Göçİnsanların ekonomik, siyasal, sosyal veya doğal nedenlerle bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine kalıcı veya geçici olarak yer değiştirmesi hareketidir. Tarih boyunca Asya ve Avrupa gibi nüfus yoğunluğu yüksek bölgelerden yeni kıtalara doğru büyük göç dalgaları yaşanmıştır.
GöçmenKendi iradesiyle, genellikle daha iyi ekonomik koşullar, iş imkanları veya yaşam şartları elde etmek amacıyla vatanını terk ederek başka bir ülkeye yerleşen kimselerdir. Metne göre, Çin, Hindistan ve Endonezya gibi nüfus fazlası olan ülkeler bu yöntemle nüfus baskısını hafifletmeye çalışmıştır.
MülteciIrkı, dini, tabiiyeti, siyasi düşünceleri veya toplumsal bir gruba üyeliği yüzünden zulme uğrayacağından haklı sebeplerle korktuğu için vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve korumasından yararlanamayan kişidir. 1951 BM Sözleşmesi ile hukuki statüsü güvence altına alınmıştır.
SığınmacıÜlkesindeki zulüm, savaş veya baskı gibi nedenlerle başka bir ülkeye sığınan ancak mülteci başvurusu henüz resmi olarak kabul edilmemiş veya hukuki prosedürleri devam eden mülteci adaylarıdır. Türkiye, coğrafi kısıtlama nedeniyle Asya veya Orta Doğu'dan gelenlere sığınmacı statüsü vermektedir.
Küresel IsınmaAtmosfere salınan karbondioksit ve CFC gibi sera gazlarının geri yansıtma etkisi (sera etkisi) yaratması sonucunda dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında yaşanan artış olgusudur. Önlenememesi durumunda kıyı şehirlerinin ve ada devletlerinin sular altında kalma riski bulunmaktadır.
Etno-Dinsel TerörEtnik kimlikler ve dinsel aidiyetler temelinde ortaya çıkan, topluluklar arası çatışmaları ve şiddet eylemlerini körükleyen uluslararası güvenlik sorunlarından biridir. Zorunlu göçlerin ve iç savaşların en önemli tetikleyicileri arasında yer alır.
Küresel TerörizmSınır tanımayan, uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden, siyasi veya ideolojik amaçlar doğrultusunda sivilleri ve devletleri hedef alan organize şiddet eylemleri bütünüdür. Günümüz genişletilmiş güvenlik anlayışında devletlerin öncelikli mücadele alanlarından biridir.
Geri Gönderilmeme İlkesi (Non-Refoulement)Uluslararası mülteci hukukunun en temel kuralı olup, sığındıkları ülkede hayatı veya özgürlüğü tehlikede olan mültecilerin zulüm görecekleri kendi ülkelerine zorla geri gönderilmelerini yasaklayan ilkedir. 1951 Sözleşmesi ile güvence altına alınmıştır.
Coğrafi Kısıtlama (Coğrafi Tahdit)Türkiye'nin 1951 Mülteci Sözleşmesi'ni ve 1967 Protokolü'nü imzalarken koyduğu çekince olup, ülkenin yalnızca Avrupa'dan gelen kişilere mülteci statüsü tanıyacağını, diğer coğrafyalardan gelenlere ise sığınmacı statüsü vereceğini belirten kısıtlamadır.
Genişletilmiş Güvenlik (Comprehensive Security)Klasik askeri ve siyasi güvenlik anlayışının ötesine geçerek nükleer savaş tehlikesi, ekonomik uçurumlar, nüfus baskısı ve çevre sorunlarını da ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak gören modern güvenlik perspektifidir.
Ortak Güvenlik (Common Security)Bir ülkenin güvenliğinin ancak diğer ülkelerin güvenliklerinin artmasına paralel olarak artabileceğini savunan, uluslararası işbirliğini ve ortak sorunlarla mücadeleyi esas alan güvenlik anlayışıdır.
Sürdürülebilir GelişmeEkonomik gelişme ile çevrenin korunması arasındaki uzlaşmayı temsil eden, bugünün ihtiyaçlarını karşılerken gelecekteki nesillerin haklarını ve doğayı tehlikeye atmamayı amaçlayan kalkınma modelidir. Rio Zirvesi ve Gündem 21 bu kavramın somutlaşmış halidir.
Gündem 211992 Rio Zirvesi'nde kabul edilen, 21. yüzyılın çevre ve kalkınma sorunlarını bütünleştirmeyi amaçlayan küresel bir eylem planıdır. Yerel yönetimlerin vatandaşlarıyla birlikte 'Yerel Gündem 21' oluşturmasını zorunlu kılar.
Rio Deklarasyonu1992 BM Çevre ve Kalkınma Konferansı'nda (Rio Zirvesi) kabul edilen, hükümetlerin çevre ve kalkınma süreçlerindeki hak ve sorumluluklarını düzenleyen temel ilkeler bütünüdür.
Kyoto Protokolü1997 yılında imzalanan ve gelişmiş ülkelerin atmosfere saldıkları sera gazı miktarını 1990 yılındaki düzeylerine düşürmelerini zorunlu kılan uluslararası çevre protokolüdür. Türkiye bu protokole 2009 yılında taraf olmuştur.
CFC Gazları (Kloroflorokarbonlar)Ozon tabakasının delinmesine ve sera etkisine yol açarak küresel ısınmaya büyük oranda katkıda bulunan kimyasal gazlardır. Tüketiminin %80'i gelişmiş ülkelere ait olup, Montreal Protokolü ile denetlenmektedir.
Kopenhag Mutabakatı2009 BM İklim Değişikliği Konferansı'nda onaylanan, küresel sıcaklık artışının 2 °C altında tutulmasını ve yoksul ülkelere 2020'ye kadar 100 milyar dolarlık iklim desteği öngören ancak yasal bağlayıcılığı bulunmayan mutabakattır.
Beyaz Avustralya PolitikasıAvustralya'nın 1885 yılında uygulamaya koyduğu ve Asyalı göçmenlerin ülke topraklarına girmesini yasaklayan göç sınırlama politikasıdır. XIX. yüzyıl sonlarında Batı ülkelerinde artan Asyalı göçmen karşıtlığının tipik bir örneğidir.