Sesli Özet
← Ünite 5

Ünite 5: Ara Nesil Dönemi Türk Edebiyatının Genel Özellikleri ve Gazete-Dergiler — Sesli Özet

Dinleme Premium'a özel. Seslendirme metninin tamamı aşağıda ücretsiz okunabilir.
Premium'u İncele
Metni oku

Ara Nesil Dönemi Türk Edebiyatının Genel Özellikleri ve Gazete-Dergiler. Ara Nesil edebiyatçıları, ne tamamen eski Divan edebiyatı taraftarı ne de tamamen yeni Batı edebiyatı taraftarıdırlar. Hem eski divan edebiyatından, hem Tanzimatçılardan, hem de Batı edebiyatından etkilenip beslenmişler; aldıkları etkileri kendi bünyelerinde belli bir bileşime dönüştürmeye çalışmışlardır. Ne Arap ve Acem edebiyatları ne de Batı edebiyatları aynen taklit edilmiştir; başkalarının fikirlerini ve şekil özelliklerini aynen almaktansa bilinçli bir biçimde yararlanmak esas alınmıştır. Bu dönemde millî ruh, millî ahenk, millî bakış açısı ve yaklaşımın daima korunması gerektiği vurgulanmıştır. Türk tarihini, sosyal yapısını, âdet, gelenek ve göreneklerini iyi bilmek ve eseri buna uygun üretmek bir zorunluluk olarak görülmüştür. Ara Nesil yazarları genel olarak bireysel ve bireyci sanat yerine sosyal fayda değerini ön plana alan sanat anlayışını benimsemişlerdir. Hatta çocukları, gençleri ve kadınları edebiyattan uzak tutarak asıl önemli olanın bilim olduğu üzerinde durmuşlardır. Ara Nesil şairleri ortak bir bildirge yayımlamış, bir dergi etrafında kesin bir liderle birleşmiş organize bir akım değildir. Geleneksel Divan şiiri anlayışıyla modern ve yeni şiirin sentezini yapmışlar, bu yüzden 'ılımlılar' olarak da anılmışlardır. Dönemin başında İkinci Abdülhamit’in baskıcı ve istibdat yönetimi olduğu için siyasetten bahsetmek yasaktır; bu sebeple eserlerde genellikle bireysel konular işlenmek zorunda kalınmıştır. Ara Nesil şair ve yazarları estetik açıdan farklı kollara ayrılır. Bir kısım yazar teknik ve estetik özellikleri bakımından güzel bir edebiyat eseri vermeyi önemserken, diğer bir kısım toplumsal faydayı, içeriği öne çıkarmış, hatta edebiyatı reddedip bilimi öncelemiştir. Türk dili ve imlasını düzeltip geliştirmeyi, zengin ve işlek bir Türkçe ile eser vermeyi amaçlasalar da yazılarında zaman zaman ağır ve ağdalı Osmanlı Türkçesine yer vermekten kurtulamamışlardır. Servet-i Fünun şairlerinden önce anjambman (ulantı) yani bir cümlenin ikiden fazla mısraya taşması uygulaması ilk kez Ara Nesil şairleri tarafından başlatılmıştır. Buna en somut örneklerden biri Mehmet Celal'in 1886 yılında yazdığı 'Tasvîr-i Cânân' adlı şiiridir. Ayrıca bu dönem şairleri resimlerin ve tabloların altına o resme uygun içerikte şiir yazma geleneğine de büyük önem vermişlerdir. Üslup bakımından hem divan şiirine hem de Batı şiirine özgü ifade biçimlerini, mazmunları, imgeleri ve nazım şekillerini birlikte kullanmışlardır. Bunun yanında sone, terzarima gibi yeni Batılı nazım şekillerini de denemişlerdir. Göze göre kafiye ile kulağa göre kafiye tartışmaları da bu dönemde yankı bulmuş, Hasan Asaf’ın 'Burhan-ı Kudret' şiirindeki harf farklılıkları kafiye tartışmalarını alevlendirmiştir. Ara Nesil edebiyatçıları hem bireysel hem de toplumsal konulara yer vermiş, ancak daha çok günlük küçük konu ve duyguları işlemeyi tercih etmişlerdir. Büyük ihtiras ve davalara, derin ve sarsıcı yaklaşımlara pek yönelmemişlerdir. İşledikleri bireysel konular arasında aşk, bireysel sıkıntı, ıstırap, hüzün, yalnızlık, ince hastalık olan verem, tabiat, ölüm, kadınların vefasızlığı, dinî duygular ve felsefe yer almaktadır. Toplumsal konular olarak ise Türk milletinin kültür, eğitim, çalışma sorunları, fakirler, hasta çocuklar, eğitimsiz insanlar, Türk tarihi, sultanlar, vatan sevgisi, köylülerin ve çobanların hayatı ele alınmıştır. Ancak dönemin en büyük olaylarından olan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi), Meclis-i Mebusan’ın kapanması ve Kanun-ı Esasî’nin askıya alınması gibi kritik toplumsal ve siyasi olaylar yazarlar tarafından pek fazla işlenmemiştir. Dönemin önemli kalemlerinden Nabizâde Nâzım, 'Şâiriyet' (Şâirlik) adlı makalesinde dönemin şiir anlayışını şiddetle eleştirmiştir. Şiirin hayal gücünü yorduğunu, gençleri bilimsellikten uzaklaştırarak verem gibi hastalıklara sürüklediğini, bu nedenle gençlerin vaktini gazel yazmakla harcamayıp fen ve ilim tahsil etmesi gerektiğini savunmuştur. Ara Nesil döneminde yüz civarında gazete ve dergi yayımlanmıştır. İkinci Abdülhamit iktidarının baskısı ve sansür nedeniyle bu yayın organlarının kapaklarında genellikle 'siyasetten başka her şeyden bahseder' ibaresi yer almıştır. Dergiler sadece edebiyat dergisi olmayıp sağlık, tarım, fen, teknik ve biyografi gibi çok yönlü konuları bir arada sunmuştur. Baskı kaliteleri genellikle zayıf, ekonomik ve idari imkansızlıklar yüzünden düzenli çıkamamışlardır. Âfâk, Âsâr, Berk, Envâr-ı Zekâ, Fevâid, Gayret, Gülşen, Güneş, Hâver, Hazîne-i Evrâk, Hazîne-i Fünûn, İrtikâ, Maârif, Malumat, Mektep, Mir’at-ı Âlem, Mirsad, Mizan, Muktebes, Nilüfer, Saadet ve Terakki bu dönemin önde gelen yayın organlarıdır. Örneğin Mektep dergisi okuyucuları arasında anket açan ilk dergi olmuş; Mizan gazetesi Mizancı Murat tarafından çıkarılarak farklı dönemlerde İstanbul, Kahire ve Paris'te yayımlanmıştır. Malumat dergisi Baba Tahir (Mehmet Tahir) tarafından çıkarılmış, Servet-i Fünun'a rakip olmuştur. Fevâid Bursa’nın ilk çocuk dergisi ve ilk sivil yayın organıdır. Terakki gazetesi ise Türk basınında ilk kadın eki olan 'Muhadderât'ı ve ilk mizah eki olan 'Letâif-i Âsâr'ı yayımlayarak bas tarihine geçmiştir.