İnfografik
← Ünite 4
İdari Yargı

Ünite 4: İdari Yargının Görev Alanı ve İdari Yargı

22 Temmuz 2004 Tren Kazası Davası
22.07.2004 tarihinde meydana gelen tren kazasında hayatını kaybeden TCDD görevlisinin mirasçılarının açtığı tazminat davasında adli ve idari yargı arasında görev uyuşmazlığı çıkmıştır. Uyuşmazlık Mahkemesi 25.12.2006 tarihli kararıyla davaya bakmaya idari yargının görevli olduğuna karar vermiştir. Mirasçılar kazadan ancak iki buçuk yıl sonra hangi mahkemede dava açabileceklerini öğrenebilmişlerdir.
AYM'nin 1976/1 Esas Sayılı Tarihi İçtihadı
Anayasa Mahkemesi 1976/1 Esas sayılı kararın gerekçesinde, idare hukuku alanında sonuç doğuran idari eylem ve işlemlere karşı adli yargı yolunun kanunla açılamayacağını vurgulamıştır. Mahkeme; idari yargının varlık nedeninin kamu hizmetlerinden doğan uyuşmazlıkların teknik yapısı ve idare hukukunda uzmanlaşmış hakimlerce denetlenmesi zorunluluğu olduğunu belirtmiştir.
Kabahatler Kanunu m. 3'ün İptali Kararı
Anayasa Mahkemesi Esas No: 2005/108 sayılı kararı ile Kabahatler Kanunu'nun idari yaptırımlara karşı genel itiraz mercii olarak adli yargıyı görevlendiren 3. maddesini iptal etmiştir. Kararda Anayasa'nın 125, 140, 142 ve 155. maddeleri uyarınca adli ve idari yargı ayrımının benimsendiği ve yasa koyucunun idari uyuşmazlıkları adli yargıya devretmede sınırsız takdir yetkisi bulunmadığı ifade edilmiştir.
TBMM'nin RTÜK Üyesi Seçimi (Danıştay 5. Daire)
Danıştay 5. Dairesi Esas No: 2005/5627 sayılı kararında, TBMM Genel Kurulu tarafından yapılan RTÜK üyeliği seçim kararını idari yargı denetimine tabi bir 'idari işlem' kabul etmiştir. Daire; işlemin yasama organınca tesis edilmiş olmasının onun 'idare işlevi' niteliğini değiştirmeyeceğini ve yargı denetimi dışında tutulamayacağını vurgulayarak İdare Mahkemesinin ret kararını bozmuştur.

