myders hazırladı Ders kitabında bu ünite için örnek kutusu yok. Aşağıdaki örnekler ünite içeriğinden hazırlandı; kavramı somut bir durumla açıklamak için.
Afife Jale'nin Sahneye Çıkışımyders hazırladı
1920'li yılların başında, Hüseyin Suat’ın 'Yamalar' adlı oyununda yer almak üzere Kadıköy Apollon Tiyatrosu'na gelen Afife Jale, Türk tiyatro tarihinde bir ilki gerçekleştirerek Müslüman bir kadın olarak sahneye adım attı. Ancak bu cesur hamle, dönemin baskıcı zihniyetine takıldı; polis baskıları ve kısa süre sonra İçişleri Bakanlığı'nın çıkardığı yasak nedeniyle büyük zorluklarla karşı karşıya kaldı. Bu olay, Meşrutiyet sonrası dönemde kadınların sanat hayatmda var olma mücadelesinin ne denli sancılı ve engellerle dolu olduğunun somut bir kanıtı oldu.
André Antoine ve Dârülbedâyi'nin Kuruluşumyders hazırladı
1914 yılında İstanbul Belediye Başkanı Cemil Topuzlu Paşa’nın girişimi ve Ali Ekrem Bey’in önerisiyle, 'Güzellikler Evi' anlamına gelen Dârülbedâyi kuruldu ve bu kurumu yapılandırmak üzere dünyaca ünlü Fransız tiyatro adamı André Antoine İstanbul'a davet edildi. Belediye meclisi tarafından tahsis edilen 3000 altın liralık ödenekle birlikte tiyatro, eskrim, dans ve edebiyat gibi çok disiplinli derslerin planlandığı geniş bir eğitim yapısı oluşturuldu. Ancak çalışmalar tam anlamıyla ivme kazanacakken I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesi ve Osmanlı İmparatorluğu ile Fransa'nın karşı bloklarda yer alması, Antoine'ın ülkesine dönmesine ve kurumun ilk döneminin büyük bir kesintiye uğramasına neden oldu.
Bocalama Döneminde 'Hisse-i Şâyia'myders hazırladı
Cumhuriyet'in ilanına kadar geçen ilk on yıllık süreçte Dârülbedâyi; mali sıkıntılar, yönetim ile sanatçılar arasındaki çatışmalar ve disiplinsizlikler nedeniyle 'Bocalama Dönemi' olarak anılan zorlu bir evreden geçti. Bu ekonomik dar boğazı aşmak ve seyirciyi salonlara çekmek isteyen kurum, İbnürrefik Ahmet Nuri’nin uyarladığı 'Hisse-i Şâyia' gibi vodvilleri sahnelemeye yöneldi. Türk halk mizahına ustalıkla uyarlanan bu eğlenceli oyunlar, dönemin iç huzursuzlukları ve maddi krizleri arasında seyirciden büyük ilgi görerek tiyatronun ayakta kalmasını sağladı.