Sözlüksel Kelime Yapımı-1. Türkçede sözlüksel kelime yapımının önemli bir kolunu isimden isim yapım ekleri oluşturur. Bu ekler içerisinde sıfat ve zarflarda pekiştirme ve derecelendirme işlevi gören morfemler özel bir yere sahiptir. +CXk eki, eklendiği sıfatların anlamını pekiştirerek 'çok' anlamı katar; örneğin 'incecik' (çok ince) veya 'yumuşacık' (çok yumuşak) sözcüklerinde olduğu gibidir. Ayrıca az sayıda zarf işlevli sözcüğe de eklenebilen bu ek, özellikle +CA ekli zarflara gelerek pekiştirilmişliğin derecesini daha da artırır (örn. 'hemencecik', 'kolaycacık'). +CXk ekinin eklenmesi sırasında bazı ses olayları (morfofonolojik olaylar) gerçekleşir. Küçük, ufak, sıcak gibi sonu /k/ ünsüzüyle biten kelimeler bu eki aldıklarında söz sonundaki /k/ ünsüzü düşer (sıcacık, küçücük, ufacık). Dar, bir, az gibi kelimelere eklendiğinde ise kelime ile ek arasında ünlü türemesi meydana gelir (daracık, azıcık, biricik). Öte yandan, +CXl eki işlek olmayan bir yapım ekidir; isimlere eklendiğinde 'eğilimli, alışkın ya da bağımlı olma' anlamı taşır (ölümcül, evcil, bencil) ve renk bildiren bazı sıfatlara gelerek benzerlik sıfatları türetir (akçıl, gökçül, kırçıl). +(X)msX ve +(X)mtırak ekleri benzerlik ve gibilik ifade eden sıfatlar türetir. Bu ekler, eklendikleri sıfatların niteliğini taşıma derecesini asıl anlamlarına oranla azaltır; örneğin 'pembemsi elbise' veya 'sarımsı kumaş' tamlamalarında nesnelerin rengi tam olarak değil, yalnızca o rengi andıracak derecede taşıdığı anlaşılır. Benzer şekilde +(X)mtırak eki de renk ve tat bildiren sıfatlarla sınırlı olmak üzere yakınlık ve benzerlik bildirir (siyahımtırak, sarımtırak, ekşimtırak). +mAn eki ise sınırlı sayıda sıfat işlevli kelimeye gelerek nitelik derecesini azaltıp benzerlik bildirebildiği gibi (delimen, küçümen), bazı durumlarda pekiştirme işlevi de üstlenebilir (kocaman). +rAk eki, Türkçenin erken tarihli metinlerinde karşılaştırma, üstünlük ve en üstünlük derecelerini bildirme işleviyle kullanılırken (yigrek 'daha iyi', taŋrı biligräkdür 'Tanrı en bilicidir'), günümüzde bu işlevini büyük ölçüde yitirmiştir ve günümüz Türkçesinde konuşma dilinde az sayıda örnekte azalma veya benzerlik derecesi bildirir (uzunca boylu, alçarak sandalye). +sX eki ise isim ve sıfatlara eklenerek benzerlik ifade eden, niteliği asıl anlamına göre azaltıp benzerlik düzeyine indiren sıfat ve zarflar türetir (kızılımsı, kadınsı, erkeksi, çocuksu, ot-su). Sıfat ve zarflarda derecelendirme dışındaki diğer isimden isim yapım ekleri dilin kelime hazinesini zenginleştiren oldukça işlek ve çeşitli morfemlerdir. +Ak eki, işlek olmayan ve genellikle tek heceli isimlere gelen bir ek olup yan-ak, top-ak, baş-ak, sol-ak, ben-ek gibi kelimelerin yapısında görülür; ayrıca bazı çift organ adlarının yapısında da bulunduğu düşünülmektedir. +Ar/+şAr eki asıl sayılardan üleştirme sayı sıfatları türetir; ünsüzle bitenlere +Ar, ünlüyle bitenlere +şAr biçiminde eklenir (birer, ikişer, üçer, altışar, onar). Buradaki /ş/ sesinin yardımcı ses olmayıp yanlış heceleme ve çözümleme sonucu 'beşer' biçiminden ortaya çıktığı kabul edilmektedir. +CX eki oldukça işlek bir isimden isim yapım ekidir; meslek adları, bir işleyişi düzenli yapanları veya bir görüşü benimseyenleri türetir (boyacı, demirci, gazeteci, sağlıkçı, yorumcu, cumhuriyetçi). +DAş eki isimlerden ortaklık veya aidiyet bildiren yeni isimler türetir (vatandaş, yoldaş, meslektaş, adaş, soydaş). Bu ek son hecesi ön ünlülü olan bazı kelimelerde önlük-artlık uyumuna girerken (işteş, sesteş, türdeş), bazı kelimelerde uyuma girmez (meslektaş, dindaş, ülkütaş). +gül