Fon arz edenler ile fon talep edenleri buluşturan, fonların ödünç alınıp verilmesini sağlayan genel ortamdır. Örnek olarak, bir banka mevduat sahibinden aldığı fonu bir işletmeye kredi olarak verdiğinde mali piyasa işleyişi gerçekleşmiş olur.
1 yıl ve daha kısa vadeli fon akışlarının gerçekleştiği piyasadır. İşletmelerin kısa vadeli işletme kredisi ihtiyaçları veya bireylerin tüketici kredisi talepleri bu piyasa üzerinden karşılanır.
Uzun vadeli fonların arz ve talep edildiği, ekonomik kalkınmanın temelini oluşturan piyasadır. Hisse senedi ve tahvil gibi araçlar aracılığıyla sermayenin tabana yayılması hedeflenir.
Elinde tasarrufu bulunan ve bu tasarrufu faiz veya getiri karşılığında ödünç veren kişi veya kurumlardır. Bankaya mevduat yatıran bir tasarruf sahibi, fon arz eden konumundadır.
Yatırım veya tüketim amacıyla kaynağa ihtiyaç duyan kişi veya işletmelerdir. Kredi kullanan bir sanayici veya konut kredisi çeken bir birey fon talep eden konumundadır.
Sermaye piyasasında alınıp satılabilen, ortaklık veya alacak hakkı sağlayan belgelerdir. Hisse senedi ve tahvil, sermaye piyasasının en temel menkul kıymet örnekleridir.
Bir yatırım malının mülkiyeti kiralayan şirkette kalmak üzere, kullanım hakkının bir bedel karşılığında kiracıya verilmesidir. Mali piyasa kurumlarından biri olarak işletmelerin finansman ihtiyacını karşılar.
İşletmelerin vadeli satışlarından doğan alacaklarını bir finans kuruluşuna devrederek nakit ihtiyacını karşılamasıdır. Mali piyasa içerisinde yer alan bir finansal hizmet türüdür.
Devletin veya şirketlerin borçlanmak amacıyla çıkardıkları, belirli bir vade sonunda faiziyle geri ödenmesi taahhüt edilen borç senedidir. Sermaye piyasasının temel araçlarından biridir.
Bir anonim ortaklığın sermayesine katılımı temsil eden ve sahibine ortaklık hakları sağlayan kıymetli evraktır. Sermaye piyasasında uzun vadeli yatırım aracı olarak işlem görür.
Bireyin veya ülkenin elde ettiği gelirden harcamalar çıktıktan sonra kalan pozitif tutardır. Örnek: Bir ailenin aylık gelirinin bir kısmını emeklilik güvencesi için bankaya yatırması tasarruftur.
Tasarruf sahiplerinin bir bankaya belirli bir vade sonunda veya istendiğinde çekilmek üzere yatırdıkları paradır. Örnek: Bankada açılan vadeli bir hesap, tasarrufun mevduata dönüşmüş halidir.
Bankaya mevduat yatıran, yani banka nezdinde hesabı bulunan tasarruf sahibi kişidir. Örnek: Banka şubesine giderek parasını vadeli hesaba yatıran kişi bir mudidir.
Üretim kapasitesini artırmaya yönelik her türlü harcama ve parasal fonların gelir getiren varlıklara dönüştürülmesidir. Örnek: Bir şirketin yeni bir fabrika binası inşa etmesi ekonomik bir yatırımdır.
Bankaların, tasarruf sahiplerinden topladıkları fonları, belirli bir vade ve faiz karşılığında yatırımcılara ödünç vermesidir. Örnek: Bir girişimcinin işini büyütmek için bankadan aldığı borç paradır.
Ödünç alınan paranın kullanım bedeli veya fiyatıdır. Örnek: Bankanın mevduat sahibine parasını kullandığı için verdiği ek ödeme faizdir.
Piyasada kredi talebi ile tasarruf arzının birbirine eşitlendiği noktadaki faiz oranıdır. Örnek: Piyasadaki tüm arz ve talep koşullarının kesiştiği ideal faiz seviyesidir.
Yatırımcının dışarıdan borç almadan, kendi birikimleriyle karşıladığı sermaye miktarıdır. Örnek: Bir iş adamının yeni bir makine alırken kendi cebinden harcadığı paradır.
Eğitim ve tecrübe kazandırma yoluyla iş gücünün verimliliğini artırmaya yönelik harcamalardır. Örnek: Bir çalışanın iş başında kıdemli personelden eğitim alması insana yatırımdır.