Anahtar Kavramlar

Kamu Gücü Ölçütüİdarenin üstün emretme yetkisini (kamu kudretini) kullanarak tek taraflı irade beyanıyla tesis ettiği işlem ve eylemlerin idare hukukunun konusunu oluşturduğunu ve idari yargıda denetlenmesi gerektiğini savunan kıstastır. Bu ölçüt uyarınca özel hukuk kişileri arasındaki eşitlik ilişkisinden farklı olarak idarenin emretme ve zorla uygulattırma gücü esas alınır. Örneğin bir taşınmazın kamulaştırılması kararı kamu gücü ölçütü kapsamında idari yargıya tabidir.
Kamu Hizmeti Ölçütüİdare hukukunun ve idari yargının görev alanını, idarenin yürüttüğü kamu hizmeti faaliyetlerine dayandıran ölçüttür. Bu anlayışa göre idarenin toplumsal bir ihtiyacı karşılamak üzere kamu hizmeti görmek amacıyla yaptığı tüm işlem ve eylemler idari yargının görev alanına girer. Günümüzde kamu hizmetlerinin özel hukuk hükümleri altında da yürütülmeye başlanması sebebiyle tek başına yetersiz kalmıştır.
Karma ÖlçütKamu gücü ve kamu hizmeti ölçütlerinin birleştirilmesiyle elde edilen, günümüzde idari yargının görev alanını belirlemede esas alınan ana ölçüttür. İdarenin kamu hizmetlerini yürütürken özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayan üstün yetki ve ayrıcalıkları (kamu kudretini) kullandığı işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların idari yargıda çözümleneceğini kabul eder. İdarenin özel hukuk sözleşmeleri veya ticari nitelikli faaliyetleri bu ölçütle idari yargı dışına çıkarılır.
İdare İşleviDevletin yasama, yargı ve yürütmenin siyasi organları dışındaki makamlarınca toplumsal ihtiyaçları karşılamak, kamu hizmetlerini kesintisiz yürütmek ve kamu düzenini sağlamak amacıyla yürütülen sürekli kamusal etkinliklerdir. Olumsuz tanımıyla; yasama, yargı ve yürütme işlevleri dışında kalan tüm kamusal faaliyetleri kapsar. İşlemi yapan organ TBMM veya yargı organı olsa bile işlem fonksiyonel olarak bu nitelikteyse idare işlevine dahildir.
Yasama İşleviYasama organı olan TBMM'nin Anayasa'da belirlenen kanun yapmak, değiştirmek, kaldırmak, bütçeyi onaylamak ve yürütmeyi denetlemek gibi temel ve geleneksel kamusal görevlerini ifade eder. Yasama organının bu işlev kapsamındaki kararları kural olarak Anayasa Mahkemesi denetimine tabidir veya idari yargı dışındadır. Ancak TBMM'nin idari teşkilatına ve personeline ilişkin işlemleri yasama işlevine değil, idare işlevine girer.
Yargı İşleviBağımsız ve tarafsız mahkemelerde görev yapan hakimlerin, hukuki uyuşmazlıkları ve iddiaları yargılama usulü kuralları çerçevesinde kesin hükme bağlama veya çekişmesiz yargı kararı verme faaliyetidir. Yargı işlevinin temel unsurları bağımsız hakimler ve yargısal usullerdir. Mahkemelerin veya hakimlerin yargılama süreci dışındaki özlük haklarına ilişkin kararları bu işlev kapsamında değerlendirilmeyip idare işlevine girer.
Yürütme İşleviYürütme organının (Cumhurbaşkanı ve bakanlar) devletin yüksek siyasetini belirleme, milli güvenliği sağlama, yasama organı ile ilişkileri yürütme ve uluslararası temsil gibi idare işlevinden ayrı olan siyasi nitelikli faaliyetleridir. Yürütme organının idari teşkilatın başı sıfatıyla kamu hizmetlerinin yürütülmesine yönelik kararları idare işlevine girerken, salt devlet yönetimine ilişkin siyasi adımları yürütme işlevi içinde kalır.
Hükümet TasarrufuYürütme organının yasama organıyla ilişkileri (kanunların yayımlanması, Anayasa değişikliği süreci), uluslararası ilişkiler, milli güvenlik siyaseti ve olağanüstü hal ilanı gibi doğrudan siyasi nitelik taşıyan ve idari işlem teorisinin dışında tutulan kararlarıdır. Öğretide bazı yazarlarca idari yargı denetimi dışında tutulması gerektiği savunulan bu kararlar, idare işlevinin sınırlarını çizmede tartışılan bir kavramdır.
Fiili Yolİdarenin, bireylerin hak ve özgürlüklerine ya da mülkiyet haklarına açık, ağır ve hukuki bir dayanaktan yoksun şekilde müdahale etmesi durumudur. Yapılan eylem veya işlem idarilik niteliğini ve kamu hizmeti bağını tamamen kaybederek haksız fiil niteliğine bürünür. Örneğin idarenin bir kişinin taşınmazına kamulaştırma kararı olmaksızın fiilen el koyması veya kolluk kuvvetlerinin işkence yapması fiili yoldur ve tazminatı adli yargıda dava edilir.
Takdir YetkisiHukuk kurallarının idareye belirli bir olay karşısında harekete geçip geçmeme, işlemin zamanını, yerini, sebebini veya konusunu belirleme hususunda birden fazla hukuka uygun seçenek arasından tercih yapma serbestisi tanımasıdır. İdareye kamu yararını gerçekleştirebilmesi için tanınan bu yetki mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır. Örneğin idarenin bir kadroya atama yapıp yapmama konusunda serbestliği bu yetki kapsamındadır.
