Bu Ünitede Neler Öğrendik?myders hazırladı
Bu bölümde 8. ile 14. yüzyıllar arasında gelişen Uygur edebiyatının genel özellikleri, dinî ve din dışı metinleri ile nazım yapısı ele alınmaktadır. Uygur edebiyatı; Maniheist, Budist, Nesturî Hristiyan ve din dışı olmak üzere dört ana grupta incelenir. Dönem metinlerinin büyük çoğunluğu tercüme eserlerden oluşmakta olup, mütercim ve müstensihlerin katkılarıyla özgün bir yaratıcı gelenek sergilemektedir. Maniheist edebiyat, 762 yılında Bögü Kağan'ın Maniheizm'i kabulüyle başlamış; Huastuanift gibi tövbe kitapları ve manzum ilahilerle temsil edilmiştir.
Budist Uygur edebiyatı, hacim olarak en geniş grubu oluşturur. Tripitaka külliyatına dayanan bu eserler arasında Altun Yaruk ve tiyatro özelliği gösteren Maitrisimit öne çıkmaktadır. Hristiyanlık çevresinde ise Nesturî mezhebine ait İncil fragmanları ve dualar yer alırken, din dışı metinler hukuk belgeleri, mektuplar, sağlık ve astronomi gibi çeşitli alanları kapsamaktadır. Son olarak, Uygur şiirinin nazım özellikleri incelenmiştir. Türk edebiyatının bilinen ilk şairi Aprınçur Tigin ile başlayan bu gelenekte, hece sayısından ziyade duraklara dayalı bir yapı ve söz başı aliterasyonu (baş uyak) sistemi kullanılmıştır. Şiirlerde genellikle dörtlüklere yer verilse de farklı satır sayılarından oluşan kıtalar da görülmektedir.
