Ünite 2: Eski Uygur Türkçesi ve Edebiyatı — Alıştırmalar
Ders kitabının açık uçlu alıştırmaları. Bunlar çoktan seçmeli sınav sorusu değil — düşünmeni, araştırmanı, kendi cümlelerinle anlatmanı isteyen etkinlikler. Kitabın verdiği örnek yanıtlar kapalı duruyor; önce kendin dene.
Sıra Sizde 1
Tarihte Türk adıyla kurulan ilk Türk devleti olan Köktürkler, 552 yılında bağımsızlıklarını ilan etmişler, kısa süre içerisinde bölgenin güçlü ülkelerinden biri olmuşlardır. Türklük Bilimi araştırmalarında genellikle Köktürk Kağanlığı olarak adlandırılan bu devletin ismi olan Köktürk, bu zamandan kalan yazıtlarda sadece bir yerde geçmektedir. 552 yılından önce Juan-juanlara bağlı yaşayan Köktürkler, 545 yılında Çin’deki Batı Wei Devleti’yle resmî ilişkiler kurmaya başlayarak devlet kurma yolunda önemli bir adım atarlar.
Kitabın yanıtı
Uygurlar 5. yüzyıldan 8. yüzyılın ortalarında Uygur Bozkır Devletinin kuruluşuna kadar geçen sürede çeşitli Türk boylarıyla birlikte yaşamışlardır. Uygur Türkleri, Kök Türk yazıtlarından Bilge Kağan yazıtında zikredildiği gibi II. Kök Türk Kağanlığı idaresi altında Ötüken’in kuzeyinde Basmıl ve Karluk Türkleriyle birlikte yaşamışlardır. Uygur Türkleri, Kağanlık idaresindeki diğer Türk boyları olan Basmıl ve Karluk Türkleriyle birleşerek 744 yılında Kök Türk Kağanlığına son vermiş, daha sonra bu Türk boylarını da nüfuzları altına alıp Bozkır Uygur Devleti’ni kurarak tarih sahnesinde yerlerini almışlardır (745-840). Uygurlar, 745 yılında Kutlug Bilge Köl Kagan idaresinde tarih sahnesindeki yerlerini almışlardır. Devletin sınırlarını doğuda Su-wei, batıda ise Altay dağları oluşturmaktadır. Devletin idare edildiği merkez (ordu-balık) ise, Orhun nehri yakınlarında inşa edilen Karabalgasun’dur. Ötüken Uygur devletinin 3. kağanı Bögü Kağan zamanında (759-779) Maniheizm resmi din kabul edilmiştir. Mani dininin tesiriyle Karabalgasun’da Mani tapınakları inşa edilmiş ve böylece yerleşik hayata geçerek siyeset ve kültür hayatlarında bambaşka bir yaşam şekliyle karşılaşmışlardır (Tekin 1962: 1-11). Türkler arasında Maniheizm, 8. yüzyılın ortalarından 11. yüzyılın ilk yarısına kadar kabul görmüş, bu tarihten sonra ise yerini tümüyle Budizme bırakmıştır.
839-840 yılları Uygurların iç karışıklık ve kıtlıkla mücadele ettiği yıllardır. Uygur Türklerinin bu durumundan yararlanan Kırgızlar, 840 yılında Uygur Bozkır Devleti’ne son vermişlerdir. Uygurlar, bu tarihte Kırgızlar tarafından mağlup olduktan sonra, Ötüken’den ayrılarak dört bir tarafa göç etmeye başlar.
Ötüken’den ayrılan Uygur Türkleri, beş farklı bölgeye göç etmişlerdir. 15 Uygur boyu batıdaki Karluklara sığınmıştır. Bu Türk boylarından bir kol Tibetlilere, bir kol da An-hsi bölgesine gitmiştir. Uygurlardan küçük bir grup doğuda Moğollara sığınmışlardır. 13 boydan meydana gelen başka bir grup Çin’in güneyine yerleşmiştir. Diğer Uygur boyları Doğu Türkistan’a göç etmiş, Kansu ve Turfan ile Karaşahr bölgelerine yerleşmişlerdir.
Ötüken’den ayrılan Uygurların bir kısmı Tibet ve An-hsi bölgesine göç ederek Kansu (Kan-chou) merkezli Kansu Uygur Devletini kurmuşlardır. Bugünkü Turfan bölgesine yerleşen Uygurlar ise, Hoço (Kao-ch’ang) Uygur Devleti veya Turfan Uygur Devleti olarak adlandırılan bir devlet kurarak, Uygur kültürünün en yoğun yaşandığı bir merkez hâlini almıştır (850-1250).
