Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium
Plan ve program, gelecekte nelerin nasıl yapılacağını, hangi kaynakların nasıl kullanılacağını gösteren en önemli araçlardır. Bu yönüyle planlama eylemi, geleceğin bugünden görülmesini sağlayarak öğretmenlere büyük bir yarar sunar. Gelecekte gerçekleşecek olayları daha ortaya çıkmadan öngörmek, onlara karşı hazırlık yapılmasına fırsat verir, sürprizleri ve bilinmeyenleri azaltır, olası sorun ve sıkıntıları önceden engeller. Bir işin planı ve programı yapılmışsa, o iş büyük ölçüde bitirilmiş sayılır; geriye sadece belirlenen adımların hayata geçirilmesi, yani uygulama aşaması kalır. İşlerin asıl zor ve zihinsel çaba gerektiren kısmı, plan ve programının tasarlanması sürecidir.
Öğretim etkinliklerinin planlanması kaynak kullanımını ekonomikleştirir, öğretmeni hedeflere doğrudan götürür ve geleceğe bilinçli hazırlanma fırsatı verir. Eğitimde planların yanlış yöntemlerle yapılmış olması, özellikle öğretmenlerde plana karşı önemli bir direnç ve istememe tepkisi oluşturmuştur. Planın sadece bir araç olduğunu bilmeyen, bu nedenle de amacını sadece 'plana sahip olmak' ve denetimlerden geçmek olarak gören bazı eğitim denetçileri ve yöneticileri, öğretmen etkinliklerini eğitsel amaçlardan uzaklaştırmıştır. Plansız ve hedefsiz eğitim ise ezberden öteye gidemeyen kısır sonuçlar ve niteliksiz bireyler üretmiştir.
Bir eğitim planının ön değerlendirmesinde şu üç temel soruya yanıt aranmalıdır: Öğretmenin bir planı var mıdır? Bu plan eğitsel hedeflere ulaştırıcı mıdır? Öğretmen bu planı uygulayarak eğitsel hedeflere ulaşabilmekte midir? Eğer bu sorulara 'evet' yanıtı verilebiliyorsa, yapılan işte bir eksiklik veya yanlışlık yoktur. Öğretmen, planını kendisi elle yazmamış olsa bile, öğrencilerini eğitsel hedeflere ulaştırdığı sürece başarılı kabul edilmelidir. Amaç sadece şekilsel olarak plan hazırlamak değil, öğrencileri hedeflenen davranışlara ulaştırmaktır.
Eğitim, bireylerin istenen davranışları göstermeleri ve istenmeyen davranışları da değiştirmeleri süreci olarak tanımlanmaktadır. Bu süreçte sözü edilen 'istenen davranışların' neler olduğu Millî Eğitim Temel Kanunu'nda açıkça belirlenmiş ve ders programlarında detaylandırılmıştır. Bunlar, Türk Millî Eğitimi'nin genel amaçlarıdır. Eğitim Bakanlığı, okullar, yöneticiler, öğretmenler, dersler, programlar ve bunlar için ayrılan tüm kaynaklar, bu amaçları gerçekleştirmek için birer araç niteliğindedir.
Bir öğretmenin her eğitim dönemi öncesinde yapacağı planlama çalışmalarında başlangıç noktası her zaman amaçlar olmalıdır. Plan ve programların temel değerlendirme ölçütü de bu amaçlara ne derece ulaşıldığıdır. Eğitimde amaç, sadece bir planı veya programı körü körüne uygulamak, belli ders konularını ezberletmek ya da konuları belirli zaman dilimlerinde bitirmek değildir. Bunlar tümden yanlış etkinliklerdir. Gerçek amaç, öğrencilerin kanunla belirlenmiş eğitsel amaçlara ulaştırılmasıdır.
Öğretmenlerin hazırlayacağı planlar okul yönetiminin takvimiyle uyumlu olmalıdır. Bu planların çıkış noktası sırasıyla; önce Millî Eğitimin, sonra okul düzeyinin ve en son dersin amaçlarıdır. Ders programları (okutulacak konular listesi) bakanlık tarafından hazırlanıp okullara gönderilir. Öğretmen ise bu genel programı ve dersin amaçlarını esas alarak kendi öğrencilerine uygun yıllık, ünite ve günlük planları hazırlar.