Bağlı YetkiHukuk kuralının belirli bir durum veya şart gerçekleştiğinde idarenin ne şekilde karar alacağını ve nasıl davranacağını kesin ve emredici olarak düzenlemiş olması durumudur. Bağlı yetki hallerinde idarenin takdir hakkı veya seçenek tercih imkanı bulunmaz; kuralda öngörülen şartlar oluştuğunda idare belirtilen işlemi aynen tesis etmek zorundadır. Bu yetkinin denetiminde yargıç doğrudan mevzuat hükmünü olaya uygular.
Yerindelik Denetimiİdari yargı hakimi tarafından, idarenin takdir yetkisini kullanarak tesis ettiği hukuka uygun bir işlemin isabetli, yararlı, uygun veya zamanlama bakımından doğru olup olmadığının denetlenmesidir. Yerindelik denetimi yapan hakim idarenin yerine geçerek tercih kullanmış olur. Anayasa'nın 125. maddesi ve İYUK m. 2 uyarınca idari yargı yerlerinin yerindelik denetimi yapması kesin olarak yasaklanmıştır.
Hukuka Uygunluk Denetimiİdari yargı mercilerinin idari eylem ve işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden pozitif hukuk kurallarına, Anayasa'ya, yargısal içtihatlara ve genel hukuk ilkelerine uygun olup olmadığını incelemesidir. İdari yargının yetki alanının anayasal sınırını oluşturur. Mahkemeler işlemin yararlı olup olmadığını değil, kanunlara ve hukuka uygun tesis edilip edilmediğini denetlerler.
Açık Değerlendirme Hatası (Açık Hata)İdarenin takdir yetkisini kullanırken olayların değerlendirilmesinde veya tercih yapılmasında hemen fark edilebilen, açık, belirgin ve adalet duygusuna alenen ters düşen bir mantık veya takdir hatası yapmasıdır. Özellikle teknik uzmanlık gerektiren alanlarda idari yargı hakimi idarenin açık değerlendirme hatası yapıp yapmadığını denetler. Açık hatanın bulunmadığı durumlarda yapılan müdahale yerindelik denetimi sınırına girer.
Danıştay Paşası1961 Anayasası döneminde Yüksek Askeri Şura kararları yargı denetimine tabi iken, idari kararlarla terfileri engellenen ancak açtıkları iptal davalarını kazanarak yargı kararıyla general veya amiral olan askeri personel için kullanılan tarihsel terimdir. 1982 Anayasası'nın ilk hali ile YAŞ kararları yargı denetimine kapatılarak bu duruma son verilmek istenmiştir.
Yüksek Askeri Şura (YAŞ)Barış zamanında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin terfi, kadro ve askeri personelle ilgili konularını değerlendirmek üzere kurulan idari kuruldur. Anayasa m. 125 uyarınca YAŞ'ın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma kararları yargı denetimi dışında bırakılmış; ancak 2010 değişikliği ile meslekten çıkarma (ilişik kesme) kararlarına karşı yargı yolu açılmıştır.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK)Adli ve idari yargı hakim ve savcılarının mesleğe kabul, atama, nakil, yükselme ve disiplin işlemlerini yürüten anayasal idari kuruldur. Anayasa m. 159 gereğince HSK'nın meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararları dışındaki tüm kararları idari yargı denetimi dışında tutulmuştur. Kurul kararlarına karşı sadece kendi içinde 'yeniden inceleme' ve 'itiraz' yolları açıktır.
Tahkim UsulüUyuşmazlıkların devlet mahkemeleri yerine tarafların seçtiği hakemler tarafından çözümlendiği alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. 1999 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülebilmesine imkan tanınmış ve bu uyuşmazlıklar idari yargının görev alanı dışına çıkarılmıştır.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM)1972 yılında kurulan ve asker kişileri ilgilendiren askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerin yargısal denetimini yapan özel idari yargı mahkemesidir. 2017 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile tamamen kaldırılmış ve askeri alandaki idari uyuşmazlıkların denetimi genel idari yargı mahkemelerine devredilmiştir.
İdari İşlem Niteliğinde Yargı Kararı Verilememesi Yasağıİdari yargı yerlerinin bir idari davayı karara bağlarken, idarenin yerine geçerek yeni bir idari işlem kurmasını, onay vermesini veya idari bir eylem tesis etmesini yasaklayan anayasal ilkedir (İYUK m. 2/2). Mahkemeler hukuka aykırı işlemi iptal eder veya tazminata karar verir; ancak örneğin idare adına ruhsat veremez veya atama kararnamesi imzalayamaz.
İdarenin Yargı Kararıyla İşlem Yapmaya ZorlanamamasıYargı mercilerinin verdikleri kararlarla idareyi belli bir yönde işlem tesis etmeye veya takdir yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya zorlayamayacağını ifade eden kuraldır. İdare mahkeme kararını uygulamakla yükümlü olsa da (Anayasa m. 138), mahkeme idarenin takdir alanına girerek 'şu kişiyi şu kadroya ata' veya 'şu taşınmazı kamulaştır' şeklinde emredici kararlar veremez.