eki ise topluluk, akraba topluluğu ve aile aidiyeti bildirir (annemgil, teyzemgil, amcamgil) ve iyelik eklerinden sonra gelebilmesiyle diğer yapım eklerinden ayrılır; ayrıca bitki veya hayvan familyası adları türetir (baklagiller, kedigiller). +k eki isimlerden aitlik bildiren, belirli bir unsur veya nesneye atıfta bulunarak temsil edici karakter taşıyan sözcükler türetir. Üç farklı şekilde eklenir: Doğrudan köklere (düncü, bugünkü), bulunma durumu eki almış kelimelere (masadaki, okuldaki, sendeki) ve ilgi durumu eki almış kelimelere (seninki, benimkinki, okulunki). +lX eki oldukça işlek olup niteliğe sahip olma (akıllı, tuzlu, düzenli) veya memleket/aidiyet bildiren (Ankaralı, İzmirli, Fenerbahçeli) sıfatlar türetir. +lXk eki ise meslek, uğraş, yer, nesne, soyut/somut özellik ve akım adları türetmede çok işlektir (odunluk, gözlük, çimenlik, hastalandık, gençlik, doktorluk, Müslümanlık). +sXz eki isimlerden belirli bir niteliğin yokluğunu bildirerek +lX ekinin anlamsal karşıtı olan sıfatlar türetir (akılsız, sonsuz, görgüsüz, umutsuz, ölümsüz). +(X)n ek günümüzde az sayıda sözcükte kalıplaşarak isimden zarf işlevli kelimeler türetir (ansızın, demin, yazın, kışın, güzün). +(X)ncX eki sayılara gelerek sıra bildiren sayı sıfatları türetir (birinci, ikinci, onuncu, sonuncu). +sal eki Farsça nispet 'i'sinin yerini tutmak üzere gelişmiş ve bir şeyle ilgili olma / ait olma bildiren kelimeler türetmiştir (kamusal, hukuksal, kuramsal, bilimsel, toplumsal). +tX eki ise yansıma sözlerin genişletilmiş biçimlerine gelerek patırtı, gürültü, hışırtı gibi isimler türetir. İsim kök veya gövdelerinden fiil türetmeye yarayan ekler Türkçe'de önemli bir yer tutar. +A- eki çok işlek olmasa da eskiden beri geçişli ve geçişsiz fiiller türetir (ada-, yaşa-, oyna-, türe-, benze-, boşa-, dile-, döşe-). +Al- eki daha çok sıfatlara eklenerek o niteliğe girme, o niteliği alma yönünde dönüşüme işaret eden ve cümlede nesne almayan (geçişsiz) fiiller türetir (azal-, çoğal-, düzel-, daral-, dikel-, körəl-, gencel-) veya bir hâle girme bildirir (bunal-, yönel-). +Ar- ekinin iki farklı kaynağı vardır: Birincisi renk isimlerinden geçişsiz fiiller türetir (ağar-, sarar-, karar-, morar-, göver-); ikincisi ise eski +gar/+ger ekinden evrilerek isimlerden geçişli fiiller türetir (ever-, başar-, içer-, suvar-). +dA- eki genellikle yansıma sözlere gelerek ses veya görüntünün ortaya çıkmasını anlatan geçişsiz fiiller türetir (çatırda-, çıtırda-, patırda-, fokurda-, gürülde-, vızıld-). +l- eki sıfatlara gelerek o niteliğe girme anlamı veren geçişsiz fiiller türetir (kısal-, incel-, sivril-; seyrel-, küçül-). +lA- eki, buraya kadar sözü edilen isimden fiil yapma ekleri arasında en işlek olanıdır ve geniş bir kullanım alanına sahiptir; isim, sıfat, zarf, yansıma ve alıntı söz köklerine gelerek fiil türetebilir (gözle, gizle, avla, tuzla, yağla, dilimle, paketle, evcilleşmek yerine tweetlemek, retweetlemek vb.). +lAn- (< +lA-n) ve +lAş- (< +lA-ş) ekleri bileşik yapılı ekler olup sırasıyla dönüşlülük/oluş ve nitelik değiştirme, bir özelliği tutar hâle gelme anlamları bildirir (hastalan-, evlen-, huysuzlan-, güzelleş-, sessizleş-, taşlaş-, zenginleş-). +(X)msA- eki sıfatlara getirildiğinde niteliğin özne tarafından nesneye yüklendiği geçişli fiiller veya sahiplenme anlamı türetir (azımsa-, benimse-, özümse-, küçümsü-). +sA- eki 'öyle görme, öyle hissetme' veya bir şeye ihtiyaç duyma bildirir (önemse-, umursa-, garipse-, susa-). +sXn- eki ise 'öyle görmek, öyle hissetmek' anlamında fiiller türetir (yüksün-, azsın-, adamsın-, gereksin-). Fiil