← Ünite 8
Ekonomik Coğrafyaya Giriş

Ünite 8: Gelişen Değişen Dünyada Ekonomik Coğrafya Açısından Çevre

UNEP Elektronik Atık Raporu (Şubat 2010)
BM Çevre Programı (UNEP) raporuna göre, televizyon ve cep telefonu gibi elektronik atıklardaki artış alarm vermektedir. Amerika Birleşik Devletleri 3 milyon ton, Çin ise 2,3 milyon ton atıkla çevreye en çok zarar veren ülkelerin başında gelmektedir.
Çin ve Hindistan'da Cep Telefonu Atıkları
UNEP verilerine göre cep telefonu atıklarının Çin’de 2007’ye kıyasla 2020’de 7 kat, Hindistan’da ise 18 kat artacağı öngörülmüştür. Ayrıca Çin’de bu atıkların parçalanması işleminde radyasyon tehlikesi hiçe sayılarak çocuk işçiler çalıştırılmaktadır.
Montreal Protokolü'nün Kabulü (1987)
Ozon tabakasını incelten maddelerin kullanımını ve üretimini kontrol altına almak amacıyla 16 Eylül 1987 tarihinde Kanada'da Montreal Protokolü kabul edilmiştir. Dünyanın 150'den fazla ülkesi bu anlaşmaya taraf olmuştur.
Türkiye'nin Montreal Protokolü'ne Katılımı (1991)
Ozon tabakasının gördüğü zararların bilincine varan ülkeler arasında yer alan Türkiye, ozon tabakasını korumaya yönelik Montreal Protokolü'nü 19 Aralık 1991 tarihinde resmi olarak imzalamıştır.

Anahtar Kavramlar

Pozitivist FelsefeModernleşme süreçlerinin temelini oluşturan, insanı ve insanın akla dayalı üstün gücünü merkeze alan felsefi akımdır. Bu felsefe eksenindeki gelişmeler, bir yandan toplumsal değişim sağlarken diğer yandan çevreye zarar veren süreçleri tetiklemiştir.
Küresel Çevre Problemiİnsanın akla dayalı üstün gücü ve ekonomik faaliyetleri sonucunda çevrenin tahrip edilmesi, bozulması ve kirletilmesiyle ortaya çıkan uluslararası ölçekteki sorunlar bütünüdür. Örnek olarak iklim değişikliği ve ozon tabakasının incelmesi verilebilir.
SömürgecilikGelişmiş ülkelerin kendi hayat sahalarından uzak bölgelerdeki doğal ve beşeri kaynakları kendi maddi çıkarları doğrultusunda kontrol altına alması ve kullanması sistemidir. Bu süreçte sömürülen bölgelerin çevresel tahribatı dikkate alınmaz.
Kapitalist SistemKilometre sınırı olmaksızın uzak mesafedeki ülkelerde ekonomik faaliyetlerle başlayıp siyasi, askeri ve kültürel etki alanını genişleten sömürü düzenidir. Bu sistem içinde doğal kaynaklar ön planda tutulup çevre unsuru uzun süre göz ardı edilmiştir.
Sosyalist DüzenKapitalist düzene alternatif olarak görülen ancak sömürü etkisi bakımından ondan çok farklı olmayan sistemdir. Bu düzende de ekonomik unsurlar ön plana çıkmakta ve toplum sömürülürken çevreye verilen zararlar göz ardı edilmektedir.
Çevre Bilinciİnsanın doğayla olan ilişkisinde çevreyi koruma, doğal kaynakları verimli kullanma ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma farkındalığıdır. Sömürülen ülkelerde modernleşme etkisiyle bu bilincin zamanla zayıflayarak kaybolduğu görülmektedir.
Ekolojik GelişmeEkonomik faaliyetlerin çevrenin korunmasıyla eşdeğer tutularak, doğayı yıpratmayan ve sürdürülebilir ilkeler çerçevesinde yürütüldüğü gelişme modelidir. Batılı ülkeler son yıllarda bu anlayışı benimsemeye başlamıştır.
Nükleer SantrallerEnerji üretim sahaları arasında yer alan ve olası olumsuz kazalarda ya da denemelerde çok geniş alanları ve komşu ülkeleri etkileyen yıkıcı potansiyele sahip tesislerdir. Yapımları ve denemeleri komşu ülkeler tarafından yakından takip edilmektedir.
Küresel İklim DeğişikliğiBeşeri faaliyetler, sanayi ve atmosferik kirleticiler sonucunda dünya ikliminin değişime uğraması, buzulların erimesi ve kuraklık gibi afetlerin tetiklendiği büyük çevre sorunudur. Tarım alanlarını ve beslenme zincirini doğrudan tehdit eder.
PollütantAtmosferi kirleten gaz veya partikül halindeki maddelerdir. Bu kirleticiler başta insan sağlığı olmak üzere bitkilere, hayvanlara, iklime ve cansız ortama ciddi zararlar vermektedir.
Ozon TabakasıStratosfer katmanında yer alan ve klor veya brom içeren kimyasalların reaksiyonu sonucu incelen tabakadır. İncelmesi durumunda zararlı ultraviyole ışınları dünyaya ulaşarak insan sağlığına ve doğaya zarar vermektedir.
Montreal ProtokolüOzon tabakasını incelten maddelerin kullanımının ve üretiminin kontrol altına alınmasını sağlamak amacıyla 16 Eylül 1987 tarihinde Kanada'da kabul edilen ve Türkiye'nin de 1991'de imzaladığı uluslararası antlaşmadır.
SürdürülebilirlikPolitika, ekonomi ve çevre aksında çalışmaların gelecek nesillerin hakları gözetilerek, doğayı yıpratmayan, koruyan ve telafi edilebilir bir samimiyet ölçeğinde yürütülmesini ifade eden yaklaşımdır.

