
Radyo Frekanslı Tanıma Sistemi (RFID), pul büyüklüğündeki mikroişlemcili etiketlerde depolanan verilerin maksimum 1 metre mesafeden okunmasına ve nesnelerin izlenmesine olanak tanır.
İnternetin ilk sürümü olan Web 1.0 kullanıcılara yalnızca okunabilir statik bir ortam sunarken; Web 2.0 okuma, yazma ve kullanıcıların kendi içeriklerini üretmelerine olanak tanıyan katılımcı bir yapı sunmuştur.
Televizyon teknolojisindeki dönüşüm teleteks, fiber optik kablo ve kablolu TV, uydu yayıncılığı ile dijital/etkileşimli TV, yüksek çözünürlüklü TV (HDTV) ve internette TV yayıncılığı olmak üzere 5 başlıkta incelenir.
Mekân ve zaman farkını ortadan kaldırarak sohbet ortamı yaratan anlık mesajlaşma uygulamaları 1997 yılında ortaya çıkmış; IRC, ICQ, MSN, Skype, Whatsapp ve Viber gibi araçlarla günümüze kadar gelişmiştir.
Alvin Toffler 1981 yılında yayımladığı 'Üçüncü Dalga' adlı eserinde, teknolojik devrimin öznesini oluşturan iletişim teknolojilerinin zamansal olarak eski ve yeni şeklinde sıralanması gerektiğine değinmiştir.
Yoneji Masuda, bilişim toplumunun yapısını enformasyon hizmetleri altyapısı, enformasyon endüstrisi, katılımcı demokrasi, gönüllü topluluklar ve global enformasyon toplumunun kurulması unsurlarıyla özetlemiştir.
Henry Jenkins 2006 yılında yayımladığı 'Convergence Culture' kitabında yöndeşmeyi, farklı şebeke platformları aracılığıyla benzer hizmetlerin taşınması ve tüketici aygıtlarının bir araya getirilmesi olarak tanımlamıştır.
Trevor Barr 2000 yılında geliştirdiği modelde yeni ortamları ağlaşma (networking), içerik (content) ve işlem (computing) olmak üzere üretim, yayıncılık ve erişim ekseninde ele almıştır.
NFC teknolojisi, mobil cihazların birbirine yakınlaştırılmasıyla kredi kartı ödemeleri, bilet alma, hızlı dosya paylaşımı ve güncel bilgilere SIM kart güvenliğiyle ulaşılmasını sağlar.
4G altyapısının potansiyel teknolojileri olan LTE (Gelecek Nesil Mobil Erişim), şebeke verimliliğini ve veri hızını artırırken; WiMax yeraltından kablo döşenemeyen zorlu yerleşim yerlerinde avantaj sağlar.
Howard Rheingold sanal toplulukları, yeterli sayıda kişinin internet aracılığıyla sanal ortamda insani duygulara dayalı kişisel ilişki ağları kurmak üzere sürdürdüğü halka açık tartışmalar olarak tanımlamıştır.