Hofstede, 'Kültürün Sonuçları: Çalışmaya İlişkin Değerlerde Uluslararası Farklılıklar' adlı kitabını 1980'de yayınlamıştır. Bu çalışma, çalışma yaşamında kültürün etkisini inceleyen en önemli araştırmalardan biridir.
İbranicede fiil çekimlerinin cinsiyete göre değişmesi, bu dili konuşanların dünyayı cinsiyet ayrımı üzerinden daha yoğun algılamalarına neden olmaktadır.
Afrika'daki Nuer kabilesinin yaşamları büyükbaş hayvanlara dayalı olduğu için, dillerinde büyükbaş hayvanları betimlemek için 400'den fazla kelime bulunmaktadır.
Psikolojinin kurucusu Wundt, 1900-1920 yılları arasında insan zihni üzerindeki kültürel etkileri inceleyen 10 ciltlik bir çalışma hazırlamıştır.
Honda'nın kurucu ortağı Fujisawa, Japon ve Amerikalı yöneticilerin %95 oranında aynı olduğunu ancak önemli hususlarda tamamen farklılaştıklarını belirtmiştir.
Hofstede, araştırmalarını zamanla genişleterek; bireyci-toplulukçu, erkek-dişi, belirsizlikten kaçınma, güç mesafesi, kısa/uzun dönem yönelimi ve müsamaha/kısıtlama olmak üzere 6 boyuta ulaşmıştır.
Araştırmalar, oryantasyon programlarının uygulandığı işyerlerinde çalışanların iş tatmininin arttığını ve ilk altı ayda işten ayrılma eğilimlerinin düştüğünü göstermektedir.
Beyaz renk Türk kültüründe temizlik ve ululuk ifade ederken, bazı Doğu toplumlarında matem ve ölümün sembolüdür; bu, kültürün algı üzerindeki etkisinin somut bir örneğidir.
Dilin insanlara belirli bir bakış açısı empoze ettiğini ve düşünce süreçlerini filtrelediğini savunan, dilbilim ve psikoloji alanındaki önemli bir hipotezdir.
Kırmızı bir daire ve çapraz çizgi içeren bu levha, sigara kavramını bilmeyen birine hiçbir anlam ifade etmez; bu, sembollerin kültür tarafından öğrenilmesi gerektiğini gösterir.