Piyasa risklerini yüklenerek kısa vadeli kar elde etmeye çalışan, yatırımın aksine daha belirsiz ve riskli işlemlerdir. Örnek: Değer kazanacağı beklentisiyle anlık al-sat yapılması spekülasyondur.
Bankacılık ve Sigorta Muameleleri Vergisi olup, kredi işlemlerinde faize ek olarak uygulanan yasal bir maliyettir. Örnek: Kredi çeken bir müşterinin ödediği faiz tutarına ek olarak yansıyan vergidir.
Paranın henüz icat edilmediği dönemlerde malların doğrudan birbiriyle takas edilmesi yöntemidir. Örn: Bir buğday çuvalının bir koyun ile değiştirilmesi.
Ödünç para verme işleminin kuralsız ve yüksek faiz oranlarıyla yapılmasıdır. Bankacılık öncesi dönemde bireylerin nakit ihtiyacını karşılayan tek yöntemdi.
Para değiştirme işlemidir. Tarihsel süreçte bankerlerin en temel faaliyetlerinden biri olup, farklı para birimleri arasındaki değer farklarından kazanç sağlama yöntemidir.
Orta Çağ'da güvenlik nedeniyle nakit taşımayı önlemek için kullanılan bir ödeme aracıdır. Mektubu getiren kişiye belirtilen tutarın ödenmesini sağlayan ilkel bir çek sistemidir.
Rönesans döneminde ortaya çıkan, ciro edilerek başkasına devredilebilen bir kredi aracıdır. İskonto tekniğinin gelişmesine olanak sağlamıştır.
Bir senedin vadesinden önce bankaya verilerek nakde çevrilmesidir. Banka, vadeye kadar olan sürenin faizini düşerek müşteriye ödeme yapar.
Para basma ve piyasadaki para miktarını kontrol etme yetkisine sahip olan kurumlardır. XIX. yüzyılda özel bankaların bu yetkisi alınarak bu kurumlara verilmiştir.
Roma Cumhuriyet döneminde hem kamu hem özel işlerin finansmanını sağlayan şövalye sınıfından bankerlerdir.
Roma İmparatorluk döneminde faaliyet gösteren, gelişmiş muhasebe teknikleri ve defter tutma usulleriyle tanınan özel bankerlerdir.
Bir kıymetli evrakın (çek, senet) arkasının imzalanarak üzerindeki hakkın bir başkasına devredilmesidir. Kambiyo mektuplarının kredi aracı olmasını sağlamıştır.
Osmanlı'da 1840 yılında bütçe açıklarını kapatmak için çıkarılan ilk kağıt paradır. Zamanla değer kaybına uğraması, bankacılık sisteminin kurulma ihtiyacını doğurmuştur.
1856'da İngiliz sermayesiyle kurulan, 1863'te para basma ve bütçe denetleme yetkisi alan, 1930'lara kadar Merkez Bankası işlevi gören yabancı sermayeli bankadır.
Osmanlı döneminde bankaların temel faaliyetinin devletin iç ve dış borçlanma işlemlerine aracılık etmek olması durumudur.
1881 yılında Osmanlı'nın dış borçlarını yönetmek için kurulan uluslararası denetim kuruluşudur. Bu kurumun varlığı yabancı bankaların ülkede çoğalmasını sağlamıştır.
1863 yılında çiftçilere tarımsal kredi sağlamak amacıyla kurulan, daha sonra Ziraat Bankası'na dönüşen ilk yerel kredi kuruluşudur.
1930'larda özel sektörün yetersizliği nedeniyle devletin sanayi yatırımlarında aktif rol alması stratejisidir. Sümerbank ve Etibank bu stratejinin ürünüdür.
Bankaların topladıkları mevduatın belirli bir oranını Merkez Bankası'nda tutma zorunluluğudur. 1936'da kamu yatırımlarını finanse etmek için kullanılmıştır.
1960-1980 arası dışa kapalı bir ekonomiyle, ithal edilen malların ülke içinde üretilmesini hedefleyen stratejidir.
Bir sanayi grubunun kendi bankasını kurarak veya satın alarak finansman ihtiyacını karşılamasıdır. 1960-1980 döneminde teşvik edilmiştir.
Enflasyon oranının, banka mevduat faiz oranından yüksek olması durumudur. Planlı dönemde tasarrufları yatırıma yönlendirmek için uygulanmıştır.
