İnfografik
← Ünite 4
16-19. Yüzyıllar Türk Dili

Ünite 4: Şekil Bilgisi

Evliya Çelebi Seyahatnamesi Dil Özellikleri
XVII. yüzyılın en büyük eserlerinden biri olan Evliya Çelebi Seyahatnamesi, dönemin Osmanlı Türkçesinin ses, şekil ve söz dizimi özelliklerini, özellikle -yor şimdiki zaman ekinin ve zengin ikileme/tekrar gruplarının kullanımını yansıtması bakımından birincil kaynak niteliğindedir.
Yavuz Sultan Selim ve Mısır Seferi Örnekleri
Metinde geçen tarihî anlatılarda ve belgesel nitelikli metin parçalarında, 'Tokuz yüz yirmilik de Mısır’ı feth edüp', 'Selim nâm bir hümâm Mısır fâtih olacakdır' ifadeleriyle Osmanlı tarihindeki askerî fetihler ve pâdişah unvanları dilbilgisel eklerle işlenmiştir.
İstanbul ve Çevresindeki Yer Adları
XVI-XIX. yüzyıl metinlerinde İstanbul ve çevresindeki mekânlar (İslâmbol, Galata, Üsküdar, Topkapı, Edirnekapı, Ayasofya camii) yönelme, bulunma ve ayrılma hâl eklerinin metin içindeki kullanımlarına zengin örnekler sunar.
Tuna Nehri ve Serhat Kaleleri
Tuna kenarındaki kırk elli pare kılât kulları, Kili, Akkerman ve Öz'ün kaleme aldığı askerî teşkilatlanma ve ulûfe/maaş dağıtımı metinlerde bulunma ve vasıta hâl ekleriyle detaylıca anlatılmıştır.

