← Ünite 1
14-15. Yüzyıllar Türk Edebiyatı

Ünite 1: , 2, 5, 6, 8 Editörler

, 2, 5, 6, 8 Editörler - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 8
Kösedağ Savaşı (1243)
Anadolu Selçuklu Devleti'nin Moğollar karşısında ağır bir yenilgi aldığı ve Anadolu'da hızlı bir çöküş sürecini başlatarak Türkmen beyliklerinin bağımsızlıklarını ilan etmelerine zemin hazırlayan dönüm noktası.
Karamanoğlu Mehmet Bey'in Türkçe Fermanı (1277)
Karamanoğlu Mehmet Bey'in Konya'yı ele geçirdikten sonra devlet dairelerinde, sarayda ve meydanlarda Türkçeden başka bir dilin konuşulmayacağını resmi olarak ilan ederek millî dil bilincinin ilk siyasi adımını attığı olay.
Kadı Burhaneddîn'in Hükümdarlığı (1381-1398)
Kayseri kadısı iken devlet ileri gelenlerinin onayıyla nâib (hükümdar vekili) ilan edilen, ardından 1381 sonunda resmen sultanlığını ilan eden ve 1398 yılında Akkoyunlu Karayülük Osman Bey tarafından bir baskında öldürülen alim-hükümdar.
British Library Or. 4126 Nüshası
Kadı Burhaneddîn'in 1318 gazel ve diğer şiirlerini içeren, 1393-1394 yıllarında hattat Halîl bin Ahmed tarafından yazılan tek müellif nüshalı devasa Türkçe Divan'ının günümüzde korunduğu uluslararası kütüphane.

