Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium
Bütçe doğrusu, cari dönemdeki tüketicinin geliri ve malların fiyatları veri iken ulaşılabilecek tüketim demetlerini veya sepetlerini gösteren geometrik yerdir. Denkleme göre bütçe doğrusu dikey ekseni I/Py noktasında kesmekte ve eğimi ise -Px/Py olmaktadır.
Bütçe doğrusu eğiminin ekonomik açıdan diğer bir önemi de bu iki malın karşılıklı değişim oranını göstermesidir; örneğin tüketici x malı tüketimini Δx kadar artırdığında aynı doğru üzerinde kalabilmesi şartıyla ne kadarlık y malı tüketiminden vazgeçmesi gerektiğini ortaya koyar.
Bütçe doğrusunun eğimi, paranın tüketici için oluşturduğu marjinal dönüşüm oranı (MRT) olarak da tanımlanabilir. Örneğin MRT = dy/dx = -1/2 ise tüketici bir birim x malı elde etmek için vazgeçmesi gereken y malı yarım birimdir.
Eğer eğim -1/2 olması, x malı fiyatının dikey eksende yer alan y malı fiyatının yarısı olduğunu gösterir. Bütçe doğrusu eğiminin her zaman -Px/Py ye eşit olduğu unutulmamalıdır.
Fiyatlardaki ve gelirdeki değişmeler sonucunda bütçe doğruusunda değişiklikler meydana gelir. Gelirde ve y malının fiyatında bir değişme olmaksızın x malı fiyatı yükselirse bütçe doğrusunun x eksenini kestiği nokta sola kayar ve doğru dikleşir çünkü Px/Py oranı artmıştır. X malı fiyatı düştüğünde ise bütçe doğrusu yatıklaşır.
Tek bir malın fiyatı yerine her iki malın fiyatı değiştiğinde: (i) Her iki fiyat aynı oranda artar veya azalırsa bütçe doğrusu paralel olarak sola veya sağa doğru hareket eder. (ii) Her iki fiyat aynı yönde ancak farklı oranlarda artarsa eğim değişmekle beraber bütçe doğrusunda sola kayma olur. (iii) İki mal fiyatı birbirine ters yönde değişirse bütçe doğrusunun eğimi değişir ve ilk bütçe doğrusu ile kesişir.
Gelirdeki değişme durumunda ise her iki malın fiyatındaki aynı yönlü ve aynı oranlı değişimin etkisi görülür. Gelir arttığında I1 > I0 fiyatlar değişmemek koşuluyla bütçe doğrusu paralel bir şekilde sağa kayar; tersi durumda ise bütçe doğrusu sola kayar.
Fayda, bir mal veya hizmetin tüketilmesi ile tüketicinin elde ettiği tatmin düzeyi olarak tanımlanır. Fayda kavramı 18. yüzyılın sonlarında ve 19. yüzyılın başlarında yaşamış filozof-ekonomist Jeremy Bentham’a dayandırılır. Bentham’a göre toplumun sosyal faydasının maksimizasyonu için çaba harcanmalıdır.
Kardinal fayda yaklaşımında faydanın nesnel olarak ölçülebileceği, bireyler arasında karşılaştırılabilir ve toplanabilir olduğu ileri sürülür. Klasik iktisatçılar fayda birimi olarak util terimini kullanmışlardır. Ordinalist yaklaşımda ise mevcut mal demetleri sıralanmakta ancak bunlar arasında kesin ölçümler yapılamamaktadır.
Ordinalist yaklaşım ilk olarak Francis Y. Edgeworth tarafından ortaya atılmış, farksızlık eğrileri analizi Hicks ve Allen tarafından geliştirilmiştir. Paul Samuelson ise açıklanmış tercihler teorisini geliştirerek ordinalist yaklaşımı güçlendirmiştir.
