← Ünite 4

Ünite 4: MİLLİ GELİR DENGE DÜZEYİ-TAM İSTİHDAM-DEVLET HARCAMALARINe Öğrendik?

Ders kitabının ünite sonundaki kendi özeti — yazarın “bu bölümde şunları anlattık” dediği metin. Bizim hazırladığımız kapsamlı Özet’ten farklı olarak kitabın kendi cümleleridir.

Ekonomide atıl kapasite olmaması yani tam kapasite ile çalışılması, talepte meydana gelen artışı karşılamak için yeni yatırımların yapılmasını gerektirmektedir. Bunlara uyarılmış yatırımlar denilmektedir. Buna göre tüketim malları talebindeki artışın, uyarılmış yatırım talebine etkisine hızlandırma etkisi; bunu belirleyen katsayıya da hızlandıran adı verilmektedir. Hızlandıran katsayısı tüketimdeki değişikliğin kendisinin kaç katı uyarılmış yatırım harcamasına yol açtığını göstermektedir. Hızlandıran mekanizmasının işleyebilmesi için de bazı şartların bulunması gerekmektedir. Hızlandıranın başarıya ulaşabilmesi için işletmelerin boş kapasitelerinin olmaması, yani tam istihdamın olması tüm kaynakların kullanılması gerekliliği bulunmaktadır. Hızlandıranın verimli çalışması sadece gelir ve tüketim harcaması değişmelerine karşı değil; aynı zamanda fiyatlar, dış ticaret rejimi ve döviz fiyatları gibi birçok öteki faktörlere karşı da duyarlıdır. Tasarruf paradoksu, bir ekonomide bireylerin çeşitli nedenlerle (refah seviyesini yükseltme, gelecekteki zor günlere hazırlık gibi) yapmış oldukları tasarruf artışlarının milli gelir düzeyinde azalmalara yol açabildiğini açıklayan kavramdır. Bireysel açıdan ele alındığında doğru olan bu hususun ekonominin bütünü ele alındığında, artan tasarruflar karşısında tüketim ve harcama düzeyinde görülen azalmaların ekonomiyi durgunluğa götürdüğü ve milli geliri azalttığı sonucunu doğurmaktadır. Enflasyonist açık, ekonomide fiyatlar genel seviyesi yükselmekte buna karşın reel olarak mal ve hizmet miktarı artmamaktadır. Bu durumda reel olarak artmayan mal ve hizmetler için daha fazla harcama yapılması enflasyonist baskıyı ortaya çıkarmaktadır. Ekonomide oluşan enflasyonist açığı gidermek için ya üretimi yani toplam arzı arttırmak, ya da toplam talebi kısmak gerekmektedir. Bir ekonomide toplam talep yetersizliği nedeniyle işgücü ve sermayenin eksik kullanılması sonucu milli gelir eksik istihdam seviyesinde dengeye gelmektedir. Deflasyonist açık; ekonomiyi tam istihdam düzeyine taşıyacak potansiyel harcama düzeyi ile fiili harcama düzeyi arasındaki açıklıktır. Bu durumda da ekonomiye müdahale edilerek kamu harcamaları ile yatırım harcamalarını arttırarak toplam talebi arttırmak mümkündür. Toplam talebe devlet harcamalarının ilave edilmesi toplam harcama miktarını arttırmaktadır. Bu da toplam harcama doğrusunu yukarı kaydırmakta ve milli gelirin artması sonucunu meydana getirmektedir. Bir ekonomide halktan alınan vergiler toplam talebi düşüreceğinden vergiler milli geliri azalma yönünde etkilemektedir. Çünkü vergi alınması harcanabilir geliri azaltırken; milli geliri de azaltmaktadır.