Anahtar Kavramlar

Batı Türkçesi (Oğuzca)Oğuz Türklerinin lehçesine dayanan ve XII-XIII. yüzyıllardan itibaren Anadolu ile Azerbaycan sahasında gelişerek Osmanlı, Azerî ve Türkmen lehçelerinin temelini oluşturan kol. Metinde XIV. yüzyılda edebî değeri artan eserlerin bu dille kaleme alındığı vurgulanmaktadır.
HurûfîlikFazlullah-ı Hurûfî tarafından kurulan, varlığın ve yaratılışın esrarını Arap harflerinin sayısal ve şekilsel değerleriyle (28 Arap, 32 Fars harfi) açıklamaya çalışan batıni tarikat/akım. Nesîmî bu akımın en önemli şairi ve savunucusudur.
TuyuğDivan edebiyatına Türklerin kazandırdığı, mani tipine (aaba) benzeyen, genellikle fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazılan tek dörtlükten oluşan nazım şekli. Kadı Burhaneddîn ve Nesîmî cinaslı tuyuğlarıyla millî zevke bağlılıklarını göstermişlerdir.
NazireBir şairin şiirine, aynı vezin, kafiye ve redifte başka bir şair tarafından yazılan benzer şiir. XIV. yüzyılda Hasanoğlu'nun gazellerine Ahmed-i Dâî ve Sultan Gavrî'nin nazire yazması bunun erken örneklerindendir.
ŞathiyeTasavvuf ehlinin coşku ve cezbe halinde, zatürde (ilk bakışta) dine veya akla aykırı, saçma gibi görünen ancak derinlemesine tahlil edildiğinde ilahi sırları barındıran şiir türü. Yûnus Emre 'Çıkdum erik dalına...' şiiriyle bunun en meşhur örneğini vermiştir.
İktibasŞiir veya nesirde Kur'an'dan ayetlere, hadislere ya da tanınmış sözlere doğrudan veya dolaylı olarak yer verme sanatı. Nesîmî iktibas sanatını şiirlerinde en ustaca ve kaynaşmış şekilde kullanan şairdir.
Alegori (Temsilî Anlatım)Soyut kavram ve düşüncelerin, hikâyelerdeki sembolik varlıklar, hayvanlar veya olaylar aracılığıyla somutlaştırılarak anlatılması. Gülşehrî'nin 'Mantıku’t-tayr' eserinde kuşlar aracılığıyla tasavvufi merhalelerin anlatılması bunun klasik örneğidir.
Fütüvvet / AhilikAnadolu'da esnaf ve sanatkârları bünyesinde toplayan, dini ve ahlaki esaslara dayalı, toplumsal düzeni ve ticaret hayatını tanzim eden teşkilat. XIV. yüzyıl sosyal yapısının şekillenmesinde kritik rol oynamıştır.
CinasYazılışları aynı, anlamları ayrı olan iki kelimenin bir arada kullanılmasıyla yapılan söz sanatı. Kadı Burhaneddîn tuyuğlarında cinaslı kafiyelere sıklıkla yer vererek Türkçenin imkânlarını sergilemiştir.
DivanŞairlerin genellikle gazel, kaside, rubai gibi nazım şekilleriyle yazdıkları şiirlerini belli bir düzene (veya kurala) göre topladıkları eser. Kadı Burhaneddîn'in 1456 şiirli eseri XIV. yüzyılın en büyük divanıdır.
MesneviBeyitleri kendi arasında ayrı ayrı kafiyeli olan, genellikle uzun aşk, tasavvuf, savaş veya öğüt konularının işlendiği nazım şekli. XIV. yüzyılda Garîb-nâme, Mantıku’t-tayr ve Risâletü’n-nushiyye bu türde yazılmıştır.
MülemmaBir beytin veya mısraların farklı dillerde (örneğin Arapça, Farsça ve Türkçe karışık) yazılmasıyla oluşan nazım tarzı. Nesîmî bu tarzda da şiirler kaleme almıştır.
Elif-nâmeArap alfabesindeki harflerin (eliften ye harfine kadar) sırasıyla mısra başlarında yer aldığı ve bu harflere tasavvufi anlamlar yüklenerek yazılan şiir türü. Nesîmî Divanı'nda üç elif-nâme bulunmaktadır.
Akis (İnikâs)Bir beyit veya mısradaki kelimelerin sırasının ters çevrilerek anlamlı bir bütün oluşturulması sanatı. Türk edebiyatında bu sanata ilk yer veren şair Nesîmî'dir.
TelmihSöz arasında herkesçe bilinen tarihi, dini veya mitolojik bir olaya, kişiye ya da ayete işaret etme, hatırlatma sanatı. Yûnus Emre ve Âşık Paşa şiirlerinde telmihe sıkça başvurmuşlardır.
Hikemî ŞiirFelsefi düşünceler barındıran, öğüt veren, hayattan ibret alınmasını ve ahlaki olgunlaşmayı savunan şiir tarzı. Âşık Paşa ve Garîb-nâme bu tarzın Anadolu'daki ilk köşe taşlarındandır.
MersiyeÖlen önemli bir kişinin ardından duyulan üzüntüyü, onun erdemlerini ve kahramanlıklarını anlatan şiir türü. XIV. yüzyılda Emir Süleyman'ın ölümü üzerine Ahmedî ve Ahmed-i Dâî tarafından yazılanlar erken örnekleridir.
FablKahramanları genellikle hayvanlar olan, insanlara ahlaki ve pratik dersler vermeyi amaçlayan edebi tür. Gülşehrî'nin Mantıku’t-tayr'daki hikâyeleri Anadolu'daki ilk fabl örneklerindendir.
Telif EserBaşka bir dilden çeviri olmayıp yazarın kendi zihninden, birikiminden ve yaratıcılığından süzerek meydana getirdiği orijinal eser. Âşık Paşa'nın Garîb-nâme'si telif bir eserdir.
Zîc ve UsturlabEskiden yıldızların konumunu, yüksekliklerini ve coğrafi hesaplamaları yapmaya, zamanı ve namaz vakitlerini belirlemeye yarayan astronomi aletleri. Kadı Burhaneddîn şiirlerinde sevgilinin gelişim zamanını hesaplamak için bunlara değinmiştir.
Sürh-âbKırmızı su, kanlı gözyaşı. Divan şiirinde âşığın çektiği aşırı ıstırap ve ağlamaktan gözünden kan akıtmasını ifade etmekte kullanılan mazmun.
Sevgilinin Vasfları (Mâh / Sanem)Divan şiirinde sevgilinin yüzünün parlaklığı nedeniyle 'ay' (mâh) veya ilgisizliği, zalimliği dolayısıyla 'put' (sanem) olarak nitelenmesi. Nesîmî ve Kadı Burhaneddîn şiirlerinde bu benzetmeleri sıklıkla kullanmıştır.
MahlasŞairlerin şiirlerinde kullandıkları takma ad. Gülşehrî, Türk edebiyatında mahlas kullanma endişesini taşıyan ve bunu ilk uygulayan şairlerdendir.
KülliyatBir yazar veya şairin tüm eserlerini toplu olarak içeren küllî eserler. Sultan Ahmed b. Veys'in yedi Farsça divandan oluşan külliyatı buna örnektir.
MakamHalk arasında veli veya şairlerin anısına yapılan anıt-mezar ya da türbe niteliğindeki makamlar. Yûnus Emre adına Anadolu'nun pek çok yerinde makamlar yapılmıştır.

Diğer Önemli Bilgiler

Nesîmî'nin İdamı (Halep, 1404)

Hurûfîlik inancını pervasızca yayması ve coşkulu şiirlerinde zındıklıkla suçlanan ifadeler kullanması sebebiyle Halep'te mahkeme kararıyla derisi yüzülerek infaz edilen büyük Azerî şairi.

Emir Süleyman'ın Edebî Meclisleri

Yıldırım Bayezid'in büyük oğlu olan ve Ankara Savaşı sonrasındaki idari boşluğu doldururken Edirne çevresinde topladığı şairlerle (Ahmedî, Ahmed-i Dâî vb.) Türk edebiyatında ilk saray destekli şiir meclislerini kuran şehzade.