Anahtar Kavramlar

DilbilgiselleşmeBağımsız kelimelerin zamanla fonetik değişmeler geçirerek ve yeni dilbilgisel görevler yüklenerek ekleşmesi veya canlı bir yapım/çekim eki hâline gelmesi sürecidir. Bu olay dilin morfolojik yapısında önemli değişmelere yol açar.
+lI EkiEklendiği ismin ifade ettiği anlamın bulunmasını ve sahipliğini bildirerek sıfatlar yapan, aynı zamanda unvanlara kalıplaşmış sıfatlar ve mensubiyet bildiren kelimeler türeten işlek bir ektir. Metinden örnek olarak 'edebli ve ma’rifetli', 'donanmış altun rahtlu at' gösterilebilir.
+sIz Eki+lI ekinin olumsuzu anlamında sıfatlar yapan ve eklendiği ismin ifade ettiği anlamın yokluğunu bildiren bir yapım ekidir. Metindeki örneklere göre 'dilsiz', 'hırsız', 'hamîrsiz' gibi kalıcı isimler de yapmıştır.
+CIK EkiEsas işlevi küçültme ve sevgi bildirmek olan, nesne ve kavram isimleri türeten bir ektir. Metinden örnek olarak 'kitapçık', 'köpecik', 'ağaççık' ve kalıcı isim olan 'yılancık' gösterilebilir.
+DAş Ekiİsim köklerine gelerek beraberlik ve ortaklık bildiren kelimeler türeten işlek bir ek türüdür. Metindeki örneklere göre 'karındaş ~ kardaş', 'yoldaş', 'yaşdaş' ve 'emektaş' bu ekle türetilmiştir.
+lA- EkiTürkçenin tarihî dönemleri boyunca en işlek isimden fiil yapma eki olup, XVI-XIX. yüzyıllarda da verimli bir üretkenlik göstermiştir. Metinde geçen 'bayramlaşup bayram kutluladılar', 'mühürle-', 'mıhla-' örnekleri bu ekle türetilmiştir.
+Ar- EkiSıfatların ifade ettiği anlamlardan o duruma dönüşmek, o şekli almak anlamlarında fiiller yapan Eski Türkçe döneminden beri işlek bir ektir. Metinden örnek olarak 'ağarmak', 'bozarmak', 'gövermek', 'yeşer-' verilebilir.
Çatı EkleriFiilin anlamını değiştirmeden, fiili yapanı (özneyi) veya fiilden etkileneni (nesneyi) değiştiren dilbilgisel görev yükü taşıyan eklerdir. Ettirgenlik, edilgenlik, işteşlik ve dönüşlülük çatı kategorilerini oluştururlar.
Ettirgenlik EkleriKılış bildiren geçişli fiillere geldiğinde fiildeki anlama 'yaptırma' işlevi katan, geçişsiz fiilleri ise geçişli ve kılış bildiren fiillere çeviren eklerdir. Başlıca ekleri -Ar-, -Ur-, -dAr-, -dUr-, -GUr-, -(I)t-'dir.
Edilgenlik (Meçhul) EkleriGeçişl fiillere getirilerek fiili yapanı bilinmez hâle sokan, yani fiili pasif kılan eklerdir; bu fiillerde nesne dilbilgisel olarak özne durumuna geçer. Genellikle -(I)l- ve -(I)n- ekleriyle teşkil olunur.
İşteşlik EkiFiilde belirtilen hareketin birden fazla yapan tarafından, aynı anda, karşılıklı ve emek birliğiyle yapıldığını ifade eden -(I)ş- ekidir. Metinden örnek olarak 'buluş-', 'çeküş-', 'görüş-', 'söyleş-' verilebilir.
Dönüşlülük EkiÖsnenin yaptığı eylemden bizzat kendisinin doğrudan veya dolaylı olarak etkilendiğini bildiren ve genellikle -(I)n- ekiyle kurulan fiil çekim/çatı ekidir. Metinden örnek olarak 'savun-', 'çekin-, 'dayan-', 'öğün-' gösterilebilir.
İyelik KategorisiKelimenin aidiyetini belirleyen, tekillik ve çokluk olmak üzere altı ayrı ekle teşkil olunan bir kategoridir. İsimdeki kavramın sahip durumunda olan bir özneye (ben, sen, o, biz, siz, onlar) aidiyetini bildirir.
Yalın Hâl İsmin diğer söz dizimi unsurlarıyla, durumunda değişme olmadan dilbilgisel ilişkiye geçtiği, herhangi bir ek almadığı durumdur. Cümlede özne, sıfat tamlamasında sıfat bu hâlde bulunur.
İlgi Hâlîİsimlerde +Iŋ, +nIŋ, birinci şahıs zamirlerinde +Im ekleriyle kurulan, eklendiği ismi sahiplik ilgisiyle kendisinden sonra gelen kelimeye bağlayan ve isim tamlaması kuran hâl ekidir.
Yükleme HâlîGeçişli fiil taşıyan bir cümlede, fiilin etkisi altında kalan ismin içinde bulunduğu, cümle tahlilinde 'nesne' olarak adlandırılan durumdur; +(y)I, +n ekleriyle kurulur veya sıfır morfemle temsil edilir.
Yönelme HâlîKelime gruplarında ve cümlelerde fiildeki hareketin yöneldiği ismin içinde bulunduğu durumu bildiren, genelde dolaylı tümleci oluşturan +(y)A ekli hâl kategorisidir.
Bulunma HâlîFiildeki oluş ve kılışın yerini, zamanını, sürekliliğini, içinde olmayı bildiren ve +dA ekiyle kurulan ismin hâlidir. Metinden örnek olarak 'Mısır’da', 'huzûrunda', 'Yıldırım Han asrında' gösterilebilir.
Ayrılma HâlîFiilin belirttiği hareketin kaynağını, çıkış yönünü, sebebini, karşılaştırmayı ve zaman unsurlarını ifade eden +dAn ekli hâl kategorisidir. Metinden örnek olarak 'andan göçüp Halebe geldiler' verilebilir.
Vasıta HâlîEski Türkçedeki +In ekinden sonraları büyük ölçüde +ylA, +lA ekine yerini bırakan; araç, usul, yol, tarz, beraberlik ve sebep bildiren ismin hâl kategorisidir.
Eşitlik HâlîMiktarca ve nitelikçe karşılaştırma, mutabıklık, uygunluk, benzerlik ve görecelilik anlamlarını kuran +CA ekli ismin hâl kategorisidir. Metinden örnek olarak 'zerrece', 'sâdece câm ’dır' gösterilebilir.
Görülen Geçmiş Zaman-dI eki ve ikinci tip şahıs ekleriyle çekimlenen, şimdiden önceki bir zamanda gerçekleşip konuşucunun tanıklık ettiği ya da kesin bilinen olayları anlatan zaman çekimidir. Örnek: 'cevâb virdim', 'seyr eyledik'.
Öğrenilen Geçmiş Zaman-mIş eki ve birinci tip şahıs ekleriyle çekimlenen, konuşanın tanık olmadığı, başkasından öğrendiği ya da sonradan fark ettiği oluş ve kılışları ifade eden zamandır. Örnek: 'haber vermûşler', 'intisâb etmûş'.
Geniş Zaman-Ar ve -(I)r ekleriyle teşkil edilen, süreklilik gösteren, alışkanlık veya âdet hâline gelen eylemleri, şimdiki ve yakın gelecek zamanı ifade eden çekim kategorisidir. Örnek: 'almazlar', 'nûş derler'.
Zarf-Fiil (Ulaç)Getirildikleri fiilleri, anlamlarını değiştirmeden oluş ve kılışın tarzını veya zamanını niteleyen zarflara dönüştüren, isimleşmeyen ve isim çekim eki almayan eklerdir. Örnek: 'güle güle', 'ağlaşarak'.

Diğer Önemli Bilgiler

Kadızâdeliler ve Dinî-Toplumsal Gruplar

Osmanlı toplum yapısında bir halka, hanedan veya mezhebe mensubiyet bildiren 'Kadızâdeliler', 'Zeydîler', 'Rumlılar', 'Tatarlar' gibi kelimeler +lU ve +lAr ekleriyle topluluk ve mensubiyet isimleri türetmiştir.