Diğer Önemli Bilgiler

Yargıtay'ın İşkence Suçuna İlişkin Haksız Fiil/Fiili Yol İçtihadı

Yargıtay içtihatlarında, kamu görevlilerinin işkence eylemlerinin idarenin görevi ve yetkisi dahilinde olamayacağı açıkça belirtilmiştir. İşkence eylemi idari niteliğini tamamen kaybederek haksız fiile (fiili yol) dönüştüğünden, doğan zararların tazmini idari yargıda değil Medeni Kanun ve Borçlar Hukuku kurallarına göre adli yargı yerlerinde görülmektedir.

Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu Kararının Denetimi

Danıştay 5. Dairesi Esas No: 1995/4416 sayılı kararında, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun bir Yargıtay üyesinin dairesini değiştirmesi işlemini denetlemiştir. Daire; yargı organları veya hakimler tarafından tesis edilse bile yargı fonksiyonu ile ilgisi bulunmayan özlük ve teşkilat işlemlerinin idare işlevine ilişkin olduğunu ve idari yargıya tabi bulunduğunu hükme bağlamıştır.

Cumhuriyet Savcısının Kayıt Silme İhmali (Danıştay 10. Daire)

Danıştay 10. Dairesi Esas No: 2006/6131 sayılı kararında, mahkemece kaldırılan gıyabi tutuklama kararının Cumhuriyet savcısı ve kolluk tarafından emniyet kayıtlarından silinmemesini incelemiştir. Daire; yargısal karar kaldırıldıktan sonra kayıtların silinmesi görevinin idari nitelikte bir görev olduğunu ve bu konudaki ihmallerden doğan zararların idari yargıda denetleneceğini belirtmiştir.

12 Eylül 2010 Anayasa Değişikliği ve YAŞ Kararları

12 Eylül 2010 tarihinde yapılan Anayasa değişikliği öncesinde Yüksek Askeri Şura'nın (YAŞ) tüm kararları yargı denetimi dışındaydı. Değişiklikle Anayasa m. 125'e ekleme yapılarak YAŞ'ın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma kararları hariç, her türlü ilişik kesme (silahlı kuvvetlerden çıkarma) kararlarına karşı dava açma imkanı getirilmiştir.

6087 Sayılı HSK Kanunu ve Kararlara İtiraz Usulü

6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu m. 33 uyarınca Kurul kararlarına karşı 10 gün içinde yeniden inceleme istenebilir. Daire kararlarına karşı da 10 gün içinde Genel Kurula itiraz edilebilir; bu kararlar kesindir. Sadece Anayasa m. 159 gereğince 'meslekten çıkarma' cezalarına karşı Danıştay'da iptal davası açılması mümkündür.

1999 Yılı 4446 Sayılı Kanun ve Tahkim Düzenlemesi

1999 yılında kabul edilen 4446 sayılı Kanun ile Anayasa'nın 125. maddesine hüküm eklenerek kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülebilmesi imkanı getirilmiştir. Yabancılık unsuru taşıyan imtiyaz sözleşmelerinde milletlerarası tahkime gidilebilmektedir.

AYİM'in Kaldırılması (2017 Anayasa Değişikliği)

1972 yılında 1602 sayılı Kanun'la kurulan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM), 21.01.2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun'la yapılan Anayasa değişikliği ile tamamen kaldırılmıştır. Bu tarihten itibaren asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin tüm idari eylem ve işlemlerin yargısal denetimi genel idari yargı mahkemelerine bırakılmıştır.