Amaçlara uygun bir program düzeni oluşturmak için öncelikle amaçlar sıradüzeni incelenmelidir. Millî Eğitim Temel Kanunu'nda yazılı olan amaçlar genel hedefler koyar ve ayrıntıya inmez. Örneğin, 'iyi insan yetiştirmek' genel bir amaçtır ve bunun ayrıntılı tanımları ilköğretim okulu programlarının baş kısmındaki açıklamalarda yer alır. Amaçlar sıradüzeninde genel amaçları, okul düzeylerinin amaçları (okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim vb.) ve ardından derslerin amaçları izler. Öğretmenin program düzeni oluştururken doğrudan esas alması gerekenler bu ders düzeyindeki amaçlardır.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan ders programları, ülkenin her yöresi için geçerli olan genel bir 'çerçeve' program niteliğindedir. Ancak aynı okulun farklı şubelerindeki öğrenciler bile birbirinin aynısı değildir. Bu nedenle öğretmenlere programı öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeylerine, ilgi ve yeteneklerine göre uyarlama görev ve hakkı verilmiştir. Öğretmen, çerçeve programı kendi okulunun ve sınıfının koşullarına göre uyarlamalı, gerekirse ünite ve konuların sıralarında veya sürelerinde değişiklik yapmalıdır.
İyi bir ders programı esnek olmalı, öğrenilenlerin uygulanmasına hizmet etmeli, ortak projelere olanak tanımalı, öğrenci merkezli olmalı, kapsam olarak dar ama içerik olarak zengin tasarlanmalıdır. Kitaplardaki çok sayıda konunun ezberlenmesi yerine az ama gerçek yaşamla ilişkilendirilmiş, zihinde saklanmaya değil kullanılmaya dönük bilgilere yer verilmelidir. Öğretmen, programı hazırlamadan önce mutlaka bir ön test uygulayarak öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeylerini ölçmeli ve eğitim sürecini buna göre planlamalıdır.
Yıllık, ünite, günlük ve ders planlarının aynı dersi okutan zümre öğretmenlerince birlikte yapılması, iş birliğini ve kaynakların eş güdümlü kullanılmasını sağlar. Ancak bu iş birliği sınıf içi uygulamalarda aşırı bir tekdüzeliğe ve katı sınırlamalara yol açmamalıdır. Planlar, gelecekteki olası değişimlere ve beklenmedik durumlara (elektrik kesintisi, araç arızası, öğrenci devamsızlığı vb.) uyarlanabilecek esneklikte olmalı ve mutlaka açık uçlu tasarlanmalıdır.
Eğitim planlarının hazırlanmasında ve uygulanmasında üç temel ilke gözetilmelidir: Sıra, süreklilik ve bütünlük. Sıra ilkesi, içeriğin mantıksal bir düzen içinde verilmesini, yani önce öğrenilmesi gerekenlerin önce, sonraki etkinliklerin ise buna bağlı olarak sonra yer almasını ifade eder. Süreklilik ilkesi, öğrenmenin geçmiş ile gelecek arasındaki ilişkisinin kurulmasıdır; yeni öğrenmeler önceki öğrenmelerle ilişkilendirilerek kopukluk önlenir. Bütünlük ilkesi ise bir derste kazanılan bilgi ve becerilerin diğer derslerde veya günlük yaşamda da işe yarayacak şekilde bütünleşik olarak planlanmasıdır.
Bir ders planı temel olarak hazırlık, uygulama, denetleme ve pekiştirme dilimlerinden oluşur. Hazırlık aşamasında öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyleri belirlenir ve araç-gereçler hazırlanır. Uygulama süreci; giriş (ilgi çekme, güdüleme), kazanım (bilgilerin işlenmesi) ve kullanım (davranışa dönüştürme) basamaklarından oluşur. Denetleme aşamasında hedeflere ulaşma düzeyi ölçülürken, pekiştirme aşamasında ise öğrenilenlerin kalıcılığını sağlamak amacıyla ödevler ve tekrar çalışmaları yaptırılır.