Yazarlar 2001 yılında yayınladıkları ortak çalışmalarında, başlangıçta sadece bir performans ölçüm aracı olarak tasarlanan Dengeli Ölçüm Kartı'nın aslında bütünsel bir 'stratejik yönetim modeli' olduğunu ileri sürmüşlerdir.
1990 öncesi dönemde işletmelerin performans değerlendirmelerinde sadece finansal ölçütleri kullanmasının temel nedeni, bu verilerin muhasebe sisteminden elde edilen kesin, objektif ve doğrulanabilir nitelikte olmasıdır.
Metro Bank, finansal danışmanlık odaklı yeni satış yaklaşımının başarısını ölçmek amacıyla 'müşteri ile geçirilen saat sayısı' verisini kritik bir öncül gösterge olarak Dengeli Ölçüm Kartı sistemine dahil etmiştir.
Banka, yeni stratejisi kapsamında satış etkinliğini ve ilişkilerin derinliğini ölçmek amacıyla 'aile başına satılan ortalama ürün sayısı' anlamına gelen çapraz satış oranını ardıl gösterge olarak kullanmıştır.
Alan yazında Balanced Scorecard kavramı yerine; kurumsal karne, performans karnesi, kurumsal performans karnesi ve dengeli puan cetveli gibi farklı Türkçe terimlerin kullanıldığı görülmektedir.
Kaplan ve Norton'a göre bir işletmenin strateji odaklı olabilmesi için; stratejinin operasyonel dile çevrilmesi, organizasyonun stratejiye uyumlu hale getirilmesi, stratejinin herkesin günlük işi yapılması, stratejinin sürekli bir süreç olması ve liderlik aracılığıyla değişimin yönetilmesi gerekir.
Banka, gelir artış stratejisini desteklemek amacıyla öğrenme ve gelişme boyutunda üç kritik gereklilik belirlemiştir: Satıcıların finansal danışman olması için eğitilmesi, müşteri dosyalarının entegrasyonu ve teşvik sistemlerinin yeni hedeflere göre uyarlanması.
İlk olarak kâr amaçlı özel sektör işletmeleri için geliştirilen bu teknik, günümüzde kamu kuruluşları, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri ve eğitim kurumları gibi kâr amacı gütmeyen organizasyonlarda da başarıyla uygulanmaktadır.