← Ünite 3 ← Ünite 2 Doğru/Yanlış Ünite 3 Türk Edebiyatının İki Zirve Şairi: Fuzulî ve Bakî Ünite 4 Doğru/Yanlış → Ünite 3: Türk Edebiyatının İki Zirve Şairi: Fuzulî ve Bakî — Doğru/Yanlış Gösterilen tanım o kavrama ait mi? 18 soru var.
1 / 18 0 doğru
Surname
Şehzadelerin sünnet düğünleri veya sultanların evlilik törenleri gibi büyük saray şenliklerini ve merasimlerini tasvir eden divan edebiyatı nazım türüdür.
Doğru Yanlış
Surname — Şehzadelerin sünnet düğünleri veya sultanların evlilik törenleri gibi büyük saray şenliklerini ve merasimlerini tasvir eden divan edebiyatı nazım türüdür.Tevliyet — Osmanlı'da vakıfların idaresi, işlerinin yürütülmesi ve gözetilmesi görevine verilen ad olup, padişahlar tarafından bazı şairlere tevcih edilmiştir.Tazmin — Bir şairin, başkasına ait bir mısra yahut beyti alıp kendi şiirinde değiştirmeden veya uyarlayarak aynen kullanması sanatıdır. Zatî'nin genç Bakî'nin bir beytini tazmin etmesi divan edebiyatında şaşkınlık uyandırmıştır.İmale — Aruz vezniyle şiir yazarken kısa okunan bir ünlü harfi uzun okutarak vezne uydurma kusurudur. Fuzulî ve Bakî gibi büyük ustaların şiirlerinde imale ve zihaf yok denecek kadar azdır.Sahn Müderrisi — Fatih Sultan Mehmet’in yaptırdığı Sahn-ı Seman medreselerinde görev yapan müderrislere verilen yüksek unvandır. Sahn medreseleri dönemin en yüksek dereceli eğitim kurumlarındandır.Caize — Şairlerin devlet ileri gelenlerine, vezirlere veya padişahlara sundukları övgü ve kasidelere karşılık olarak aldıkları para veya değerli hediyelere verilen isimdir.Şehrengiz — Osmanlı şehirlerinin güzelliklerini, mabetlerini, doğasını ve özellikle o şehirde yaşayan güzel insanları anlatan manzum mesnevi türüdür. Zatî’nin Edirne Şehrengiz'i bu türün ilklerindendir.Sehl-i Mümteni — İlk bakışta çok kolay söylenmiş gibi görünen ancak başkaları tarafından aynısının söylenmesi (taklit edilmesi) son derece güç olan, derin anlam barındıran sanatlı söyleyiş biçimidir.Remil — Kum taneleri, sayılar veya birtakım özel işaretler kullanarak gaiptten haber verme, fal bakma ve geleceği yorumlama işidir. Zatî, İstanbul’daki dükkanında remilcilik yaparak geçimini sağlamıştır.Hüsn-i Talil — Gerçekte var olan doğal bir olayı, olağan dışı, güzel ve hayali bir sebebe bağlayarak açıklama sanatıdır. Fuzulî ve Bakî gazellerinde bu sanata sıkça yer vermiştir.Cönk — Halk şairlerine ait şiirlerin toplanıldığı, genellikle ince ve uzun dikdörtgen biçiminde olduğu için 'dana dili' de denilen el yazması defterlerdir. Fuzulî'nin şiirlerine bu defterlerde sıklıkla rastlanması halk tarafından da benimsendiğini gösterir.Tecrit — Şairin kendi şahsını, sanki dışarıda başka bir kişiden bahsediyormuş gibi soyutlayarak şiirinde anması veya konuşturması sanatıdır.Tevriye — Birden fazla gerçeğe yakın anlamı olan bir sözcüğün, yakın anlamını söyleyip uzak anlamını kastetme sanatıdır. Bakî şiirlerinde bu sanatı ustalıkla kullanmıştır.Cülusiye — Divan şairlerinin yeni bir padişahın tahta çıkışı dolayısıyla yazdıkları tebrik ve övgü şiirleridir. Bakî, II. Selim’in tahta çıkışını tebrik etmek amacıyla cülusiye kaleme almıştır.Zihaf — Aruz kalıplarını tutturmak amacıyla uzun okunan bir ünlü harfi kısa okuma hatasıdır. Başarılı divan şairleri bu kusurdan kaçınmışlardır.Salyâne — Osmanlı devlet teşkilatında bazı görevlilere ve şairlere yıllık olarak ödenen düzenli ücrettir. Zatî, padişahın şairlere dağıttığı salyâne ile geçinmiştir.Leff ü Neşr — Söz arasında daha önce söylenen birkaç kavramla ilgili benzerlikleri veya zıtlıkları uyumlu bir sırayla sonraki mısralarda sıralama sanatıdır.Maktel — Genellikle Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilişini ve yaşanan acı olayları anlatan eserlere verilen genel addır. Fuzulî’nin 'Hadikatü’s-Süeda' adlı eseri bu türün en önemli örneklerindendir.⚑ Bu kavramlarda hata var ← Ünite 2 Doğru/Yanlış Ünite 3 Türk Edebiyatının İki Zirve Şairi: Fuzulî ve Bakî Ünite 4 Doğru/Yanlış →