Batı Türkçesi (Oğuzca)Oğuz Türklerinin lehçesine dayanan ve XII-XIII. yüzyıllardan itibaren Anadolu ile Azerbaycan sahasında gelişerek Osmanlı, Azerî ve Türkmen lehçelerinin temelini oluşturan kol. Metinde XIV. yüzyılda edebî değeri artan eserlerin bu dille kaleme alındığı vurgulanmaktadır.
HurûfîlikFazlullah-ı Hurûfî tarafından kurulan, varlığın ve yaratılışın esrarını Arap harflerinin sayısal ve şekilsel değerleriyle (28 Arap, 32 Fars harfi) açıklamaya çalışan batıni tarikat/akım. Nesîmî bu akımın en önemli şairi ve savunucusudur.
TuyuğDivan edebiyatına Türklerin kazandırdığı, mani tipine (aaba) benzeyen, genellikle fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazılan tek dörtlükten oluşan nazım şekli. Kadı Burhaneddîn ve Nesîmî cinaslı tuyuğlarıyla millî zevke bağlılıklarını göstermişlerdir.
NazireBir şairin şiirine, aynı vezin, kafiye ve redifte başka bir şair tarafından yazılan benzer şiir. XIV. yüzyılda Hasanoğlu'nun gazellerine Ahmed-i Dâî ve Sultan Gavrî'nin nazire yazması bunun erken örneklerindendir.
ŞathiyeTasavvuf ehlinin coşku ve cezbe halinde, zatürde (ilk bakışta) dine veya akla aykırı, saçma gibi görünen ancak derinlemesine tahlil edildiğinde ilahi sırları barındıran şiir türü. Yûnus Emre 'Çıkdum erik dalına...' şiiriyle bunun en meşhur örneğini vermiştir.
İktibasŞiir veya nesirde Kur'an'dan ayetlere, hadislere ya da tanınmış sözlere doğrudan veya dolaylı olarak yer verme sanatı. Nesîmî iktibas sanatını şiirlerinde en ustaca ve kaynaşmış şekilde kullanan şairdir.
Alegori (Temsilî Anlatım)Soyut kavram ve düşüncelerin, hikâyelerdeki sembolik varlıklar, hayvanlar veya olaylar aracılığıyla somutlaştırılarak anlatılması. Gülşehrî'nin 'Mantıku’t-tayr' eserinde kuşlar aracılığıyla tasavvufi merhalelerin anlatılması bunun klasik örneğidir.
Fütüvvet / AhilikAnadolu'da esnaf ve sanatkârları bünyesinde toplayan, dini ve ahlaki esaslara dayalı, toplumsal düzeni ve ticaret hayatını tanzim eden teşkilat. XIV. yüzyıl sosyal yapısının şekillenmesinde kritik rol oynamıştır.
CinasYazılışları aynı, anlamları ayrı olan iki kelimenin bir arada kullanılmasıyla yapılan söz sanatı. Kadı Burhaneddîn tuyuğlarında cinaslı kafiyelere sıklıkla yer vererek Türkçenin imkânlarını sergilemiştir.
DivanŞairlerin genellikle gazel, kaside, rubai gibi nazım şekilleriyle yazdıkları şiirlerini belli bir düzene (veya kurala) göre topladıkları eser. Kadı Burhaneddîn'in 1456 şiirli eseri XIV. yüzyılın en büyük divanıdır.
MesneviBeyitleri kendi arasında ayrı ayrı kafiyeli olan, genellikle uzun aşk, tasavvuf, savaş veya öğüt konularının işlendiği nazım şekli. XIV. yüzyılda Garîb-nâme, Mantıku’t-tayr ve Risâletü’n-nushiyye bu türde yazılmıştır.
MülemmaBir beytin veya mısraların farklı dillerde (örneğin Arapça, Farsça ve Türkçe karışık) yazılmasıyla oluşan nazım tarzı. Nesîmî bu tarzda da şiirler kaleme almıştır.
Elif-nâmeArap alfabesindeki harflerin (eliften ye harfine kadar) sırasıyla mısra başlarında yer aldığı ve bu harflere tasavvufi anlamlar yüklenerek yazılan şiir türü. Nesîmî Divanı'nda üç elif-nâme bulunmaktadır.
Akis (İnikâs)Bir beyit veya mısradaki kelimelerin sırasının ters çevrilerek anlamlı bir bütün oluşturulması sanatı. Türk edebiyatında bu sanata ilk yer veren şair Nesîmî'dir.
TelmihSöz arasında herkesçe bilinen tarihi, dini veya mitolojik bir olaya, kişiye ya da ayete işaret etme, hatırlatma sanatı. Yûnus Emre ve Âşık Paşa şiirlerinde telmihe sıkça başvurmuşlardır.
Hikemî ŞiirFelsefi düşünceler barındıran, öğüt veren, hayattan ibret alınmasını ve ahlaki olgunlaşmayı savunan şiir tarzı. Âşık Paşa ve Garîb-nâme bu tarzın Anadolu'daki ilk köşe taşlarındandır.
MersiyeÖlen önemli bir kişinin ardından duyulan üzüntüyü, onun erdemlerini ve kahramanlıklarını anlatan şiir türü. XIV. yüzyılda Emir Süleyman'ın ölümü üzerine Ahmedî ve Ahmed-i Dâî tarafından yazılanlar erken örnekleridir.
FablKahramanları genellikle hayvanlar olan, insanlara ahlaki ve pratik dersler vermeyi amaçlayan edebi tür. Gülşehrî'nin Mantıku’t-tayr'daki hikâyeleri Anadolu'daki ilk fabl örneklerindendir.
Telif EserBaşka bir dilden çeviri olmayıp yazarın kendi zihninden, birikiminden ve yaratıcılığından süzerek meydana getirdiği orijinal eser. Âşık Paşa'nın Garîb-nâme'si telif bir eserdir.
Zîc ve UsturlabEskiden yıldızların konumunu, yüksekliklerini ve coğrafi hesaplamaları yapmaya, zamanı ve namaz vakitlerini belirlemeye yarayan astronomi aletleri. Kadı Burhaneddîn şiirlerinde sevgilinin gelişim zamanını hesaplamak için bunlara değinmiştir.
Sürh-âbKırmızı su, kanlı gözyaşı. Divan şiirinde âşığın çektiği aşırı ıstırap ve ağlamaktan gözünden kan akıtmasını ifade etmekte kullanılan mazmun.
Sevgilinin Vasfları (Mâh / Sanem)Divan şiirinde sevgilinin yüzünün parlaklığı nedeniyle 'ay' (mâh) veya ilgisizliği, zalimliği dolayısıyla 'put' (sanem) olarak nitelenmesi. Nesîmî ve Kadı Burhaneddîn şiirlerinde bu benzetmeleri sıklıkla kullanmıştır.
MahlasŞairlerin şiirlerinde kullandıkları takma ad. Gülşehrî, Türk edebiyatında mahlas kullanma endişesini taşıyan ve bunu ilk uygulayan şairlerdendir.
KülliyatBir yazar veya şairin tüm eserlerini toplu olarak içeren küllî eserler. Sultan Ahmed b. Veys'in yedi Farsça divandan oluşan külliyatı buna örnektir.
MakamHalk arasında veli veya şairlerin anısına yapılan anıt-mezar ya da türbe niteliğindeki makamlar. Yûnus Emre adına Anadolu'nun pek çok yerinde makamlar yapılmıştır.