1930'da kurulan, para basma, paranın değerini koruma ve bankalara likidite sağlama görevlerini üstlenen Türkiye'nin merkez bankasıdır.
1933'te kurulan, Birinci Sanayi Planı'ndaki fabrikaların kurulması ve finansmanından sorumlu kamu bankasıdır.
1935'te kurulan, maden ve enerji sektöründeki yatırımları yönetmek ve finanse etmekle görevli kamu bankasıdır.
1950'de kurulan, özel sektör sanayi yatırımlarına orta ve uzun vadeli kredi sağlayan ilk kalkınma bankasıdır.
2000-2001 krizi sonrası bankacılık sektörünü denetlemek ve düzenlemek amacıyla kurulan, sektörün disiplinini sağlayan kurumdur.
Tasarruf sahiplerinin mevduatlarını korumak amacıyla kurulan, batan bankaların tasfiyesinde rol oynayan sistemdir.
Yüksek enflasyon ortamında yerli para yerine yabancı paraların (döviz) tasarruf aracı olarak kullanılmasıdır.
Bankaların ellerindeki ticari senetleri Merkez Bankası'na kırdırarak nakit sağlamaları işlemidir. Planlı dönemde sektörel teşvik için kullanılmıştır.
Bir ülkenin parasının, uluslararası piyasalarda diğer para birimlerine serbestçe çevrilebilme özelliğidir.
Merkez Bankası'nın para arzını kontrol etmek için piyasadan menkul kıymet alıp satması işlemidir.
Bankaların kaynaklarının, banka sahipleri tarafından usulsüz yollarla kendi şahsi hesaplarına aktarılmasıdır.
Tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan, görünürde bir işlem yapmalarıdır. Banka kuruluşunda sermayenin 'muvazaadan ari' olması, sermayenin gerçek ve temiz kaynaklardan geldiğini ifade eder.
Hisse senedinin üzerinde sahibinin adının yazılı olduğu senet türüdür. Bankacılıkta hisselerin nama yazılı olması, ortaklık yapısının şeffaf ve izlenebilir olmasını sağlar.
Bir bankanın sermayesinin veya oy haklarının %10'undan fazlasını temsil eden paylardır. Bu paya sahip olanlar banka yönetimi ve denetimi üzerinde doğrudan etkiye sahiptir.
Bankaların faaliyet izni alabilmesi için asgari sermayelerinin %10'u tutarında Fon hesabına yatırmaları gereken paradır. Bu, bankanın sisteme olan ciddiyetini ve mali gücünü gösterir.
Bir kişinin veya kurumun toplumdaki saygınlığı ve güvenilirliğidir. Banka kurucularında aranan en temel özelliklerden biri olup, geçmiş ticari hayatın başarıyla sürdürülmüş olmasını ifade eder.
Bir bankanın ve bağlı ortaklıklarının mali yapısının bir bütün olarak denetlenmesidir. Banka kuruluşunda bu denetimi engelleyici bir yapının bulunmaması şarttır.
Borçlunun borçlarını ödeyemeyecek duruma düşmesi halinde, alacaklılarla anlaşarak borçlarını belirli bir plana göre ödeme taahhüdüdür. Banka kurucusu olacak kişilerde bu durumun olmaması aranır.
Bir kamu görevlisinin, görevini kötüye kullanarak kendisine veya başkasına haksız bir çıkar sağlamasıdır. Bu, banka kurucularında aranan dürüstlük ilkesine aykırı bir suçtur.
Bankacılık sistemindeki mevduat ve katılım fonlarını korumakla görevli kurumdur. Bankalar, sisteme giriş paylarını bu kuruma yatırır.
Bir bankanın tüzel kişilik kazanması ve faaliyete hazırlık yapması için BDDK'dan aldığı ilk onaydır. Bu izin tek başına bankacılık yapma yetkisi vermez.
Kuruluş izni almış bir bankanın, gerekli teknik ve personel altyapısını tamamladıktan sonra bankacılık işlemlerine başlaması için aldığı nihai izindir.
Halktan veya kurumlardan, istendiğinde veya vade sonunda geri ödenmek üzere kabul edilen paradır. Tasarruf, ticari ve resmi kuruluşlar mevduatı gibi türleri vardır.
Katılım bankalarında faizsiz bankacılık prensiplerine göre toplanan paradır. Bu fonlar kar-zarar ortaklığı ile değerlendirilir.
