İnfografik
← Ünite 1
14-15. Yüzyıllar Türk Edebiyatı

Ünite 1: , 2, 5, 6, 8 Editörler

1243 Kösedağ Savaşı
Anadolu Selçuklu Devleti'nin Moğol ordusuna yenilerek yıkılış sürecine girdiği ve Anadolu'da Türkmen beyliklerinin bağımsızlık ilan etmesine zemin hazırlayan tarihi dönüm noktasıdır.
1277 Türkçe Fermanı
Karamanoğlu Mehmed Bey'in Konya'yı fethettikten sonra divan, saray, meclis ve meydanlarda Türkçeden başka dil kullanılmamasını emrederek milli dil bilincini başlattığı tarihi olaydır.
1307 Risâletü'n-nushiyye
Yûnus Emre tarafından aruz vezniyle yazılan, insan ruhunun ve nefsinin mücadelesini alegorik bir dille anlatan Anadolu sahasındaki ilk Türkçe mesnevi örneğidir.
1317 Mantıku't-tayr
Gülşehrî'nin Kırşehir'de Feridüddin Attâr'ın eserinden esinlenerek yazdığı, 4437 beyitlik, Türk edebiyatının ilk büyük alegorik hayvan hikayesi ve tasavvufi mesnevisidir.

Anahtar Kavramlar

OğuzcaXII-XIII. yüzyıllardan itibaren Anadolu, Azerbaycan ve Irak sahalarında gelişen, XIV. yüzyılda Doğu ve Batı Oğuzcası olarak ayrışmaya başlayan Batı Türkçesinin temel lehçesidir.
HurûfîlikFazlullah-ı Hurûfî tarafından kurulan, varlığı, yaratılışı ve Kur'an ayetlerini Arapça ve Farsçadaki harflerin sayısal değerleriyle (ebced) açıklayan bâtınî bir akımdır.
TuyuğDivan edebiyatına Türklerin kazandırdığı, aruzun fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazılan, tek dörtlükten oluşan ve genellikle cinaslı kafiye barındıran milli nazım şeklidir.
Elif-nâmeMısra başlarında Arap alfabesindeki harflerin sırasıyla (Elif'ten Ye'ye veya tersi) yer aldığı ve bu harflere tasavvufi anlamlar yüklenen şiir türüdür.
AkisBir mısra veya beyit içindeki kelimelerin yerlerini simetrik olarak değiştirerek yeni ve anlamlı bir mısra oluşturma sanatıdır; ilk örneğini Nesîmî vermiştir.
ŞathiyeDış görünüşü itibariyle saçma, alaycı veya şeriata aykırı gibi görünen ancak tasavvufi açıdan şerh edildiğinde derin hakikatler barındıran manzumelerdir.
Mürettep DivanŞiirlerin kasideler, tarihler, gazeller, rubailer ve tuyuğlar şeklinde belirli bir klasik alfabetik ve biçimsel sıraya göre düzenlendiği divan tertibidir.
FablKahramanları genellikle hayvanlar arasından seçilen, ders verme amacı güden alegorik hikayelerdir; Anadolu sahasındaki ilk temsilcisi Gülşehrî'dir.
SîmurgKlasik Doğu edebiyatında Kaf Dağı'nda yaşadığına inanılan, tasavvufta Allah'ı veya vahdet-i vücut makamını sembolize eden efsanevi kuştur.
HüdhüdMantıku't-tayr'da kuşlara rehberlik eden, tasavvuf yolculuğunda mürşid-i kâmili (yol gösterici rehberi) temsil eden bilge kuştur.
Sehl-i Mümteniİlk bakışta çok kolayca söylenebilecekmiş gibi görünen ancak taklit edilmeye çalışıldığında benzerinin söylenmesi son derece zor olan sade ve derin üsluptar.
FütüvvetAhilik teşkilatının temelini oluşturan, cömertlik, fedakarlık, yiğitlik ve iş ahlakına dayanan dini-tasavvufi esnaflık ve ahlak sistemidir.
İktibasŞiirlerin içine anlamı güçlendirmek amacıyla Kur'an ayetlerini veya hadis-i şerifleri lafzen ya da kısmen dahil etme sanatıdır.
MersiyeÖnemli bir şahsiyetin ölümünden duyulan acıyı dile getirmek ve onun erdemlerini övmek amacıyla yazılan lirik şiir türüdür.
Teşbîh-i BelîğSadece benzeyen ve kendisine benzetilen ögeleriyle yapılan, benzetme yönü ve edatı bulunmayan en nitelikli ve güzel benzetme sanatıdır.
Açık İstiâreBenzetme ögelerinden sadece kendisine benzetilenin kullanılmasıyla yapılan, şiirsel imgeyi en çok güçlendiren mecaz sanatıdır.
Kapalı İstiâreBenzetme ögelerinden sadece benzeyenin ve benzetme yönünün (ipucunun) kullanılmasıyla yapılan edebi sanattır.
TevriyeBirden çok anlamı olan bir kelimenin, şiirde yakın anlamını değil de uzak anlamını kastederek kullanılması sanatıdır.
CinasYazılışları ve okunuşları aynı, anlamları tamamen farklı olan kelimelerin bir arada kullanılmasıyla yapılan ses ve kafiye sanatıdır.
MübalağaBir durumun, olayın veya özelliğin derecesini mantık sınırlarını zorlayacak derecede büyüterek ya da küçülterek anlatma sanatıdır.
TelmihHerkesçe bilinen tarihi bir olaya, efsaneye, ayete, hadise veya ünlü bir şahsiyete şiir içinde işaret etme, hatırlatma sanatıdır.
DîbâceÖzellikle divan ve mesnevi gibi büyük hacimli eserlerin başına konulan, eserin yazılış amacını açıklayan mensur veya manzum önsözdür.

