Sesli Özet
← Ünite 1

Ünite 1: Mezîdünfîh Masdarlar 2 — Sesli Özet

Dinleme Premium'a özel. Seslendirme metninin tamamı aşağıda ücretsiz okunabilir.
Premium'u İncele
Metni oku

Mezîdünfîh Masdarlar 2. İft‘âl bâbı (اِفْتِعَال), Arapça mezîdünfîh masdarlardan biri olup, temel olarak kelimelere dönüşlülük (in‘ikâs) ve geçişsizlik anlamı katmak için kullanılır. Bununla birlikte, bazen geçişli kelimelerin elde edilmesinde de bu bâba başvurulur. Bu vezin, birinci aslî harfin önüne bir elif (أ), sonrasına bir te (ت) harfi ve ikinci aslî harften sonra bir elif (ا) ilave edilmesiyle elde edilir. İft‘âl bâbına giren sülâsî mücerred masdarların ilk harfine vezindeki (ت) harfinde bazı ses olayları (değişiklikler) meydana gelmektedir. Özellikle ظ, ط, ض ve ص harfleri ile başlayan kelimelerde, vezindeki (ت) harfi kalınlaşarak (ط) harfine dönüşür; örneğin 'ıstıyâd' (avlamak) ve 'ıztırâb' (acı, elem) kelimelerinde olduğu gibi. Eğer kelime (ط) harfi ile başlıyorsa, baştaki (ط) harfi şeddelenerek okunur; 'ıttılâ‘' (haberli olma) ve 'ıttırâd' (birbirini takip etme) örneklerinde görüldüğü üzere. Benzer şekilde ز, ذ, د harfleri ile başlayan kelimelerde vezindeki (ت) harfi (د) harfine dönüşür (isdizâc vb.), d harfi ile başlayanlarda ise d şeddelenir. Aslî ilk harfi و veya ى olan misâl kelimelerde İft‘âl bâbının vezni it‘âl (اِتِّعَالَ) biçimini alır; buna örnek olarak 'ıttân' (vatan edinmek) ve 'ittihâd' (birleşmek) kelimeleri gösterilebilir. Ecvef türündeki kelimelerde ise vezin iftiyâl (اِفْتِيَال) şeklinde gerçekleşir ve 'iştiyâk' (arzu, şevk) veya 'i‘tiyâd' (âdet edinmek) kelimeleri bu kurala örnek teşkil eder. Nâkıs fiillerde, yani son harfi و veya ى olanlarda, bu harfler hemzeye (ء) dönüşerek ifti‘â (اِفْتِعَاء) veznini alır. Örneğin 'intifâ' (uzağa sürülmek) ve 'i‘tilâ' (yükselmek) kelimeleri bu kurala göre şekillenmiştir. Aslî harflerinin birinci ve üçüncüsü aynı anda illetli olan kelimelerde (lefîf-i mefruk) vezin ittihâ şeklini alır. Ayrıca İft‘âl bâbının ism-i fâili 'müfte‘il' (مُفْتَعِل), ism-i mef‘ûlü ise 'müfte‘al' (مُفْتَعَل) kalıbındadır ve bu kalıplar da çeşitli i‘lâl kurallarına tabidir. İf‘ilâl bâbı (اِفْعِلَل), ilk aslî harfin önünde bir elif (أ) zâidesi bulunan ve sondaki aslî harf arasına bir zâid elif (ا) alarak tekrarlanan bir mezîdünfîh masdar çeşididir. Bu bâbtaki kelimeler istisnasız olarak geçişsiz (lâzım) bir özellik taşır. İf‘ilâl bâbının en belirgin semantik işlevi, çoğunlukla renkleri ile insan veya hayvan vücudundaki eksiklik ve kusurları bildirmektir. Osmanlı Türkçesi'nde diğer sülâsî mezîdünfîhlere kıyasla kullanımı oldukça sınırlı ve azdır. Bu bâbdan türetilen kelimelere örnek olarak 'isfrâr' (sararmak), 'ihmâr' (kızarmak), 'i‘vicâc' (eğri olmak), 'ihdebâb' (kamburluk) ve 'işhlâl' (şaşılık) gösterilebilir. İsm-i fâili 'müf‘all' (مُفْعَلّ) veznindeyken, bu bâbda ism-i mef‘ûl kullanılmamaktadır. İstif‘âl bâbı (اِسْتِفْعَال), sülâsî masdarın ilk aslî harfinden önce bir elif (أ), 'sin' (س) ve 'te' (ت) harflerinin eklenmesi, ikinci aslî harften sonra ise bir elif (ا) getirilmesiyle oluşturulur. Bu bâbdaki kelimeler genellikle geçişli (müteaddî) yapıdadır. Bu bâbda yer alan kelimelerin önemli bir kısmı 'talep etmek', yani bir şeyin yapılmasını istemek manasını taşır. 'İst‘lâm' (bilgi talep etmek), 'istimdâd' (yardım istemek), 'isticvâb' (cevap istemek) ve 'istiğfár' (af talep etmek) kelimeleri bu isteklik anlamını açıkça ortaya koymaktadır. Ayrıca İstif‘âl bâbı bazı kelimelere 'addetmek', 'saymak' veya 'kabul etmek' anlamları da katar. 'İstihfâf' (küçük ve aşağı görmek), 'istihbâb' (bir şeyi iyi ve güzel kabul etmek) ve 'isti‘zâm' (büyük saymak) bu duruma örnek olarak verilebilir. Fiilin belirttiği mananın o nesnede sabit ve sürekli olarak bulunduğunu gösteren, fiilden türemiş sıfatlara 'sıfat-ı müşebbehe' (benzetilen sıfat) denir. İsm-i fâillere şeklen benzedikleri için bu isim verilmiştir; ancak ism-i fâiller geçici durumları ifade ederken, sıfat-ı müşebbehe kalıcı ve sabit durumları bildir. Sıfat-ı müşebbeheler sadece geçişsiz fiillerden türetilebilirken, ism-i fâiller hem geçişli hem geçişsiz fiillerden elde edilebilir. Ayrıca sıfat-ı müşebbehelerin vezinleri semâîdir, yani lügate (sözlüğe) bakılarak öğrenilmesi gerekir. Osmanlı Türkçesinde en sık kullanılan sıfat-i müşebbehe veznleri 'Ef‘al' (renk ve kusur bildirenler için), 'Fa‘îl' (vasıf ve özellik bildirenler için) ve 'Fa‘lân' (sarhoşluk, şaşkınlık, yorgunluk gibi hâller için) kalıplarıdır. Müennes (dişi) şekilleri ise genellikle 'fa‘lâ' vezniyle yapılır.