← Ünite 2
Etkili İletişim Teknikleri

Ünite 2: Etkili İletişim ve Doğru Anlatma

Sydney M. Jourard (1958) ve Kendini Açma
Kendini açma kavramını bilimsel literatürde ilk kez 1958 yılında Sydney M. Jourard ele almıştır. Jourard'a göre bu davranış, kişinin düşüncelerini ve hislerini dolaysız ileterek kendini tanıtması yolundaki en etkili adımdır.
Şahin (2010) ve Duyguların Açıklanması
Şahin (2010) yaptığı çalışmada, duyguların açıklanmasının bireyin kendisiyle ilgili farkındalık düzeyini artırdığını ve karşısındaki kişi tarafından doğru anlaşılmasına olanak tanıdığını belirtmiştir.
Çetinkaya (2010) ve İlişkilerin Gelişimi
Çetinkaya (2010) tarafından yapılan araştırmada, kendini açma davranışının kişilerarası ilişkilerin açıklığı, gelişimi, daha hızlı kurulması ve güvenli sürdürülebilirliği açısından en kritik faktör olduğu vurgulanmıştır.
Thomas Gordon (1996) ve Savunma Mekanizması
Thomas Gordon'un 1996 yılındaki aktarımına göre, iletişimde dikkati karşı tarafın hatalarına çekmek kişileri savunmaya geçirir ve sorunla ilgili sorumluluk almalarını engeller.

Anahtar Kavramlar

Kendini AçmaBireyin kendi düşüncelerini, hislerini, inançlarını ve isteklerini dolaysız bir şekilde karşısındaki kişiye ileterek kendisini tanıtması sürecidir. Sydney M. Jourard tarafından ilk kez bilimsel olarak ele alınan bu davranış, yakın ilişkilerin kurulması ve geliştirilmesinde en etkili adımdır.
Ben DiliKişinin karşılaştığı bir davranış veya durum karşısında, karşısındakini suçlamadan ve küçültmeden kendi kişisel tepkisini, duygu ve düşüncelerini içtenlikle ifade etmesidir. Örneğin, 'Sözümü kestiğinde kendimi önemsenmemiş hissediyorum' ifadesi bu dile örnektir.
Sen DiliGenellikle kızgınlık anlarında kullanılan, doğrudan karşı tarafın kişiliğine yönelik suçlama, eleştiri, yargılama ve tehdit içeren iletişim dilidir. Karşı tarafın savunmaya geçmesine ve iletişimin verimsizleşmesine neden olur.
AmigdalaBeyinde bademe benzeyen, duyguların, korkunun ve kızgınlığın oluştuğu ilkel merkezdir. Beklenmedik durumlar karşısında anında fevri ve düşünmeden tepki vermemize neden olan bölgedir.
Psikosomatik ProblemlerKızgınlık ve öfke gibi duyguların sürekli bastırılması sonucu vücutta ortaya çıkan yüksek tansiyon, baş ağrısı, mide ağrısı, ritim bozukluğu ve depresyon gibi fiziksel rahatsızlıklardır.
Kendilik DeğeriBir bireyin kendi yetenekleri, yeterlilikleri ve kişisel değeri hakkındaki düşüncelerinin ve değerlendirmelerinin tümüdür. Hakarete uğramak bu değeri geçici olarak zedeler.
Tuzak KurmakKarşı tarafı açık ve dürüst konuşmaya davet edip, o kişi bunu yapınca anında alınma, bozulma ve gücenme davranışı sergilemeyi içeren sağlıksız iletişim taktiğidir.
Prefrontal LobBeyinde bilgilerin toplandığı, süzgeçten geçirildiği, mantıklı kararların alındığı ve amigdaladan gelen fevri duyguları zihinsel bir yapıya oturtarak kontrol etmemizi sağlayan ön lob bölgesidir.
Olumlu İlgiKarşımızdaki kişinin olumlu yönlerini, başarılarını ve doğrularını öncelikle görüp takdir etmek, hataları ve eksikleri ise bu doğrulardan sonra dile getirmek esasına dayanan yapıcı iletişim yaklaşımıdır.
Akıl OkumakKarşımızdaki kişinin aslında ne demek istediğini veya ne düşündüğünü bildiğimizi varsayarak, ona bunu empoze etmeye çalıştığımız sağlıksız bir iletişim ve kızgınlık dışa vurma yöntemidir.
Sanal İletişimTeknolojinin ve bilgisayarların sunduğu olanakları kullanarak, bireylerin zaman ve mekân sınırı olmaksızın mobil araçlar vasıtasıyla gerçekleştirdikleri dijital etkileşim sürecidir.
İletişim Bağlamıİletişimin gerçekleştiği, mesajların anlamlandırılmasını etkileyen ve fiziksel, sosyo-psikolojik ile zamansal boyutlardan oluşan ortam ve koşulların bütünüdür.
Somut KonuşmaKişilerarası ilişkilerde genel, muğlak ve belirsiz ifadelerden kaçınarak, duygu ve düşünceleri belirgin, açık, net ve anlaşılır kelimelerle ifade etme becerisidir.