Garîb-nâme'nin Yazılışı ve Nüshaları

Âşık Paşa'nın 1332'de vefatından önce 10613 beyit olarak kaleme aldığı, günümüze yurt içi ve dışında 115 nüshası ulaşan, tasavvufun ve insan-ı kâmil olmanın Türkçe işlendiği en hacimli telif ahlaki mesnevi.

Risâletü’n-nushiyye (1307)

Yûnus Emre'nin aruz vezniyle kaleme aldığı, dört ana unsurdan insan vücuduna, akıldan nefse ve erdemlere kadar zıtlıklar üzerinden ahlaki ve tasavvufi öğütler veren ilk Türkçe mesnevisi.

Gülşehrî'nin Mantıku’t-tayr'ı (1317)

Gülşehrî'nin Feridüddin Attâr'ın aynı adlı eserinden hareketle Mevlânâ ve Kelile ve Dimne'den hikâyeler ekleyerek 4437 beyit halinde serbest çeviriyle oluşturduğu, kuşların simgeleştiği alegorik başyapıt.

Kul Mes'ûd'un Kelîle ve Dimne Çevirisi (1360)

Aydınoğlu Umur Bey'in emriyle Kul Mes'ûd tarafından Farsçadan Türkçeye kazandırılan, dönemin sade ve akıcı nesir dilini yansıtan öğretici hayvan hikâyeleri derlemesi.

ed-Dürretü’l-mudiyye fi’l-Lugati’t-Türkiyye

İshâk b. Murad tarafından 1376-1377 yıllarında kaleme alınan, Arapça öğrenmek isteyenler için yazılmış ancak içinde nadir Türkçe kelimeler ve gramer kuralları barındıran Batı Türkçesinin en eski sözlük kaynaklarından biri.

Felek-nâme (1301)

Gülşehrî'nin İlhanlı hükümdarı Gazan Han adına Farsça olarak yazdığı, 'nereden gelip nereye gidiyoruz' sorularına Kur'an ayetleri ve hikâyelerle cevap arayan didaktik mesnevisi.

Sultan Ahmed b. Veys'in Külliyatı

Irak'ta hüküm süren Celâyirliler sülalesine mensup şair ve hükümdar Sultan Ahmed b. Veys'in Türkçe, Arapça şiirlerinin yanı sıra yedi Farsça divandan oluşan devasa edebi mirası.

Hacı Bektaş-ı Velî Velâyet-nâmesi'ndeki Rivayetler

XV. yüzyılda yazıya geçirilen bu eserde Yûnus Emre ile şeyhi Tapduk Emre'nin Bektaşî olarak gösterilmesi, ancak Yûnus'un şiirlerinde Hacı Bektaş'tan hiç bahsetmemesi nedeniyle tarihsel tartışma yaratan kaynak metin.

Selman Mümtaz'ın Nesîmî Divanı Neşri (1926)

İstanbul'daki hatalı ve eksik baskılardan sonra Nesîmî'nin Türkçe Divan'ını bilimsel ve en güvenilir ilk esasa göre 1926 yılında yayımlayan Türk edebiyatı araştırmacısının çalışması.

Sınavda Dikkat Et

  • Kadı Burhaneddîn'in 1318 gazel içeren divanının XIV.-XV. yüzyılın en büyük divanı olduğunu ve tuyuğlarıyla tanındığını kesinlikle unutmayın; soru potansiyeli çok yüksektir.
  • Nesîmî ile Hurûfîlik bağlantısına dikkat edin; şairin Fazlullah-ı Hurûfî'ye bağlandıktan sonra coşkulu şiirler yazdığı ve Halep'te derisi yüzülerek idam edildiği sık sorulan bir bilgidir.
  • Yûnus Emre'nin ilk Türkçe mesnevisi olan 'Risâletü’n-nushiyye' (1307) ile 'Divan'ını birbirine karıştırmayın; ilki akla, ikkincisi gönle hitap eder.
  • Gülşehrî'nin ilk eseri olan 'Felek-nâme'yi Farsça, Attâr'dan çevirdiği 'Mantıku’t-tayr'ı (Gülşen-nâme) ise Türkçe yazdığını mutlaka aklınızda tutun.
  • Âşık Paşa'nın Garîb-nâme adlı eserinin 10613 beyitten oluşan, tercüme değil tamamen telif bir eser olduğunu ve hikemi şiirin öncüsü olduğunu göz ardı etmeyin.
  • Karamanoğlu Mehmet Bey'in 1277 yılındaki Türkçe fermanının millî dil bilincinin ilk siyasi adımı olduğunu, beylikler döneminde ise Türkçenin saray ve medrese dili haline geldiğini hatırlayın.
  • ed-Dürretü’l-mudiyye fi’l-Lugati’t-Türkiyye sözlüğünün İshâk b. Murad tarafından 1376-1377 yıllarında kaleme alındığını ve Batı Türkçesinin en eski gramer kaynaklarından biri olduğunu unutmayın.