kök veya gövdelerinden isim, sıfat veya kalıcı adlar türetmeye yarayan fiilden isim yapım ekleri sayıca oldukça fazladır ve işleklikleri değişmektedir. Sıfır biçimbirim (Ø), Eski Türkçedeki -(X)G ekinin düşmesiyle çağdaş Türkçede eksiz görünen kalıcı isimler oluşturur (kuru-, boya-, acı-). -(y)A zarf-fiil ekinin kalıplaşmasıyla sapa, öte, doğa, çevre, süre gibi kalıcı isimler türemiştir. -(y)AcAk ek ise zaman/sıfat-fiil görevindeyken kalıplaşarak yiyecek, içecek, yakacak, gelecek gibi kalıcı somut/soyut isimler yapmıştır. -(A)ç ekleri küçüteç, tıkaçaç gibi alet adlarının yanı sıra -n- dönüşlülük ekiyle birlikte kıskanç, sevinç, bilinç, korkunç gibi soyut adlar ile tümleç, bağlaç gibi dil bilgisi terimleri türetmiştir. -Ak eki fiilin gösterdiği hareketi sıkça yapan anlamında veya yer/alet adlarında görülür (korkak, kaçak, uçak, bıçak, sığınak, kavşak, dernek). -(A)nAk oldukça işlek bir ek olup yer, alet ve soyut adlar türetmiştir (görenek, olanak, değnek, yığınak). -(y)XcX eki çok işlek olup alıcı, verici, görücü, tutucu, uçucu gibi aşırılık, süreklilik bildiren isim/sıfatlar ile yazıcı, dondurucu gibi alet adları türetir. -(X)k eki her türlü fiile gelerek artık, açık, göçüş, kaçık, istek, dilek, bozuk, çürük, çatlak gibi çok işlek isim ve sıfatlar yapar. -(X)m ekine örnek olarak bilim, ölüm, dönüş, iletişim, sindirim, kavram, yaşam, sağlam gösterilebilir; ayrıca ayrım, çevrim, büklüm gibi orta hece ünlüsü düşen örnekleri de vardır. -mA ekleri dolma, sarma, dondurma, kavurma gibi somut/yiyecek adları ile toplama, bölme, çıkarma gibi terimleri türetir. -(X)ntX ekleri dönüşlülük ekiyle biten fiil tabanlarına gelerek (veya doğrudan) süprüntü, çöküntü, sızıntı, kesinti, üzüntü, sıkıntı gibi oldukça işlek türetmeler oluşturur. -(y)Xş eki ise bilis, görüş, bakış, anlayış, davranış gibi kalıcı isimler meydana getirir. Fiilden fiil yapım ekleri, basit bir kelime türetiminin ötesinde, cümlenin gramatik unsurlarının ve sözdizimsel yapısının değişmesine neden olan kritik morfemlerdir. Geleneksel gramerler ile modern dil bilgisi çalışmalarında bu eklerin sınıflandırılması farklılık gösterebilir; örneğin geleneksel gramerlerde yapım ekleri arasında sayılan olumsuzluk, dönüşlülük, ettirgenlik gibi ekler, modern çalışmalarda (Göksel ve Kerslake vb.) gramer işlevleri ve düzenli/tahmin edilebilir olmaları nedeniyle çekim ekleri sınıfında değerlendirilir. Fiillere gelen ve vurgusuz olan olumsuzluk işaretleyicisi -mA-, çatı eklerinden sonra, zaman/kişilik işaretleyicilerinden önce yer alır (okuma-dı-lar, sür-me-melisin). Geniş zamanın olumsuz biçimi 2. ve 3. kişilerde farklılaşır (gelmezsin, yapmaz, okumazlar). Fiillere eklenerek cümlenin unsurlarını etkileyen çatı ekleri ise belirli bir sırayla kök veya gövdeye eklenir. Bu sıralanış genel olarak şu şekildedir: Kök + dönüşlülük eki + işteşlik ek + ettirgenlik eki + edilgenlik eki (örn. gi-y-in-ş-tir-il-). Dönüşlülük ifade eden -(X)n- eki, özellikle geçişli fiillere eklenerek cümlenin nesnesini ortadan kaldırır ve özneye yönelik bir nitelik değişikliği yapar (boyan-, süslen-). İsimden fiil türeten +lA- ekiyle kalıplaşarak +lAn- biçiminde de dönüşlülük yapar (hastalan-, evlen-). -(X)n- yanında -(X)l- ile de dönüşlülük yapılabilmektedir (üzül-, büzül-, süzül-, bozul-). Edilgenlik türetiminin asıl eki ise -(X)l-'dir (yazıl-, yapıl-). Günümüzde dönüşlülük için çoğunlukla -(X)n-, edilgenlik için -(X)l- tercih edilse de, tarihî dönemlerde -(X)n- ile kurulan bazı biçimlerin -(X)l- ile kurulabildiği görülmektedir (örn. Eski Türkçe bulul- / modern Türkçe bulun-).