Fransız İdare Hukukunda Açık Değerlendirme Hatası

Fransız idare hukukunda idare hakimi, teknik uzmanlık gerektiren konularda (örneğin bir taş ocağının çevre risklerinin değerlendirilmesi) bilirkişi incelemesine gitmeyerek konuyu idarenin takdirine bırakmakta ve yargısal denetimini sadece idarenin 'açık bir değerlendirme hatası' (erreur manifeste d'appréciation) yapıp yapmadığı ile sınırlandırmaktadır.

Yargıtay HGK'nın Hakimin Tarafsızlığı Kararı (2001/4-1016)

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No: 2001/4-1016 sayılı kararında; hakimin kişisel düşüncelerine ve öznel değer yargılarına dayanarak hüküm kuramayacağını, yasanın üstünde değil içinde olduğunu, kişisellikten arınmış nesnel bir mantıkla ve yansızlıkla hareket etmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Jüri Raporuna Rağmen Atama Yapmama (Danıştay 8. Daire)

Danıştay 8. Dairesi kararında, öğretim görevlisi kadrosu ilanına başvuran aday hakkında iki jüri üyesinin olumlu rapor vermesine rağmen idarece kadroya atama yapılmaması işlemini iptal eden idare mahkemesi kararını bozmuştur. Daire; gerekçesini belirterek ilan ettiği kadroya atama yapmayan idarenin yargı kararıyla atama yapmaya zorlanamayacağını ifade etmiştir.

DİDDK Koruyucu Aile Kararı (2015/3942)

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 05.11.2015 tarihli Esas No: 2015/981, Karar No: 2015/3942 sayılı kararında; Koruyucu Aile Sözleşmelerinin idari nitelikte olmasına rağmen sonuçlarını özel hukuk alanında doğurması ve 4787 sayılı Kanun gereği çocuk koruma tedbirlerinin Aile Mahkemelerince alınması sebebiyle uyuşmazlığın adli yargıda (Aile Mahkemesi) çözümlenmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Sınavda Dikkat Et

  • YAŞ Kararları Ayrımına Dikkat Edin: YAŞ'ın 'terfi' ve 'kadrosuzluktan emeklilik' kararları yargı denetimi DIŞINDADIR; ancak 'ilişik kesme' (meslekten çıkarma) kararlarına karşı yargı yolu AÇIKTIR.
  • HSK Kararları Ayrımı: HSK'nın 'meslekten çıkarma' cezasına karşı Danıştay'da dava açılabilir; atama, nakil, terfi ve kınama gibi diğer tüm kararlarına karşı yargı yolu KAPALIDIR (Sadece Kurul içi yeniden inceleme/itiraz yolları mevcuttur).
  • RTÜK Üye Seçimi Kararı: TBMM Genel Kurulu tarafından alınan karar ORGANİK olarak yasama organına ait olsa da, FONKSİYONEL olarak 'idare işlevi' kapsamında sayıldığından Danıştay tarafından idari yargı denetimine tabi kabul edilmiştir.
  • Fiili Yol ve Görevli Yargı: İdarenin ağır hukuka aykırılık taşıyan, idarilik niteliğini kaybeden müdahaleleri (işkence, kamulaştırmasız el atma) 'fiili yol' sayılır ve davası idari yargıda değil, ADLİ YARGI'da haksız fiil hükümlerine göre açılır.
  • AYİM'in Durumu: Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 2017 Anayasa değişikliği ile KALDIRILMIŞTIR. Askeri hizmete ilişkin idari davalar günümüzde genel idari yargı (İdare Mahkemeleri ve Danıştay) tarafından görülür.
  • Takdir Yetkisi vs. Yerindelik Denetimi: İdari yargı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygunluğunu DENETLEYEBİLİR; fakat işlemin isabetli veya yararlı olup olmadığını inceleyerek idarenin yerine geçip YERİNDELİK DENETİMİ YAPAMAZ.
  • İYUK m. 2/2 Sınırı: İdari mahkemeler iptal veya tazminat kararı verebilir; ancak 'idari işlem veya eylem niteliğinde karar' veremezler ve idareyi belirli bir kişi lehine işlem tesis etmeye yargı kararıyla zorlayamazlar.