Katılım bankalarının bir malı satın alıp üzerine kar payı ekleyerek müşterisine vadeli satması işlemidir. Nakit kredi yerine kullanılan bir finansman yöntemidir.
Bir mülk veya makinenin banka tarafından satın alınıp üreticiye kiralanmasıdır. Finansal kiralama (leasing) ile benzerlik gösterir.
Bankanın ana sermayesi ve katkı sermayesinin toplamından, sermayeden indirilecek değerlerin düşülmesiyle bulunan tutardır. Bankanın mali gücünü temsil eder.
Çekilmeden önce bankaya 7 gün önceden yazılı bildirim yapılması gereken mevduat türüdür.
Birden fazla yabancı bankanın bir araya gelerek, bir lider banka önderliğinde başka bir bankaya sağladığı uluslararası kredidir.
Bankanın gelecekte elde edeceği nakit akışlarını (örneğin kredi kartı alacakları) teminat göstererek yurt dışından kredi sağlama yöntemidir.
Bankaların likidite ihtiyacını karşılamak için ellerindeki ticari senetleri Merkez Bankası'na ciro ederek sağladıkları kısa vadeli kredidir.
Bankanın nakit çıkışı yapmadan, müşterisi lehine teminat mektubu, kefalet veya aval gibi yükümlülükler üstlenmesidir.
Bankanın başka bir şirketin hisselerini alarak veya sermayesine katılarak ortak olmasıdır. Özkaynakların belirli oranlarıyla sınırlandırılmıştır.
Bankaların alacaklarını veya duran varlıklarını karşılık göstererek ihraç ettikleri menkul kıymetlerdir.
Katılım bankacılığında kar-zarar ortaklığına dayalı yatırım ortaklığı modelidir.
Müşterilerden mevduat kabul eden ve bu kaynakları kredi olarak kullandıran en temel bankacılık türüdür. Örnek olarak Türkiye İş Bankası veya Ziraat Bankası verilebilir.
Faizsiz bankacılık ilkelerine göre çalışan, fon toplama ve kullandırma işlemlerini kar-zarar ortaklığı prensibiyle yürüten bankalardır.
Mevduat toplama yetkisi sınırlı olan veya olmayan, daha çok uzun vadeli proje finansmanı ve yatırım desteği sağlayan bankalardır. TSKB bu alana verilebilecek en köklü örnektir.
Sermayesinin tamamı veya büyük bir kısmı devlete ait olan, kamu yararı ve ekonomik kalkınma hedefleriyle faaliyet gösteren bankalardır. Ziraat Bankası, Halk Bankası ve Vakıflar Bankası bu gruptadır.
Sermayesi özel şahıslar veya şirketler tarafından sağlanan, kar amacı güden ve piyasa kurallarına göre rekabet eden bankalardır. Akbank ve Yapı Kredi bu sınıfa girer.
Sermayesinin çoğunluğu yabancı kişi veya kuruluşlara ait olan, Türkiye'de yerleşik olarak kurulan bankalardır. Örnek olarak Burgan Bank veya Denizbank gösterilebilir.
Türkiye'de ayrı bir tüzel kişilik kurmadan, sadece şube statüsüyle faaliyet gösteren yabancı merkezli bankalardır. Bank Mellat veya JPMorgan Chase buna örnektir.
Mali yapısı bozulan ve yasal düzenlemeler gereği yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na geçen bankalardır. Birleşik Fon Bankası bu statüdedir.
Bir bankanın sahip olduğu varlıkların (krediler, nakit, menkul değerler vb.) toplam değeridir. Bankaların piyasadaki gücünü ve ölçeğini gösteren temel bir göstergedir.
Bankanın kendi sermayesi, yedek akçeleri ve karlarından oluşan, dış borçlardan bağımsız olan finansal gücüdür. Banka dayanıklılığının en önemli ölçütüdür.
Geri ödenmesi vadesinde gerçekleşmeyen ve bankanın tahsilat sürecine girdiği kredilerdir. Banka bilançolarında risk göstergesi olarak izlenir.
İnsan ilişkilerinin temelini oluşturan doğru-yanlış veya iyi-kötü gibi ahlaki değerleri araştıran bir ölçüler bütünüdür. Örneğin, bir bankacının müşterisine karşı dürüst davranması etik bir gerekliliktir.
