Sesli Özet
← Ünite 10

Ünite 10: Cumhuriyet Tarihi Kaynakları — Sesli Özet

Dinleme Premium'a özel. Seslendirme metninin tamamı aşağıda ücretsiz okunabilir.
Premium'u İncele
Metni oku

Cumhuriyet Tarihi Kaynakları. Arşivler, sosyal bilimlerin ham bilgi sağlayan laboratuvarları niteliğindedir ve tarih araştırmalarının en temel başvuru kaynaklarını oluşturur. Cumhuriyet Tarihi araştırmalarında idari, siyasi, hukuki ve iktisadi alanların aydınlatılmasında arşiv belgeleri hayati bir öneme sahiptir. Ankara'da bulunan Cumhuriyet Arşivi, Milli Mücadele, TBMM Hükümeti ve Cumhuriyet dönemine ait malzemeleri korumak, düzenlemek ve değerlendirmek amacıyla kurulmuştur. Bu arşivde Bakanlar Kurulu kararları, kararnameler, devrimler ve çağdaşlaşma adımlarına dair zengin belgeler yer almaktadır. 1928 Harf Devrimi'ne kadar olan belgeler Osmanlı Türkçesi (rik'a yazısı) ile kaleme alınmışken, bu tarihten sonra Yeni Türk alfabesi kullanılmaya başlanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Arşivi, 1954 yılında Celal Bayar döneminde kurulmuş ve 1980'li yıllardan sonra sistemli bir idari yapıya kavuşmuştur. Yaklaşık 1,5 milyon belgenin bulunduğu bu arşivde en eski belge 1908 tarihlidir. Makamın yazışmaları, yabancı devlet başkanlarıyla ilişkiler, iç politika ve seçimler gibi geniş bir koleksiyona ev sahipliği yapar. Benzer şekilde, temelleri 1916'daki Tarih-i Harp Şubesi'ne uzanan ATASE (Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüd Dairesi Başkanlığı) Arşivi, en eskisi Kırım Savaşı dönemine ait olan 8 milyon dolayında askeri ve siyasi belge barındırmaktadır. Atatürk Koleksiyonu, Birinci Dünya Harbi, Türk İstiklal Harbi ve Cumhuriyet devri iç ayaklanmalarına ait tasnifler bu arşivin temelini oluşturur. TBMM Arşivi ise yasama faaliyetleri sonucunda oluşan kanun, karar, genel kurul tutanakları asılları, komisyon evrakları, istiklal mahkemeleri ve yüce divan dosyalarını muhafaza eder. Bu arşiv, Türkiye'nin demokratikleşme sürecine ve siyasi gelişimine ayna tutmaktadır. Ayrıca Türk Tarih Kurumu Arşivi bağış ve satın almalarla oluşturulmuş 19 bini aşkın fotoğraf ve gazete koleksiyonuna sahiptir. Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Arşivi ise Milli Mücadele lider kadrosuna ait belgelerle birlikte 90 bin dolayında doküman barındırır. Kızılay Arşivi savaş ve doğal afet yardımları, göçler ve nüfus mübadelesine dair belgeleriyle öne çıkarken; Milli Savunma, Dışişleri, İçişleri ve Milli Eğitim gibi bakanlıkların arşivleri de idari tarih için vazgeçilmez kaynaklardır. Cumhuriyet tarihi araştırmalarında belgesel nitelik taşıyan eserler, dönemin aktörlerinin gözünden olayları değerlendirme imkânı sunar. Bu eserlerin en başında, Mustafa Kemal Atatürk’ün CHP 2. Büyük Kurultayı’nda 15-22 Ekim 1927 tarihleri arasında 36 saat 31 dakika süren konuşmasını içeren Nutuk yer alır. Nutuk, 1919 Samsun'a çıkıştan 1927'ye kadar olan süreci kapsar ve Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasına dair değerlendirmeler de barındırır. Kuruluş ve yeniden yapılanma olmak üzere iki temel dönemi inceleyen eser, tarih metoduna uygun olarak kronolojik ve neden-sonuç ilişkisi çerçevesinde yazılmıştır. Atatürk bu eseriyle halka hesap vermeyi ve devrimlerin tarihe geçmesini amaçlamıştır. Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, beş ciltten oluşan ve cumhurbaşkanlığı dönemindeki düşünce dünyasını ilk elden yansıtan kapsamlı bir kaynaktır. Erzurum Kongresi'nden meclis konuşmalarına, halk gezilerinden yabancı gazetecilere verilen demeçlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Dördüncü cilt tamim, telgraf ve beyannameleri içerirken, beşinci cilt eksik kalan metinleri bir araya getirmiştir. Bu eserler Türk siyasal kültürünün resmi kaynakları arasında yer alır. Afet İnan tarafından 1930'da hazırlanan Medeni Bilgiler, cumhuriyet ideolojisine bağlı vatandaşlar yetiştirmeyi amaçlayan ortaokul ders kitaplarından biridir. Kitapta devletin vatandaşlara, vatandaşların da devlete karşı ödevleri ve hakları işlenmiştir. İçeriğinde Atatürk’ün millet, devlet, demokrasi, hürriyet ve çalışma gibi konulara ilişkin el yazıları da bulunmaktadır. Öte yandan Erzurum, Sivas, Balıkesir ve Alaşehir gibi Milli Mücadele kongrelerinin tutanakları da yerel ve ulusal direnişin stratejisini anlamak için kritik belgesel kaynaklardır. Devletin ve resmi kurumların görüşlerini, çıkardıkları kanun ve yönetmelikleri yansıtan resmi yayınlar tarih araştırmalarının iskeletini oluşturur. Bunların başında, her cilt bir yıl içinde çıkarılan kanun, tüzük ve yönetmelikleri kapsayan Düstur gelmektedir. