
İktisat teorisine göre gelir arttıkça tüketim de artar. Memur veya işçiler harcama yaparken öncelikle gelirlerini kullanır, gelir yetersizse tasarruflarına başvurur; bu nedenle gelir ile tüketim arasındaki ilişkinin derecesi, gelir ile tasarruf ilişkisinden daha güçlüdür.
Ekonomi teorisinde bir malın fiyatı arttıkça o mala olan talep azalır, fiyatı düştüğünde ise talep artar. Bu durum değişkenlerin zıt yönlü değiştiğini gösteren negatif (-) korelasyona klasik bir örnektir.
Aynı anne babadan, aynı koşullarda ve aynı eğitim sürecinde dünyaya gelen ikiz çocukların bile davranışlarının ve başarılarının bire bir aynı olmaması, kollektif olayların stokastik yapısını ve tam kesinliğin olmadığını gösterir.
Gerçekte aralarında hiçbir mantıksal veya teorik bağ bulunmayan kutuplardaki penguen sayısı ile patates üretimi arasında sırf sayısal serilerin benzer seyri yüzünden yüksek korelasyon çıkabilmesi, korelasyonda mantıksal bağın önemini vurgular.
İstatistik teorisinde herhangi bir serinin gözlem değerlerinin aritmetik ortalamadan sapmaları toplamı sıfırdır [Σ(Xi - X_bar) = 0]; bu kural korelasyon formülünün pay kısmında sapmaların ayrı ayrı çarpılıp toplanmasını zorunlu kılar.
Basit korelasyon katsayısı (r) matematiksel olarak -1 ile +1 arasında değer alır. Katsayının mutlak değer olarak 1'e yaklaşması ilişkinin güçlü olduğunu, 0'a yaklaşması ise doğrusal ilişkinin zayıfladığını gösterir.
Gübre kullanımı ile buğday üretimi arasındaki ilişkide gözlem sayısı n=5 olarak alınmış, toplam gübre miktarı 100 ve toplam buğday üretimi 500 birim olarak tablo üzerinden formüllere aktarılmıştır.
2013-2016 yıllarını kapsayan 4 yıllık dönemde reklam harcamaları toplamı 60, satışlar toplamı 400 birim olarak gerçekleşmiş ve bu verilerle r = +0,9859 katsayısına ulaşılmıştır.
X değişkeni sebep, Y değişkeni sonuç kabul edildiğinde hesaplanan korelasyon katsayısı (r(Y/X)), tam tersi durumda yani Y sebep X sonuç alındığında hesaplanan katsayıya (r(X/Y)) eşittir; bu durum katsayının simetrik olduğunu kanıtlar.