Sıra Sizde 2
Türkler tarafından Türk runik alfabesiyle yazılan yazıtlar, Tüklük coğrafyasının çeşitli yerlerine dağılmış olmakla birlikte, Köktürk ve Uygur Kağanlıklarının hüküm sürdüğü tarihî Türk coğrafyasında yoğunlaştığı görülmektedir. Buna göre Türk Runik harfli yazıtlar; Moğolistan, Türkistan, Sibirya ve Doğu Avrupa coğrafyasına yayılmıştır. Türklerden kalan yazıtların bir kısmı, bizzat develeti yönetenler tarafından diktitilen daha hacimli ve heybetli iken, bir kısmının alfabenin Türk milleti arasında yaygınlık kazanmasıyla yazılmış
Kitabın yanıtı
Maniheist çevrede yazılmış Türkçe metinlerin, Bögü Kağan’ın Maniheizmi kabul ettiği 762 yılından itibaren yazılmaya başlandığı söylenebilir (Barutcu-Özönder 2002: 171). Dolayısıyla, Bögü Kağan’ın Maniheizmi kabul ediş törenini tasvir eden ve 762 yılına tarihlendirilen TT II A’daki metni, Maniheist Uygur edebiyatının başlangıcı sayabiliriz.
Semih Tezcan, Maniheist Uygurların ilk metinlerinin Tarım bölgesinde bulunmuş olmasına rağmen, bu metinlerin bir kısmında geçen yer ve kişi adlarının, Maniheist metinlerin bir kısmının Ötüken’de yazılıp, göçle birlikte Tarım havzasına taşınmış olabileceğini ifade etmektedir. Bazı Maniheist metinlerde Ötüken ismi sıkça geçer. Bunun gibi yer isimlerinin dışında Mani dinininden önceki kültür çevresinin unvan isimleri de bazı Mani metinlerinde zikredilmiştir. Bu tür isimler, ait oldukları metinlerin göçten önce Ötüken’de yazılıp göçle birlikte Tarım bölgesine getirildiklerini düşündürmektedir; ancak bunu elimizdeki bilgiler ışığında kesin bir şekilde ifade etmek zordur. Bütün Uygur metinleri dil özellikleri bakımından değerlendirildiğinde Maniheist metinlerin daha erken döneme ait oldukları görülür. Bazı Maniheist metinlerin yazıtlarda kullanılan dil ile de ortak özellikler göstermesi, Uygur edebiyatının başlangıcını Maniheist metinlerle başlatmanın doğru olacağını gösterir (Ağca 2006).
Mani ve Uygur alfabelerinin kullanıldığı Maniheist metinlerde, Uygur alfabesinin kullanımının daha sonraki yüzyıllarda yaygınlaşmıştır. Buna rağmen Mani alfabesi unutulmamış, bilakis Pothi gibi geç Maniheist metinlerin yazımında dahi kullanılmıştır. Budist metinlere göre daha güzel ve itinalı yazılıp minyatürlerle süslenen Maniheist metinler, noktalama işaretleri bakımından Budist metinlerden farklılık göstermektedir. Maniheist Uygur metinleri, Budist metinlere göre kısa ve oldukça yıpranmıştır. Hatta bazı fragmanlarda aşınmadan dolayı, sadece birkaç kelime okunabilmektedir. Bu sebeple Maniheist fragmanların hangi eserin parçası olduğunu tahmin etmek güçtür. Bunlar arasında en hacimli olanı, çeşitli kütüphane ve koleksiyonlarda yirmiden fazla nüshası muhafaza edilen Huastuanift adlı tövbe kitabıdır.
Sıra Sizde 3
Köktürk Kağanlığı Yazıtları;
Çoyr Yazıtı
Moğolistan’ın Dundgovi eyaletinin Çoyr bölgesinde bulunan yazıt Ulanbatur Tarih Müzesi’nde korunmaktadır. Çoyr Yazıtı, bugünkü bilgilerimiz ışığında en eski Türk yazıtı olarak bilinmektedir.
Hoytu Tamir Yazıtları
Moğolistan’da Tamir Irmağının kuzeyindeki kayalara boya ile yazılmış olan Hoytu Tamir yazıtları 34 parçadan
Kitabın yanıtı
Uygur edebiyatının büyük bir kısmını Budist çevrede yazıl-