
Türkiye demiryolu uzunluğu bakımından dünyada 12. sıradadır. Navlun yük taşımacılığında 11., konteyner taşımacılığında 7., havayolu yük taşımacılığında 13. ve demiryolu yük taşımacılığında 15. sırada yer almaktadır.
Tarım faaliyetlerinin büyük önem taşıdığı Fransa'da birincil sektörde çalışanların oranı %2'ye, Almanya'da ise %1'e kadar gerilemiştir; bu durum gelişmişlik ile tarım oranının ters orantılı olduğunu gösterir.
Gelişmiş sanayileşmiş ülkeleri temsil eden AB içinde, faal nüfusun en düşük tarım/birincil oranına sahip ülkelerinden biri %13 ile Yunanistan, onu takiben %8 ile Portekiz'dir.
Eğitim sektörünün küresel ekonomideki yerini pekiştiren California, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT), Oxford, Harvard, Stanford, Chicago, ETH Zürih, Cambridge ve Princeton önde gelen eğitim kurumlarıdır.
Gelişmiş Kuzey Amerika ve Avrupa sağlık alanında öne çıkarken, son yıllarda Türkiye özellikle saç ekimi ve göz hastalıkları konusunda uluslararası alanda çok fazla hizmet veren bir merkez haline gelmiştir.
Yerleşik hayata geçişle birlikte insanlık farklı ekonomik kolları geliştirmiştir. Almanya'daki sanayi kenti Ruhr bölgesi, Fransa'daki turizm kenti Cannes ve ABD'deki eğlence kenti Las Vegas bunlara örnektir.
Bölümde kullanılan tarım ve hayvancılık verileri 2016 yılı FAO verilerine, maden ve enerji istatistikleri ise British Geological Survey (2018) ile IEA Key World Energy Statistics raporlarına dayanmaktadır.
ITC (TradeMap) verilerine göre uluslararası ticaret ağında Türkiye, dünya genelinde ithalatta 21. ve ihracatta 32. sırada yer alarak dış ticaret hacmini geliştirmektedir.
Akademisyenler Erol Tümertekin ve Nazmiye Özgüç'e göre, sanayi malları ve tarımsal maddeler dışında bankacılık, sigortacılık ve taşımacılık küresel pazarlarda sürekli bir büyüme içindedir.
Gelişmiş ülkelerde imalat sanayisinde çalışan nüfus en fazla %24'e kadar yükselmekte, bu sınırdan sonra fabrika işçilerinin yerini büyük ölçüde robotlar ve otomasyon sistemleri almaktadır.