Belirli bir zaman diliminde bir malın çeşitli miktarlarının tüketilmesi sonucu ulaşılan tatmin düzeyi toplam faydayı (TU) gösterir. Marjinal fayda ise belirli bir zaman diliminde maldan bir birim daha fazla tüketilmesi sonucu toplam faydada ortaya çıkan değişmedir.
Toplam fayda her ilave birim ile artmakla birlikte azalarak devam eder; bu durum azalan marjinal fayda kanununu gösterir. Marjinalistler bu azalan marjinal fayda varsayımını negatif eğimli talep eğrisi elde etmede kullanmışlardır.
Tek mal durumunda dengenin sağlanabilmesi için x’in marjinal faydasının tam olarak x’in fiyatına eşit olması gerekir (MUx = Px). Birden fazla mal durumunda ise her malın marjinal faydasının fiyatına oranı tüm mallar için eşit olmalıdır (MUx/Px = MUy/Py).
Tüketici tercihleri modern kuramda tüketim paketlerini en çok tercih edilenden en az tercih edilene doğru sıralama işlemidir. Bu süreçte beş temel aksiyom kabul edilmiştir.
Aksiyom-1 (Bütünlük): Tüketici A ve B gibi iki mal sepetini karşılaştırabilir (A tercih edilir B, B tercih edilir A veya kayıtsızdır). Aksiyom-2 (Geçişlilik): Eğer A > B ve B > Z ise tüketici kesinlikle A > Z tercih edecektir.
Aksiyom-3 (Süreklilik): A sepeti B'ye tercih ediliyorsa ve Z sepeti içerik olarak B'ye çok yakınsa A sepeti Z'ye de tercih edilir. Aksiyom-4 (Çoğu Aza Tercih Etme / Doyumsuzluk): Tüketici diğer şartlar aynıken mal miktarından daha fazla barındıran sepeti tercih eder. Aksiyom-5 (Dışbükeylik): Farksızlık eğrisinin orijine göre konveks olmasını sağlar.
Tüketiciye aynı fayda düzeyini sağlayan mal bileşimlerinin oluşturduğu geometrik yere farksızlık eğrisi denir. Farksızlık eğrileri haritası, eksenler içinde her noktadan bir farksızlık eğrisinin geçmesiyle oluşur.
Farksızlık eğrilerinin temel özellikleri: (i) Birbirlerini kesmezler. (ii) Orijinden uzaklaştıkça daha yüksek fayda düzeyini gösterirler. (iii) Her iki malın marjinal faydası pozitifse negatif eğimlidirler. (iv) Her bir tüketim demeti sadece tek bir farksızlık eğrisi üzerinde bulunur. (v) Kalın çizilemezler.
Farksızlık eğrisinin herhangi bir noktasına çizilen teğetin eğiminin negatif işaretlisi marjinal ikame oranı (MRS) olarak tanımlanır ve tüketicinin mallar arasındaki değişim isteğini gösterir.
Cobb-Douglas Fayda Fonksiyonu: En yaygın biçimde kullanılan fonksiyondur ve mallar arasında kısmi ikamenin bulunduğunu varsayar [U(X,Y) = XaYb]. Orijine dışbükeydir ve azalan marjinal ikame oranı geçerlidir.
Tam İkame Durumunda Fayda Fonksiyonu (Doğrusal Fayda Fonksiyonu): Tüketicilerin mallardan birisini diğeriyle sabit bir oranda değiştirmesi halinde geçerlidir [U(X,Y) = aX + bY]. Farksızlık eğrileri düz bir doğru şeklindedir ve MRS sabittir.
Tamamlayıcı Mallara İlişkin Fayda Fonksiyonu: Mallar her zaman sabit oranlarda birlikte tüketilir [U(X,Y) = min(aX, bY)]. Farksızlık eğrileri L harfi şeklindedir ve MRS ya sıfır ya da sonsuz değerini alır.
