Eşleştirme
Ana Sayfa
Üniversiteler
Dersler
Özellikler
Çalışma Planı
Hakkımızda
İletişim
Premium
Giriş Yap
Ücretsiz Kayıt Ol
Ana Sayfa
»
Anadolu Üniversitesi AÖF
»
Türk Dili ve Edebiyatı Lisans Programı
» Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı 2
← Ünite 2
Paylaş
←
Ünite 1 Eşleştirme
Ünite 2
Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman-II (İkinci Kuşak)
Ünite 3 Eşleştirme
→
Ünite 2: Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman-II (İkinci Kuşak) — Kavram Eşleştirme
Tur 1 / 3
0 / 5 eşleşti
Önce bir kavram seç, sonra karşılığı olan tanıma dokun.
Kavramlar
Ufak Hikâye
Çift Zincirli Olay Örgüsü
Yanlış Batılılaşma
Mensur Şiir
Esaret (Kölelik)
Tanımlar
Yukarıdan bir kavram seç.
Batı kültürünün sadece dış görünüşünü, eğlence ve giyim kuşam tarzını benimseyip özünü anlayamamış tiplerin ele alındığı, Recaizâde'nin Araba Sevdası romanının da temel konumu olan toplumsal problemdir.
Düz yazı biçiminde yazılmış ancak şiirsel duygular, imgeler ve coşkulu bir üslup barındıran metin türüdür. Sami Paşazâde Sezai'nin Küçük Şeyler kitabındaki 'Bir Kitabe-i Seng-i Mezar' adlı metin bu türe örnek gösterilebilir.
19. yüzyıl sosyal hayatının kanayan yaralarından biri olan, insan alım satımını ve cariyelerin durumunu ifade eden temadır. Sami Paşazâde Sezai'nin Sergüzeşt romanı ve 'Düğün' hikâyesinde merkeze alınmıştır.
Recaizâde Mahmut Ekrem'in Fransız edebiyatındaki 'Nouvelle' ve 'Conte' türlerinden hareketle hikâye için kullandığı terimdir. Romanı büyük bir tabloya benzetirken, ufak hikâyeyi dar ölçüsü nedeniyle minyatüre benzetmiştir.
Ahmet Midhat Efendi'nin Felatun Bey ile Râkım Efendi romanında uyguladığı, Recaizâde Mahmut Ekrem'in de Saime'de denemek istediği ancak bölümleri uzun tutarak başarılı olamadığı ikili olay anlatım tekniğidir.
Ufak Hikâye
— Recaizâde Mahmut Ekrem'in Fransız edebiyatındaki 'Nouvelle' ve 'Conte' türlerinden hareketle hikâye için kullandığı terimdir. Romanı büyük bir tabloya benzetirken, ufak hikâyeyi dar ölçüsü nedeniyle minyatüre benzetmiştir.
Çift Zincirli Olay Örgüsü
— Ahmet Midhat Efendi'nin Felatun Bey ile Râkım Efendi romanında uyguladığı, Recaizâde Mahmut Ekrem'in de Saime'de denemek istediği ancak bölümleri uzun tutarak başarılı olamadığı ikili olay anlatım tekniğidir.
Yanlış Batılılaşma
— Batı kültürünün sadece dış görünüşünü, eğlence ve giyim kuşam tarzını benimseyip özünü anlayamamış tiplerin ele alındığı, Recaizâde'nin Araba Sevdası romanının da temel konumu olan toplumsal problemdir.
Mensur Şiir
— Düz yazı biçiminde yazılmış ancak şiirsel duygular, imgeler ve coşkulu bir üslup barındıran metin türüdür. Sami Paşazâde Sezai'nin Küçük Şeyler kitabındaki 'Bir Kitabe-i Seng-i Mezar' adlı metin bu türe örnek gösterilebilir.
Esaret (Kölelik)
— 19. yüzyıl sosyal hayatının kanayan yaralarından biri olan, insan alım satımını ve cariyelerin durumunu ifade eden temadır. Sami Paşazâde Sezai'nin Sergüzeşt romanı ve 'Düğün' hikâyesinde merkeze alınmıştır.
Ressam Bakış Açısı
— Sami Paşazâde Sezai'nin Sergüzeşt romanında ve tasvirlerinde görülen, dünyayı pasif ve seyirci bir gözle, renk, ışık ve mekân detaylarına büyük bir titizlikle yaklaşarak inceleme yeteneğidir.
Mekân-Psikoloji Paralelliği
— Roman ve hikâye kahramanlarının içinde bulunduğu mekânların onların ruh hallerini, kaderini ve iç dünyalarını doğrudan yansıtması veya etkilemesidir. Örneğin Sergüzeşt'te Dilber'in evleri ve Nil nehri bu işlevi görür.
Küçük İnsan
— Toplumda yer edinememiş, ezilmiş, sıradan, günlük hayatta kolayca karşılaşılabilen alt tabaka insan tipleridir. Sami Paşazâde Sezai bu tipleri edebiyata taşıyarak kendinden sonraki dönemin öncüsü olmuştur.
Sansür
— Tanzimat döneminde devlet yönetimi ve yerleşik düzen ile yenilikçi düşüncelerin çatışması sonucu yazarların eserlerinin yayımlanmasının engellenmesi veya kesintiye uğratılmasıdır; Recaizâde'nin Saime romanı buna uğramıştır.
Romantizm
— Duyguların, hayallerin, tabiat tasvirlerinin ve aşırı trajik sonların ön planda olduğu edebi akımdır. İkinci kuşak yazarlar şiirde bu akıma bağlı kalırken romanda realizme yaklaşmışlardır.
Realizm
— Gerçekliğe bağlılık, gözlem, insanı ve çevreyi olduğu gibi aktarma ilkesidir. Tanzimat ikinci kuşak yazarlarının hikâye ve romanlarında romantizmden bu anlayışa doğru bir geçiş gözlenir.
Tefrika
— Roman veya hikâyelerin gazete veya dergilerde bölümler halinde teker teker yayımlanması sürecidir; örneğin Saime romanı İkdam gazetesinde bu şekilde yayımlanmıştır.
Mukaddime
— Eserlerin başında yer alan ön söz veya giriş bölümüdür. Sami Paşazâde Sezai'nin Küçük Şeyler kitabının başında yer alan mukaddime, modern hikâyenin anlayışını özetler.
Rumuzü'l-Edep
— Sami Paşazâde Sezai'nin Küçük Şeyler'den sonra 1900 yılında yayımladığı; içinde hikâyeler, anılar ve makalelerin yer aldığı eseridir.
⚑ Bu kavramlarda hata var
Paylaş
←
Ünite 1 Eşleştirme
Ünite 2
Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatında Hikâye ve Roman-II (İkinci Kuşak)
Ünite 3 Eşleştirme
→
Ana Sayfa
Dersler
Çalışmam
Hesabım