← Ünite 1 Ünite 1 Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Şiir-II (İkinci Kuşak) Ünite 2 Doğru/Yanlış → Ünite 1: Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Şiir-II (İkinci Kuşak) — Doğru/Yanlış Gösterilen tanım o kavrama ait mi? 24 soru var.
1 / 24 0 doğru
Nazire
Divan edebiyatında bir şairin başka bir şair tarafından aynı vezin, uyak ve temayla yeniden yazdığı şiirdir. Muallim Naci'nin şiirlerine dönemin şairleri çok sayıda ••• yazmıştır.
Doğru Yanlış
Nazire — Divan edebiyatında bir şairin başka bir şair tarafından aynı vezin, uyak ve temayla yeniden yazdığı şiirdir. Muallim Naci'nin şiirlerine dönemin şairleri çok sayıda nazire yazmıştır.Talim-i Edebiyat — Recaizâde Mahmut Ekrem'in Mekteb-i Sultanî ve Mekteb-i Mülkiye'deki hocalığı sırasında ders notlarını geliştirerek yazdığı, dönemine göre yeni ve estetik görüşler içeren edebiyat teorisi eseridir.Müstear — Geçici olarak alınmış, ödünç şey anlamına gelen takma addır. Muallim Naci, eserlerinde Ömer Hulusi, Mesud-ı Hârabâtî gibi müstear isimler kullanmıştır.Salon Adamı — Siyasal ve toplumsal mücadelelerden uzak durup, estetik ve bireysel konularla ilgilenen Tanzimat ikinci kuşak yazarlarını nitelemek için kullanılan ifadedir.Tezat — İki düşünce, duygu ve hayal arasında birbirine zıt olan nitelikleri bir arada söyleme sanatıdır. Abdülhak Hâmit'in karmaşık ruh dünyası şiirine yansıdığı için o 'tezat şairi' olarak anılır.Mazmun — Edebiyatta bazı özel kavram ve düşüncelerin ifade edilmesinde kullanılan klişeleşmiş söz ve anlatımlardır. Muallim Naci 'Gül' şiirinde bülbülü dışarıda bırakarak bu mazmunu dönüştürmüştür.Muhayyilesiz — Hayal gücünden yoksun, yaratıcılık kabiliyetinden mahrum olma durumudur. Ahmet Hamdi Tanpınar, Recaizâde Mahmut Ekrem'in muhayyilesiz doğduğunu ve şiirlerinde bu eksikliğin hissedildiğini belirtmiştir.Teessür Edebiyatı — Aşırı duygu, hüzün, melankoli ve ölüm temalarının ağırlıklı olarak işlendiği edebiyat akımıdır. Recaizâde Mahmut Ekrem, mizanı ve çocuklarının ölümü nedeniyle bu tür edebiyatın temsilcisi olmuştur.Tariz — Edebiyatta birini küçük düşürmek veya onunla alay etmek için söylenecek sözü tam tersi olan bir söz ile nükte yaparak anlatma sanatıdır. Abdülhak Hâmit'in en çok kullandığı edebi sanatlardan biridir.İmge — Bir kelimenin sözlük anlamının ötesinde çağrışım gücüyle yeni anlamlar kazanması marifetidir. Abdülhak Hâmit, 'Kürsi-i İstiğrak'ta 'ağaçlardan çıkan efkârı seyretmek' gibi orijinal imgeler yaratmıştır.Hipersensible — Aynı uyaranlar karşısında aşırı hassas ve kırılgan tepkiler veren bireyleri nitelemek için kullanılan psikolojik bir terimdir. Tanpınar, Muallim Naci'yi bu yapıdaki insanlardan biri olarak tanımlar.Külliyat — Bir yazarın hayatı boyunca kaleme almış olduğu eserlerin tamamıdır.Empresyonizm — İzlenimcilik akımıdır. Abdülhak Hâmit'in dış alem ve tabiatın değişik halleriyle kurduğu ilişki empresyonist ve ekspresyonist özellikler taşır.Ceres — Kervanlarda yavru develere veya kervanın sonunda gelen hayvana takılan çıngıraktır. Divan şiirinde yolculuk ve kervan temalarında sıkça kullanılır; Abdülhak Hâmit da şiirlerinde yer vermiştir.Panteizm — Tanrı ile evrenin bir ve aynı olduğunu, Tanrı'nın evrene aşkın değil içkin bulunduğunu öne süren felsefi görüşür. Abdülhak Hâmit'in 'Kürsi-i İstiğrak' ve 'Garam' gibi eserlerinde panteist Tanrı inancı görülür.Poetika — Şiir sanatına, şiirin nasıl yazılması gerektiğine ve sanat anlayışına ilişkin görüşleri içeren söz ve yazılardır. Recaizâde ve Muallim Naci arasındaki tartışmalar dönemin poetik anlayışlarını şekillendirmiştir.Şair-i Âzam — Türk edebiyatında en üst seviyelere çıkarılan Abdülhak Hâmit Tarhan'a, şiirdeki büyük hamleleri ve yenilikleri dolayısıyla verilen unvandır.Demdeme — Muallim Naci'nin, Recaizâde Mahmut Ekrem'in eleştirilerine ve Zemzeme-III'ün ön sözüne karşılık olarak kaleme aldığı, edebiyat teorisi ve eleştiri içeren eseridir.İmale — Aruz vezninde kısa okunması gereken bir heceyi uzun ya da çift hece gibi okumaktır. Muallim Naci, imalesiz ve zihafsız kusursuz vezinler yazmaya özen göstermiştir.Musammat — Divan şiirinde bendlerle kurulan nazım şekillerinin geneline verilen addır. Recaizâde Mahmut Ekrem, 'Bülbül' manzumelerinde bu eski edebiyat nazım tekniğini başarıyla kullanmıştır.Psikoz — Gerçeklikle ilişkinin yitirilmesi, normal toplumsal işleyişin bozulması ve aşırı kişilik değişimleriyle ortaya çıkan ağır ruh hastalığıdır. Tanpınar, Naci'nin Sakız depremi ve 93 Harbi hatıralarıyla bu psikora sürüklendiğini söyler.Tarz-ı Garbî — Batılı şiir biçimi anlamına gelir. Abdülhak Hâmit'in 'Sahra' ve 'Divaneliklerim yahut Belde' adlı eserleri bu tarzda yazılmıştır.Zihaf — Aruz vezninde uzun okunması gereken bir heceyi kısa okumaktır. Aruz hatalarının bir göstergesidir.Tahmis — Bir gazelin her beytinden önce kafiyelerine uygun üçer mısra ekleyerek beşer mısralık manzumelere dönüştürme sanatıdır. Recaizâde, Muallim Naci'nin bir gazeline tahmis yazmıştır.⚑ Bu kavramlarda hata var Ünite 1 Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Şiir-II (İkinci Kuşak) Ünite 2 Doğru/Yanlış →