Osmanlı Askerî Teşkilatı ve Yeniçeri Ocağı

Yeniçeri ocağı, solaklar, bostancıbaşılar, çavuşlar ve seymenler gibi askerî zümreler, metinlerde çokluk ekleri (+lAr), iyelik ekleri ve çatı ekleriyle kurulan fiil çekimlerine bolca malzeme sağlamıştır.

Zeynep Korkmaz’ın Türk Dili Çalışmaları

Türk dili araştırmalarında 'Türkiye Türkçesi Grameri: Şekil Bilgisi' adlı eseriyle hâl kategorisini, çatı eklerini ve yapım/çekim eklerinin tasnifini sistemleştiren önemli bir Türkologdur.

Arthur Lumley Davids ve Grammaire Turke (1836)

XIX. yüzyılda kaleme alınan 'Grammaire Turke' adlı eser, özellikle gereklilik kipinin -mAlı morfemiyle çekimlenmesine dair (korkmaluyım, korkmalusın) erken dönem tanıklıklarından birini sunar.

Meninski ve Thesaurus Eseri

XVII. yüzyıl İstanbul Türkçesini, kelime kadrosunu ve o döneme ait eklerin (-(y)IcI, -AcAk, zarf-fiiller) ses ve biçim özelliklerini kaydeden en önemli sözlüklerden biri Meninski’nin Thesaurus’udur.

Peçevî Tarihi ve Bağdat Nüshası

XVI. ve XVII. yüzyıl Osmanlı tarih yazıcılığının kilit metinlerinden biri olan Peçevî Tarihi, dönemin canlı fiil çekimlerini, -IsAr gelecek zaman kalıntılarını ve tarihî olayları aktarır.

Anonim Tevârîh-i Âl-i Osman

16. yüzyıla ait bu anonim tarih metni, Eski Anadolu Türkçesinden Klasik Osmanlıcaya geçiş sürecindeki yapım eklerini, -IsAr gelecek zamanını ve eski zarf-fiil biçimlerini barındırır.

Selânikî Mustafa Efendi Tarihi

XVI. yüzyılın sonlarına ait önemli kroniklerden biri olup, dönemin idarî, askerî ve sosyal hayatına dair terimleri, -mAlI gereklilik ve çatı eklerinin metin içi kullanım sıklığını gösterir.

Fransa ve Avusturya Sefaretnameleri

XVIII. yüzyıl sefaretnamelerinde (örneğin Moralı Ali Efendi'nin Fransa Sefaretnamesi) yabancı yer adları, seyahat terimleri ve yönelme/bulunma hâllerinin diplomatik dildeki yansımaları görülür.

Girit Seferi ve Akdeniz Adaları

Metinlerde Girit adası, Cezayir, Rodos ve Akdeniz'deki denizcilik terimleri, keştîler, kalyonlar ve donanma hareketleri vasıta ve ayrılma hâl ekleriyle sıkça zikredilmiştir.

Ahmet Resmî Efendi ve Hamîletü’l-Küberâ

XVIII. yüzyılda kaleme alınmış olan Hamîletü’l-Küberâ eseri, Osmanlı devlet teşkilatındaki sadrazam ve devlet adamlarının tercüme-i hâllerini ve dönemin resmî yazışma dilini aktarır.

Sınavda Dikkat Et

  • Sınavlarda iyelik ekleri ile şahıs ekleri (1. tip ve 2. tip) sıkça karıştırılır; özellikle 2. tip şahıs eklerinin görülen geçmiş zaman ve şart çekiminde iyelik kökenli (+m, +ŋ, +k vb.) olduğunu unutmayın.
  • '+ylA' vasıta hâlinin Eski Türkçedeki '+(I)n' ekinin yerini aldığını, '+(I)n' ekinin ise XVI-XIX yüzyıllarda büyük ölçüde kalıplaşmış zaman zarflarında kaldığını gözden kaçırmayın.
  • Gelecek zaman ekleri sorulduğunda -AcAK yanında Eski Türkçe kalıntısı olan -IsAr ekine ve -sA gerek yapısına dikkat edin.
  • Şimdiki zaman ifadesinde -yor ekinin yanı sıra -mAKdA ve -mAdA eklerinin de XVI-XIX. yüzyıl metinlerinde yoğun olarak kullanıldığını hatırlayın.
  • Zarf-fiil eklerinden -Up ekinin cümleler arasında özne aranmaksızın bir bağlaç görevi gördüğünü ve ardışık eylemleri bağladığını unutmayın.
  • Olmayası şart cümlesi ile olağan şart cümlesinin tanımını karıştırmayın; olmayası şartta yardımcı cümledeki şart gerçekleşmediği için ana cümledeki hüküm de gerçekleşmez.
  • İsimden isim yapma eklerinden +lI ve +sIz eklerinin sıfat türetmedeki zıt işlevlerine ve unvan/mensubiyet yapma özelliklerine dikkat edin.