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e beş tertip olarak yayımlanan Düstur, zengin hukuki metinler ihtiva eder. Benzer şekilde Sarkis Karakoç tarafından hazırlanan Sicill-i Kavanin ve Kavanin Mecmuası, TBMM'nin çıkardığı kanunları, antlaşmaları ve meclis kararlarını derleyen temel başvuru eserleridir. Meclis Zabıt Cerideleri (Tutanak Dergileri), parlamentonun ilk kurulduğu 1877 yılından itibaren yasama faaliyetlerini, kanun tasarılarının tartışmalarını ve meclis soruşturmalarını kayda geçirmiştir. Osmanlı dönemindeki Meclis-i Ayan ve Meclis-i Mebusan tutanaklarının yanı sıra, Cumhuriyet döneminde TBMM Tutanak Dergileri ve kamuoyundan saklı tutulan konuların görüşüldüğü 1920-1934 yılları arasındaki 4 ciltlik TBMM Gizli Celse Zabıtları dönemin siyasi ve ideolojik tartışmalarını gözler önüne serer. Resmi Gazete serüveni, Osmanlı'da Takvim-i Vekayi ile başlamış, TBMM Hükümeti döneminde Ceride-i Resmiye ve nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti Resmi Gazetesi adıyla devam etmiştir. Kanunların, tüzüklerin, bakanlar kurulu kararlarının ve atamaların ilan edildiği bu yayınlar, devletin resmi icraatlarını takip etmek açısından vazgeçilmezdir. Basın, modern demokrasilerin vazgeçilmez bir öğesi olduğu gibi, Türk modernleşme paradigmalarının ve siyasal mücadelelerin sürdürülmesinde de kilit bir rol oynamıştır. Milli Mücadele döneminde basın ikiye ayrılmıştır: İstanbul basını ve Anadolu basını. İstanbul basını kendi içinde Milli Mücadele'yi destekleyenler (İleri, Akşam, Yeni Gün, Vakit) ve karşı çıkanlar (İstiklâl, Alemdar, Peyam-ı Sabah) olmak üzere ikiye bölünmüştür. İşgal güçleriyle işbirliği yapan bazı yazarlar Cumhuriyet döneminde tasfiye edilmiş, bir kısmı Yüzellilikler listesiyle yurt dışına sürülmüştür. Anadolu basını ise kağıtsızlık ve imkansızlıklar içinde direnişin sesini duyurmuştur. Sivas'ta çıkarılan İrade-i Milliye ve sonrasında TBMM'nin yarı resmi organı olan Hâkimiyet-i Milliye, halkı bilinçlendirmede büyük rol oynamıştır. Ayrıca Hukuk-ı Beşer, Öğüt, İzmir'e Doğru, Açıksöz ve Albayrak gibi Anadolu gazeteleri milli mücadeleye destek vermiştir. Cumhuriyet döneminde basın, devrimleri halka ulaştırmak ve rejimi korumakla görevlendirilmiştir. 4 Mart 1925'te çıkarılan Takrir-i Sükun Kanunu ile pek çok gazete kapatılmış, ancak Milliyet, Akbaba, Yarın ve Kadro, Varlık, Ülkü gibi fikir ve edebiyat dergileri yayın hayatına girerek dönemin düşünce iklimini şekillendirmiştir. Anılar, dönemin olaylarına içeriden bir gözle ışık tutması ve resmi belgelerde yer almayan ayrıntıları sunması bakımından tarih araştırmalarında ilgi çekicidir. Ancak anıların tam bir tarafsızlık içinde yazılmadığı, yazarların duygularını, kişisel görüşlerini ve dünya görüşlerini ön planda tuttuğu unutulmamalıdır. Bu nedenle anı eserleri, diğer arşiv ve resmi belgelerle karşılaştırılmadan, yani tenkidi yapılmadan tek başına mutlak hakikat olarak kullanılmamalıdır. Cumhuriyet döneminin önde gelen aktörleri çok sayıda hatırat kaleme almıştır. Mustafa Kemal Atatürk'ün Nutuk'u belgesel niteliğinin yanı sıra liderin bakış açısını yansıtan bir anı eseri olarak da değerlendirilebilir. İsmet İnönü'nün Başbakanlıktan ayrıldığı 1937'ye kadarki anıları, Rauf Orbay'ın 'Cehennem Değirmeni', Kâzım Karabekir'in 'İstiklal Harbimiz', Ali Fuat Cebesoy'un eserleri, Kâzım Özalp, Mazhar Müfit Kansu, Celal Bayar ('Ben de Yazdım'), Halide Edip Adıvar ve Yunus Nadi'nin anıları dönemin karanlıkta kalmış yönlerini aydınlatan başlıca hatıratlar arasındadır.