındaki kıtalarda bulunan Yakın Doğu ve Uzak Doğu toplumlarının kültürlerinin, dillerinin, dinlerinin, tarihlerinin ve sosyal yapılarının incelendiği Batı kökenli araştırma alanlarının tümüdür. Avrupalı devletler sömürgeleştirecekleri coğrafyaları tanımak ve strateji geliştirmek için bu alandan yararlanmışlardır.
MüstemlekeOsmanlı Türkçesinde 'sömürge' kelimesinin karşılığı olarak kullanılan terimdir. Güçlü devletlerin egemenliği altında tuttuğu, ekonomik kaynakları anavatana aktarılan bağımlı bölgeleri ifade eder.
DominyonEskiden Britanya İmparatorluğu'na ya da İngiliz Milletler Topluluğu'na bağlı olan özerk statüdeki ülkeleri belirten terimdir. Örneğin Güney Afrika'daki bazı özerk yapılar zamanla bu statüyle İngiliz Birliği'ne katılmıştır.
Protektorat (Himaye)Uluslararası ilişkilerde güçlü bir devletin, zayıf veya az gelişmiş bir devleti tek taraflı olarak koruma ve denetim altına alması durumudur. Fransa bu yöntemi Kuzey Afrika'daki Tunus ve Fas gibi bölgelerde uygulamıştır.
MisyonerlikHristiyanlık dinini yaymak amacıyla din adamlarının ve derneklerin yürüttüğü faaliyetlerdir. XIX. yüzyılda sömürgecilik faaliyetlerinde bu faaliyetler, sömürge halklarını barış vaatleriyle uyutmak, beyaz efendilerin hizmetine hazırolda tutmak ve dinsel meşruiyet üretmek için bir araç olarak kullanılmıştır.
Doğu Hindistan Şirketiİngiltere Kraliçesi tarafından Hindistan ve yakın bölgesinde ticaret yapmak üzere 1600 yılında imtiyaz verilen tüccarlar ortaklığıdır. İngiltere, 1857 Hintli İsyanı'na kadar Hindistan'ı bu acımasız ticari şirket aracılığıyla yönetmiştir.
Faşoda Krizi (1898)Afrika'da kuzey-güney yönlü ilerleyen İngiltere ile doğu-batı yönlü ilerleyen Fransa'nın, Beyaz Nil Nehri üzerindeki Faşoda (Kodok) mıntıkasında karşı karşıya gelmesiyle çıkan ve savaşın eşiğinden dönülen krizdir. Fransa savaşı göze alamayarak bölgeden çekilmiş ve İngiltere Nil Nehri'nin kontrolünü ele geçirmiştir.
BoerlerGüney Afrika'da yaşayan ve Hollandalı göçmenlerin soyundan gelen yerli çiftçilerdir. 1899-1902 yılları arasında İngiliz hâkimiyetine ve asilere yardım ettikleri suçlamasıyla kamplara kapatılmalarına karşı üç yıl süren kanlı bir savaş yürütmüşlerdir.
RacaHindistan'da bölgesel ve feodal yönetimleri elinde bulunduran yerel yöneticilere verilen unvandır. İngiltere, bu yöneticilerin varis bırakmadan ölmesi durumunda topraklarını doğrudan kontrol altına alma politikası izlemiştir.
Fransız Çinhindi BirliğiFransa'nın Güneydoğu Asya'da sömürge alanını genişletmek amacıyla 1887'de Tonkin, Annam ve Kamboçya topraklarında kurduğu, daha sonra 1893'te Laos'un da katıldığı sömürge federasyonudur.
Berlin Konferansı (1884-1885)Afrika toprakları üzerinde hak talebinde bulunan ve anlaşmazlık yaşayan Avrupalı devletlerin düzenlediği uluslararası konferanstır. Bu konferansta Afrika'nın paylaşılması ve sömürge bölgeleri kurulmasının hukuki ve meşru temelleri uluslararası düzeyde kabul edilmiştir.
Uşi Antlaşması (1912)Trablusgarp Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti ile İtalya arasında imzalanan antlaşmadır. Bu antlaşmayla Trablusgarp ve Ege'deki On İki Ada geçici olarak (veya sömürgeleştirilmek üzere) İtalya'ya bırakılmıştır.