Belirli bir meslek grubunu oluşturan bireylerin birbirleriyle ve toplumla olan ilişkilerini düzenleyen kurallar bütünüdür. Bankacılıkta meslek etiği, sektörün saygınlığını korumayı amaçlar.
Bir kurumun iç ve dış sorunlarını çözerken izlediği davranış kültürünü ve kurallarını tanımlar. Bankanın kendi içindeki hiyerarşik ve operasyonel işleyişini düzenler.
Bankaların faaliyetlerini yürütürken uyması gereken, sektörün güven ve istikrarını korumayı hedefleyen standartlardır. BDDK'nın uygun görüşüyle kuruluş birlikleri tarafından belirlenir.
Bankaların ve çalışanlarının, müşterilerine ait bilgileri yetkili merciler dışında kimseyle paylaşmama yükümlülüğüdür. Bu kural, görevden ayrıldıktan sonra dahi geçerliliğini korur.
Görev gereği elde edilen gizli bilgilerin, kişisel veya başkalarının çıkarı için kullanılmasıdır. Bankacılıkta bu durumun önlenmesi için sıkı tedbirler alınması zorunludur.
Müşterilere sunulan ürün ve hizmetlerin risk ve getirileri hakkında açık, net ve anlaşılır bilgi verilmesidir. Banka, müşterisini yanıltmamakla yükümlüdür.
Bankaların birbirlerine karşı etik dışı yöntemlerle üstünlük sağlamaya çalışmasıdır. Personel transferlerinde veya reklam faaliyetlerinde rakipleri kötülemek buna örnektir.
Müşteriler veya çalışanlar arasında din, dil, cinsiyet veya statü ayrımı gözetmeksizin hizmet sunulmasıdır. Başarının temelinde insana saygı yatar.
Bankanın müşterilerine verdiği sözleri tutması, işlemleri zamanında ve eksiksiz yerine getirmesidir. Bankacılık sisteminin temelidir.
Bankaların sadece kar odaklı değil, çevreyi koruyan ve sosyal sorumluluk projelerini destekleyen bir anlayışla faaliyet göstermesidir.
Bankanın şöhretine veya servetine zarar verebilecek asılsız haberlerin yayılmasının engellenmesidir. Kanun, bu tür eylemleri kasten yapmayı yasaklar.
Bankaların, hizmetlerden kaynaklanan sorunları çözmek için bir sistem kurmasıdır. Haklı şikayetlerin tekrarlanmaması için önlem alınması etik bir zorunluluktur.
Aklama ve yolsuzluk gibi suçlarla mücadele etmek için bankaların ulusal ve uluslararası normlara uyum sağlamasıdır.
Bir bankanın uzun ömürlü ve başarılı olması için uygulanan, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine dayalı yönetim yapısıdır. Örneğin, yönetim kurulu ve denetim komitesinin görev sınırlarının netleştirilmesi bu kapsamdadır.
Bankanın en üst karar organıdır; genel müdür dahil en az beş kişiden oluşur. İç kontrol ve risk yönetimi sistemlerinin kurulması ve işletilmesi temel sorumluluğudur.
Yönetim kurulunun denetim faaliyetlerine yardımcı olmak için kurulan, icrai görevi olmayan üyelerden oluşan birimdir. Bankanın iç denetim ve risk yönetimi sistemlerinin etkinliğini gözetir.
Bankanın günlük faaliyetlerini yöneten, genel müdür ve yardımcıları gibi operasyonel kararları alan görevlerdir. Denetim komitesi üyeleri icrai görevi olmayan kişilerden seçilmelidir.
Ana ortaklık niteliğindeki kuruluşların, bağlı ortaklıklarıyla birlikte bir bütün olarak denetiminin yapılmasıdır. Genel müdür ve yardımcıları bu kapsamdaki ortaklıklar dışında başka ticari faaliyette bulunamazlar.
Yurt dışında kurulu bankaların Türkiye'deki şubelerinde, yönetim kurulu yetkilerini kullanan en az üç kişilik kuruldur. Türkiye'deki yönetim merkezlerinde yönetim kurulu hükmündedir.
Bankanın faaliyetlerinin mevzuata uygun, güvenli ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlayan sistemdir. Yönetim kurulu, bu sistemin kurulması ve işlerliğinden sorumludur.
Bankanın finansal raporlarının doğruluğunu ve bütünlüğünü denetleyen dış kuruluşlardır. Denetim komitesi, bu kuruluşların seçiminde ön değerlendirme yapar ve faaliyetlerini izler.
