Kıymetli evrak, Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 645 ve devamı maddelerinde düzenlenen, ağır şekil şartlarına bağlanmış nitelikli bir borç senedidir. Bu senetlerin en belirgin özelliği, içerdiği hakkın senetle bütünleşmiş olmasıdır. Yani senet olmaksızın hak ileri sürülemez ve devredilemez. Bu yönüyle kıymetli evrak, sadece hakkı ispat etmeye yarayan adi senetlerden keskin bir şekilde ayrılır. Kıymetli evrakın konusunu ekonomik değeri olan ve devredilebilir haklar oluşturur. Maddi değeri olmayan veya kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar kıymetli evrak niteliği taşıyamaz. Ayrıca kıymetli evrakta 'soyutluk' (mücerretlik) ilkesi geçerlidir. Bu ilke, senedin düzenlenmesine yol açan temel borç ilişkisinden bağımsızlığını ifade eder; böylece senet, tedavül sırasında temel ilişkideki sakatlıklardan korunmuş olur. Kanunkoyucu, tedavül güvenliğini sağlamak amacıyla kıymetli evrakı sıkı şekil şartlarına bağlamıştır. Bu senetler, kamu güvenine mazhar olmaları sayesinde iyiniyetli üçüncü kişilere karşı büyük bir güvence sağlar. Borçlu, kişisel defilerini (savunmalarını) kural olarak bu iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez, bu da senedin piyasadaki dolaşım hızını ve güvenini artırır. Kıymetli evrak; içerdiği hakkın türüne (alacak, ortaklık, eşya hukuku senetleri), hakkın doğuşuna (açıklayıcı veya yaratıcı), temel ilişkiyle bağına (illî veya soyut) ve devir şekline göre sınıflandırılır. Devir şekli açısından nama, emre ve hamiline yazılı olmak üzere üç temel grup mevcuttur. Nama yazılı senetler temlik beyanı ve zilyetliğin nakli ile; emre yazılı senetler ciro ve zilyetliğin nakli ile; hamiline yazılı senetler ise sadece zilyetliğin nakli (teslim) ile devredilir. Nama yazılı senetler, senet üzerinde belirli bir kişinin isminin yazılı olduğu ve emre kaydını içermeyen senetlerdir. Bu senetlerin devri, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Emre yazılı senetler ise kanunen emre yazılı olanlar (bono, poliçe, çek gibi) veya iradi olarak emre düzenlenenlerdir. Ciro, sadece emre yazılı senetlere özgü bir devir beyanıdır ve senedin arkasına ya da alonj üzerine yapılır. Hamiline yazılı senetler, senedin metninden hamili kim ise onun hak sahibi sayıldığı senetlerdir. Bu senetlerin devri en kolay olanıdır. Hamiline yazılı senetlerde zilyetliğin nakli yeterlidir. Ancak bono ve poliçe gibi bazı senetlerin hamiline düzenlenmesi kanunen yasaklanmıştır. Bu sınıflandırmalar, senedin tedavül yeteneğini ve borçlunun savunma imkanlarını belirleyen temel kriterlerdir. Kambiyo senetleri; poliçe, bono ve çekten oluşur ve para alacağını temsil ederler. Bu senetlerin ortak özellikleri; sıkı şekil şartlarına tabi olmaları, kanunen emre yazılı sayılmaları, soyut olmaları, imzaların bağımsızlığı ilkesine tabi olmaları ve müteselsil borçluluk içermeleridir. Kambiyo senetlerinde borçlu imzasının el yazısıyla atılması zorunludur; mühür veya parmak izi geçerli değildir. Poliçede üçlü bir ilişki (düzenleyen, muhatap, lehtar) varken, bonoda muhatap yoktur; düzenleyen aynı zamanda borçludur. Çekte ise muhatap mutlaka bir bankadır. Poliçede 'kabul' kurumu varken, bonoda ve çekte kabul yoktur. Çek, bir ödeme aracıdır ve görüldüğünde ödenir; vadeli çek düzenlenemez (ileri tarihli düzenlense bile). Kambiyo senetlerinde başvuru hakkının kullanılabilmesi için protesto çekilmesi kuraldır. Protesto, ödememenin noter tarafından resmen saptanmasıdır. Ancak belirli durumlarda protestodan muafiyet söz konusu olabilir. Başvuru hakkı, süresinde ibraz ve protesto şartlarına bağlıdır; bu şartlar yerine getirilmezse hamil, başvuru borçlularına karşı talep hakkını yitirir.