Diğer Önemli Bilgiler

1332 Âşık Paşa'nın Vefatı

Garîb-nâme'nin yazarı olan ve ömrünü Türkçenin edebi dil olması mücadelesine adayan Âşık Paşa, 3 Kasım 1332 tarihinde Kırşehir'de vefat etmiş ve buradaki türbesine defnedilmiştir.

1360 Kelîle ve Dimne Çevirisi

Aydınoğlu Umur Bey'in emriyle Kul Mes'ûd tarafından Farsçadan Türkçeye çevrilen, Doğu edebiyatının ünlü siyaset ve ahlak içerikli hayvan masallarını barındıran eserdir.

1376 ed-Dürretü'l-mudiyye

İshak b. Murad tarafından kaleme alınan, Oğuz Türkçesinin gramer yapısını ve kelime hazinesini açıklayan, Anadolu sahasında yazılmış en eski dilbilgisi kaynaklarından biridir.

1381 Kadı Burhaneddin Hükümdarlığı

Kayseri Kadısı iken vezirliğe yükselen ve 9 Şubat 1381'de naib ilan edilen Kadı Burhaneddin, aynı yılın sonunda kendi adını taşıyan devletini kurarak hükümdarlığını ilan etmiştir.

1398 Kadı Burhaneddin Divanı

Şairin ölümünden beş yıl önce 1393-1394 yıllarında hattatı Halil bin Ahmed tarafından yazılan, tek nüshası British Library'de bulunan XIV. yüzyılın en hacimli Türkçe divanıdır.

1404 Nesîmî'nin Katli

Hurûfîlik inancını yaydığı gerekçesiyle Halep'te ulemanın fetvasıyla derisi yüzülerek öldürülen Nesîmî'nin bu trajik ölümü, edebiyatta geniş bir menkıbe geleneği başlatmıştır.

Şehzade Emir Süleyman (ö. 1411)

Yıldırım Bayezid'in en büyük oğlu olup Edirne'de kurduğu edebi meclislerle Ahmedî ve Ahmed-i Dâ'î gibi şairleri koruyan, Türk mersiye edebiyatının doğuşuna vesile olan devlet adamıdır.

1456 Şiirlik Divan

Kadı Burhaneddin'in 1318'i gazel olmak üzere toplam 1456 şiir barındıran eseri, Türk edebiyatında bir devlet yöneticisi tarafından yazılmış ilk ve en büyük divan olma özelliğini taşır.

Ulu Arif Çelebi (ö. 1319)

Mevlana'nın torunu olup XIV. yüzyılda Anadolu'nun dört bir yanında açtığı tekkelerle Mevlevilik tarikatının beylikler düzeyinde yayılmasını sağlayan tarihi şahsiyettir.

Tıpkıbasım İstanbul 1943

Kadı Burhaneddin'in British Library'deki eşsiz Divan nüshasının Türk Dil Kurumu tarafından ilk kez tıpkıbasım olarak yayınlanıp bilim dünyasına kazandırıldığı tarihtir.

1301 Felek-nâme

Gülşehrî'nin İlhanlı hükümdarı Gazan Han adına Farsça olarak kaleme aldığı, ruhun gökyüzü katlarındaki tasavvufi yolculuğunu anlatan didaktik ve felsefi mesnevisidir.

Sınavda Dikkat Et

  • Kadı Burhaneddin'in şiirlerinde mahlas kullanmadığını, sadece iki istisnai şiirinde isminin geçtiğini unutma; sınavda 'mahlas kullanmayan şair' sorulduğunda akla ilk o gelmelidir.
  • Yûnus Emre'nin Risâletü'n-nushiyye'sinin 1307'de, Gülşehrî'nin Mantıku't-tayr'ının 1317'de yazıldığını bilmek kronoloji sorularında hayat kurtarır.
  • Nesîmî'nin edebiyatımızda 'akis' sanatını ilk kullanan şair olduğunu ve 'elif-nâme' türünün öncülerinden olduğunu mutlaka aklında tut.
  • Garîb-nâme'nin telif (özgün) bir eser olduğunu, tercüme olmadığını bil; sınavda tercüme mesnevilerle karıştırılarak yanıltıcı şık olarak sunulabilir.
  • Türk edebiyatında tuyuğ denince akla ilk Kadı Burhaneddin ve Nesîmî'nin geldiğini, bu iki şairin tuyuğ türünün kurucuları olduğunu unutma.