BewerbungBir iş pozisyonuna başvurmak için yazılan resmi mektup. Örnek: Sarah Muster'ın Erzieherin pozisyonu için yazdığı başvuru.
Unbefristetes ArbeitsverhältnisBelirli bir bitiş tarihi olmayan, sürekli iş sözleşmesi. İlanlarda genellikle çalışana sunulan bir avantaj olarak belirtilir.
AlleinerziehendÇocuğunu tek başına büyüten ebeveyn. İş hayatında vardiya düzenlemelerinde zorluk yaşayabilir.
SchichtarbeitVardiyalı çalışma sistemi. İş yerinde farklı saat dilimlerinde çalışma zorunluluğunu ifade eder.
Konjunktiv IDolaylı anlatımda (indirekte Rede) kullanılan, başkasının sözünü aktarmaya yarayan fiil çekimi.
Konjunktiv IIHayali durumlar, kibar istekler veya tavsiyeler için kullanılan fiil modu. 'Ich hätte gern' gibi.
PassivEylemi yapanın değil, eylemin kendisinin vurgulandığı cümle yapısı. 'Die Eier werden gekocht' örneğindeki gibi.
Kausale SatzverbindungNeden-sonuç ilişkisi kuran cümle bağlaçları (weil, denn). 'Ich gehe nicht, weil ich krank bin'.
TraumberufKişinin hayalini kurduğu, yapmak istediği ideal meslek.
GenerationskonfliktGenç nesil ile ebeveynler arasındaki görüş ve yaşam tarzı farklılıklarından kaynaklanan anlaşmazlıklar.
OsternHristiyanların İsa'nın dirilişini kutladığı, bahar dönemi bayramı. Paskalya tavşanı ve boyalı yumurtalarla özdeşleşmiştir.
NewrozBaharın gelişi ve yeni yılın başlangıcı olarak kutlanan, ateş yakma ritüelleri içeren kadim bir bayram.
RamadanfestRamazan ayı sonunda kutlanan, ailelerin ve akrabaların bir araya geldiği dini bayram.
LebenslaufKişinin eğitim ve iş geçmişini içeren özgeçmiş belgesi.
UmschulungMeslek değiştirme eğitimi. Sarah Muster'ın Türkiye'de öğretmenlik okuyup Almanya'da Erzieherin olması gibi.
ProvisionsbasisSatış başarısına dayalı maaş sistemi. Handelsvertreter ilanlarında sıkça görülür.
SehenswürdigkeitenBir şehrin görülmeye değer tarihi veya turistik yerleri. Örnek: Antalya'daki Hidirlik Turm.
BrieffreundeMektup veya internet aracılığıyla iletişim kurulan arkadaşlık.
VerantwortlichkeitenKişinin üstlenmesi gereken görev ve sorumluluklar.
ModalverbenKönnen, müssen, dürfen gibi eylemin tarzını belirleyen yardımcı fiiller.
Indirekte RedeBir başkasının söylediğini kendi cümlelerimizle aktarma biçimi.
ErziehungszieleEbeveynlerin çocuklarını yetiştirirken hedefledikleri değerler ve davranış biçimleri.
Arbeitsstelleİş yeri veya çalışılan pozisyon.
TätigkeitBir meslek kapsamında yapılan iş ve faaliyetlerin bütünü.