Diğer Önemli Bilgiler

Küresel Ölçekte Etkili Olan Emperyalist Güçler

Kapitalist sistemi en iyi uygulayan Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi gelişmiş ülkeler, kilometre sınırı tanımaksızın uzak mesafelerdeki ülkelerde ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel etki sahaları oluşturmaktadır.

Gelişmiş Ülkelerin Atık Politikaları

Sanayileşmiş Batılı ülkeler üretim atıklarını ve nükleer denemelerini genellikle Asya ve Afrika'daki az gelişmiş veya sömürge altındaki ülkelerin topraklarında bırakmakta ve gömmekte, bu da o bölgelerde çevre katliamlarına yol açmaktadır.

Nükleer Santrallerin Sınır Ötesi Riskleri

Nükleer santrallerin olumsuz etkilediği alanlar son derece geniştir; bu nedenle bu tesislerde meydana gelebilecek kazalar veya olumsuz sonuçlar komşu ülkeler tarafından yakından ve endişeyle takip edilmektedir.

Pozitivist Felsefe ve Modernleşme Bağı

Modernleşme ve sonuçları tamamen pozitivist felsefeden kaynaklanmaktadır. Bu felsefe insanı merkeze almakta ve insanın akla dayalı üstün gücünü ön plana çıkararak dünyadaki değişim ve gelişim sürecini tetiklemiştir.

Batı Dünyası ve Japonya'nın Çevre Başarısı

Batılı ülkeler ve Japonya, sanayileşme sürecinde çevreye verdikleri zararları gelen tepkiler üzerine telafi etmeye başlamış, elde ettikleri ekonomik güçle çevreyi koruma çalışmalarına kaynak aktararak ekolojik gelişmede başarı yakalamışlardır.

Hidrokarbon Gazlarının Atmosfere Etkisi

Motorlarda fosil yakıt kullanımı sonucu atmosfere salınan hidrokarbon gazları ozon tabakasını inceltmekte; tarımsal üretimi düşürmekte, balık çeşitlerini olumsuz etkilemekte, cilt hastalıklarına ve bağışıklık sisteminin zarar görmesine neden olmaktadır.

Sınavda Dikkat Et

  • Pozitivist felsefe ile modernleşme ve çevre sorunları arasındaki bağın sorulabileceğini unutmayın; bu felsefe insanı merkeze alarak çevre tahribatını tetiklemiştir.
  • Kapitalist ve sosyalist sistemlerin çevreye yaklaşımında özünde ortak olduklarını, her ikisinin de ekonomik çıkarları öne alıp çevreyi göz ardı ettiğini unutmayın.
  • UNEP'in Şubat 2010 raporundaki ABD (3 milyon ton) ve Çin (2,3 milyon ton) elektronik atık istatistikleri sınavda sayısal soru olarak gelebilir.
  • Ozon tabakasını korumaya yönelik Montreal Protokolü'nün 16 Eylül 1987'de Kanada'da imzalandığını ve Türkiye'nin 1991'de katıldığını tarihleriyle ezberleyin.
  • Nükleer santrallerin komşu ülkeler tarafından yakından takip edildiği bilgisini, çevresel risklerin sınır tanımadığı bağlamında dikkate alın.
  • Hidrokarbon gazlarının tarımı, deniz canlılarını, bağışıklık sistemini ve gözleri olumsuz etkilediğini, 'olumlu' yönü olmadığını unutmayın.