Osmanlı Dönemi'nde sendikacılık hareketinin başlangıcı kabul edilen ve 1871 yılında kurulan bu cemiyet, işçilere yardım etme amacı güden ilk hayır kurumu niteliğindeki örgüttür.
Osmanlı'da 1909 yılında çıkarılan bu kanun, kamu eliyle yürütülen işyerlerinde çalışan işçilerin sendika kurmasını ve grev yapmasını yasaklayarak toplu ilişkileri sınırlandırmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti'nde sendikalaşma hakkını ve sendika kurma serbestisini tanıyan ilk özel kanun 1947 yılında yürürlüğe girmiş, ancak işçilere grev ve toplu sözleşme hakkı tanımamıştır.
1961 Anayasası'nın getirdiği özgürlükçü ortamda, 1963 yılında yürürlüğe giren bu yasalarla Türk işçilerine ilk kez yasal olarak toplu iş sözleşmesi, grev ve lokavt hakları tanınmıştır.
Türkiye'de daha önce ayrı kanunlarda düzenlenen sendikal haklar ile toplu pazarlık kurallarını tek bir çatı altında toplayan Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu 2012 yılında yürürlüğe girmiştir.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na ekli listede, Türkiye'deki tüm ekonomik faaliyetler benzerliklerine göre gruplandırılarak toplam 20 adet işkolu olarak belirlenmiştir.
Bir işçi sendikasının Türkiye'de toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olabilmesi için, kurulu olduğu işkolunda çalışan toplam işçilerin en az %3'ünü üye kaydetmiş olması yasal zorunluluktur.
Toplu iş sözleşmesi yapmak üzere tarafların katıldığı ilk toplantı tarihinden itibaren toplu görüşmelerin süresi en fazla 60 gündür; bu sürede anlaşma olmazsa uyuşmazlık süreci başlar.
Toplu iş uyuşmazlıklarında görevlendirilen resmi arabulucunun yasal görev süresi 15 gündür. Bu süre, tarafların ortak rızasıyla en fazla 6 iş günü daha uzatılabilmektedir.
Genel sağlığı veya milli güvenliği bozucu nitelikteki grev ve lokavt kararları, Bakanlar Kurulu tarafından yayımlanan bir kararname ile en fazla 60 gün süreyle ertelenebilmektedir.
İşyerinde yürürlükte olan bir toplu iş sözleşmesi varken, yeni dönem için yetki başvurusu ancak mevcut sözleşmenin bitiminden önceki 120 gün içinde yapılabilmektedir.
Endüstri ilişkileri kavramı, dünya tarihinde ilk kez 1912 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde Kongre tarafından kurulan ve çalışma hayatındaki sorunları araştıran resmi bir komisyonun adı olarak kullanılmıştır.
Sanayi devriminin beşiği olan İngiltere'de, uzun yıllar süren koalisyon yasakları ve engellemelerin ardından işçilere sendikal haklar ilk kez resmi olarak 1824 yılında tanınmıştır.
Fransa'da sanayi devrimi sürecinde işçi hareketlerini ve örgütlenmelerini tamamen engellemek amacıyla 1791 yılında çıkarılan Le Chapelier Yasası ile sendikal faaliyetler uzun süre yasaklanmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde sendikacılık hareketinin ilk adımı olarak kabul edilen Ameleperver Cemiyeti 1871 yılında kurulmuş olup, temel olarak işçilere yardım etmeyi amaçlayan bir hayır kurumu niteliğindedir.
Osmanlı döneminde işçi hareketlerini kontrol altına almak amacıyla çıkarılan 1909 tarihli Tatil-i Eşgal Kanunu, kamu eliyle işletilen işyerlerinde sendika kurulmasını ve grev yapılmasını tamamen yasaklamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde sendika kurmaya yasal olarak izin veren ilk düzenleme 1947 tarihli İşçi ve İşveren Sendikaları ve Sendika Birlikleri Hakkında Kanun'dur ancak bu kanunda grev ve lokavt haklarına yer verilmemiştir.
1961 Anayasası'nın getirdiği özgürlükçü ortamın ardından 1963 yılında çıkarılan 274 sayılı Sendikalar Kanunu ile 275 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu, Türk hukukunda işçilere ilk kez grev ve toplu sözleşme hakkını tanımıştır.
Türkiye'de 2012 yılında yürürlüğe giren 6356 sayılı kanun, daha önceki 2821 ve 2822 sayılı iki ayrı kanunu tek bir çatı altında birleştirerek sendikal haklar ve toplu pazarlık süreçlerini modern standartlara göre yeniden düzenlemiştir.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na ekli listede, ülkemizdeki tüm ekonomik faaliyetler benzerliklerine göre gruplandırılarak toplam 20 farklı işkolu olarak belirlenmiştir.
Türkiye'deki mevcut yasal düzenlemeye göre, bir konfederasyonun kurulabilmesi için farklı işkollarında faaliyette bulunan en az 5 işkolu sendikasının ülke çapında bir araya gelmesi zorunludur.
S.T.İ.S.K. m. 25 uyarınca, işverenin işçiler arasında sendikal nedenlerle ayrımcılık yapması veya iş sözleşmesini sendikal faaliyet nedeniyle feshetmesi durumunda, işçiye 1 yıllık ücretinden az olmamak üzere tazminat ödenir.
Türkiye'de bir işkolunda sendika kurulabilmesi için fiil ehliyetine sahip en az 7 işçi veya işverenin bir araya gelerek tüzüklerini ilgili valiliğe vermeleri yasal bir zorunluluktur.
Türk iş hukukunda toplu iş sözleşmeleri en az 1 yıl, en çok ise 3 yıl süreli olarak yapılabilir. İşin niteliği gereği 1 yıldan az süren işler hariç, bu süre sınırlarının dışına çıkılması yasaktır.
Grev kararının işyerinde ilan edildiği tarihte çalışan işçilerin en az 1/4'ünün (dörtte birinin) 6 iş günü içinde yazılı başvurusu üzerine, görevli makam tarafından 6 iş günü içinde grev oylaması yapılması zorunludur.
Bakanlar Kurulu, genel sağlığı veya milli güvenliği bozucu nitelikte gördüğü kararlaştırılmış veya başlanmış grev ve lokavtları en fazla 60 gün süreyle erteleme yetkisine sahiptir.