Özet
Ana Sayfa » İstanbul Üniversitesi AUZEF » İşletme Lisans Programı » İş Sağlığı ve Güvenliği
← Ünite 8

Ünite 8: İş Kazaları ve Kaza Sonrası Süreçler — Konu Anlatımı

Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium

1İş Kazası ve Ramak Kala Olay Tanımları

Kaza genel anlamıyla, beklenmeyen bir anda ortaya çıkan, önceden planlanmamış ve sosyo-ekonomik yönden zarar veren bir olaydır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) kazayı belirli bir zarara ya da yaralanmaya neden olan beklenmeyen ve öngörülmemiş bir olay olarak tanımlarken; Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ise önceden planlanmamış, çoğu kez kişisel yaralanmalara, makinelerin, araç ve gereçlerin zarara uğramasına, üretimin bir süre durmasına yol açan olay şeklinde tanımlamaktadır.

Türkiye'de iş kazası kavramı yasal olarak iki temel kanunda ele alınmaktadır. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na göre iş kazası; işyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olaydır. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. Maddesi ise olayın iş kazası sayılabilmesi için beş temel koşul belirlemiştir: Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, görevli olarak başka yere gönderildiği asıl işini yapmadığı zamanlarda, emzikli kadının süt izni saatlerinde veya işverence sağlanan toplu taşıtla işe gidip gelme esnasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaylar bu kapsamdadır.

Ramak kala olay ise işyerinde meydana gelen, çalışanı, işyerini ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli olduğu halde zarara uğratmayan olaydır. Kazanın gerçekleştiği an, klinik öncesi dönemin bittiği ve klinik dönemin başladığı andır. Bu andan önce yapılan tüm çalışmalar primer (birincil) sağlık hizmeti olup kazadan korunmayı sağlar; kaza sonrasındaki müdahaleler ise sekonder (ikincil) ve tersiyer (üçüncül) sağlık hizmetlerini oluşturur.

2İş Kazalarının Nedenleri ve Sınıflandırılması

İş kazalarının nedenleri ILO tarafından üç ana grupta sınıflandırılmaktadır: İnsan faktörü (eğitim ve bilgi eksikliği, dalgınlık vb.), makine-malzeme faktörü (malzeme yorgunluğu, uygun olmayan makine, üretim sistemi hataları) ve sosyal-teknik çevre faktörü (termal konfor, gürültü, yetersiz sağlık koşulları).

Bir diğer yaygın gruplandırmaya göre iş kazalarının %88'i çalışana bağlı güvencesiz davranışlardan (yorgunluk, acemilik, dikkatsizlik, eğitim yetersizliği, düşük duyu-motor aktivite, beceriksizlik), %10'u çevresel etkenlere bağlı güvencesiz koşullardan (termal konfor, aydınlatma, gürültü, makineler, kaygan zemin) ve %2'si ise öngörülemeyen kaçınılmaz nedenlerden kaynaklanmaktadır. Bu istatistikler, iş kazalarının en az %98'inin proaktif önlemlerle önlenebilir olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Tüm kazalarda doğrudan veya dolaylı olarak insan faktörüne bağlı bir hata yer almaktadır. Ancak bu hata yalnızca kaza yapan işçiye ait değildir; fabrikanın projesini çizen mimardan inşaatı yapan müteahhide, işyeri yönetiminden makineleri monte eden mühendise, iş güvenliği uzmanından işyeri hekimine kadar geniş bir sorumluluk zinciri söz konusudur.

3İş Kazalarının Sağlık Sonuçları ve Sektörel Dağılımı

İş kazaları, trafik ve ev kazalarından sonra en çok ölüme yol açan, kazalar içinde ise en fazla sakatlanmaya neden olan kaza türüdür. Türkiye'de 2015 yılı verilerine göre 241.547 iş kazası meydana gelmiş, bu kazalarda 1.252 kişi hayatını kaybetmiş, 5 kişi sürekli iş göremez hale gelmiş ve toplamda 2.992.070 iş günü kaybı yaşanmıştır.

İstatistiksel olarak Türkiye'de yaklaşık her iki dakikada bir iş kazası meydana gelmekte ve her altı saatte bir çalışan hayatını kaybetmektedir. Bu da her iş gününde ortalama 690 iş kazası yaşandığı ve 4 çalışanın öldüğü anlamına gelmektedir. Kazalarda en sık görülen yaralanma türü %46.5 oranla çarpma ile yaralar ve yüzeyel yaralanmalar olup, en fazla yaralanan bölge %38.9 oranla üst ekstremitelerdir.