Bankanın karşılaşabileceği finansal ve operasyonel risklerin belirlenmesi, ölçülmesi ve kontrol altında tutulması sürecidir. Denetim komitesi bu sistemin yeterliliğini gözetir.
Genel müdürler için 10 yıl, genel müdür yardımcıları için 7 yıl olarak belirlenen, bankacılık veya işletmecilik alanındaki tecrübe süresidir.
Bankanın hiyerarşik yapısını ifade eden, emir-komuta zincirinin net olduğu ve her pozisyonun yetki ve sorumluluklarının yazılı kurallarla belirlendiği yönetim modelidir. Örneğin, Genel Müdür'ün altında Genel Müdür Yardımcılarının, onların altında ise müdürlüklerin yer aldığı yapıdır.
Banka hissedarlarının (ortakların) yılda bir kez toplandığı en üst karar organıdır. Temel görevi, bankayı sevk ve idare edecek Yönetim Kurulu üyelerini seçmektir.
Bankanın stratejik yönetiminden, karlılığından ve yasal mevzuata uyumundan sorumlu olan kuruldur. Ayda bir toplanarak mali raporları izler ve büyük kredi limitlerini onaylar.
En az iki Yönetim Kurulu üyesinden oluşan, bankanın iç denetim, risk yönetimi ve teftiş süreçlerini denetleyen kuruldur. Tespit ettiği bulguları rapor halinde Yönetim Kurulu'na sunar.
Bankanın faaliyetlerinin yasal düzenlemelere ve banka prosedürlerine uygunluğunu kontrol eden mekanizmadır. Denetim Komitesi'ne bağlı olarak çalışır.
Bankanın maruz kalabileceği kredi, piyasa ve operasyonel risklerin tanımlanması, ölçülmesi ve kontrol altında tutulması sürecidir. Risk Yönetim Müdürlüğü bu işlevden sorumludur.
Genel Müdürlük bünyesinde, belirli limitlerin üzerindeki kredi taleplerini değerlendiren ve onaylayan icra organıdır.
Bankanın şeffaflık, hesap verebilirlik ve risk odaklılık ilkeleriyle yönetilmesini sağlayan yönetim felsefesidir. Dikey organizasyon şeması bu yönetimin temelidir.
Bankanın iç süreçlerinden, insan hatalarından veya sistem aksaklıklarından kaynaklanan kayıp riskidir. Denetim Komitesi bünyesindeki alt komitelerce takip edilir.
Bankanın günlük operasyonel işleyişini, kredi verme süreçlerini ve müşteri hizmetlerini kapsayan, Genel Müdür ve yardımcıları tarafından yönetilen uygulamalardır.
Bankanın verdiği kredinin veya satın aldığı menkul kıymetin geri dönmemesi olasılığıdır. Örneğin, bir firmanın konkordato ilan etmesi sonucu bankaya olan borcunu ödeyememesi kredi riskidir.
Finansal piyasalardaki faiz, kur ve hisse senedi fiyatlarındaki dalgalanmalardan kaynaklanan zarar etme riskidir. Örneğin, döviz kurlarındaki ani yükselişin bankanın açık pozisyonu nedeniyle zarar yaratmasıdır.
İç süreçler, insan hataları, sistem arızaları veya dış etkenlerden kaynaklanan kayıp riskidir. Örneğin, banka bilgisayar sisteminin arızalanması sonucu müşterilere hizmet verilememesi bu risktir.
Bankaların aktifleri ile öz kaynakları arasında kurulan ve mali sağlamlığı korumayı amaçlayan oransal sınırlamadır. Bankaların iflasını önlemek için asgari sermaye bulundurma zorunluluğudur.
Yönetim kurulu adına bankanın iç sistemlerinin etkinliğini, muhasebe ve raporlama süreçlerini denetleyen kuruldur. Bankanın risk yönetimi ve iç denetim faaliyetlerinin koordinasyonunu sağlar.
Bankanın faaliyetlerinin güvenli bir şekilde sürdürülmesi için kurulan iç kontrol, iç denetim ve risk yönetimi mekanizmalarının bütünüdür. Denetim komitesi bu sistemlerin yeterliliğini gözetir.
Bankanın mali tablolarının ve faaliyetlerinin, dışarıdan bağımsız bir kuruluş tarafından kanunlara uygunluk açısından incelenmesidir. Denetim komitesi bu kuruluşlarla düzenli görüşmeler yapar.