Diğer Önemli Bilgiler

İnsanoğlunun Kızmasının İki Temel Nedeni

Yapılan bilimsel çalışmalar, insanların genel olarak iki nedenden kızdığını gösterir: Kendilerine göre adil ve dürüst olmayan durumlarla karşılaşmak ve kişisel beklentilerinin karşılanmaması.

Çocuklarda ve Yetişkinlerde Öfke İfadesi

Çocuklar öfkelerini bağırma ve kendini yere atma gibi doğrudan sergilerken, yetişkinler toplumsallaşma süreci nedeniyle dedikodu yapma ve laf atma gibi dolaylı yolları tercih ederler.

Kızgınlığı Bastırmanın Psikosomatik Sonuçları

Kızgınlığın sürekli içe atılması organizmada yüksek tansiyon, kronik baş ağrıları, mide rahatsızlıkları, kalp ritim bozuklukları ve klinik depresyon gibi fizyolojik hastalıklara yol açar.

DeVito (1988) İletişim Modeli

DeVito tarafından 1988 yılında geliştirilen genel iletişim şeması; bireysel, kişilerarası, küçük grup, kamusal söylev ve kitle iletişimi dahil tüm iletişim süreçlerini tek bir modelde açıklar.

İletişim Bağlamının Üç Boyutu

İletişim bağlamı; somut çevreyi içeren fiziksel boyut, statü ve rolleri içeren sosyo-psikolojik boyut ve iletilerin sırasını içeren zamansal boyut olmak üzere üç boyuttan oluşur.

Sydney M. Jourard (1958) Çalışması

Kendini açma kavramını bilimsel literatürde ilk kez ele alan araştırmacı Sydney M. Jourard'dır. Jourard, 1958 yılındaki çalışmasında bu davranışı, kişinin düşünce, his ve isteklerini dolaysız ileterek kendini tanıtması yönünde attığı en etkili adım olarak tanımlamıştır.

Şahin (2010) ve Ben Dili Tanımı

Şahin (2010) yaptığı çalışmada, ben dilini bireyin karşısındaki kişiyi suçlamadan, küçültmeden, belirli bir konuya ilişkin kendi duygu ve düşüncelerini doğrudan iletmesi olarak tanımlamış ve sağlıklı iletişimin temeli olarak göstermiştir.

Çetinkaya (2010) ve Kendini Açma

Çetinkaya (2010) araştırmalarında, kendini açma davranışının kişilerarası ilişkilerin açıklığı, gelişimi ve sürdürülebilirliği açısından en kritik faktörlerden biri olduğunu ve bireyin kendi benlik kavramını doğru saptamasını sağladığını vurgulamıştır.

Thomas Gordon (1996) ve Savunma Mekanizması

Gordon'a göre, iletişimde dikkati karşı tarafın yanlış davranışlarına çekmek sorunu çözmez, aksine kişilerin savunmaya geçmesine yol açar. Bunun yerine sorunun üzerimizdeki etkisi ve hissettirdiği duygu açıklanarak işbirliği sağlanmalıdır.