Tüketicinin optimal seçimi, bütçe kısıtı ile tercih teorisinin birleştirilmesiyle bulunur. Fayda maksimizasyonu için bütçe doğrusunun farksızlık eğrisine teğet olması gerekir.
Cobb-Douglas tipi tercihlerde optimal noktada bütçe doğrusunun eğimi farksızlık eğrisinin eğimine eşittir (-Px/Py = -MRS). Bu durum her bir mala harcanan paranın marjinal faydasının eşit olmasını gerektirir.
Tam ikame durumunda optimal seçim her zaman sınırda oluşur; tüketici ucuz olan malın tamamını satın alır. Mükemmel tamamlayıcılıkta ise optimal seçim bütçe doğrusu üzerinde köşelerde (örn. x=y) sağlanır.
Tüketicinin optimal seçimleri malların fiyatlarına ve gelirine bağlıdır. Optimal noktalardan hareketle üç tür talep fonksiyonu elde edilir: (1) Fiyatın fonksiyonu olarak talep (geleneksel talep eğrisi), (2) Gelirin fonksiyonu olarak talep (Engel eğrisi), (3) Diğer malın fiyatının fonksiyonu olarak talep (çapraz fiyat talep fonksiyonu).
Karşılaştırmalı statik analiz çerçevesinde gelirdeki ve fiyatlardaki değişmelerin tüketici üzerindeki etkileri incelenir.
Gelir arttığında malların talep edilen miktarı artıyorsa normal maldır (gelir esnekliği pozitif, Engel eğrisi pozitif eğimlidir). Gelir arttığında talep azalıyorsa düşük maldır (Engel eğrisi negatif eğimlidir).
Normal mallar kendi içinde zorunlu mal (gelirden daha düşük oranda artan) ve lüks mal (gelir artışına oranla daha büyük oranda artan) olarak ayrılır.
Düşük mallar tüm gelir düzeyleri için küresel olarak düşük mal değildir; gelir belli bir düzeyi aştıktan sonra tüketimi sıfıra inebilir, bu nedenle bölgesel olarak negatif eğimli Engel eğrisi geçerlidir.
Bir malın fiyatı değiştiğinde optimal seçimlerin nasıl değiştiğini gösteren eğriye fiyat tüketim eğrisi (PCC) denir. PCC'den hareketle geleneksel ters talep eğrisi elde edilir.
Giffen malları dışında tüm malların talep eğrisi negatif eğimlidir. Ters talep fonksiyonu çerçevesinde x malının fiyatı, o mal için marjinal ödeme isteğini ölçer.
Bir malın fiyatındaki değişme iki etkiye ayrılır: İkame etkisi (fiyat değişimine bağlı olarak değişim oranındaki farklılaşmanın yarattığı ve reel gelirin sabit tutulduğu etki) ve Gelir etkisi (satın alma gücündeki değişmenin yarattığı etki).
İkame etkisi her zaman negatiftir. Normal mallarda gelir etkisi pozitif olup ikame etkisini destekler; böylece talep eğrisi kesinlikle negatif eğimlidir.
Düşük mallarda ikame etkisi negatif, gelir etkisi ise geliri artırıcı yönde (pozitif mal miktarı değişimi) yani zıt çalışır. Gelir etkisi ikame etkisinden büyükse talep eğrisi pozitif eğimli olur; bu tür mallara Giffen malları denir.
Çapraz fiyat talep fonksiyonu, diğer malın fiyatının değişimine bağlı olarak talep edilen miktarı inceler. Eğer x malı fiyatı yükseldiğinde y malı talebi artıyorsa brüt ikame malıdır (çapraz fiyat talep esnekliği pozitif, PCC negatif eğimlidir).
Eğer x malı fiyatı yükseldiğinde y malı talebi azalıyorsa brüt tamamlayıcılık söz konusudur (çapraz fiyat talep esnekliği negatif, PCC pozitif eğimlidir).