Bankanın bağlı ortaklıklarının iç denetim faaliyetlerinin birleştirilerek eşgüdümlü bir şekilde yürütülmesidir. Denetim komitesi bu sürecin takibinden sorumludur.
Bankanın ana faaliyetleri dışında dışarıdan aldığı hizmetlerdir. Denetim komitesi bu hizmetlerin risk değerlendirmesini yapar ve yeterliliğini düzenli olarak izler.
Kredi açma yetkisi olan kişilerin kendileri, eşleri ve velayeti altındaki çocukları ile oluşturdukları ekonomik çıkar birliğidir. Denetim komitesi bu gruptaki işlemlerin tarafsızlığını takip eder.
Bir bankanın sermaye yapısının, varlık kalitesinin ve karlılığının genel durumudur. Güçlü bir mali bünye, bankanın krizlere karşı dayanıklı olması demektir.
Kurumun hükümetten bağımsız olarak karar alabilme ve kendi idari yapısını yönetebilme yetkisidir. BDDK, 1999 yılında bu statüyle kurularak bankacılık denetimini siyasi etkilerden arındırmıştır.
BDDK bünyesinde bankaları yerinde denetleyen, mevzuata uygunluğu kontrol eden ve raporlayan uzman denetçilerdir. Banka çalışanları üzerinde ciddi bir denetim otoritesine sahiptirler.
Bir bankanın veya finansal kuruluşun yaşadığı sorunun tüm finansal sisteme yayılarak ekonomiyi çökertme tehlikesidir. BDDK, erken uyarı sistemleriyle bu riski minimize etmeye çalışır.
Merkez bankasının para basma ve piyasaya sürme yetkisidir. 1715 sayılı kanunla bu yetki 30 yıllık süreyle Merkez Bankası'na verilmiştir.
Bankaların ellerindeki ticari senetleri Merkez Bankası'na kırdırarak likidite sağlamaları işlemidir. Merkez Bankası bu oranları belirleyerek para piyasasını düzenler.
Bir bankanın sadece kendisinin değil, bağlı olduğu grup şirketlerinin ve iştiraklerinin de bir bütün olarak denetlenmesidir. BDDK'nın risk odaklı gözetim yöntemlerinden biridir.
Tasarruf sahiplerinin bankalardaki mevduatlarının belirli bir limite kadar devlet güvencesi altında olmasıdır. BDDK, bu sistemin sağlıklı çalışmasını gözetir.
Osmanlı döneminde İngiliz ve Fransız ortaklığıyla kurulan, devletin haznedarlığını yapan ve banknot basma imtiyazına sahip olan bankadır.
1916 yılında yürürlüğe giren, para birimini 'kuruş' olarak standartlaştıran ve altına dayalı tek metalli para sistemini öngören reformdur.
Merkez Bankası'nın sermayesinin hisselere bölündüğü ve hissedarların olduğu kurumsal yapıdır. 1715 sayılı kanunla bu yapı benimsenmiştir.
Devletin borçlanma, bono-tahvil ihracı ve nakit yönetimi işlemleridir. Merkez Bankası bu süreçlerde devletin mali temsilcisi gibi hareket eder.
Bankaların şeffaf bilgi paylaşımı yaparak piyasadaki diğer aktörlerin kendi sorumlulukları çerçevesinde hareket etmesini sağlayan düzenleme ilkesidir.
TCMB'nin temel amacıdır; ekonomideki genel fiyat düzeyinin istikrarlı tutulması ve enflasyonun kontrol altına alınmasıdır.
TCMB'nin piyasadaki para arzını ve faiz oranlarını düzenlemek amacıyla yaptığı menkul kıymet alım-satım işlemleridir.
Bankaların ellerinde bulundurdukları ticari senetleri, TCMB'ye kırdırarak nakit sağlamaları işlemidir; para politikası aracı olarak kullanılır.
Bankaların mevduatlarına karşılık olarak TCMB bünyesinde tutmak zorunda oldukları nakit veya kıymet tutarıdır.
Türkiye'de para basma ve tedavüle çıkarma yetkisinin sadece TCMB'ye ait olması durumudur.
Bankaların likidite sıkışıklığı yaşadığı durumlarda TCMB'nin onlara kredi veren son merci olmasıdır.
Bankacılık sektörünün haklarını koruyan, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşudur.
Belirli bir meslek grubunun haklarını savunan, disiplin kuralları koyan ve kamu tüzel kişiliğine sahip yapıdır.