Psikosomatik Sağlık Riskleri

Kızgınlık duygusunu sürekli bastırma alışkanlığı geliştiren bireylerde, zamanla yüksek tansiyon, kronik baş ağrıları, mide rahatsızlıkları, kalp ritim bozuklukları ve klinik depresyon gibi ciddi psikosomatik hastalıklar klinik düzeyde baş göstermektedir.

Çocukluk Dönemi Öfke Tepkileri

Çocuklarda öfke duygusu genellikle bağırma, kendini yere atma, tekmeleme ve itme gibi doğrudan fiziksel saldırganlıklarla dışa vurulurken; yetişkinlerde toplumsallaşma süreci nedeniyle dedikodu ve laf atma gibi dolaylı yollara evrilir.

DeVito (1988) Genel İletişim Şeması

DeVito (1988) tarafından geliştirilen genel iletişim şeması; bireysel iletişimi, kişilerarası iletişimi, küçük grup iletişimini, topluluk önünde konuşmayı ve kitle iletişimini tek bir model altında açıklayan evrensel bir görsel anlatımdır.

İletişim Bağlamının Üç Boyutu

İletişim her zaman bir bağlamda gerçekleşir. Bu bağlam; maddi çevreyi kapsayan 'fiziksel', statü ve kuralları kapsayan 'sosyo-psikolojik' ve iletişimin gerçekleştiği anı kapsayan 'zamansal' boyut olmak üzere üçe ayrılır.

Freud'un Boşaltım Sistemi Benzetmesi

Sigmund Freud, insan organizmasında biriken kızgınlık ve öfke enerjisini bir boşaltım sistemine benzetmiştir. Çeşitli nedenlerle engellenen birey, bu biriken enerjiyi er ya da geç yapıcı veya yıkıcı bir şekilde dışa vurma ihtiyacı hisseder.

Sınavda Dikkat Et

  • Amigdala ve Prefrontal Lob ayrımına dikkat edin; amigdala fevri duyguların (kızgınlık/korku) merkezi iken, prefrontal lob mantıklı süzgeçtir.
  • Ben dili ve Sen dili örneklerini ayırt ederken cümlenin suçlama içerip içermediğine bakın; ben dili kendi duygu ve etkinizi açıklar.
  • Kendini açma kavramının Sydney M. Jourard tarafından literatüre kazandırıldığını mutlaka aklınızda tutun, doğrudan isim sorulabilir.
  • Kızgınlığı bastırmanın psikosomatik (fiziksel) hastalıklara yol açtığı bilgisini unutmayın; sınavda 'bastırmanın sonucu' olarak sorgulanabilir.
  • İletişim bağlamının boyutlarından fiziksel (maddi çevre) ve sosyo-psikolojik (statü/roller) farkını iyi öğrenin, senaryo sorularında karşınıza çıkacaktır.
  • Sınavda amigdala ve prefrontal lob farkı sorulabilir; amigdalanın fevri duyguların (öfke, korku) merkezi olduğunu, prefrontal lobun ise mantıklı kararlar alan bir süzgeç olduğunu unutma.
  • Ben dili ve sen dili örneklerini ayırt ederken cümlenin yüklemine ve suçlama içerip içermediğine bak; 'sen' ile biten veya suçlayan ifadeler sen dilidir, duygu belirtenler ben dilidir.
  • Kendini açma kavramı sorulduğunda akla ilk gelmesi gereken ismin Sydney M. Jourard (1958) olduğunu ve bunun ilişkileri geliştiren güvenli bir paylaşım adımı olduğunu hatırla.
  • Kızgınlığı bastırmanın iyi bir şey olmadığını, aksine yüksek tansiyon ve mide ağrısı gibi psikosomatik hastalıklara yol açtığı bilgisini sınav sorularında mutlaka ara.
  • Olumlu ilgi kavramının hataları tamamen görmezden gelmek demek olmadığını, aksine hataları doğruları söyledikten sonra yapıcı bir şekilde dile getirmek olduğunu bil.
  • İletişim bağlamının boyutları sorulursa; elle tutulur maddi ortamın 'fiziksel', statü ve rollerin 'sosyo-psikolojik', zamanlamanın ise 'zamansal' boyut olduğunu aklında tut.