İş kazası bildirimlerine göre en riskli iş kolları sırasıyla inşaat, karayolu taşımacılığı ve metal sanayiidir. En çok can kaybı ise %37.8 oranla (473 çalışan) inşaat sektöründe gerçekleşmektedir. Bu durum, özellikle yüksek riskli sektörlerde iş güvenliği tedbirlerinin ve denetimlerinin ne derece hayati olduğunu göstermektedir.

4İş Kazalarının Sosyal ve Ekonomik Etkileri

İş kazalarının etkileri çalışan, işveren ve devlet olmak üzere üç boyutta değerlendirilir. Çalışan açısından kaza; büyük acı, ızdırap, uzuv kaybı, sakatlık veya ölümle sonuçlanır. Çalışanın gelir elde edememesi ailenin yaşam standardını düşürür, dul ve yetim kalan aile bireylerinde psikolojik ve ekonomik yıkımlara yol açar.

İşveren açısından ise kaza sonrasında hukuki ve idari süreçler başlar. İşveren veya vekili tutuklanabilir, ifade verme ve mahkeme süreçleriyle zaman kaybeder. Kazanın ardından tazminat, rücu ve ceza davaları nedeniyle çok yüksek maddi ödemeler yapmak zorunda kalabilir. Ayrıca kaza günü üretim durur, çalışanların motivasyonu düşer ve işletme piyasada olumsuz bir imaj kazanır.

Devlet ve ülke ekonomisi açısından ise kaza uğrayanların tedavi masrafları, geçici ve sürekli iş göremezlik ödenekleri ile dul ve yetim aylıkları Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaynaklarından karşılanır. Bu durum SGK kaynaklarının erimesine ve ülke ekonomisinde doğrudan veya dolaylı büyük finansal kayıplara yol açar.

5İş Kazalarından Korunma Yöntemleri

İş kazalarından korunmanın temeli, işyerindeki kaza olasılıklarını belirleyen risk değerlendirmesi çalışmalarına dayanmaktadır. Korunma önlemleri kişiye yönelik önlemler ve çalışma ortamına yönelik önlemler olmak üzere iki ana başlık altında toplanır.

Kişiye yönelik önlemler kapsamında; çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verilmesi ve bu eğitimlerin etkinliğinin izlenmesi, ergonomik çalışma kurallarına uyulması, riskli grupların (genç, kadın, engelli vb.) kendilerine uygun olmayan işlerde çalıştırılmaması ve çalışma alanlarına uyarı, işaret ile levhalarının asılması yer alır.

Çalışma ortamına yönelik önlemler ise makine koruyucularının eksiksiz ve çalışır durumda bulundurulması, kişisel koruyucu donanımların (KKD) çalışanlara eksiksiz verilmesi ve kullanımının denetlenmesi, fiziksel koşulların (termal konfor, aydınlatma, gürültü, toz vb.) standartlara uygun hale getirilmesi ve ergonomik araçların kullanılmasını içerir.

6Kaza Sonrası Süreçler ve Bildirim Yükümlülükleri

İşyerinde bir iş kazası meydana geldiğinde bilgi derhal işyeri hekimi, sağlık ve güvenlik koordinatörü ile iş güvenliği uzmanına iletilir. İş güvenliği uzmanı olay mahallini koruma altına alır, kaza yerinin fotoğraflarını çeker, kazalının ve görgü tanıklarının yazılı ifadelerini alır. İlk yardım sertifikalı personel tarafından yaralıya ilk müdahale yapılır ve gerekirse sağlık kuruluşuna sevk edilir.

Mevzuat gereği işveren, meydana gelen iş kazalarını en geç 3 iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) bildirmekle yükümlüdür. Bildirimler E-SGK portalı üzerinden 'İş Kazası ve Meslek Hastalığı E-Bildirim' bölümünden yapılır. Kazanın ağır yaralanma veya ölümle sonuçlanması durumunda, işyeri belediye sınırlarında ise polis karakoluna, belediye sınırları dışında ise jandarma karakoluna derhal (gecikmeksizin) haber verilir.

İş kazası sonrasında İdari ve Mali İşler Bölümü'nde saklanması gereken kaza dosyasında; SGK iş kazası bildirimi, sigortalı işe giriş bildirgesi, işe giriş sağlık raporu, son 4 aya ait ücret hesap pusulası sureti, çalışan çizelgesi, mesleki eğitim belgesi, işe giriş eğitim belgesi, KKD teslim tutanakları ve olay yeri krokisi bulunmalıdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250