Amerika'nın Las Vegas şehri, insanları günlük hayatın sıkıcı gerçekliğinden koparıp fantezi dünyasına çekmek için özel olarak tasarlanmıştır. Yoğun yapay ışık kullanımı ve penceresiz devasa kumarhaneler, bireylere kendilerini kral ve kraliçe gibi hissettirerek daha fazla harcama yapmalarını sağlar.
Yüz yüze iletişimde göz teması süreleri dinleme ve konuşma anlarında değişiklik gösterir. İletişim esnasında konuşan kişinin göz teması kurma oranı %40-60 arasındayken, bu oran dinleme konumuna geçildiğinde %80'e kadar yükselmektedir.
Sözsüz iletişimde göz bebekleri kontrol edilemeyen en güvenilir göstergelerdendir. Heyecanlanma, ilgi duyma veya olumlu bir tavra geçme anında göz bebekleri normal boyutunun tam dört katına kadar büyüyebilir; kızgınlık anında ise küçülür.
Sarı, kırmızı ve turuncu gibi sıcak renkler insan psikolojisinde uyarıcı etki yaparken, mavi ve yeşil gibi soğuk renkler gevşetici ve dinlendirici etki yaratır. Sıcak renkler mekanları olduğundan daha küçük, soğuk renkler ise daha büyük gösterir.
Renklerin kültürel algısı toplumdan topluma taban tabana zıtlık gösterebilir. Örneğin sarı renk (özellikle altın sarısı) Doğu kültürlerinde kutsallığın simgesiyken, Batı kültürlerinde korkaklığın ve ihanetin simgesi olarak kabul edilir.
İnsan sesinin gücü desibel (dB) ile ölçülür. Sözsüz iletişim çalışmalarında referans olarak kabul edilen değerlere göre, bir insanın fısıltısı yaklaşık 10 desibel şiddetindeyken, yüksek sesli bir çekiç darbesinin sesi 114 desibel gücündedir.
Mekan düzenleme araştırmalarına göre, dikdörtgen masalarda yapılan toplantılarda konuşmalar ve söz hakkı ağırlıklı olarak masa başında oturan lider konumundaki kişilere yönelirken, yuvarlak masalarda söz hakkı ve iletişim eşit dağılır.
Judith A. Hall'un 1984 yılında yaptığı meta-analiz çalışmaları, kadınların başkalarının sözsüz davranışlarını ve dış görünümlerini hatırlamada erkeklerden her yaş döneminde çok daha üstün ve başarılı olduğunu bilimsel olarak kanıtlamıştır.
Geleneksel Türk kültüründe yer alan bu atasözü, sosyo-kültürel susmanın en somut örneğidir. Toplumda bilgeliği, saygıyı ve bazen de haddini bilmeyi simgeleyen suskunluk, sözlü ifadeden daha değerli bir iletişim kodu olarak kabul görür.
Bebeklerin ve çocukların göz bebekleri yetişkinlerinkine kıyasla doğal olarak çok daha büyüktür. Bu durum, onların yetişkinlerin dikkatini çekme ve sürekli olarak kendilerine karşı olumlu duygular uyandırma çabasının biyolojik bir sonucudur.
Fiziksel görünüm çalışmalarında insan vücudu üç temel tipe ayrılır: Ectomorfik (ince, narin), mesomorfik (kaslı, atletik) ve endomorfik (ağır, yuvarlak). Bu vücut tipleri toplumda farklı kişilik stereotipleriyle ilişkilendirilir.
Albert Mehrabian tarafından yapılan araştırmalara göre, yüz yüze iletişimde anlamın aktarılmasında sözlü kelimelerin payı sadece %7'dir. Geriye kalan %93'lük pay sözsüz kodlara aittir; bunun %55'ini yüz ifadeleri ve beden dili oluştururken, %38'ini ses tonu oluşturur.
Yapılan bilimsel araştırmalar, insan yüzündeki kasların koordineli çalışması sayesinde insanların yaklaşık 250.000 farklı benzersiz yüz ifadesini (mimik) gerçekleştirebildiğini ortaya koymuştur.
Las Vegas şehri, insanlara gerçek dünyadan kopuk bir fantezi dünyası sunmak amacıyla tasarlanmıştır. Yoğun yapay ışık kullanımı ve penceresiz mimari tasarımlar, bireylerin kendilerini kral ve kraliçe gibi hissetmelerini sağlayarak tüketim davranışlarını artırır.
Sözsüz iletişimin tarihsel kökenini bazı araştırmacılar Antik Yunan dönemine kadar götürürken, modern anlamda insan ve hayvan davranışları arasındaki ilişkiyi inceleyen Charles Darwin, sözsüz iletişim çalışmalarının atası kabul edilir.
1950'li yıllarda ortaya çıkan Beatnik akımı, dönemin hakim toplumsal değerlerine, tüketim kültürüne ve muhafazakar yaşam tarzına bilinçli olarak karşı çıkan ilk organize karşıt kültür gruplarından biridir.
1960'larda ortaya çıkan Çiçek Çocukları (Hippiler), savaş karşıtlığı ve alternatif yaşam tarzlarıyla dönemin genel kültürüne meydan okuyan, karşıtlık oluşturan (counter) kültürün en bilinen tarihsel örneğidir.
Yüz yüze iletişimde göz teması süreleri tarafların rollerine göre değişir. Konuşma esnasında %40-60 arasında olan göz teması kurma süresi, karşı tarafı aktif bir şekilde dinleme esnasında %80 düzeyine yükselmektedir.
İletişim ortamında konuşma sırası almak isteyen kişilerin göz teması oranları ölçülmüştür. İletişim süresinin ilk bölümlerinde %61 olan göz teması kurma oranı, söz hakkı talep edilen son bölümlerde %81'e yükselmektedir.
Sesin şiddeti desibel (dB) ile ölçülür. İletişimsel bağlamda en düşük ses şiddetine sahip olan fısıltı yaklaşık 10 desibel değerindeyken, yüksek gürültülü bir çekiç darbesinin sesi 114 desibel olarak ölçülmüştür.
Judith Hall tarafından 1984 ve 2006 yıllarında yapılan meta-analiz çalışmalarında, kadınların erkeklere oranla daha fazla gülümsediği, daha çok göz teması kurduğu ve başkalarının sözsüz davranışlarını hatırlamada daha başarılı olduğu kanıtlanmıştır.
Türk Dil Kurumu'nun Toplumbilim Terimleri Sözlüğü'nde kültür; tarihsel toplumsal süreçte yaratılan tüm maddi ve manevi değerler ile insanın doğaya egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların tümü olarak tanımlanmıştır.
Kültür kelimesi, Latince 'colere' fiilinden türetilen ve toprağı işlemek, ekip biçmek, yetiştirmek anlamına gelen 'Cultura' sözcüğünden gelerek zamanla toplumsal gelişimi ifade eden bir terime dönüşmüştür.
Sözsüz iletişimde kontrol edilmesi imkansız olan göz bebekleri, bireyin ruh halini yansıtır. Aşırı heyecan, ilgi ve olumlu duygular anında göz bebekleri normal boyutunun dört katına kadar büyüyebilmektedir.
Mekan kullanımı araştırmalarında, dikdörtgen masalarda iletişimin ve söz hakkının büyük oranda masa başında oturan kişilere yöneldiği, yuvarlak masalarda ise söz hakkının eşit dağıldığı saptanmıştır.