TBB'nin en üst karar organıdır; banka temsilcilerinden oluşur ve yıllık çalışma raporlarını onaylar.
TBB'nin yürütme organıdır; Birlik faaliyetlerini yönetir ve disiplin kararlarını alır.
Birlik kararlarına uymayan üye bankalara TBB Yönetim Kurulu tarafından verilen idari para cezasıdır.
TBB'nin bütçesini finanse etmek için üye bankaların oy hakları oranında ödedikleri paydır.
Banka ile bireysel müşteriler arasındaki uyuşmazlıkları çözmek için TBB tarafından kurulan kuruldur.
Yönetim Kuruluna stratejik konularda görüş bildiren ve tavsiye kararları alan birimdir.
TCMB'nin para politikası araçlarını Hükümet baskısı olmaksızın, kendi sorumluluğunda belirleme yetkisidir.
Bankacılık mesleğinin vakar ve disiplin içinde yürütülmesi için TBB tarafından belirlenen kurallardır.
TCMB'nin Hükümetin mali işlemlerini yürüten ve ona danışmanlık yapan rolüdür.
Mevduat sahibi, banka ve sigorta kurumu arasında işleyen, bankanın ödeme güçlüğüne düşmesi durumunda mevduatın belirli bir kısmının devlet güvencesiyle ödenmesini sağlayan sistemdir.
Bankaların mevduat yükümlülüklerine karşılık olarak TCMB nezdinde tutmak zorunda oldukları zorunlu karşılıklardır; tarihsel olarak ilk mevduat koruma aracıdır.
Bir bankanın iflası durumunda, diğer alacaklılardan önce ödeme alma hakkına sahip olan alacaklıdır. TMSF, ödediği sigorta tutarı kadar bu sıfatı kazanır.
1960 yılında 153 sayılı Kanun ile kurulan, bankaların tedrici tasfiyesini yönetmek amacıyla oluşturulmuş, TMSF'nin öncüsü olan yapıdır.
TMSF'nin en üst karar organıdır. Fonun genel yönetim, temsil ve kararlarının yürütülmesinden sorumludur.
Katılım bankalarında tutulan ve mevduat sigortası kapsamında TMSF güvencesi altında olan, gerçek kişilere ait fonlardır.
Bankaların mali bünyelerine ve risk profillerine göre TMSF'ye ödedikleri, sigorta sisteminin finansmanını sağlayan primlerdir.
Bir bankanın bankacılık faaliyetlerinde bulunabilmesi için BDDK tarafından verilen izindir; kaldırılması durumunda TMSF devreye girer.
Banka hakkında mahkemece iflas kararı verilmediği durumlarda, TMSF'nin banka genel kurul kararı aranmaksızın yürüttüğü tasfiye sürecidir.
Fon alacaklarının güvence altına alınması amacıyla, borçlunun malvarlığı üzerine geçici olarak konulan haciz işlemidir.
Fonun haczedilen varlıkları, ayrı ayrı satmak yerine birleştirerek ekonomik değerini koruyacak şekilde bir bütün olarak satma yöntemidir.
Banka yöneticilerinin kanuna aykırı işlemleri nedeniyle oluşan zararlardan şahsen ve doğrudan sorumlu tutulmalarıdır.
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun olup, TMSF'nin alacaklarını takip ve tahsil ederken kullandığı özel yetkileri içeren kanundur.
Yöneticilerin görev süreleri boyunca yaptıkları işlemlerden dolayı aklanmalarıdır; TMSF, zarar tespit ederse bu ibraların iptalini dava edebilir.
TMSF'nin alacaklarını veya varlıklarını devredebildiği, sermayesine ortak olabildiği şirketlerdir.
BDDK ve TMSF yetkililerinden oluşan, bankacılık sisteminin genel durumu ve denetim sonuçlarının paylaşıldığı koordinasyon organıdır.
Batan bankaların hakim ortakları ve yöneticilerinden, malvarlıklarını ve son iki yıldaki işlemlerini bildirmeleri için istenen belgedir.
Bir malın veya hakkın mülkiyetinin edinilmesi sürecidir; TMSF, şüpheli işlemleri incelemek için bu kayıtları denetler.
Bankanın yönetimi ve denetimi TMSF'ye devredildiğinde, ortakların kar payı alma hakkı saklı kalmak üzere diğer tüm yönetimsel haklarının Fona geçmesidir.